{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2024/767 Esas 2024/1420 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/767 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1420<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA  12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/04/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/839 Esas 2024/220 Karar<br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI \t: <br><br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 05/01/2024 <br>KARAR TARİHİ\t: 13/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 10/01/2025 <br><br>\tTaraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin asıl ve birleşen davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı birleşen dosyada davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; taşeron firma işçisine ödenen kıdem tazminatı ve fer'ilerinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sorumlulukları oranında yüklenici firmalardan tahsili talebi ile rücuen alacak davası açıldığını, açılan davada davalı olan Tasfiye Halinde ... Kurumsal Hizmetleri A.Ş.'nin sicilden terkin edildiğinin tespit edildiğini, mahkemece ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini belirterek ... Kurumsal Hizmetleri A.Ş.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; asıl dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek ihyası talep olunan şirketin tasfiye memuru aleyhine dava açarak ... Kurumsal Hizmetleri A.Ş.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı Ticaret Sicil Müdürülüğü cevap dilekçesinde özetle; terkin işleminin usulüne uygun olarak yapıldığını, yasadan doğan zorunlu hasım olduklarını, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.<br> \tBirleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ihyası talep olunan şirketin tasfiye işlemlerinde usule aykırılık bulunmadığı gibi eksik hiçbir işlem yapılmadığını, müvekkilinin görevinin tüm gereklerini yerine getirdiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, ek tasfiye kararının geçici bir tedbir kararı olduğu ve ek tasfiye ile yeni bir hukuki durum meydana getirilmediği, yapılması ihmal edilmiş tasfiye işlemini takiben şirketin yine sona erdirilmesinin amaçlandığı, şirketin yeniden sicile kaydedilmesinin ve ek tasfiye yapılmasının gerekleri içerisinde şirketin bir davada davalı olarak bulunması veya aleyhine icra takibi yapılmasının da söz konusu olabileceği, dosya kapsamı itibariyle Tasfiye Halinde ... Kurumsal Hizmetler A.Ş.'nin tasfiye kapanışı yaparak 11/05/2022 tarihinde sicilden kaydının silindiği, ancak davacı tarafından adı geçen şirket aleyhine rücuen tazminat istemiyle dava açıldığı, davacının işbu davayı açmada ve ek tasfiye için ihya isteminde bulunmada hukuki yararı olduğu, adı geçen şirketin işbu dava ile sınırlı olarak ek tasfiyesi için ihyasına ve de son tasfiye memurunun ek tasfiyeyi yapmak üzere atanmasına karar vermek gerektiği, işbu davada davalı Ticaret Sicil Memurluğunun davanın niteliği gereği yasal hasım olduğu, sicilden resen silinen şirketin alacaklı ya da borçlu olup olmadığı, aleyhinde açılmış derdest dava bulunup bulunmadığını bilebilecek durumda olmadığı nazara alınarak, yargılama gideri ve davacı vekalet ücretinden sorumlu tutulmadığı, davalı tasfiye memurunun ise eksik tasfiye işlemi nedeniyle işbu davanın açılmasına neden olduğu, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 428138 sicil numarası ile kayıtlı Tasfiye Halinde ... Kurumsal Hizmetleri A.Ş.'nin TTK'nun 547. maddesi gereğince Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/316 Esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması ve verilecek kararın infazı işlemleriyle sınırlı olmak üzere ek tasfiyesi için ihyasına, adı geçen şirkete son tasfiye memuru olan ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sadece bir rücu davasının varlığının bir şirketin ihyası için yeterli bir hukuki yarar sağlamadığını, bir şirketin ihyasına karar verilebilmesi için ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olması şartı arandığını, ek tasfiyeyi özellikle zorunlu kılabilecek durumların ise TTK'nun 547. madde hükmü gerekçesinde düzenlendiğini, ilk derece mahkemesinin bu zorunlu şartları dikkate almadan karar verdiğini, davacı