{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1110 <br>KARAR NO:2025/107<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:11/05/2022<br>NUMARASI:2021/796 E. - 2022/322 K.<br>DAVANIN KONUSU:6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve FinansmanŞirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Sözleşmenin Uyarlanması)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı şirket arasında 17/07/2017 tarihinde ... Sözleşme Numarası ile  Finansal Kiralama Sözleşmesine göre , 2017 Model ... renkli ... marka, ... makinasına karşılık  ''343.951,83 USD dolar ile 66 ay vade ile  davalı tarafa ödeneceğini, sözleşme  tarihi olan 17/07/2017 tarihinde ... Bankası kurlarında 1 USD, 3,549 Türk lirası iken bugün itibariyle ... Bankasında 1 USD Kur fiyatı 17,00 TL. olduğunu, 12/09/2018 tarihinde 85 Karar Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yürürlüğe girmiş olup davalı tarafça uyarlama yapılmadığı için müvekkilinin maddi zarara uğradığı ve  2019 yılından  beri devam eden Pandemi süreci,  2021 yılından da dolardaki aşırı yükselmenin müvekkili yönünden  borcunu ifa etmesinin güçleştiğini, Türk Borçlar Hukukunda açıkça belirtildiği gibi sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum meydana geldiğinde sözleşmenin yeni şartlar çerçevesinde uyarlamanın yapılabileceğini,  sözleşmenin yapıldığı anda  343.951,83 USD 'nin Türk Lirası karşılığı 1.220.685,00 TL iken,  şimdi  son 2 taksit borç olan  129.062,44 USD' nin Türk Lirasına  karşılığının ise 2.194.061.00 Türk Lirası olduğunu,  borcun %70 ödenmesine rağmen kalan %30 borcun karşılığının  sözleşme yapıldığı andaki tüm borç miktarının yaklaşık olarak 2 katı olduğunu, sözleşme kurulurken var olan koşulların öngörülemez bir şekilde değiştiğini, sözleşmedeki dengenin ,müvekkilinin aleyhine katlanılamayacak ölçüde bozulduğunu, sözleşmede belirtilen şartların  temeli çöktüğü gibi müvekili tarafından borcunu ifa etmesi aşırı derecede  güçleştiğini, borcun  aynen ifasının beklenmesinin, adalete, dürüstlüğe ve hakkaniyete aykırı düştüğünü,  sözleşmenin dürüstlük kuraları ve değişen ekonomik koşullara uyarlanması gerektiğini, müvekkilinin son 2 taksit hariç tüm taksitleri ödendiğini, ancak doların yaklaşık olarak 6 kat yükselmesinden ve ekonomik koşuların değişmelerden dolayı son 2 taksit olan 64.531,22 USD ve 64.531.22 USD bedelini artan kurlar karşısında ödeyecek durumda olmadığını,12/09/2018 tarihinde 85 Karar Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile \"Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar\" kararına istinaden kararname tarihinden itibaren davalıca sözleşmede belirtilen Dolar (USD)'nin Türk Lirasına uyarlanması gerekirken uyarlama yapmadığından kararname tarihinden bu yana  fazladan  ödediği kur miktarının müvekkilline  iadesine,  bu mümkün olmadığı takdirde   kalan taksitlerin yeni ekonomik şartlara uyarlanması ve dava sürecinin uzun süreceğinden dava sonuna kadar ihtiyati tedbirle kalan taksitlerin ödenmemesi veya ödenecek ise de yeni ekonomik şartlara uyarlayarak ödenmesine   karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili  dava dilekçesinde özetle,Davacı vekilinin dava konusu edilen finansal kiralama sözleşmesiyle kiralanan iş makinesinin toplam sözleşme bedeli olan 416.751,13 USD'nin dava tarihindeki döviz kuru üzerinden hesaplanarak harç ödemesi gerektiğini, davacı vekilinin \"pamuk hasat makinasına karşılık 343.951,83 USD dolar ile 66 ay vade ile davalı tarafa ödeneceğini \" açıkça ikrar ettiğini, davacı vekilince belirtilen bu meblağın nihai tutar olmadığını, Beşiktaş ... Noterliği'nin 28.08.2017 tarihli ve ... yevmiye ile davacıya tebliğ edilen finansal kiralama sözleşmesine ait nihai ödeme planında pamuk hasat makinasının toplam bedelinin 416.751,13 USD olduğunun  açık ve net olduğunu, dava harcının sözleşme bedeli olan 416.751,13 USD tutar üzerinden tamamlatılmasını, aksi halde huzurdaki davanın esasa girilmeksizin usulen reddini, 13.09.2018 tarihinden önce akdedilmiş bulunan finansal kiralama sözleşmelerinin Türk parasına çevrilme zorunluluğu bulunmadığını, davacının  davayı açmadan evvel borçlarını ödemede temerrüde düştüğünü, bu nedenle Beyoğlu ... Noterliği’nin 28.03.2018 tarihli ve ... yevmiye no.lu, Beyoğlu .... Noterliği'nin 03.05.2019 tarihli ... yevmiye no.lu ve Beyoğlu .... Noterliği'nin 29.03.2021 tarihli ... yevmiye no.lu temerrüt ihtarları ile 60 gün içerisinde ödemeleri yapması aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiğini,  