{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/913 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2229<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/471 Esas - 2022/137 Karar<br>DAVA TARİHİ\t: 30/09/2019<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ \t: 26/12/2024 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 26/12/2024<br><br>Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/03/2022 tarih 2019/471 Esas 2022/137 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :\t\t<br>DAVA : Davacı vekili, davacı banka ile davalıların asıl borçlu ve müşterek müteselsil olduğu genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan ticari kredilerinin ödemesine dair ihtarname gönderildiğini, muaccel hale gelen borcu ödemeyen borçlular hakkında takip başlatıldığını, takibe davalılar tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, belirterek; itirazının iptaline ve takibin devamına, % 20 icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP : Davalılar vekili, farklı icra dosyalarının iptalini tek bir itirazın iptali dosyasında talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, muaccel hale gelmiş bir borç bulunmadığını, kefalet sözleşmesinde kefilin adı, adresi, TC.si, kefalet tarihi, kefalet miktarı, müteselsil kelimesinin davalı tarafından tarafından yazılmadığını, kefalet akdinin şekil şartlarını taşımadığı ve geçersiz olduğunu, ihtarnamenin davalılara tebliğ edilmediğini, faiz talep edilemeyeceğini, ihtarnamelerde öngörülen bir (1) günlük sürenin çok kısa olduğunu, faizin fahiş olduğunu, belirterek reddine % 20 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, maddi sebebin ortak, tarafların aynı olması nedeniyle, her iki icra takip dosyası yönünden itirazın iptali talebinin birlikte görülmesinin usul ekonomisi ilkesine uygun düştüğü, davacı banka ve davalılar (asli borçlu ve kefil) arasında genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, sözleşmelere istinaden davalı asıl borçlu şirkete taksitli ticari krediler kullandırıldığı, gayri nakdi kredi açılarak teminat mektubu ve hesabı üzerine çek karnesi verildiği, şirket kredi kartı tahsis edilerek kullanıma açıldığı, kredi ödemelerindeki aksamalar üzerine kredi hesapları kat edilerek borçlulara ihtarname keşide edildiği, davalı asıl borçlu şirketin sözleşme hükümleri gereği takip sonrası 08.11.2018 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı müteselsil kefile ihtarname sözleşme adresine gönderilmediğinden ve bila tebliğ iade olduğundan temerrüt tarihinin 06.11.2018 takip tarihi olduğu, Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğü 2018/11203 E.sayılı dosyasındaki takip konusu alacak kalemleri ile ilgili olarak 06.11.2018 takip tarihi itibariyle: 152.575.21-TL banka nakdi alacağının bulunduğu ve davalı şirketin asli borçlu sıfatıyla davalı ...'un müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla bu borçtan sorumlu oldukları, kredi sözleşme hükümlerin göre davacı bankanın takip tarihinden itibaren 41.755.18-TL asıl alacağa yıllık %33,78, 100.279.48-TL asıl alacağa yıllık %45,60 oranında temerrüt faizi ve bu faizlerin %5 gider vergisini uygulama ve talep yetkisinin bulunduğu, Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü 2018/11204 E.sayılı dosyasındaki takip konusu alacak kalemleri ile ilgili olarak 06.11.2018 takip tarihi itibariyle davalı şirketin toplam 178.078,68 TL banka nakdi alacağının ve 15x1.600,00=24.000,00-TL gayri nakdi alacağının (iade edilmeyen çek yapraklarından dolayı) bulunduğu, davalı ... Ltd. Şti. nin bu borçlardan asli borçlu sıfatıyla sorumlu olduğu; buna karşılık davalı ...'un bu tutarın içerisinde yer alan toplam 167.242,15-TL banka nakdi alacağından müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu, davalı ... yönünden kredi kartından doğan nakdi alacağın ve gayri nakdi alacağın talep edilmediği, davacı bankanın takip tarihinden itibaren 150.000,00-TL asıl alacağa sözleşme hükümleri gereği yıllık %56 oranında, 15.020,82-TL KMH ve kredi kartı asıl alacağına 5464 sayılı yasanın 26.3 madde hükmü gereği TCMB tebliğleri ile belirlenen yıllık %33 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisini uygulama ve talep yetkisinin bulunduğu, tarafların durumuna, olayın özelliklerine, sözleşmelerin içeriğine ve bankacılık uygulamasına göre, 1 günlük atıfet mehli tanınmasının hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığı, istenilen faiz oranlarının fahiş olmadığı, icra takiplerinde borç dayanağının gösterilmemesinin itirazın iptali davasının yürütülmesine engel olmadığı, kaldı ki dava dayanakları icra takip taleplerinde borç sebeplerinin gösterilmiş olduğu, davalı ..., kefalet metnindeki ad, adres, tarih, miktar vs.yazıların kendisi tarafından yazılmadığını savunmuş ve bu yönde alınan grafoloji raporlarında el yazısı ile yazılmış yazıların adı geçen davalının eli mahsulü olmadığının tespit edildiği, kefalet sözleşmesindeki müşterek ve müteselsil kefile atfen atılmış imza davalı ...'un eli mahsulü olup bu yönde bir itirazın bulunmadığı, adı geçen şahıs aynı zamanda davalı şirketi temsilen yönetici sıfatıyla genel kredi sözleşmelerini, ödeme planı, talep formu vs.eklerini imzaldığı, olayın özellikleri ve şartlarına, tarafların durumlarına göre, davalı ... genel kredi sözleşmeleri içeriğini, şartlarını, yüklenen borçları, borç tutarını bilecek durumda olup, şirketi temsilen ve şahsen imzaladığı genel kredi sözleşmeleri ve kefalet sözleşmelerindeki el yazısı ile yazılmış yazıların kendisine ait olmadığını ve kefil sıfatıyla banka borçlarından sorumlu bulunmadığını savunması dürüstlük kuralına aykırı olup kefalet işleminin geçersizliğinin (butlanının) ileri sürülmesi dürüstlük kuralı çerçevesinde mümkün olmadığı belirtilerek; davacının davasının kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine,  karar verilmiştir.<br>Karara karşı davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, genel kredi sözleşmeside kefalet metnindeki ad, adres, tarih, miktar vs. yazıların davalıya ait olmadığını, kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılmasının yetmediği ayrıca kefilin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin, müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğinin bizzat kendi el yazısıyla sözleşmeye yazılmış olmasının da gerektiğini, bu düzenlenmenin emredici olup geçerliliğe ilişkin şekil şartı olarak  kabul edildiğinden bu unsurlarda eksiklik bulunması halinde kefalet sorumluluğu da geçersiz sayılacağını, amir hüküm yok sayılarak, karar verildiğini, davacı bankanın kötüniyetli olduğunu, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili istemi ile yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir<br>1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır<br>2.\t6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 581. maddesine göre; kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. Bir sözleşmenin kefalet sözleşmesi olarak nitelendirilebilmesi için, asıl borçtan sorumlu olmayan bir kişinin (kefilin), alacaklıya karşı, asıl borçlunun borcunu ifa etmemesi halinde ortaya çıkacak olumsuz sonuçları kişisel olarak karşılamayı üstlenmesi gerekir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere kefalet sözleşmesinde, borçlunun borcunu ifa etmemesi riskine karşı üçüncü bir kişi tarafından alacaklıya kişisel teminat sağlanmaktadır. TBK'nın 582. Maddesine göre ise kefalet sözleşmesi, mevcut ve geçerli bir borç için yapılabilir. Kefalet sözleşmesinin geçerli olması için, kefaletle teminat altına alınan bir borcun mevcut ve geçerli olarak bulunması gerekir. Bu yönüyle kefalet sözleşmesi, geçerli bir asıl borca bağlıdır.<br>3. Türk Borçlar Kanunu 583. maddesindeki şekil unsuru geçerlilik unsurudur. Yani kefalet sözleşmesinin geçerli olarak kurulabilmesi için; sözleşmenin yazılı olması, kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihinin belirtilmesi, kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Aksi halde kefalet sözleşmesi geçersiz olacaktır. Anılan düzenlemeden anlaşıldığı üzere şekle uymamanın yaptırımı kesin hükümsüzlüktür. Bu geçersizlik hakim tarafından resen dikkate alınır. Hakim, Türk Hukukunu re’sen uygular. Mahkeme emredici düzenlemelerinin gereğini yerine getirmek zorundadır. (Yargıtay HGK. 13/03/2013 tarih ve 2013/802 E - 2013/347 K. )<br>4.