{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/942 <br>KARAR NO\t\t: 2025/25<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27.10.2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/69 E. - 2021/218 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tasarımın Hükümsüzlüğü<br>KARAR TARİHİ\t: 09.01.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 09.01.2025<br><br>\tİzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 27.10.2021 tarih 2021/69 E. - 2021/218 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacılar vekili, davalı şirketin sahibi ve yetkilisi dava dışı ...’ın, müvekkili .... Ltd. Şti.'nde önceleri ortak olarak, daha sonra ise sigortalı olarak çalıştığını, ...’ın müvekkili şirkette çalıştığı dönemde şirket bilgilerini gizlice çalarak kullandığını ve “...” adına başvurularda bulunduğunu; müvekkilinin 2017 yılından beri \"Panjur Lameleri İçin Sökülebilir Birleştirici Tapa\" adındaki ürünleri sattığını, bu tapalar için 17.07.2018 tarihinde 2018/10127 no ile başvuruda bulunduğunu, ancak araştırma raporu olumsuz geldiği için tescil alamadığını, müvekkilinin başvuru yaptığı tapaların davalınınki ile birebir aynı olduğunu, söz konusu tapaların davacı ... Makinaya, kalıpların ise aynı adreste kurulu diğer davacı ... Şti'ne ait olduğunu, eski olan ve tasarımı müvekkiline ait bu tasarımlar için davalının 11.12.2019 tarihinde kötü niyetli olarak başvuru yaptığını, tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığını, tasarımın harcı alem olduğunu belirterek, davalı adına tescilli 2019/08012 nolu tasarımın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tCEVAP: Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6769 sayılı yasanın 56. maddesi gereğince bir tasarımın yeni ve ayırt ediciliğe sahip olması halinde yasa kapsamında korunduğu, bir tasarımın aynısı \"tescilli tasarım\" için başvuru veya rüçhan tarihinden önce \"tescilsiz tasarım\" için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edildiği; tasarımın hükümsüzlük hallerinin 6769 sayılı yasanın 77. maddesinde düzenlendiği; davacıya ait 17.07.2018 tarihinde 2018/10127 nolu faydalı model başvurusu olduğu, bu başvurunun panjur tapasına ait olduğu, davacı başvurusunun yenilik içermediğinden reddedildiği, davacı faydalı model başvurusunda yer alan araştırma raporu incelendiğinde davacının başvurusuna konu ettiği panjur tapasının dünyada kamuya sunum tarihinin 1997 yılı olduğu, davalı tarafın tasarım başvuru tarihinin 11.12.2019 olduğu, davacı faydalı modeline konu panjur tapası görselleri ile davalı tasarımların ufak farklılıklar olsa da aynı oldukları, davalı başvurusundan çok önce tasarımların kamuya sunulduğu, davalı tasarımının yenilik unsurunu içermediği gerekçesiyle, davacının davasının kabulüne, davalı adına tescilli 2019/08012 nolu tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davacılardan ... Ltd. Şti'nin işbu davada taraf sıfatının bulunmadığını, müvekkilinin tasarım başvurusundan önce davacı ...  Ltd. Şti'nin faydalı model başvurusunun kurumca reddedildiğini, her ne kadar 2018/10142 sayılı faydalı model başvurusu müvekkilinin çoklu  tasarım başvurusundan önce olsa da, yenilik veya teknik özellik bakımından buluş konusuna katkı sağlamadığından koruma altında alınıp tescilli bir hakkın söz konusu olmadığını, davacının 2018/10142 numaralı ''Panjur Lamelleri için Sökülebilir Birleştirici Tapa'' isimli faydalı model buluş başvurusuna ilişkin araştırma raporu olumsuz geldiğinden tescilinin reddine karar verildiğini,  Türk Patent Enstitüsü nezdinde koruma altında olmadığı gibi hak sahipliğinin de bulunmadığını, müvekkilinin 2019/08012 sayılı tasarım tescil belgesi ile on adet birbirinden farklı şekil, özellik ve işlevde tasarımının koruma altında olduğunu, ilk derece mahkemesinin davacının kurumca reddedilen  faydalı model başvurusunda panjur tapasının dünyaya sunum tarihinin 1997 yılı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirkete ait 2019/08012 nolu tasarımın şekil ve özellik itibariyle yenilik ve ayırt edicilik özellikleri nedeniyle kurumca 11.12.2019 tarihinde tescil edilerek koruma altına alındığını, ilk derece mahkemesince biri faydalı model olarak başvurulup red edilen, diğeri tasarım tescili olarak başvurulup tescillenen iki başvuru karşılaştırmasının hatalı olduğunu, davacının 2018/10142 sayılı istemin başvuru tarihinin 17.07.2018 olduğunu, davacının başvurusu rededildikten sonra süresi içinde tasarım tescili için başvurmadığını, davacının kurumun red kararına itiraz etmediğini, farklı konseptte yeni bir başvuru da yapmadığını, müvekkilinin bu tescili aldıktan sonra söz konusu tapaları davacıya birçok defa sattığını, davacının bu faturaları ve ürünleri kabul ettikten sonra bunca zaman geçtikten sonra dava açmasının iyiniyetli olmadığını, ilk derece mahkemesinin 2021/3 D.