{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/09/2024<br>NUMARASI\t\t:  Esas  Karar<br><br>DAVACI\t: <br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: <br>DAVA\t\t: Menfi Tespit<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 14/01/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 14/01/2025<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 13/09/2024 tarihinde tesis edilen davanın usulden reddine ilişkin karara karşı, davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı şirket yetkilisi dava dilekçesinde özetle; dava konusu Türkiye Garanti Bankası A.Ş. Diyarbakır Diclekent Şubesine ait keşidecisi davacı şirket, lehtarı davalı olan ... çek nolu, 01/11/2024 keşide tarihli ve 3.000.000 TL bedelli çekin davacı şirket tarafından davalıya teminat olarak verildiğini, aralarındaki anlaşmanın bozulduğunu ve davalının çeki iade etmediğini, bu çeke istinaden herhangi bir ticaret olmadığını, çekip iptali gerektiğinden bahisle  çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, davacının dava açmadan önce arabulucuya başvurmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı asil istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararında belirtildiği üzere davanın dava şartı yokluğundan reddi gerekmekteyse de, yetki ve görev yönünden usuli değerlendirmenin yapılmadığını, davanın bu nedenle de reddi gerektiğini, bunun yanı sıra davacının davası haksız ve hukuka aykırı olup aynı zamanda esastan da reddi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Davacı, davalıya vermiş olduğu teminat amacıyla verildiğini,  çek davalıya teslim edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmenin bozulduğunu ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunmaktadır. <br> Kambiyo senetlerinden olan çeke ilişkin yasal düzenlemeler Türk Ticaret Kanunu'nun 776-779. maddelerinde yer almaktadır. Aynı kanunun 5. Maddesinde Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiş, yine aynı kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrasında  ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu belirtilmiştir. Bu yasal düzenlemeler ışığında dava konusu somut olay değerlendirildiğinde, Davacı, dava konusu çeki teminat olarak verdiğini ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunduğuna göre  uyuşmazlığın çekten kaynaklandığının ve mutlak ticari dava  niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre mahkemece davacıya Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2 inci fıkrası gereğince arabuluculuk son tutanağını ibraz etmek üzere bir haftalık kesin süre verildiği, davacının kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağını ibraz etmediği anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davalı, öncelikle yetki ve görev yönünden inceleme yapılması gerektiğini ileri sürmekte ise de yukarıda açıklandığı üzere dava konusu uyuşmazlıkta görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olduğu gibi,  Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2 inci fıkrasında yer alan, \"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir\" düzenlemesi gereğince dava dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilmesine ve dolayısıyla yetki itirazının değerlendirilmesine gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle davalının yerinde görülmeyen istinaf talebinin HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalının istinaf  talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,  <br>4-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/01/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-a  maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br>\t\t<br>Başkan <br> e-imzalıdır<br>Üye <br> e-imzalıdır<br>Üye <br> e-imzalıdır<br>Katip <br>e-imzalıdır <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a280f41743fafde8","SID":"5dcd524f7bb92df1"}}