{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/240 <br>KARAR NO: 2025/192<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/11/2024<br>NUMARASI: 2023/856 E - 2024/705 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 23/01/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik  Sözleşmesinden kaynaklanan cayma bedeline ilişkin olmak üzere 1 adet fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle, Merkezi Takip Sistemi’nin ...  E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı 13.10.2023 tarihinde herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca itiraz ettiğini, yapılan itiraz ile icra takibinin durduğunu, davalının itirazları ve iddialarının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, haksız bir menfaat sağlama gayesi ile yapılmış olup reddinin gerektiğini, müvekkilinin davalı borçlu şirketten olan alacağı, elektrik kullanımına ilişkin ilgili sözleşme hükümlerinden kaynaklandığını, borca ve icra takibine konu fatura sözleşmedeki hükümlere  karşılık düzenlendiğini, söz konusu fatura bedeli davalı tarafından halen ödenmediğini, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde davalının abonelik adresinin bulunduğu Mersin İli, Yenişehir İlçesi sayaçları yerel dağıtım firması olan ...  (...  A.Ş.) tarafından okunduğunu, buna dair verilerin ...'a bildirildiğini ve ...'tan müvekkil şirket  tarafından alınan verilerin abonelik sözleşmesi ile belirlenen tarifeler uyarınca  faturalandırıldığını, takibe konu edilen 25.108,40 TL tutarlı olan fatura cezai şarttan kaynaklandığını, borca ve takibe dayanak faturanın, elektrik abonelik sözleşmesinin hükümlerine göre öngörülen cezai bedele ilişkin düzenlendiğini, Söz konusu fatura bedelinin davalı tarafından halen ödenmediğini, Borçluya akdedilen abonelik sözleşmesi ve ... % 15 24 AY tarife paketi kullanım şartlarında görüleceği üzere davacı şirketin portföyünden konfigürasyon ( Sözleşme süresi bitmeden başka bir tedarik şirketine geçmesi) sebebi ile sözleşmenin feshedildiğini ve sözleşme bitiş süresinden önce fesih nedeniyle cayma bedelinin 15.08.2023 tarihli faturaya yansıtıldığını, elektrik abonelik sözleşmesinin son sayfasında gayet net bir şekilde yer aldığı üzere, \"...sözleşmenin tedarik başlangıç tarihinden sonraki ilk 12 ay içerisinde abone tarafından herhangi bir sebep ile feshedilmesi veya bu sürede herhangi bir neden ile tedarikçinin portföyünden çıkmış olma halinde faturaların ortalama tutarının 2 (iki) katı kadar bedeli fesih cezası olarak derhal ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder.\" şeklinde hüküm altına alındığını, alacak varlığı ve davalının haksızlığı yargılama sonucunda ortaya çıkacağını, asıl amacı alacağın tahsilini geciktirmek olan davalının itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, alacakları üzerinden %20'den az olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalarının kabulünü, kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı yana tahmilini talep ve dava etmişir. Söz konusu kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de, 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 sayılı yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında \"Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir\" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Karar tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı ise 28.250,00 TL'dir. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından istinaf edilen davanın değeri 31.396,86 olup, kabul edilen miktar 25.353,87 TL olmakla, reddedilen miktar 6.042,99 TL olup, karar tarihinde  yönünden  reddedilen miktar itibarıyla karar kesindir. Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, davacının istinaf dilekçesinin HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi  gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  Davacının istinaf dilekçesinin, HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca karar kesinlik sınırı altında kaldığından reddine,Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden davacıdan isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"29befb5ed0e357ce","SID":"7b1055caaf8ee3f5"}}