\tDava konusu kredi ilişkisinde kredi kullandıran bankanın, kredi müşterisi karşısında güçlü konumda olup TTK’nın 22. maddesi uyarınca basiretli iş adamı (tacir) gibi davranma yükümlülüğü bulunmaktadır. Zira kredi kullandırıp kullandırmama tamamen bankanın insiyatifindedir. Dolayısıyla banka, kefaletinin geçerliliğinin kanundaki düzenleme çerçevesinde kefilin kendi el yazısına bağlı olduğunu bilecek durumdadır. TBK'nın 583. maddesindeki geçerlilik şartına rağmen kefilin el yazısına gerek görmeden kredi kullandırıldığı durumda, şekil şartı eksikliğinin, bir başka ifade ile kefaletteki kefil adına yazılmış tüm yazıların kefilin eli ürün olmadığının daha sonra ileri sürülmesi, bankaca açıkça ortaya konulamadıkça, dürüstlük kuralına aykırılık oluşturmayacağından, kefaletin geçersizliğinin kabulü gerekir. (Yargıtay 19. HD'nin 27.01.2020 tarih ve 2018/2163 E.  2020/72 K.,11. HD'nin  24.02.2021 tarih ve  2020/4920  E.   2021/1656 K. )<br>5.\tBu açıklamalar muvacehesinde eldeki davaya konu somut olaya dönüldüğünde, davalı kefil tarafından ileri sürülen yazı inkarı üzerine dava dosyası kapsamında grofoloğ bilirkişi ve ATK fizik ihtisas dairesi tarafından düzenlenen raporlarda, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması suretiyle yapılan inceleme neticesinde; davaya konu takibin dayanağını oluşturan genel kredi sözleşmesinin kefalet kısmında bulunandan ve davalı kefile atfedilen \" tarih, kefilin sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil \" ibarelerinin davalı kefilin el ürünü olmadığının tespit edilmiş olması karşısınında; az yukarıda açıklanan ilke ve esaslar gereğince, kefalet sözleşmesindeki mevcut bu şekle aykırılık kesin hükümsüzlük soncunu doğuracak olup, söz konusu kefaletin geçerli olması için aranan kanuni şartların bulunmaması nedeniyle, geçerli bir kefalet sözleşmesine dayanmayan takip kapsamında, davalı kefil ...'un takibe konu kredi sözleşmesinden kaynaklı borçtan sorumlu tutulamayacağından, bu davalı yönünden davanın reddine, kredi sözleşmesindeki imza davalıya ait olmakla birlikte yazı inkarı üzerine kefalete ilişkin diğer yazıların davalıya ait olmadığı belirlenerek sonuca gidilmiş olması, davacının bu davalı hakkında icra takibine girişmekte kötü niyetli olduğuna dair somut hiç bir kanıt bulunmaması ve salt kefalet sözleşmesinin şekli yönden geçersizliğinin tespit edilmiş olmasının davacının takipte haksızlığını gösterir ise de kötü niyetini ispata yeterli olamaması gözetilerek, davalının yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin de reddine, karar verilmesi gerekirken, aksi yönde varılan hukuki kabulde isabet bulunmamıştır. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu yerindedir.<br>Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca açıklanan nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı ...'un istinaf başvurusunun KABULÜ ile Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/03/2022 tarihli 2019/471 Esas 2022/137 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; \t<br>A) Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğü'nün 2018/11203 E. sayılı dosyası bakımından<br>Davacının davasının davalı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi yönünden KISMEN KABULÜ ile bu davalının Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğü'nün 2018/11203 E. sayılı dosyasına vaki itirazının  152.575,21-TL'lik kısmının İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacak tutarının 41.755,18-TL'lik bölümüne % 33,78 oranında, 100.279,48-TL'lik bölümüne yıllık % 45,60 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisi yürütülerek DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>İİK’nun 67/2 maddesi gereğince, % 20 icra-inkar tazminatı  30.485,80 TL'nin  davalı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nde alınarak davacıya verilmesine.<br>Davacının davasının davalı ... yönünden REDDİNE,<br>Davalıların kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE,<br>492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.422,41-TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 2.623,26-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 7.799,15-TL harcın davalı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına, <br>Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesaplanan 18.444,64-TL vekalet ücretinin davalı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,<br>Davalı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesaplanan 1.034,43-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>Davalı ...  kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca  hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>B ) Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğünün 2018/11204 E. sayılı dosyası bakımından<br>Davacının davasının davalı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi yönünden KISMEN KABULÜ ile bu davalının  Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğünün 2018/11204 E.sayılı dosyası ile yapılan takibin:<br>a) Nakdi kredi alacağı bakımından 178.078,68-TL'lik haksız itirazının İPTALİNE, Takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacak tutarının 150.000,00-TL'lik bölümüne % 56 oranında, 15.022,82-TL lik bölümüne yıllık %33 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi yürütülerek DEVAMINA, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>İİK’nun 67/2 maddesi gereğince, % 20 icra-inkar tazminatı  35.503,42-TL'nin   davalı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine.<br>Davacının davasının davalı ... yönünden REDDİNE,<br>Davalıların kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE,<br>492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.164,55-TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 2.972,43-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 9.192,12-TL harcın davalı Tasfiye Halinde ... Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına,<br>Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesaplanan 20.867,47-TL vekalet ücretinin davalı Tasfiye Halinde ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,<br>Davalı Tasfiye Halinde ... Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesaplanan 1.034,43-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>Davalı ...  kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca  hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>b) Gayri nakdi alacak yönünden davalı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi hakkındaki talebin KABULÜNE ve 24.000,00-TL gayrı nakdi kredi bedelinin davacı bankanın faiz getirmeyen bir hesabında bloke edilmesine,\t<br>Alınması gerekli 427,60 TL harcın davalı Tasfiye Halinde ... Şti.den alınarak hazineye gelir kaydına, \t<br>A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 24.000,00-TL vekalet ücretinin davalı Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.den alınarak davacıya verilmesine,<br>1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanun'a göre Davalı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketin'den tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına,<br>Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ne göre belirlenen 1.350,00 TL maktu vekalet ücretin davalı Davalı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'inden alınarak davacıya verilmesine,<br>Davacı tarafından sarf dilen 5.727,21-TL peşin harcınTasfiye Halinde ... Limited Şirketi'inden alınarak davacıya verilmesine,<br>Davacı tarafından sarf dilen 375,00-TL  tebliğ + yazı giderleri, 960,00-TL adli tıp ücreti ve 1.300,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.635,00-TL yargılama giderinden kabul (%99) oranına göre hesaplanan 2.608,65-TL giderin davalı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,<br>Davalılar tarafından sarfedilen 21,85-TL yargılama giderinden red (%1) oranına göre hesaplanan 0,21-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Tasfiye Halinde ... Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine,<br>Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,<br>4-İstinaf yoluna başvuran davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>5-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcı ve 57,60-TL posta masrafı olmak üzere toplam 278,30-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 26/12/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3151becc02e92987","SID":"aac7bde65c05ffea"}}