{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 23/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 25/06/2024<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 23/12/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, davacı alacaklı ...ile davalı-borçlu ...Şirketi arasında ticari ilişki mevcut olup, davacı, davalı .... Şti.'den toptan nar almak amacıyla 27.08.2020 tarihinde 15.000 USD, 05.10.2020 tarihinde ise 24.800 USD parayı  ...Iban numaralı şirket hesabına nar avansı olarak gönderdiğini ancak bu ödemelerden sonra davalı şirketçe taahhüt edilen teslimatın yapılmadığını ve davacının zarara uğradığını, davalı şirkete taahhüt etmiş olduğu hizmeti yerine getirmemesi sebebiyle 18/05/2023 tarihinde ihtarname gönderilmiş olup, davacı tarafından yapılmış olan ödemelerin iadesinin istendiğini, borçlu şirketin tarafından ödenen bedellerin iadesinden imtina ettiğini, ayrıca uyuşmazlık konusu alacağın rehin ya da başka bir şekilde teminat altında olmaması ve davacıdan edinilen bilgiye göre davalı şirketin üzerine kayıtlı yalnızca bir araç bulunması, davalı şirketin çok sayıda alacaklısı olması sebebiyle söz konusu aracın devredilme ihtimali de bulunduğundan Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....D.İş ve .,...Karar sayılı dosyasında davalı şirketin taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verildiğini, söz konusu ihtiyati haciz kararının yerine getirilmesi ve taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacağın temini amacıyla, davalı şirkete karşı Antalya Genel İcra Dairesi'nin .,..Esas numaralı icra takibi başlatıldığını, bu icra takibi ile davalının ...plaka numaralı aracına, Denizli İcra Dairesi'nin .,...Esas numaralı dosyasındaki alacaklarına ve .... ..../...Şubesi'ndeki hesabına ihtiyati haciz uygulandığını, davalı taraf, 14/06/2023 tarihli dilekçesi ile bahse konu icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durmasına sebep olduğunu, davalı tarafın haksız ve kötüniyetli itirazının hükümden düşürülmesi amacıyla, dava şartı haline gelmesi sebebiyle arabulucuya başvurulmuşsa da ....numaralı dosyada tarafların anlaşamadıklarını ve anlaşamadıklarına dair arabuluculuk Son Tutanağı düzenlendiğini, tarafların arabuluculuk yolu ile anlaşamaması üzerine işbu davayı açma zorunluluğumuz hasıl olduğunu ileri sürerek, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...D.İş ve ...Karar sayılı kararı ile verilen ihtiyati haczin devamına, Antalya Genel İcra Dairesi'nin ....Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, haksız ve kötüniyetli itiraz ile takibin durmasına neden olan davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili,  6100 sayılı Yasa'nın 6. maddesinde; \"genel yetkili mahkemenin genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.\" olduğunu, eldeki davada mahkemenin yetkili olmadığını, yetkili icra daireleri ve mahkemenin davalı firmanın yerleşim yeri olan Mersin olduğunu, esasa ilişkin ise; davalının, davacı firma ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, yapılacak yargılama neticesinde davalı firmanın davacıya  hiçbir borcu bulunmadığının görüleceğini ileri sürerek, icra dairesinin ve mahkemenin yetkisizliğine, davalı firmanın davacıya herhangi bir borcu bulunmadığından davanın esastan reddine, %20'den aşağı olmamak üzere tazminatın davacıdan alınmasına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, satım sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemiyle yapılan ilamsız takipte, takibin durmasından sonra açılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde mutlak ve nispi ticari davaların belirlendiği, 5. maddede ticari davaların Ticaret Mahkemelerinde görüleceği hususunun düzenlendiği, ancak işbu dosyada her iki tarafın tacir olmaması (davacı gerçek kişinin tacir olmaması) ve işin her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmaması nedeniyle davanın nispi ticari dava da olmadığı görülmüştür. Açıklanan nedenlerle; davaya bakma görevinin Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu ve dava şartlarından olan görev hususunun yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşıldığı\" gerekçesiyle davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddi ile, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  dava konusu uyuşmazlığın niteliği gereği ticari iş olduğunu, müvekkilinin davalı şirketten nar almak amacıyla toplam 39.800 USD tutarındaki parayı davalı şirketin hesabına nar avansı olarak göndermesine rağmen, davalı şirketin taahhüt ettiği teslimatı gerçekleştirmediğini ve müvekkilini zarara uğrattığını, bir kimsenin kişisel kullanım vb. sebeplerle 39.800 USD tutarında bir nar sipariş etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yalnızca bu hususun dahi müvekkilinin ticaret yapmak maksadıyla işbu hukuki ilişkinin tarafı olduğunu ortaya