{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1314 - 2024/1814<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/1314 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1814<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/1001 Esas - 2023/329 Karar <br><br>DAVACI\t\t: CALDİNİ KİMYA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Pelitli Köyü  Merkez Mevkii M. Sanayi S. N:32 Gebze/KOCAELİ<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVALI\t\t: ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVA TÜRÜ\t\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ  \t\t: 04/06/2021<br>KARAR TARİHİ\t\t: 12/12/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 06/01/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; borçlu hakkında Gebze İcra Müdürlüğünün 2021/6408 esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatılmış olup borçlunun süresinde haksız ve kötü niyetli olarak yetkiye ve takibe itiraz etmiş olduğundan takibin durduğunu, davalının tacir kişi olmadığı için mahkeme görev alanına girdiğini, davalının icra müdürlüğünün yetkisine dair itirazının yerinde olmadığını, borçlu davalının yetkiye itirazının iptali gerektiğini, borcun ödeme zamanında, davacının faaliyet adresinin Gebze olup yetkili icra müdürlüğünün Gebze İcra Müdürlüğü olduğunu, yetkili mahkemenin Gebze Mahkemeleri olduğunu, davalının ara buluculuk görüşmesi sırasında yine ara buluculuk merkezinin de yetkisine itiraz ettiğini ve itirazının aynı şekilde İstanbul Anadolu Sulh Hukuk Mahkemesince reddedildiğini, Yargıtay HGK 2017/19-902 - 2018/973 E-K sayılı içtihadının da bu yönde olduğunu, borçlunun tüm ihtarlara rağmen borcunu ödemediğinden, hakkında icra takibi başlatıldığında borca haksız ve kötü niyetli itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davacı şirketin, davalıdan alacaklı olup itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, alacağın cari, belirli ve likit olduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile asıl alacağın en az %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek; fazlaya dair dava hakları saklı olmak üzere davalının yetkiye ilişkin itirazının öncelikle reddine, davanın kabulüne, itirazın asıl alacak yönünden iptaline, Gebze İcra Müdürlüğünün 2021/6408 esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin faizi ile birlikte devamına, davalının itirazı haksız ve kötü niyetli olup asıl alacağın en az %20'si tutarında icra inkar tazminatına çarptırılmasına,, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflardan birinin limited şirketi olması sebebiyle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, icra takibinin yetkisiz yer icra dairelerinde açıldığını, icra takiplerinde öncelikle davalı - borçlunun ikametgâhı bulunduğu yer icra dairelerinin yetkili olduğunu, davalının adrese kayıtlı olduğu ilin Gaziantep olduğunu, ayrıca ödeme emrindeki adresinin Gaziantep olduğunu, bu nedenle takibin ve davanın Gaziantep Mahkemeleri ve İcra Dairelerinde açılması gerektiğini, bu nedenle öncelikle yetkisiz yer mahkemesinde açılan icra takibi ve davanın yetkili icra dairesinin; Gaziantep Mahkemeleri ve İcra daireleri olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davalı ile davacı arasında imzalanan herhangi bir sözleşme olmadığından davalı hakkında başlatılan icra takibinin haksız olduğunu, icra dosyasına konulan cari hesap ekstresinin davacının kendi şirketi tarafından düzenlendiğini ve davalının bu hesaptan bir bilgisi olmadığını, müvekkiline hiçbir bildirim yapılmadan icra takibi başlatıldığını, davacının, davalının usulüne uygun olarak temerrüde düşürmediğini ve malların davalı tarafından alınmadığını ve müvekkiline herhangi bir fatura da gönderilmediğini belirterek;  davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... 