{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ  Esas-Karar No: 2023/1143 - 2024/1662<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/1143 <br>KARAR NO\t: 2024/1662<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2020/457 Esas - 2023/494 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLLERİ<br><br>DAVALI\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 09/01/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 22.07.2018 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken, davalı ...'nin sevk ve idaresindeki, davalı Sigorta Şirketi tarafından ZMMS ile sigortalı aracın, davacının aracının şeridine tecavüz ederek çarpması neticesinde davacının ağır derecede yaralandığını, davalı ... Sigorta Şirketine başvuru yapıldığını, hasar dosyası açıldığını, ancak müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin aldığı darbeler sonucunda sol kulağında işitme kaybı meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin aracının pert olduğunu, davalı ...'nin kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 10,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini, 1.500,00 TL çekici bedelinin 24.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesini, yine 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesini istemiştir.<br>\tDavacı vekili 08.03.2023 tarihli dilekçesi ile; davasını daimi maluliyet zararı yönünden ıslah ederek 278.275,62-TL olarak davalılardan tahsilini istemiştir. <br>\tDavalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının, kusuru, maluliyetini ve zararını kanıtlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... cevap dilekçesinde; söz konusu olayla ilgili olarak ceza dosyasında bulunan bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranının gerçeği yansıtmadığını, talep edilen manevi tazminatın kendisince kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını savunarak, maddi ve manevi tazminat talebinin ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmesini istemiştir.  <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın 6100 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri uyarınca trafik kazası sonucu uğranılan maddi ve manevi zararın tahsili istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 06.04.2021 tarihli raporunda,  davalı sürücü ...'ün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'un kusursuz olduğunun bildirildiği, Esogü Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 09.12.2021 tarihli raporunda, davacı ...'un 22.07.2018 tarihli araç içi trafik kazası olayına bağlı meydana gelen yaralanması ile ilgili olarak 30.03.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre, işitme kaybı arızası ile ilgili olarak kulak burun boğaz, İşitme, Tablo 1.a.ya göre kişinin işitme özrü %50,9 olduğu, Tablo 2'ye göre kişinin özür oranının %34 olduğu, Sol mandibulada fraktür arızası ile ilgili olarak \"Kulak Burun Boğaz\" bölümü, \"D-Yüz\"-\"Sınıf 1:Yüzdeki anormallik daha çok cilt yapısındaki bozukluklar ve dış görünümle sınırlı, Frontal kemikte çökme\" dikkate alındığında kişinin özür oranının %5 olarak belirtildiği, her iki arıza için balthazard formülü uygulandığında kişinin sürekli özür oranının %37,3 olduğu, geçici iş göremezlik süresi; kişide meydana gelen \"İşitme kaybı, Sol mandibula kırığı\" arızalarının iyileşme süresinin (Geçici iş görmezlik süresi) 2 aya kadar uzayabileceği, bu süre içerisinde mesleğini icra edemeyeceği, dolayısıyla bu süre zarfında %100 malul sayılması gerektiği, bakıcıya muhtaç olduğu süre; olay tarihinden itibaren 1 ay gündelik ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayacağından bakıcıya muhtaç olduğunun bildirildiği, aktüer bilirkişiden alınan kök rapor sonrasında 05/01/2023 tarihinde alınan ek raporda, toplam iş göremezlik zararının 278.275,62-TL olduğu, kök raporda hesaplandığı üzere bakıcı giderinin 2.029,50-TL olduğu, çekici giderinin 1.500,00-TL olduğunun bildirildiği, alınan raporların karar vermeye elverişli olduğu, davacının ıslah dilekçesi doğrultusunda zararlarını davalılardan talep edebileceği, manevi tazminat talebi yönünden ise, 6098 sayılı TBK 56/1. maddesi uyarınca, davacının yaralanması nedeniyle manevi tazminat talep hakkı olduğu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın oluş şekli, tarafların kusur durumları, olay tarihi, olay tarihi itibariyle paranın satın alma gücü ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak, 50.000,00- TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle, “Maddi tazminat talebinin kabulü ile, 278.275,62 TL maddi tazminatın davalı Sigorta Şirketinden 20/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı ...'ten kaza tarihi olan 22/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 1500 TL çekici bedelinin 24/07/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya ödenmesine, manevi tazminat talebinin kabulü ile, 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya ödenmesine,” karar verilmiş,  karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kusur raporunu kabul etmediklerini, davacının iddia ettiği gibi şerit tecavüzünün söz konusu olmadığını, davacının aracı ile seyri sırasında başının öne düşmesi nedeniyle direksiyon hakimiyetini yitirerek müvekkilinin aracına çarptığını, kaza tespit tutanağında müvekkilinin asli kusurlu olduğunun belirtilmesinin kabul edilemez olduğunu, olayın oluş şeklini kabul etmediklerini, ceza dosyasında da müvekkili hakkında HAGB kararı verildiğinden, kesinleşmiş bir ceza kararı olmadığını, davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağının bulunmadığını, bu nedenle hükme esas alınan raporun karar vermeye yeterli ve elverişli olmadığını, raporun Adli Tıp Kurumu'ndan alınması gerektiğini, her ne kadar kaza tespit tutanağında belirtilmemiş ise de, yaralanma şekline göre