koyduğunu, dolayısıyla tarafların arasındaki anlaşma uyarınca ticari ilişki kurulduğunu ve her iki tarafın da bu amaçla hareket ettiğini, gerekli araştırma yapılmadan müvekkilinin tacir olmadığından bahisle davanın ticari nitelikte olmadığı gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, uyuşmazlığın ticari iş kaynaklı olduğunu, dolayısıyla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunun açık olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, satım sözleşmesinde mal alımı karşılığı önceden avans olarak yapılan ödemeye rağmen malın teslim edilmediği iddiasıyla ödemenin iadesini sağlamaya yönelik başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun'un 1. maddesi;\"(1) Bu Kanunun amacı, sebze ve meyveler ile arz ve talep derinliğine göre belirlenecek diğer malların ticaretinin kaliteli, standartlara ve gıda güvenilirliğine uygun olarak serbest rekabet şartları içinde yapılmasını, malların etkin şekilde tedarikini, dağıtımını ve satışını, üretici ve tüketicilerin hak ve menfaatlerinin korunmasını, meslek mensuplarının faaliyetlerinin düzenlenmesini, toptancı halleri ile pazar yerlerinin çağdaş bir sisteme kavuşturulmasını ve işletilmesini sağlamaktır. (2) Bu Kanun, sebze ve meyveler ile arz ve talep derinliğine göre belirlenecek diğer malların her ne şekilde olursa olsun alımı, satımı ve devri ile toptancı halleri ve pazar yerlerinin kuruluş, işleyiş, yönetim ve denetimine ilişkin usul ve esasları, uygulanacak yaptırımları ve bakanlıklar, belediyeler ile diğer idarelerin görev, yetki ve sorumluluklarını kapsar.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>İlgili Kanun'un 2. maddesi ise; Kanun'un uygulanmasında tanımlara yer verilmiş olup, üretici, komisyoncu, perakendeci, toptancı gibi meslek mensuplarının ve kanunda geçen diğer ifadelerin tanımları yapılmıştır. Aynı Kanun'un 10. maddesine göre;\"Üreticiler ile meslek mensupları arasında veya meslek mensuplarının kendi aralarında bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak ortaya çıkan uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla il merkezlerinde bir hal hakem heyeti oluşturulur. Bakanlıkça gerekli görülen ilçe merkezlerinde de hal hakem heyeti oluşturulabilir.(1)...<br>Değeri elli bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda, hal hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar ilam hükmündedir. Bu kararlar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar, bu kararlara karşı on beş gün içinde hal hakem heyetinin bulunduğu yerde ticarî davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, hal hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hâkim, hal hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Hal hakem heyeti kararlarına yapılan itiraz üzerine asliye ticaret mahkemesinin vereceği karar kesindir.(5)<br>Değeri elli bin Türk Lirası ve üstündeki uyuşmazlıklarda hal hakem heyetinin vereceği kararlar, asliye ticaret mahkemesinde delil olarak ileri sürülebilir. Bu maddede yer alan parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında arttırılır. Artırılan parasal sınırlar, her yıl aralık ayı içinde Bakanlıkça Resmî Gazete'de ilan edilir.(6)\" şeklindedir.<br>Somut olayda, davacının, iki ayrı tarihte nar avansı açıklamasıyla davalı şirkete toplam 39.800 USD gönderdiği, gönderilen tutar dikkate alındığında davacının bu işi ticari amaçla yaptığı, dosyada mevcut Denizli Gelir İdaresi Başkanlığı müzekkere cevabına göre; davalı şirketin faaliyet konusunun da yaş sebze ve meyvelerin toptan satışı ile ilgili olması karşısında, taraflar arasındaki ilişkinin 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun hükümlerine tabi olduğu, ilgili Kanun'un 10. maddesi uyarınca dava değerinin belirtilen sınırın üstünde olması sebebiyle hal hakem heyetine gitme koşulu da aranmaksızın, görevli mahkemenin Asliye Ticaret  Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, mahkemenin yazılı şekilde görevsizlik kararı vermesi isabetsiz olmuş, davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. <br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 ve 353/1-a-6 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 ve 353/1-a-6 maddeleri gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/06/2024 tarih ve ... Esas - ...  Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-İlk derece mahkemesinin görevli olmasına rağmen görevsizlik kararı verilmiş olması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 ve 353/1-a-6 maddeleri gereğince davanın yeniden görülmesi için  dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, <br>4-İlk derece mahkemesi kararı yukarıda açıklanan sebeple kaldırıldığından davacı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,<br>5-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"15695de38b70a9f8","SID":"2aec1490283b8ee7"}}