davacının 18.12.2021 tarihinde davayı açmadan evvel 28.03.2018, 03.05.2019 ve 29.03.2021 tarihlerinde temerrüde düştüğünü,  temerrüde düşmüş olan davacının  uyarlama talep etmesinin  hukuka aykırı olduğunu,  davacının talep sonucunun açık olmaması, HMK mad. 119'da aranan şartları taşımaması ve davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle nedeniyle davanın öncelikle açılmamış sayılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise; davacı tarafından eksik harç ikmal edilmesi nedeniyle dava esas değeri hakkındaki itirazlarımız nazara alınarak eksik harcın ikmaline, harç ikmali akabinde dava yazılı yargılamaya dönüşeceğinden, davanın basit yargılama olmasına ilişkin itirazlarımızın kabulüne,  davanın esastan reddine,  karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \" davanın reddine\" karar verilmiştir.İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  mahkemece  müvekkilinin tacir olduğu ve basiretli davranması gerektiğinden davayı reddettiğini, döviz kuru farkından dolayı Türk Lirası değer kaybı yaşadığından müvekkilinin basiretli tacir gibi davranmasının mümkün olmadığını, sözleşme tarihinde  dolar kurun 3,549 Türk lirası ödeyeceği tutarın karşılığı 1.220.685,00 TL iken,  şimdi sadece kalan son 2 taksit borç olan  129.062,44 USD' nin Türk Lirasına  karşılığı ise   2.194.061.00 TL  olduğunu, müvekkilinin borcun %70 ödemesine rağmen kalan %30 borcun karşılığı ise  sözleşme yapıldığı andaki tüm  borç miktarın yaklaşık olarak 2 katı olduğunu, sözleşmenin ifasının istenmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, mahkemenin  dolar kurundaki artışı tek başına müvekkiline yükleterek adalete ve nesafet ölçüsüne aykırı karar verdiğini, tüm hususlar değerlendirildiğinden müvekkili ile davalı arasında  sözleşme kurulurken var olan koşullar öngörülemez bir şekilde değiştiği ve bu değişimin sonucu olarak sözleşmedeki denge, davacı borçlu müvekkilleri aleyhine katlanılamayacak ölçüde bozulduğunu, sözleşmede belirtilen şartların  temeli çöktüğünden müvekkilinin borcunu ifa etmesi aşırı derecede  güçleştiğini, davalının müvekkilinden borcun  aynen ifasının beklenmesi, adalete, dürüstlüğe ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili yönünden telafisi imkansız zararların meydana gelmemesi için sözleşmenin yeniden uyarlanması gerektiğinden istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulünü talep etmiştir. İstinafa Cevap:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesini tekrarla müvekkilinin yükselen kurlar nedeniyle ödeme güçlüğüne düştüğünü ve bu nedenle finansal kiralama sözleşmesinin Türk Borçlar Kanunu mad.138. Maddesi uyarınca uyarlanmasını talep ederek Yerel Mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvurduğunu, davacının borcunu ödediğinden huzurdaki dava bakımından hukuki yararının kalmadığını, davacının yersiz ve mesnetsiz olan istinaf taleplerinin esastan reddi ile usule, kanuna ve içtihatlara uygun olarak verilen kararının aynen muhafaza edilerek onanmasını,  talep etmiştir.  \t\t<br>GEREKÇE:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan kira bedeline ilişkin fazladan  ödediği kur miktarının iadesine, bu mümkün olmaz ise  kalan borcun uyarlanması istemine ilişkindir. Davacı vekili,  kurun aşırı yükselmesi sebebiyle  davacının finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan USD borcunun Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar gereği Türk lirasına uyarlanmaması nedeniyle fazladan ödediği kur miktarının iadesini  bu mümkün olmazsa dolar kurundaki artış nedeniyle kalan taksitlerin yeni ekonomik koşullara uyarlanmasını talep etmiştir. Mahkemece \" ''Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara'' ilişkin 2018/32-51 Sayılı Tebliğ ile 2008/32-34 sayılı Tebliğ'in 8. Maddesinde yapılan değişiklik ile  32 sayılı kararın Geçici 8.maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilmiş bulunan sözleşmelerin  istisna tutulduğu, somut sözleşmenin  32 sayılı kararın geçici 8.maddesinin yürürlüğe girdiği 13/09/2018 tarihten önce akdedildiği ve  Türk Lirasına dönüştürülmesi zorunluluğunun istisnasını oluşturduğu kur farkı talebinin  yerinde olmadığı, dolar kurunun artması nedeniyle kalan taksitlerin yeni ekonomik koşullara uyarlanması talebinin  ise, davacının yargılama sırasında son iki taksitten birisini daha ödemesi nedeniyle aşırı ifa güçlüğü içinde bulunmadığı, tacir olup basiretli iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, davacının başlangıçta seçme özgürlüğü