{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1140 <br>KARAR NO:2024/1944<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:17/04/2024<br>NUMARASI:2023/411 Esas - 2024/189 Karar<br>DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/12/2024<br>Yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili; müvekkilinin devamlı müşterisi olan Almanya'da mukim ... şirketine ürün göndermek üzere davalı ile anlaştığını, davalılardan ...'nin akdi taşıyan olarak müvekkili yükünün taşınması için gemileri atadığını, ancak karşı taraflarca 25/11/2021 tarihli konişmentolar ile ...gemisinde taşınan .... ve .... konteynerleri ve 06/12/2021 tarihli konişmento ile... gemisinde taşınan ... konteynerlerdeki yüklerin, taşıma esnasında yüklerin içerisine naftalin kokusunun sirayet etmesi nedeniyle hasarlandığını, yük alıcısının hasarlanan yükler üzerinde laboratuvar incelemesi gerçekleştirdiğini, ürünlerin içine naftalin kokusunun sirayet ettiği ...firmasından alınan raporlar ile ortaya konduğunu, ayrıca müvekkili tarafından da analiz yaptırıldığını ve ürünlerin içerisine kokunun sirayet ettiğinin anlaşıldığını, durumun ancak alıcıya gönderilen konservelerin açılmasıyla ortaya çıktığını, hasar anlaşır anlaşılmaz davalı ...ile yapılan yazışmalar ile durumun kendilerine bildirildiğini,hasarın davalının gıda taşımaya uygun konteyner temin etmemesinden kaynaklandığını, konteynerlerde müvekkiline temin edilmesinden önce naftalin ve türevi yük taşındığını,hasarın nasıl meydana geldiği yönünde bir uzman raporu alındığını, yük alıcısı şirket tarafından hasarlanan yükler ile incelemeler için yapılan masraflar toplamı olan 64.070,92 Euro (hasarlanan yük bakımından- 50.000 Euro ve masraflar için 14.070,92 Euro) 'nun müvekkilinden 23/06/2023 tarihinde tahsil edildiğini, hernekadar konişmentolar müvekkilinin kardeş şirketi ...AŞ adına düzenlenmiş ise de navlun faturalarının müvekkili adına kesildiğini ve ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını, yük alacaklısının tazminat ödemesinin de müvekkili şirket tarafından yapıldığını,...AŞ inin uyuşmazlıktan doğan ve doğabilecek tüm hak ve alacaklarını müvekkili şirkete temlik ettiğini, müvekkilinin 64.070,92 Euro bedelinde zarara uğradığını, TTK m.1178'de eşyanın zıya veya hasarı nedeniyle meydana gelen zararlardan taşıyanın sorumlu olduğunu belirterek müvekkilinin yük alıcısına ödediği 64.070,92 Euro'nun ödeme tarihi olan 23/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek, kamu bankalarınca Euro olarak açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına fiilen uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili;yüklerin merkezi Danimarka'da bulunan ve izafeten dava edilen yabancı taşıyan ... 'in ..., ... ve ....numaralı konişmentolar tahtında deniz yoluyla taşındığını, kırkambar taşıması olan konteyner taşımalarında konişmentoların arka yüzünde yer alan taşıma şartlarının navlun sözleşmesi niteliğinde olduğunu, konişmentolar tahtındaki taşımalardan kaynaklanacak tüm uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun taraflarca kabul edildiğini, diğer tüm mahkemelerin yetkisini ortadan kaldırdığını,konişmentolarda yer alan yetki sözleşmelerinin MÖHUK gereğince taraflar için kesin surette bağlayıcı olduğunu, taşımanın yapıldığı geminin yabancı bayraklı gemi olduğunu, dava konusu yüklerin Türkiye'den yurtdışına taşındığını, davacı firmanın dava konusu edilen üç taşımaya ilişkin konişmentolara taraf olmadığını, konişmentolarda yükleten olarak yer alan davadışı ...AŞ'nin ihracatçı konumunda bulunduğunu, davacının davadışı yük alıcısına ödeme yaptığı tarih itibariyle bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu,davacının aktif husumet ehliyetini ve zararını ispat edemediğini, taşıyana süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, bu nedenle yükün konişmentoda yazıldığı şekilde taşındığı ve alıcısına teslim edildiğinin kabul edileceğini, hasarlı olduğu iddia edilen yük üzerinde her iki tarafın iştiraki ile ve mahkemeler vasıtası ile yapılmış bir tespitin bulunmadığını, taşımaya ilişkin konişmentolarda bulunan \"..., ..., ...\" kaydına göre konteyner iç dolumu davadışı yükleten tarafından gerçekleştirildiğini, taşıyanın konteyner içindeki yüklerin halini, vaziyetini ve durumunu bilmediğini,hasar hesabının navlun ve yükleme limanı masraflarından ... kıymeti üzerinden yapılması gerektiğini, taşıyanın sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirterek konişmentoda bulunan milletlerarası yetki şartı uyarınca davanın yetki yönünden reddine, hak düşümü ve zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığını, davanın navlun sözleşmesinden kaynaklanıp Türk mahkemelerinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, konişmentoların taşıyan sıfatıyla ... A.