1-Davanın REDDİNE ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararda delillerin ne olduğunun açıklanmadığına (delil listesinin sunulmadığına) dair hakim kararı eksik incelemeye dayalı olup, ekte Gebze 4 Asliye Hukuk Mahkemesine (2021/135 E.) sunulan  dava ve delil dilekçesine imzalı (4/6/2021 tarihli e imzalı 3 sayfadan ibaret) sunulduğunu, iş bu dilekçede delil listesi olarak ticari defterler, icra dosyası, fatura vs belgeler ile bilirkişi ve tanık delillerine dayanılmış, mahkeme yargıcı dosyada delil listesi olduğu halde dayanak delillerin bildirilmediğine dair gerekçe ile ret kararı verdiğini, keza önceki safahatta 4 AHM nin davacıya 07/09/2021 de tebliğ ettiği 02/09/2021 tarihli (ön inceleme duruşma tarihinin verildiği) tensip kararı ile de tarafımızdan istenilen fatura vs belgeler 08/09/2021 tarihinde HMK 139 maddesine uygun şekilde süresinde  ibraz edilmiş ve keza mahkemenin 26/11/2021 tarihli ön inceleme duruşmasına katılım sağlanmış ve ön inceleme duruşmasında da mahkemeye talepler ile ilgili beyanda  beyanda bulunulduğunu, hal böyle iken dava dilekçesi ile beraber verilen delil listesine dayanak delillere havi dilekçemiz (3 sayfa olarak) ve sonrasında mahkemenin HMK 139 kapsamında 02/09/2021 tarihli tensip ara kararı ve tebligatı kapsamında 08/09/2021 tarihinde sunulan fatura ve belgeleri ile yine ön inceleme duruşmasında beyan edilen talep vs hususlar gereği, delil listemizdeki tüm deliller toplanmadan doğrudan delil listesi sunulmadığı, ispat delillerinin bildirilmediği, delillerin gösterilmediği ve delillerin mahkemeye süresinde sunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair karar oluşturulması açıkça hakkaniyetsiz olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.<br>   DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/04/2023 Tarih - 2022/1001 Esas - 2023/329 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>DAVA; cari hesap ekstresinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. <br> İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br> Dosyanın incelemesinde; davacının, cari hesap ekstresinden kaynaklanan alacağının tahsili için Gebze İcra Dairesi'nin 2021/6408 esas E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, kararın istinafı üzerine Dairemizin 25/04/2022 tarih 2022/584 Esas 2022/874 Karar sayılı ilamı ile, \" ... Eldeki davada, ilk derece mahkemesince; davacının ticari işletmesinin olduğu dolayısıyla davacının tacir olduğu, davalının ise tüketici veya normal kullanımın dışında davacıdan mal alan gerçek kişi olduğu dolayısıyla ticari işletmesinin olduğu, davacının, davalı hakkında fatura alacaklarından kaynaklanan cari hesabın ödenmemesi nedeniyle başlattığı icra takibine davalının itirazı neticesinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmış, davacının ticari işletmesinin olması ve davalının aldığı ürünlerin normal kullanımın dışında olması hususları dikkate alınarak taraflar arasında icra takibine konu olan işin ticari iş olduğu, dolayısıyla görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından davanın görev yönünden usulden reddine şeklinde karar verilmişse de verilen kararın davalı hakkında herhangi bir araştırma yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı yanılgılı kanaatle verildiği anlaşılmıştır.<br> Bu durumda mahkemece öncelikle, Esnaf ve Sanatkarlar Odasından, Ticaret Odasından ve Vergi dairesinden davalının kayıtları getirtilmeli, gerçek kişi tacir kaydı olup olmadığı belirlenmeli, gerçek kişi tacir kaydı yoksa vergi dairesine bildirilen yıllık gelirinin esnaf sınırını aşıp aşmadığı belirlenmeli, bu aşamadan sonra görevli mahkeme belirlenerek yargılamaya devam edilmelidir. İlk derece mahkemesince verilen  kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir. ... \" şeklindeki gerekçe ile kararın kaldırılmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>1-Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede;<br>Dosya arasına alınan Gebze İcra Dairesi'nin 2021/6408 Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 41.750,30 TL cari hesap ekstresinden kaynaklanan alacağı için ilamsız takip yolu ile icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlu vekilinin süresinde takibe, yetkiye, borca, faize ve ferilere itiraz ettiği, İcra Müdürlüğünce itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>İtirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş bir takibin varlığı dava şartı olup, 6100 sayılı HMK'nın 115. maddesi uyarınca dava şartının varlığı yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmelidir.<br>İtirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır (HGK’nın 28.03.2001 gün ve 2001/19-267 E. 2001/311 K.; 20.03.2002 gün ve 2002/13-241 E.,2002/208 K.).