{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/3264 - 2025/71<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/3264 <br>KARAR NO\t: 2025/71<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 22/06/2022<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar <br><br>DAVACI\t: TEMLİK EDEN ...  - <br>\t  1- ... - <br>\t  2- ...  -  <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 09/01/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 09/01/2025<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/06/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:      <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/10/2015 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosiklet ile seyir halinde iken sürücü ... idaresindeki ... plakalı otobüs ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, 15/11/2016 tarihinde sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>ISLAH: Davacılar vekili 16/05/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; 800 TTL olan geçici iş göremezlik tazminat taleplerini 3.772,32 TL 'ye, 200 TL olan kalıcı iş göremezlik tazminat taleplerin ise 622,99 TL 'ye yükselttiklerini beyan etmiştir. <br>CEVAP: Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 09/10/2015-09/10/2016 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalısının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, tarafların kusur oranlarının ve davacının maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminat taleplerinin poliçe kapsamında olmadığını belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davanın -alacağın temlik edilen miktarın altında olması nedeniyle- reddine karar verilmiştir.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dosyada alacağın temlikine dair sözleşmenin  geçersiz olduğunu, temlik sözleşmesinin şekil şartlarını sağlamadığını, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporlarının hatalı olduğunu, kazada yaralanan 22 yaşındaki davacının kazadan sonra kendisini toparlayamaması nedeni ile vefat ettiğini, kaza ile davacının ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunu, hükme esas alınan hesap raporunda kazada yaralanan müteveffanın tazminat alacağının çok düşük hesaplandığını belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (maluliyet) maddi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.<br>Hükmü, davacıların mirasçıları vekili istinaf etmiştir.<br>Davacılar vekilinin temlik sözleşmesinin geçerli olmadığına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br> Alacağın temliki veya devri, yazılı bir devir sözleşmesi ile mevcut bir alacağın “alacaklısının” değiştirilmesi işlemidir. Alacağın temliki hükümleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 183. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Alacağın temliki (devri), mevcut bir alacağın alacaklısının değişmesi işlemidir. Alacaklının bir borç ilişkisinden doğan alacağını borçlunun rızasına gerek olmadan bir sözleşmeye dayanarak üçüncü bir kişiye devretmesine alacağın temliki adı verilir (Eren, F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 21. Baskı, Ankara 2017, s.1248). Alacağın temliki ile borç münasebetinde alacaklının şahsında bir değişiklik vuku bulmakta, eski alacaklının (temlik edenin) yerini yeni alacaklı (temellük eden) almaktadır. <br>Kural olarak, bütün alacaklar temlik edilebilir. Böylece hâlen iktisap edilmiş (kazanılmış) bir alacak kadar ileride iktisap olunacak bir alacak da; keza muaccel bir alacak kadar bir vadeye veya şarta bağlanmış olan alacaklar da temlik olunabilir. Alacağın hukukî muameleden, haksız fiilden, sebepsiz zenginleşmeden veya doğrudan doğruya kanundan doğmuş olmasının da bir önemi yoktur. Nitekim aynı hususlar, Hukuk Genel Kurulunun 21.03.2019 tarihli ve 2017/11-2630 E., 2019/328 K. sayılı kararında da açıklanmıştır. Bazı alacakların temlikine izin verilmemiştir. Devri caiz olmayan alacaklar kanundan, sözleşmeden veya işin niteliğinden doğmaktadır. Devri, sözleşme ile menedilmiş alacaklarda; alacaklı ve borçlu anlaşarak, kısmen veya tamamen belli kişilere karşı veya belli bir süre ile sınırlı olarak alacağın devrini menedebilir. Bu sözleşme, şekle bağlı değildir. Ancak üçüncü şahıslara karşı ileri sürülebilmesi için, devir yasağının yazılı olması ve bu şartın borç senedinde belirtilmiş olması gerekir (Feyzioğlu, F. N.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. II, İstanbul 1977, s.631,632). Devri caiz olmayan bir alacak hakkında yapılan temlik işlemi ilke olarak geçersiz olup; böyle bir devir sadece borçlu karşısında değil, temlik edenle temlik alan arasında da hüküm ve sonuç doğurmaz. Sözleşmede temlik yasağı bulunması ya da borçlunun rızasına bağlanmış olup, borçlunun rızasının bulunmaması hâlinde alacağın temliki borçluya karşı ileri sürülemez. <br>6098 sayılı TBK.nun 183. ve devamı maddelerinde alacağın devrine (temlikine) ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Alacağın temliki, bir alacağın, alacaklı tarafından başka bir kimseye devir edilmesidir. Böyle bir devir ile borç ilişkisindeki alacaklı taraf değiştiği gibi, alacak hakkı da eski alacaklıdan (devir eden) yeni alacaklıya (devir alan) geçer. Alacağın temliki borç ödeme, tahsil ya da güvence maksatları ile yapılabilir. Alacağın temlik edilmesinde borçlunun rızasına gerek yoktur. Alacağın devrinin hüküm ifade edebilmesi bir alacağın bulunması, mevcut bir alacak kadar ileride kazanılacak ya da şarta bağlı alacaklar da temlik konusu olabilir. Anlaşma, mahiyeti itibariyle alacağın temliki iki taraflı bir hukuki işlemdir. Devreden ile devir alanın iradelerinin uyuşması ile hüküm doğurur. Devir ile birlikte alacak devir alanın malvarlığına girer. Alacak ile birlikte alacağa bağlı fer’i haklar, alacak için gösterilmiş ayni ve şahsi güvenceler, faiz ve ceza-i şart da devir edilmiş olur. Devir ile birlikte devredenin alacaklı sıfatı son bulur, yerine devir alan alacaklı sıfatını kazanır. Bu nedenle borçlu yeni alacaklıya karşı edimini ifa