Ş. adına düzenlendiğini, taşıyanın Türkiye acentesinin konişmentonun düzenlenmesine aracılık ettiğine dair dosyada delil bulunmadığından TTK m.105/f.2 düzenlemesine göre dava konusu olayda Türk mahkemelerinin münhasır yetkili olduğundan söz edilemeyeceğini (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin, 22/06/2020 tarihli, 2019/3799 Esas ve 2020/3051 Karar sayılı ilamı) konişmentonun 26.maddesinde bulunan yetki şartına göre somut uyuşmazlık bakımından Londra Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, bu doğrultuda davalı vekili tarafından ileri sürülen milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili: davada, taşıyan adına fatura düzenleyen ve taşıma sözleşmesine aracılık edenin davalı şirket olduğunu, bu nedenle davalıya, taşıyana \"izafeten\" husumet yöneltilmesinde hata bulunmadığını, davanın yöneltildiği ... A.Ş.'nin taşımaya aracılık ettiğini, faturayı taşıyan adına adresinde düzenleyen şirketin taşımadan sorumlu olacağını, ayrıca taşıma sözleşmesi kurulması aşamasındaki görüşmeler ve hasarın ortaya çıkmasından sonraki görüşmeler de Türkiye'deki acente ile gerçekleştirildiğini, müvekkili ve dava dışı temlik eden ...AŞ. davalı taraf ile devamlı olarak taşıma sözleşmeleri yapmış olup görüşmeler ve teklif alımı mutat olarak Türkiye'deki acente ile gerçekleştirildiğini, netice itibariyle üst mahkemelerin bu konudaki yerleşik içtihadı da navlun faturasını taşıyan adına adresinde düzenleyen acentenin, TTK m. 105 anlamında taşımaya aracılık ettiğini açıkça ortaya koyduğunu, İstanbul BAM, 13. HD., E. 2019/255 K. 2020/1043 T. 8.10.2020 kararında \"Davacı sigorta şirketi, dava dışı sigortalısı ile davalı arasında imzalanan taşıma sözleşmesini dosyaya sunmamıştır. Dosyaya sunulan konişmentoda taşıyıcı olarak dava dışı ... görülmektedir. Yine dosyaya sunulan navlun faturalarında da her ne kadar faturayı düzenleyen davalı ise de söz konusu faturaların davalının acentası olduğu ... adına düzenlendiği anlaşılmaktadır. Buna göre davaya konu taşıma işini dava dışı .... üstlenmiş olup, davalı bu şirketin acentası sıfatı ile navlun faturası düzenlemiştir. TTK 105/2. Maddesine göre bu durumda davanın asıl taşıyıcıya izafeten onun acentası olan davalıya karşı açılması gerekir.\" denildiğini, navlun faturalarının taşıyanın Türkiye acentesi tarafından düzenlendiği ve yazışmalar vb. yöntemlerle taşıma sözleşmesinin kurulmasına acentenin aracılık ettiği açık iken mahkemenin gerekçesinin hatalı olduğunu, yetki şartı gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğunu, bi sebeplerden dolayı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava; davacı tarafından yurt dışına satışı yapılan emtianın davalı sorumluluğunda deniz taşıması esnasında hasarlanması nedeniyle, yükün alıcısına ödenen hasar tazminatının davalı taşıyana rücu edilmesi istemine ilişkindir.Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıkların çözümünde uygulanacak hukukun tayininden önce çözümü gereken sorun açılan davada mahkemenin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığı meselesidir. (Aysel Çeliker/Bahadır Erdem, Milletlerarası Özel Hukuk, Sayfa 19) MÖHUK 47.maddesinde yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılması mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilecektir. Anılan hükme göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması,Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın özel borç ilişkisinden doğması gerekmektedir. Dava konusu taşıma ... tarafından \"taşıyan\" sıfatıyla düzenlenen ..., ... ve ... nolu konşimentolar tahtında... Limanından ... Limanına gerçekleşmiştir. Davacı konşimentolarda “yükleten\" olarak yer almakta olup, yükün yurt dışındaki alıcısı tarafından teslim alındığı sabittir. Taşıyanın yabancı bir şirket olması ve taşımanın  İzmir'den  Almanya'ya yapılması nedeniyle uyuşmazlık yabancılık unsuru taşımaktadır. Konişmentoların arka sayfasında yer alan taşıma şartlarının 26. maddesindeki yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklara İngiliz Hukukunun uygulanacağı, yetkili mahkemenin de Londra Yüksek Adalet Mahkemeleri olduğu kararlaştırılmıştır.Diğer taraftan, acentelik hükümleri arasında yer alan TTK'nın 105/2. maddesindeki düzenleme; acentelik sözleşmelerine, müvekkili aleyhine açılan davalarda acentenin temsil yetkisinin olmadığına dair konulacak şartlarla ilgilidir. Bu hüküm, acentenin üçüncü kişilerle, acente sıfatıyla yapılan sözleşmelere konulacak yetki şartıyla ilgili değildir. Aksinin kabulü, bir acente aracılığıyla yapılan hiç bir sözleşmeye münhasır yetki şartı konulamayacağı gibi bir sonuca neden olur ki bu yorum günümüz ticaret hukuku anlayışıyla örtüşmez. (Yargıtay 11 HD nin 2022/3129 esas, 2023/8856 karar sayılı 27.11.2023 tarihli ilamı) Açıklanan nedenlerle; süresinde yapılan milletlerarası yetki itirazının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 30/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fbcbf5ecf12ab165","SID":"497453023e85c742"}}