İş  ve 2021/5 D.İş sayılı dosyalarına sunulan bilirkişi raporları eldeki dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğunu, Müvekkili tarafından açılan 2021/3 D.İş ve 2021/5 D.İş sayılı dosyalarda alınan bilirkişi raporlarında müvekkilinin tescilini aldığı emtiadan sadece birinin davacının faydalı model başvurusu yapıp alamadığı ürünle benzerliğinin olabileceğinin, onun dışında kalan tüm ürünlerin özgün olduğunun tespit edildiğini, eldeki dosyada inceleme ve karşılaştırmayı işin uzmanı mühendis değil hukukçu bilirkişinin yapmasının da yorumda esaslı hataya düşülmesine neden olduğunu, mahkemece tescil dosyasında benzer bir tapa dışında kalan diğer ürünlere dikkat etmeden sadece içlerindeki bir benzerlikten dolayı tescilin hükümsüzlüğüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE\t: Dava, tasarımın hüküsüzlüğü istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tGerek mülga 554 sayılı KHK, gerekse 10.01.2017 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nda, bir tasarım başvurusunun tescil edilebilmesi için; tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması, bir başka deyişle mutlak yenilik ihtiva etmesi ve ayrıca önceki tasarım görsellerine göre ayrt edicilik özelliğinin bulunması koşulu getirilmiştir. Küçük ayrıntılar yenilik incelemesinde dikkate alınmaz.<br>\tAyırt edicilik unsurunun tespitinde ise, koruma talep edilen tasarımın bütününün önceki tasarımlara nazaran genel izlenim itibariyle farklı olduğu hissini uyandırması gerekir.<br>\tBirden fazla tasarımın farklı unsurlarının birleştirilmesiyle elde edilen tasarımların ayırt edici olduğu söylenemez. Koruma talep edilen tasarım ürünün bütününe yönelik olabileceği gibi bir kısmına ilişkin de olabilir. Ürünün tamamı yönünden koruma talep edilmiş ise tasarımın tamamının tüm unsurları yönünden bilinen önceki tasarımlara nazaran ayırt edici nitelikte olması gerekir. <br>\tAyırt edicilik değerlendirmesinde markalardaki hedef tüketici kitlesinden farklı olarak “bilgilenmiş kullanıcı” kitlesinin görüşleri dikkate alınır. Bilgilenmiş kullanıcı o ürün grubunda uzman olan kişiler değil, ancak tasarıma konu ürünün kullanıcıları arasında bulunan ve genel kitleye nazaran ürünlerin dış görünüşüne değer veren yeteri kadar bilgi sahibi, titiz ve dikkatli kişilerdir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.03.2022 tarihli 2020/7358 E.,  2022/1612 K. sayılı kararı).<br>\tSomut olayda mahkemece hükme esas alınan ve patent ve marka uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, davacı .... Ltd. Şti. tarafından 17.07.2018 tarihinde 2018/10142 sayılı faydalı model başvurusu yapıldığı, Türk Patent Ve Marka Kurumu tarafından yapılan araştırma raporunda daha önce bu ürünle ilgili başvuruların olması ve yenilik kriterini içermediği gerekçesiyle başvurunun reddedildiği; Davalının ise 11.12.2019 tarihinde tasarım başvurusu yaptığı, 18.08.2020 tarihinde tescil belgesi düzenlendiği; davalının tescil başvurusunun çoklu tasarım ile ilgili olduğu, davacının faydalı model başvurusu araştırma raporunda, ürünün aynısının daha önce Türkiye'de faaliyet gösteren bir firma tarafından 31.10.1997 tarihli patent belgesine dayalı olarak tasarlanıp üretildiği/veya satıldığının tespit edildiği, başvurunun faydalı model olmasının ve tasarım olmamasının önemli olmadığı, görsel olarak aynısının daha önce kamuya sunulmuş olmasının tasarımın yenilik unsurunu barındırmadığını gösterdiği, davalı tarafa ait tasarım tescilindeki görsellerin davalı tarafın tasarım tescil başvurusundan çok daha önce hem Türkiye'de hem de dünyada bilinmekte ve kullanılmakta olduğu, davacının faydalı model başvurusundaki görseller ile davalının tasarım tescil başvurundaki görsellerin bazılarında küçük farklılıklar olsa dahi aynı olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu tasarımların gerek ülkemizde, gerekse yurt dışında tescil tarihinden daha önce kamuya sunulduğu, tasarımcının seçenek özgürlüğü ve pazarda farklı tasarımların bulunduğu/bulunabileceği ve de genel izlenim prensibi dikkate alındığında davalı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığı yönünde  tasarımlar detaylı olarak tartışılarak incelenmiş olup, bilirkişi raporu denetime elverişli ve bilimsel bulunmuş olmakla, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d59677fafdefbb24","SID":"d4f92bf0f3e90f13"}}