{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/996 <br>KARAR NO\t\t: 2025/69<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08.03.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/440 Esas 2022/215 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 15.01.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 15.01.2025<br><br>\tİzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.03.2022 tarih 2021/440 Esas 2022/215 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA \t: Davacı vekili, davalı tarafça İzmir 27. İcra Müdürlüğünün 2020/9313 E. sayılı dosyasında müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı kooperatif yönetim kurulu kararı ile belirlemiş olduğu aidat miktarının ne kadar olduğunu ödeme emrinde belirtmediğini, müvekkilinin davalı tarafa aidat borcu bulunmadığını, müvekkilinin davalı kooperatifte 2005 yılında 4 adet arsa payı hissesi varken 2010 yılında 1 arsa payı daha aldığını, ancak 02.11.2010 tarihinde 4 payını eşi ...'e, kalan 1 payını da aynı tarihte kızı ...'ya devrettiğini, müvekkilinin 02.11.2010 tarihinden sonra, davalı kooperatifte hissesinin bulunmadığını iddia ederek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP\t: Davalı vekili, davacının 2005 yılında 4 adet arsa satın aldığını ve bu durumu müvekkiline bildirdiğini, ancak 02.11.2010 tarihinde yapılan satış ile ilgili olarak müvekkili kooperatifi bilgilendirmediğini, icra takibinin başlatıldığı tarihte davacının kooperatif üyesi olması sebebiyle icra takibinin davacı hakkında başlatıldığını savunarak davanın reddine, dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; davalı vekilinin 16.11.2021 tarihli duruşmada dava konusu borcun davacının eşi mevcut kooperatif üyesi tarafından tamamen ödendiğini, davacının bir borcunun kalmadığını, icra dosyasına bildirimde bulunacaklarını beyan ettiği; İzmir 27. İcra Müdürlüğünün 2018/12486 Esas sayılı dosyasından verilen cevapta, dosyalarında alacaklı vekilinin haricen tahsil talebinin mevcut olduğu, tahsil harcı yatırılmadığından dosyanın derdest olduğu, tahsil harcının yatırılması halinde dosyanın kaydının kapatılacağının bildirildiği; 08.03.2022 tarihli oturumunda davacı vekilin borcun ödendiğini, davaya istirdat davası olarak devam edeceklerini beyan ettiği; davalı kooperatif 19.04.2017 tarihli kararı 6. maddesine göre 2017 yılının aylık aidat miktarının Mayıs 2017 tarihinden itibaren 10,00 TL olarak kabul edildiği; davacının İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nce yapılan takibe usulsüz tebligattan kaynaklı gecikmiş itiraz şikayet sebeplerinin yerinde olmadığına dair İzmir 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nce 16/09/2019 tarihinde karar verildiği, alacaklı vekilince bu karar sonrası takibe devam edildiği, 5 adet hissesi bulunan davacının 01.06.2021 tarihine kadar davalı kooperatif üyeliğinin devam ettiği ve aidatları ödemekle yükümlü olduğu, davacının hisselerinin devri sonrası yeni üye olarak eşi ...'in kaydedildiği, davacının eşi ve kızı tarafından aidat ödemelerinin dava açılmadan önce yapıldığının sunulan dekontlardan anlaşıldığı, davaya konu icra dairesi müzekkere cevabında, alacaklı vekilinin haricen tahsil beyanı bulunduğundan yalnızca tahsil harcı ödenmediğinden açık kalarak derdest olduğunun bildirildiği, dosya borcu davacı dışında başka kişilerce ödendiğinden davacı tarafından istirdat davası olarak devamının mümkün olmadığı, gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, müvekkilinin 4 adet arsa payı hissesini eşi ...'e ve kalan 1 payını da kızı ...'ya devrettiğini, müvekkilinin belli bir yaşı geçmiş olduğundan aidatları ve diğer ödemeleri müvekkili adına eşi ve kızı tarafından yapılmakta olduğunu, icra takibinden sonra borcun müvekkilinin kızı ve eşinin haciz baskısı altında müvekkili adına ödendiğini, bu nedenle son celsede ödeme nedeniyle davaya istirdat davası olarak devam edilmesini beyan ettikleri halde mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE\t: Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti, takibin iptali ve kötü niyet tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavacı, davalı kooperatiften 2005 yılında 4 adet arsa payı hissesi aldığını, 2010 yılında 1 arsa payı daha aldığını, ancak 02.11.2010 tarihinde 4 payını eşi dava dışı ...'e, kalan 1 payını da aynı tarihte kızı dava dışı ...'ya devrettiğini, 02.11.2010 tarihinden sonra davalı kooperatifte hissesinin kalmadığını, buna rağmen hakkında icra takibi başlattığını ileri sürerek menfi tespit isteminde bulunmuştur. Dava tarihinden sonra davacının eşi dava dışı ... tarafından davalı kooperatife ödeme yapılması üzerine alacaklı kooperatif vekilince icra dosyasına haricen ödeme nedeniyle dosyanın kapatılması talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Davacının kooperatif üyesi olmadığını iddia etmesine ve icra dosyası borcunun dava dışı ... tarafından ödenmiş olmasına, bu nedenle davanın istirdat davasına dönüşmesinin mümkün olmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması doğru bulunmuştur.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1a7d7a0e9490970a","SID":"d364425f46eb1c77"}}