emniyet kemeri takmadığının sabit olduğunu, bu nedenle yaralanmasının kendi kusurundan kaynaklandığını,  müvekkilinin şerit ihlali yapmaması nedeniyle %100 kusurlu olduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğunu, hesaplamanın da uygun olmadığını, bilirkişi, maluliyet ve kusur raporlarının yeterli olmamasına rağmen maddi ve manevi tazminata karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile, aracın hasarlanması nedeniyle çekici bedelinin tazmini istemidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tDavalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde, mahkemece alınan raporlar arasında çelişki bulunması halinde taraflarca rapora itiraz edilmesi durumunda raporlar arasında çelişki giderilmeli, yine raporlar arasında çelişki olmasa dahi raporun uygun olmadığına yönelik somut itiraz olması halinde özellikle mevcut yaralanması ve kaza arasında illiyetin yeterince raporda tartışılmadığı durumlarda itiraz değerlendirilmeden karar verilmemelidir. Rapora bir itiraz olmasa dahi, rapora yönelik açık bir kabul olmadığı durumlarda mahkeme, raporun karar vermeye elverişli olmadığı kanaatine varması halinde de HMK'nın 281/3 maddesi gereğince rapor alabilir. <br>\tSomut olayda; 01/07/1947 doğumlu olan davacı 22/07/2018 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde yaralandığından bahisle, cismani zararlarını talep etmiştir. Davacı kaza tarihinde 71 yaşında olup, tedavi evraklarına göre kaza neticesinde baş bölgesi sol tarafından yaralandığı sabit ise de, ceza dosyasında yapılan yargılamada, kazaya bağlı uzuv zaafiyetinden bahsedilmediği gibi bu hususta bir değerlendirme olmadığı görülmüştür. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama Ve Araştırma Hastanesi tarafından tanzim edilen 23/11/2018 tarihli davacı tarafından dosyaya sunulan raporda, Kulak Burun Boğaz Sistemlerindeki arazları nedeniyle kazaya bağlı %10 engel oranı olacağı raporda belirtilmiştir. Davacının kaza öncesinde lösemi tedavisi gördüğü de hasta öyküsünden anlaşılmaktadır. Diğer yandan davacı kaza neticesinde sol yanak ve sol kulak bölgesinden aldığı darbe neticesinde yaralanmış olmasına rağmen, hükme esas alınan adli tıp uzmanlarınca tanzim edilen maluliyet raporunda \"Şahıs adına düzenlenmiş Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi KBB Anabilim Dalı Odyoloji Dalı'na ait 12.11.2021 tarihli odyogramında; sol kulak saf ses odyometrisi 500-1000-2000-4000 Hz'te sırasıyla; 20dB, 30dB, 45dB, 45dB; sağ kulak saf ses odyometrisi sırasıyla; 20dB, 25dB, 45dB, 45dB olduğu kayıtlıdır.\" denilerek, mevcut işitme kayıplarının kaza neticesinde meydan geldiği kabul edilerek, \"1) İşitme kaybı arızası ile ilgili olarak; Kulak burun boğaz, İşitme, Tablo l.a'ya göre kişinin işitme özrü %50,9 olduğu, Tablo 2'ye göre kişinin özür oranının %34 olduğu,\"  değerlendirilmek suretiyle davacının kazaya bağlı tüm yaralanmaları kapsamında %37,3 oranında engelinin meydana geldiği kabul edilmiş, söz konusu raporu tanzim eden heyette, mevcut yaralanmaya ilişkin alanınında uzman bilirkişi olmadığı gibi, alanından uzman bilirkişilerden alınan son durum raporunda da, davacının mevcut yaşına ve hastalık öyküsü nazara alındığında kaza ile illiyeti de değerlendirmiştir. Nitekim öncesinde, davacı tarafından alınarak dosyaya sunulan, alanında uzman heyetten alınan engelli sağlık kurulu raporunda da, kazaya bağlı Kulak Burun Boğaz arazları nedeniyle %10 özür oranı öngörülmüştür. Bu durumda; mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporu, gerek davacı tarafından sunulan engelli raporu ile çelişki oluşturması, gerekse de mevcut yaralanması ile özür olarak kabul edilen hususların (davacının yaşı, her iki kulakta duyma kaybı ve lösemi öyküsü değerlendirildiğinde) kaza ile illiyeti yeterince değerlendirilmemiş olduğundan, Adli Tıp Kurumu İlgili (2. 3.) İhtisas Kurulu'ndan, davacının mevcut tedavi evrakları ve son durumu değerlendirilmek suretiyle, kazaya bağlı yaralanması nedeniyle, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kaza tarihi itibariyle uygulanması benimsenen \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkında Yönetmelik\"  hükümlerine göre, davacının kazaya bağlı maluliyetinin/engelinin bulunup bulunmadığı, davacı kazaya bağlı işitme engeli olduğunu iddia etmiş ise de davacının yaşı, hastalık öyküsü, her iki kulağında işitme kaybından bahsedilmiş olması karşısında, işitme kaybı olup olmadığı ve varsa kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığının değerlendirildiği ve hükme esas alınan rapor ve Engelli Sağlık Kurulu'ndan alınan 22/11/2018 tarihli raporlar arasındaki çelişkinin de giderildiği, buna göre kazaya bağlı tüm yaralanmaları kapsamında maluliyeti bulunması halinde maluliyet/özür oranının ve geçici iş göremezlik durumu mevcut ise süresinin tespit edildiği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, karar vermeye elverişli olmayan maluliyet/özür raporuna göre karar verilmiş olması isabetli olmamıştır. <br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Adli Tıp Kurumu ilgili (2,3) ihtisas kurulundan rapor alınarak, davacının kazaya bağlı maluliyeti meydana gelip gelmediği, mevcut maluliyeti var ise kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, buna göre kazaya bağlı maluliyet/özür oranının tespit edildiği, ayrıca geçici iş göremezlik durumlarının değerlendirildiği, önceki raporlar arasındaki çelişkilerin giderildiği rapor alınarak sonucuna göre, kararın davalı ... tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış haklar da gözetilerek davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 04/05/2023 tarihli 2020/457 Esas - 2023/494 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan İstinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c28df6e5a702aa1c","SID":"3984e36396465040"}}