<br>Kaldı ki itirazın iptali davasını görme yetkisi, takibin yapıldığı yer mahkemesine aittir. O nedenle mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır (Üstündağ, S: İcra Hukukunun Esasları, İstanbul 1995, 6. Bası, s. 101-102) (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ nun   27.11.2013 gün ve 2013/13-372 E.,  2013/1606 K. sayılı kararı). Buna göre somut olayda; davalının yasal süresi içerisinde icra takibine itizarında icra müdürlüğünün yetkisine de  itiraz ettiği, ancak mahkemece 26/11/2021 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında \" kesin yetkinin söz konusu olmadığı, mahkememizin yetkili olduğu\" şeklinde ara kararla yetki itirazının reddine karar verildiği; ancak tüm dosya kapsamından davalının, aleyhine başlatılan ve davaya esas teşkil eden Gebze İcra Dairesi'nin 2021/6408 Esas sayılı icra dosyasında takibin yetkili icra dairesinde başlatılmadığı yönünde itiraz da bulunduğu ve akabinde yetkili icra dairesinin, Gaziantep icra daireleri olduğunu bildirdiği, yine, davalı tarafından eldeki davaya yasal süresinde sunulan cevap dilekçesinde de mahkemenin yetkisine itiraz edildiği ve yetkili mahkemenin Gaziantep  mahkemeleri olduğunun belirtildiği görülmüştür.<br>Eldeki davada; her ne kadar  ilk derece  mahkemesince, yukarıda da belirtildiği şekilde  \" kesin yetkinin söz konusu olmadığı, mahkememizin yetkili olduğu\" şeklindeki ara karala yetki itirazının reddine karar verildiği görülmüşse de, mahkemece; açıkça  icra müdürlüğünün yetkisine yapılan itiraz konusunda olumlu veya olumsuz bir karar tesis edilmediği ve bu hususta gerekçeli kararda da bir açıklama getirilmediği anlaşılmış, bu eksikliğin de yukarıda açıklanan neden ve gerekçelerle usul ve yasaya uygun  olmadığı değerlendirilmiştir.<br>2-Kabule göre de; <br>Eldeki davada; mahkemece, her ne kadar davacının dava dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesi ile davasını ispata yarar delillerin ne olduğunu açıklamadığı, davalı yanın cevap ve ikinci cevap dilekçesi ile dava konusu alacak ile ilgili bir teslimin tarafına yapılmadığını ve alacağı ispata yarar bir delilin davacı dilekçeleri ile ileri sürülmediği, icra takibine konu alacağın muhtelif faturalardan kaynaklı cari hesap  ilişkisinden kaynaklandığı, davacının dava ve cevap dilekçesi ile delilleri süresinde bildirmediği, bu nedenle davacı taraf davasını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığından, davanın reddine şeklinde karar verilmişse de verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yanılgılı kanaatle verildiği anlaşılmıştır.<br>Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1).<br> HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir.<br> Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.<br>Eldeki davada, uyuşmazlık, davacı tarafından düzenlenen cari hesap alacağına ilişkindir. Davacı, davalıya uyuşmazlık konusu faturaya ilişkin mal ve hizmet satıp teslim ettiğini iddia etmiş, davalı ise davacıya uyuşmazlık konusu faturaya ilişkin kendisine mal ya da hizmet teslim almadığını iddia etmiştir. İspat yükünün davacıda bulunduğu tartışmasızdır.<br>Yukarıda da değinildiği gibi, ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1).<br>Eldeki davada; davacı şirket olup, tüzel kişiliğe haiz tacirdir. Davalı ise gerçek kişi tacirdir. Bu durumda mahkemece tarafların ticari defterlerinin ibrazının resen de  talep edilebileceği düşünülmeden sonucu gidilmiş olması da doğru olmamıştır.<br>Gerekçeli karar başlığında; taraf vekilleri ile davacının adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-4)-(6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-4)-(6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,<br>\ta-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/04/2023 Tarih - 2022/1001 Esas - 2023/329 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\tb-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,<br>4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/12/2024<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır. <br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bf08d657566afd29","SID":"ea461c07adbe88e2"}}