varken Türk Lirası yerine döviz üzerinden sözleşme akdettiği, sözleşme yapan ve borç altına giren tacirin alabileceği tedbirlerle önleyebileceği bir imkansızlığa dayanmasının kabul edilemez\" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında  17/07/2017 tarihinde ... Sözleşme Numarası ile  Finansal Kiralama Sözleşmesi düzenlendiği , sözleşme konusu  2017 Model ... renkli... marka, pamuk hasat makinasına karşılık  ''343.951,83 USD dolar ile 66 ay vade ile  davalı tarafa ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 16.11.2018 tarihli “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına dair2018-32/52 sayılı  Tebliğin  8/ 13.bendi  hükmü ile; \"Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın 17 ve 17/A maddeleri kapsamında yapılacak finansal kiralama (leasing) sözleşmelerine ilişkin bedellerin döviz cinsinden kararlaştırılması mümkündür\" düzenlemesine yer verildiği , bu nedenle 13.09.2018 tarihinden önce akdedilmiş bulunan finansal kiralama sözleşmelerinin Türk parasına çevrilme zorunluluğu bulunmadığı, sözü edilen 32 sayılı karar gereği  17/07/2017 tarihinde yapılan sözleşmedeki bedelin  davalı tarafından Türk Lirasına uyarlanması gerektiği, bu yapılmadığı için ödenen kur farkının tahsili gerektiği iddiasının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davacının terditli talebi olan  finansal kiralama sözleşmesinin düzenlendiği tarihten sonra döviz kurunda aşırı yükselme olduğu, bunun ifa güçlüğüne sebep olduğu ,  sözleşmede belirlenen ödeme miktarının değişsen koşullara uyarlanması talebine gelince; hukukumuzda sözleşme serbestisi ve sözleşmeye bağlılık  ilkesi geçerli olup, sözleşmeye uyarlama yolu ile  müdahale ancak   istisnai durumlarda söz konusu olabilir. TBK 138. Maddesindeki düzenlemeye göre ;borçlunun, sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını istemeye bilmesi için ; sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü durum ortaya çıkması, bu durumun  borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkması, yine bu durumun sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmesi ve borçlunun  borcunu henüz ifa etmemiş olması veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması şartlarının  birlikte gerçekleşmesi gerekir. Ekonomik kriz ve döviz kurundaki yükselişin ülkemizin uzun süredir içinde bulunduğu  ekonomik güçlükler nedeniyle beklenemez bir durum olmadığı  açıktır.\"Ülkemizde 1958 yılından beri devalüasyonlar ilan edilmekte sık sık para ayarlamaları yapılmakta,Türk parasının değeri dolar ve diğer yabancı paralar karşısında düşürülmektedir.Ülkemizdeki istikrarsız ekonomik durum davacı tarafından tahmin olunabilecek bir keyfiyettir. Somut olayda uyarlamanın koşullarından olan öngörülmezlik unsuru oluşmamıştır.\" (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2014/13-1614 E. 2014/900 K.sayılı 12/11/2014 tarihli kararı) Somut olayda davacının dava tarihine kadar son iki taksit hariç tüm ödemelerini yaptığı, yargılama sırasında ise kalan iki taksitten birini de tamamen ödediği,  imzalanan sözleşmede kur farkından dolayı ödenecek bedelin  uyarlanmasına ilişkin  hüküm bulunmadığı,  davacının kalan taksit miktarından  ödediği bedelin ifadan sonra  uyarlama davasına konu edilmesinin mümkün olmadığı , tacir olan ve basiretli davranma yükümlülüğü bulunan davacının dövizle borçlanmanın risk taşıdığını  önceden öngörebilecek konumda olduğu ve  döviz cinsinden ödeme edimi içeren sözleşmeyi imzaladığı , sözleşme serbestisi ve sözleşmeye bağlılık  ilkesi gereği imzaladığı sözleşmenin sonuçları ile bağlı olduğu, ediminin büyük bölümünü yerine getirdikten sonra ifa güçlüğü gerekçesiyle uyarlama talebinde haklı olmadığı, işlem temelinin çökmesinden bahsetmenin olanaklı olmadığı, uyarlama koşullarının somut olayda bulunmadığı anlaşıldığından, (Aynı konuda dairemiz kararının onanmasına ilişkin  Yargıtay 11. H.D, 2023/4260- 2024/6298 sayılı 11.09.2024 tarihli kararı),   mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak , dosya kapsamında  iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve  toplanıp değerlendirilen delillere göre  kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı   kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı   vekilinin,  istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı  anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/05/2022 tarih ve 2021/796 E., 2022/322 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aeabf2d21b0afae6","SID":"6bbf1d682701bb4d"}}