tarafından ikame edilen rücu davası haksız bir dava olup davanın reddedileceğini, mahkemece rücu davasının haklılığı araştırılmadan, incelenmeden şirketin ihyasına karar verildiğini, müvekkilinin şirketin alacaklı yada borçlu olup olmadığını, aleyhinde açılmış derdest dava bulunup bulunmadığını bilebilecek durumda olmadığını, şirket ihya edildiği tarihte şirkete karşı herhangi bir alacak talebi, herhangi bir muaccel borç söz konusu olmadığını, davacının 3. kişi olan işçiye ödediği kıdemden sadece davacı sorumlu olup, bu tarihte ihyası istenen şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ihyası istenen şirketin ihya edilmesi kararı hukuka aykırı olduğu gibi, ilk derece mahkemesinin müvekkiline yüklediği yargılama gideri ve davacı vekalet ücretinin de haksız ve hukuka aykırı bulunduğunu, müvekkilinin şirketin tasfiyesinden çok sonra şirket aleyhine rücuen bir davanın açılacağını bilebilecek bir durumda olmadığını, kaldı ki bu rücu davasının da haksız ve hukuka aykırı bir dava olduğunu, tasfiye işlemleri eksiksiz bir şekilde usule ve yasaya uygun bir şekilde tamamlandığını, müvekkilinin daha önce tasfiye memuru olarak bulunduğu ... Kurumsal Hizmetleri A.Ş.'nin tasfiyesinde usule aykırı ve eksik hiçbir işlem yapılmadığını, müvekkilinin görevinin tüm gereklerini yerine getirdiğini, ek tasfiye yoluna gidebilmek için öncelikle kanunda belirtilen kurallara göre tasfiyenin yapılmış ve kapatılmış olması gerektiğini, ek tasfiyeye karar verilebilmesi için ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olması şartı arandığını, yeniden tescil isteğinin korunmaya değer bir menfaate dayanması gerekip, korunmaya değer menfaatin varlığının inandırıcı delillerle açıklanması gerektiğini, yeniden tescil isteğinin amaca ulaşmada kullanılabilecek tek yol olup, bu nedenle amacın gerçekleştirilmesinin bir başka yolu varsa ve örneğin alacağın bir başka şekilde elde edilmesi imkanı bulunuyorsa yeniden tescil isteğinde bulunulamayacağını, aynı zamanda sicil memurunun şirketi sicilden silme kararına karşı bir alacağın veya aktifin varlığı kanıt doğuracak bir şekilde belgelendirilerek, silme kararının iptalinin dava olunması gerektiğini, davacının işbu davayı tesis ederken yeniden tescil isteğinin mutlak korunmaya değer bir menfaate dayanmadığını, her ne kadar rücuen alacaklarının mevcut olduğu belirtilmişse de korunmaya değer menfaatin varlığının inandırıcı herhangi bir delile dayandırılmadığını, işbu davada korunmaya değer menfaatin varlığı inandırıcı delillerle açıklanmak zorunda olduğunu, sicil memurunun şirketi sicilden silme kararına karşı bir alacağın veya aktifin varlığı kanıt doğuracak bir şekilde belgelendirilerek, silme kararının iptalinin dava olunması gerektiğini, davacı tarafından ihya talep edilmişse de bir alacağın, aktifin varlığını ispatlar nitelikte kanıt olabilecek belge sunulmadığını, müvekkilinin Tasfiye Halindeki ... Kurumsal Hizmetleri Anonim Şirketinde tasfiye memuru olarak yaptığı tüm tasfiye işlemlerinin usule uygun ve eksiksiz olduğunu, işbu davanın ikame edilebilmesi için TTK'nun 547 madde hükmünde sayılan şartların yerine getirilmediğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tAsıl ve birleşen dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/316 Esas sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tAnkara 36. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/316 Esas sayılı dosyası ile, davacı Bakanlık tarafından Tasfiye Halinde ... Kurumsal Hizmetleri A.Ş. ve diğer davalılar aleyhine taşeron firma işçisine ödenen kıdem tazminatı ve fer'ilerin rücuen tahsili talebiyle 17/11/2023 tarihinde dava açıldığı, mahkemece 20/11/2023 tarihli tensip tutanağının 11 no'lu ara kararı ile davacı vekiline davalı şirketin ihyası için dava açmak üzere 2 haftalık süre verildiği görülmüştür. <br>\tİhyası talep edilen Tasfiye Halinde ... Kurumsal Hizmetleri A.Ş.'nin 11/10/2021 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyeye girmesine ve tasfiye memurluğuna ...'