{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/813 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2168<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2014/244 Esas - 2021/1168 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ \t: 18/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 18/12/2024<br>                     <br> İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/12/2021 tarih 2014/244 Esas 2021/1168 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA : Davacı vekili, müvekkili şirketin yetkilisi dava dışı ...'ın 13.06.2014 tarihinde davalı banka görevlilerince arandığını ve keşidecisinin davacı şirket olduğu söylenen çekin takasa konu edildiği bildirilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin bankaya gidip çeki ve imzayı incelediğinde 04.06.2014 tarihli 60.000,00 TL bedelli 6949633 nolu ... Bankası çek yaprağındaki imzanın kendisine ve diğer şirket temsilcilerine ait olmadığını, çekteki mevcut imzanın kendi imzası taklit edilerek atılmış olduğunu fark ettiğini ve aynı gün Karabağlar İlçe Emniyet Müdürlüğüne şikayette bulunduğunu belirterek, davaya konu çekteki keşideci imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının ve çekin sahteliğinin tespiti ile müvekkilinin davaya konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, sahte çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP\t: Davalı vekili, dava konusu çekin müvekkili bankaya dava dışı lehtar ... Şti. firması tarafından 07.01.2014 tarihinde kullandığı kredinin teminatı olarak teslim edildiğini, davacının bu çekten 13.06.2014 tarihinde haberdar olduğuna dair iddiasının doğru olmadığını, davacının dava dışı ... Şti'ne aralarındaki ticari ilişki sebebiyle ileri tarihli olarak verdiği çekin ... Ltd Şti hakkında icra takiplerinin başlatılması ve kendi aralarındaki ticari ilişkinin bozulması nedeniyle çekleri hakkında karşılıksız kaşesi vurulmaması amacıyla karakol şikayeti ve imza itirazı suretiyle önlemeye çalıştığını, çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığının yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; 22.05.2015 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu çekin ön yüzünde atılı bulunan keşideci imzasının mevcut mukayese imzalarına kıyasen ... eli ürünü olmayıp adı geçenin hakiki imzalarının model alınması suretiyle adına sahte olarak atılmış olduğu yönünde görüş bildirildiği; İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/335 Esas 2017/73 Karar sayılı dosyasında müştekinin ..., katılanın ...bank Bornova Şubesi, sanığın ..., suçun banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, suç tarihinin 2014 yılı olduğu, mahkemece 22/03/2017 tarihinde sanığın üzerine atılı suçları işlemediği anlaşılmakla atılı suçlardan CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine, dosya kapsamı ile katılan ...'ın resmi belgede sahtecilik ve iftira suçunu işlediği değerlendirildiğinden karar kesinleştiğinde müşteki hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, dosyanın İstinaf edildiği, İzmir BAM 13. Ceza Dairesinin 11.10.2017 tarih ve 2017/2026 Esas, 2017/1212 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve kararın  11.10.2017 tarihinde kesinleştiği; İzmir 26 Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/825 Esas 2021/262 Karar sayılı dosyasında (davacı) ...'a yüklenen iftira suçundan beraatine karar verildiği; sahtecilik definin çekin hükümsüzlüğüne yönelik olup mutlak defi mahiyetinde olduğu bu nedenle iyiniyetli dahi olsa çeki elinde bulunduran da dahil olmak üzere  herkese karşı ileri sürülebileceği, çekin sahte olması sebebiyle davacının çek dolayısıyla  borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin gerektiği, davalı bankanın iyi niyetli hamil konumunda olduğu, davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğinin ve kötü niyetli olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği, davacının çekin iptali talebi yönünden ise çekin dava dışı lehtar ... Ltd Şti tarafından ciro edilerek temlik eden davalı ....bank AŞ ye tevdi edildiği, söz konusu şirket imzasının sahteliğine yönelik herhangi bir iddia ileri sürülmediği, imzaların istiklali prensibi gereği lehdar cirantanın çek bedelini ödemekle yükümlü olduğu, dava konusu çekin iptaline karar verilemeyeceği geekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının dava konusu çek dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine, çek iptaline yönelik talebin reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davacının imza itirazının asılsız olduğunu, ilk derece mahkemesince yeterli inceleme yapılmadığını, davacının 01.07.2014 tarihinde keşide ederek  ... Ltd Şti firmasına verdiği ve ilgili firmadan da temlik eden bankaya temlik cirosu ile Kullandığı kredi riskine ödeme yapılması amacı ile teslim edilen çekten 13.06.2014 tarihinde haberdar olduğuna inanmanın mümkün olmadığını, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının dava dışı …Ltd Şti firmasına aralarındaki ticari ilişki sebebi ile ileri tarihli olarak verdiği çekin  …Ltd Şti firması hakkındaki icra takiplerinin başlaması ve kendi aralarındaki ticari ilişkilerin bozulması nedeniyle çekleri hakkında karşılıksız kaşesi vurulmaması amacıyla karakol şikayeti ve imza itirazı suretiyle önlemeye çalıştığını; davacının basiretli iş insanı gibi hareket etme yükümlülüğünün bulunduğunu, davacının 6 ay önce keşide edilen bir çekin 6 ay sonra keşide edildiğini öğrendiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisinin elinin ürünü olup olmadığı hususunda yerel mahkemece yeterli inceleme yapılmadığını, 22.05.2015 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi raporunda imza incelemesinin emsalleri karşılaştırılmak suretiyle yapılmadığını, mahkeme dosyasında bekletici mesele yapılan İzmir 26. ASCM 2019/825 E. sayılı dosyasında davacı hakkında verilen beraat kararının bağlayıcı olmadığını, ceza hâkimi delil yetersizliği nedeniyle sanık hakkında beraat kararı vermişse, bu kararın hukuk hâkimini bağlamayacağını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE\t:  Dava, çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve çekin iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulü ile davacının çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, çekin iptali isteminin reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tToplan deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, savcılık dosyası ile eldeki dava dosyası kapsamında düzenlenen bilirkişi raporlarında imzanın davacının eli ürünü olduğuna ilişkin optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması suretiyle takibe konu çekteki imzanın davacı şirket temsilcisi ...'a ait olmadığının tespit edilmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 4.098,60-TL'den peşin alınan 1.024,50-TL'nin mahsubu ile bakiye 3.074,10-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.18/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4c1f7867c866335e","SID":"882851b41012fd7a"}}