{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1275 - 2025/7<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1275 <br>KARAR NO\t: 2025/7<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/738 Esas 2023/418 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br><br>KARAR TARİHİ\t: 15/01/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 15/01/2025<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.07.2022 tarihinde davalı tarafından ZMSS ile sigortalanan dava dışı ...'a ait olup, sürücüsü aynı kazada vefat eden ... olan ... plakalı aracın, aynı istikamette seyreden ... plakalı araca arkadan çarpması sureti ile meydana gelen trafik kazası neticesinde, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının kızı ...'un vefat ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili 05.05.2023 tarihli talep artırım dilekçesinde; 355.399,82 TL alacağın 31.08.2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, eksik evrakla başvuru yapıldığını, % 1.65 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davacının faiz taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, 20.07.2022 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda 08.08.2022 günü desteği olan vefat eden ...'u kaybetmiş olması nedeni ile davacının 355.399,82-TL destekten yoksun kalma tazminatına hak kazandığı, hesaplanan tazminatın poliçe teminat limiti dahilinde olduğu, dava öncesinde davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun 17.08.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihinin 31.08.2022 günü olduğu, dava konusu sigortalı aracın hususi araç olması nedeni ile temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanabileceği, 20.07.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ...'un içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı sayılı araç sürücüsünün (aynı kazada vefat eden kardeşi ...'un) % 100 kusurlu olduğu, söz konusu aracın davalı sigorta şirketi tarafından 17.09.2021-17.09.2022 tarihlerini kapsayacak şekilde desteğin annesi ... adına ZMMS ile sigorta ettirildiği, kaza tarihi itibariyle geçerli asgari poliçe limitinin kişi başına 500.000,00 TL olduğu, müteveffanın annesinin aynı zamanda sigorta ettiren konumunda olduğundan davalı sigorta şirketi karşısında üçüncü kişi konumunda olmadığı gerekçesiyle; \"1-Davanın KABULÜ ile; 355.399,82 TL’nin temerrüt tarihi olan 31.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde; başvuru koşulunun yerine getirilmediğini, eksik evrakla başvurulduğunu, davacı tarafından müvekkil şirkete başvuru aşamasında; veraset ilamı, mağdura ait son 3 aylık döneme ilişkin ücret belgesi, otopsi raporu, güncel vukuatlı nüfus kayıt örneği (anne ve baba bilgilerini içerecek şekilde) ve ceza dosyasına esas savcılık soruşturma evraklarının iletilmediğini, davanın başvuru şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, itirazları baki kalmak kaydıyla tazminat tutarı hesaplanırken TRH-2010 tablosuna göre hesaplama yapılarak 1.65 teknik faiz uygulanması gerektiğini, müteveffanın babasının bakiye ömrü rapor tarihinde halen hayatta olduğundan rapor tarihindeki yaşı esas alınarak hesaplanması gerektiğini, kendileri tarafından hazırlanan raporda destek payları baba için 25 yaş muhtemel evliliğe kadar 1/4, 25 yaş muhtemel evlilikten 27 yaş muhtemel 1. çocuğa kadar 1/6, 27 yaş muhtemel 1. çocuktan 29 yaş muhtemel 2. çocuğa kadar 1/7, 29 yaş muhtemel 2. çocuktan baba destek sonu tarihine kadar 1/8 oranında olduğunu, hesaplamanın hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>Davalı vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde; davalı vekili KTK'nın 97. maddesine uygun başvuru yapılmadan dava açıldığını ileri sürerek kararı istinaf etmiş ise de, 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi 26/04/2016 tarih 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14/04/2016 tarih 6704 sayılı kanunun 5. maddesi ile değiştirilmiş maddede; \"Zarar görenin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.\" hükmü getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile zarar görenlerin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmasının gerekli olduğu, başvurudan itibaren sigorta kuruluşu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermez ya da verilen cevap zarar görenin talebini karşılamaz ise zarar gören dava açabileceği gibi, sigorta Tahkim Komisyonu'na da başvuru yapabilir. Düzenlemede yazılı başvurunun yapılmış olması yeterli görülmüş, sigortanın temerrüdünü düzenleyen 99. maddeye atıf yapılmamış, başvuruda bulunması gereken evraka ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir. Somut olayda; davacı tarafından, davalı sigorta şirketi hakkında ZMMS kapsamında açılan davada, davalıya başvuru sonrasında dava açıldığı anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin dava şartı bulunmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmiştir. Payların dağıtımı konusunda, yerleşmiş Yargıtay içtihatları uyarınca çocuksuz durumda, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır. Somut olayda ise; pay dağıtımının belirtilen şekilde yapıldığı, evlenme yaşının rapor tarihine en yakın TUİK Türkiye \"ortalama evlenme yaşı istatistikleri\"ne göre belirlendiği, yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince bakiye ömürlerin kaza tarihine göre belirlenmesi gerektiği, davalı vekili hesaplama yöntemine itiraz etmişse de, 04.12.2021 Tarih, 31679 Sayılı Resmi Gazetede yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar’ın, \"Sakatlık Tazminatları Hesaplaması\" başlıklı Ek 2. kısmının 4. maddesi; “Hesaplamalarda, esas alınacak iskonto oranı %1,65’tir.” şeklinde düzenleme içermekte olup, aynı Genel Şartlar'ın 18. maddesi uyarınca, bu Genel Şartların yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlemesine yer verildiği,  ayrıca davalı tarafın uygulanmasını talep ettiği KTK 90/1-c maddesinde belirtilen \"...Sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak hesaplanır...\" şeklindeki maddenin 09.06.2021 tarihinde kanuna eklendiği, ancak 14/02/2023 Tarih, 32104 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 Tarih 2021/82 Esas, 2022/167 Karar sayılı iptal kararı ile iptaline karar verildiği anlaşılmak TRH 2010 tablosu ve progressif rant yöntemi kullanılarak yapılan hesaplamanın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla hesap raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına göre  davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 24.277,36 TL istinaf karar harcından peşin alınan 6.079,59 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.197,77 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-İstinaf edence yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bbd4588b4206df66","SID":"64efa01cbda9be44"}}