ın atanmasına karar verildiği, alınan tasfiye kararının 13/10/2021 tarihinde tescil ve ilan edildiği, tasfiye kararına ilişkin ilanların 15/10/2021, 25/10/2021, 02/11/2021 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapıldığı, şirket genel kurulunun 05/05/2022 tarihli kararı gereğince tasfiye kapanışla ticaret sicilinden terkin edildiğinin 11/05/2022 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği dosya içeriğiyle sabittir. \t<br>\tBirleşen dosya davalısı ... vekilinin istinaf itirazlarına gelindiğinde; 6102 sayılı TTK'nun \"Ek Tasfiye\" başlıklı 547. maddesinde; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirmesi halinde şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verileceği ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirileceği düzenlemeleri yer almaktadır. <br>\tSomut olayda; davacı tarafından rücuen alacağın tahsili istemi ile ihyası istenen Tasfiye Halinde ... Kurumsal Hizmetleri A.Ş. aleyhine açılan Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/316 Esas sayılı dosyasının halen derdest bulunduğu görülmüştür.<br>\tŞirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. <br>\tİhyası talep olunan şirketin ortaklar kurulunca 11/10/2021 tarihinde tasfiye kararı alınmış, ... tasfiye memuru olarak atanmış, tasfiye sonu kararı alınarak tasfiye memurunun yaptığı işlemlerden dolayı ibra edilmesine karar verilmiş ve şirketin 11/05/2022 tarihi itibariyle tasfiye nedeniyle sicilden terkini gerçekleştirilmiş, ihya davasına dayanak dava şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesinden sonra 17/11/2023 tarihinde açılmış ise de, ihyası istenen taşeron şirketin çalışanı olduğu iddia edilen işçiye ödenen kıdem tazminatı ve fer'ilerinin rücuen tahsili için davacı Bakanlık tarafından ihyası talep olunan şirket aleyhine Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/316 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, dava dosyasının derdest olduğu ve açılan davanın davalısının ihyası istenen şirket olduğu, tasfiye memurunun esasa ilişkin savunmalarının Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında değerlendirilmesi gerektiği, bu hale göre davacının Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/316 Esas sayılı dosyasında açtığı derdest davadan ötürü şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunmakta olup, şirketin ihyasının gerektiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden birleşen dosya davalısının istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. <br>\tÖte yandan, ihyasına karar verilen şirketin taşeron firma olduğu iş nedeniyle taşeron firma işçisine kıdem tazminatının eksik ödenip ödenmediğini tasfiye memuru olan davalının şirketin tasfiye işlemleri sırasında haberdar olmaması, bilmemesi mümkün değildir.<br>\tHal böyle olunca mahkemece, yapılan tasfiye işleminin usul ve yasaya uygun olarak yapılmadığı, tasfiye memurunun tasfiye edilen şirketin işçisine eksik kıdem tazminatı ödenip ödenmediğini bilebilecek durumda olmasına rağmen tasfiye kararı alıp, tasfiyeye devam ederek tasfiye kapanışı yapılmak suretiyle şirketin ticaret sicilinden terkinine sebep olduğu, davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek birleşen davada davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tİhya davasına dayanak gösterilen dava dosyasında tahsili talep edilebilecek bir alacak bulunup bulunmadığının incelenmesinin yeri ihya davası olmayıp, açılan ihya davasında şirketin terkin tarihinden önce derdest durumda bulunan icra takip dosyasında/dosyalarında ihyası talep olunan şirketin borçlu sıfatıyla yer alması yeterlidir. Bir başka anlatımla açılan ihya davası ile dayanak icra takip dosyalarında taraf teşkilinin sağlanması amaçlanmakta, alacağın varlığı veya yokluğuna ilişkin bir değerlendirme yapılmadığından davalı tasfiye memuru vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının sonuca etkisi görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden birleşen dosya davalısı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Birleşen dosya davalısı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Birleşen dosya davalısı ...'dan alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Birleşen dosya davalısı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,\t<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  13/12/2024<br>Başkan -               Üye -               Üye -               Zabıt Katibi - <br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5158bda7053aa7aa","SID":"c27632d701d2f8bf"}}