etmekle yükümlü olur. Ancak devirden haberdar edilmeyen borçlu iyiniyetle eski alacaklıya borcunu ifa ederek borcundan kurtulur. Devirden haberdar edilmişse artık devir alana borcu ifa ederek borcundan kurtulabilir. Devralan, borcun ifasını borçludan isteme hakkına sahip olur. Bunun için devir senedini ibraz etmesi yeterlidir. Borçlu, devri öğrendiği anda devredene karşı sahip olduğu alacağa bağlı bulunan def’i ve itirazları ileri sürebilir. Hal böyle olunca davacı şirket tarafından davalı … şirketine diğer davalı … adına yapılan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin başvuru sırasında bu başvuru ekinde davacı ile davalı … arasında imza edilen alacağın temliki sözleşmesinin de tebliğ edildiği anlaşıldığına göre davalı … şirketi artık temlikten haberdar olmadığını ileri süremez. Sonrasında davalı …’ın davacı şirketi vekillikten azletmiş olması ise bu alacağın temliki sözleşmesini ortadan kaldırmaz. (Yargıtay 6HD-K.2021/956) Alacağın kısmen temliki de mümkündür.<br>Somut olayda davacı Eren'in 28.02.2018 tarihli temlik sözleşmesi (irade beyanı) ile bu davadaki alacağının 20.000,00 TL'sini ...'e tek taraflı irade beyanı ile devrettiği, sözleşmenin bizzat davacı Eren tarafından mahkemeye sunulduğu, Eren tarafından sözleşmenin geçersiz olduğuna yönelik bir iddia ve itirazın olmadığı, temlik alan ... vekilinin 10.10.2018 tarihli celseye katılarak alacağın 20.000,00 TL'lik kısmını temlik aldıklarını beyan ettiği, bu şekilde temlik eden ile temlik alanın iradelerinin uyuştuğu, Davacı Eren mirasçıları külli halef olduklarından muvazaa iddiasında bulunamayacakları, davacı Eren sözleşmeyi mahkemeye bizzat sunmuş olup iradesinin fesada uğratıldığına ilişkin bir iddiası ve bu yönde davacı mirasçıları tarafından sunulmuş bir delil de olmadığı göz önüne alındığında 28.02.2018 tarihli temlik sözleşmesinin geçerli olduğu anlaşılmıştır. Davacı Eren mirasçıları vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde değildir.<br>Davacılar vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;<br>Davacı vekili karara dayanak yapılan maluliyet raporlarının hükme esas alınamayacağını, kazada yaralanan 22 yaşındaki davacının kısa süre sonra vefat ettiğini, kaza ile davacının ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunu ileri sürmüştür. <br>Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. <br>Buna göre; 11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemeleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında  gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/09/2013 ile 01/06/2015 tarihleri arasındaki kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2018/4121 Esas ve 2018/8559 Karar sayılı kararı, yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13431 Esas ve 2022/8667 Karar sayılı kararları da aynı yöndedir.) <br>Eldeki dosyaya baktığımızda; mahkemece alınan ATK 2. İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporda; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki yönetmeliğe göre davacının tüm vücut engellilik oranının %3 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin ise 6 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. <br>Davacının yargılama sırasında vefat etmesi üzerine mahkemece davacının ölümü ile davaya konu trafik kazası arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespiti için alınan ATK 2. İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporunda; davacının ölüm nedeninin \"enfektif endokardit\" (kalp kapakçıkları ve kalp odacıkları astarının iltihaplanması) olduğunun tespit edildiği, davacının kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmasına göre ve Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki yönetmeliğe göre davacının tüm vücut engellilik oranının %3 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin ise 6 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Kaza sonrası alınan adli raporlar ve tüm sağlık raporları birlikte değerlendirildiğinde kaza nedeniyle davacıda meydana gelen yaralanma ile  davacının ölümü arasında bir illiyet bağının olmadığı anlaşılmıştır. Davacılar vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde değildir. <br>Davacılar vekilinin hesap raporuna yönelik yapmış olduğu istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;  <br>Davalı vekili hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda kazada yaralanan Eren'in tazminat alacağının düşük olarak hesaplandığını ileri sürmüş ise de, dosya içerisinde mevcut aktüer raporu incelendiğinde, raporun Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı, Danıştay 8. Dairesinin 2020/5413 sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile hazırlandığı, kaza tarihinin 15.10.2015 olduğu, 19.06.2021 tarihli değişiklik öncesi olaylarda Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre tazminat hesabında TRH2010 tablosunun ve zarar hesabının da Progressive Rant Yöntemine göre yapılması gerektiğinin kabul edildiği, hükme esas alınan hesap raporunun açıklayıcı, gerekçeli, denetime olanak verir ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu, davacının zararının hesaplanmasında bir usulsüzlük olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir. <br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; <br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin  istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/06/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 534,70 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY İLGİLİ HUKUK DARİESİNDE TEMYİZ YASA YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan  inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.09.01.2025 <br>       <br>  <br>  Başkan                    Üye                    Üye                  Katip      <br>     ¸e-imzalıdır                 ¸e-imzalıdır              ¸e-imzalıdır               ¸e-imzalıdır<br> <br>                          İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"44f9b671f9da300a","SID":"7303b0bf931cd7c3"}}