{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/31 - 2024/3091<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/31 <br>KARAR NO\t: 2024/3091<br><br> \t\t\t\t\t\t T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>KATİP\t: ...<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>NUMARASI\t: 2021/599 Esas, 2022/671 Karar  <br>KARAR TARİHİ\t: 22/11/2022<br>DAVACI \t: ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t Av. ...<br>\t Av. ...<br>DAVALI\t:1- AXA SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - 064900 3994 600011 KILIÇALİ PAŞA  MAHALLESİ MECLİS-İ MEBUSAN  CADDE No:15 /1 Adres No: 1353744830 Ofis ve İşyeri Beyoğlu / İstanbul<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t Av. ...<br>DAVALI \t: 2- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVA\t: Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 07/06/2011<br>KARAR TARİHİ\t: 18/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN \t<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 09/01/2025<br>Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün İstinaf kanun yoluyla incelenmesi davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı Axa Sigorta AŞ vekili tarafından istenilmekle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ....' da kayıtlı taşınmazın tamamının müvekkiline ait olduğunu ve taşınmazın tamamının iş merkezi olduğunu, davalı ...' ın ise müvekkilinin kiracısı olduğunu ve kiracının işletmekte olduğu markette 19/03/2011 tarihinde yangın meydana geldiğini, meydana gelen zarar sonucu Karamürsel Asliye Hukuk  Mahkemesinin 2011/11 D. İş sayılı dosyasında yapılan tespit sonucu müvekkilinin zararının 272.792,89 TL olduğunun belirlendiğini, dava konusu taşınmazın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını belirterek; müvekkilinin iş yerinde meydana gelen zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu yerin iş yeri olması nedeniyle iş bölümü itirazında bulunduklarını ve dosyanın Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi' ne gönderilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile; 125.355,00 TL bina zararı, 1.041,32 TL elektrik tesisatı zararı olmak üzere toplam 126.396,32 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu  poliçe teminat limiti olan 80.00,00 TL ile sınırlı olmak üzere) dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kira kaybına ilişkin taleplerin feragat nedeniyle reddine, karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemede görülen dosyada davanın kısmen kabulüne karar verilip 126.396,32 TL maddi tazminata hükmedilmiş olduğunu, bu hususun hatalı olduğunu, yarı oranında maddi tazminata karar verilmesinin sebebi bilirkişi raporunda müvekkile %50 kusur oranı yüklenmesi olduğunu, taraflarınca bilirkişi raporuna itiraz edilmiş olup yerel mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini, davaya konu olay hakkında alınan bilirkişi raporunda UEDAŞ ın onayladığı gücün 5244 W olduğu fakat eşyaların beslenmekte oldukları prizlerin 5244W den fazla olabileceği, dolayısı ile proje dışı elektrik tesisatı mevcut olduğu ve yangının davalı tarafından yaptırılan bu elektrik tesisatı değişikliğinde malzeme ve işçilik kullanımının hatalı olmasından kaynaklandığının anlaşıldığını, her bilirkişi raporunda ve hatta soruşturma dosyası kapsamında olan bilirkişi raporunda dahi sorumlunun davalı olduğunun sabit olduğunu, davalı ...'ın yapmış olduğu güçlendirme çalışması, onaylı projede yer alan 5244 watt'dan daha fazla olduğunu, davalı taraf onaylı projede yer alan yasal sınırı aşan düzeyde elektrik kullanımı yaparak yangının çıkışına sebebiyet vermiş olduğunu, bu sebeple yangında kusurlu tarafın kendisi olduğunu, iş hanınında yağmurlama sisteminin bulunup bulunmadığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığını, buna rağmen bilirkişi heyeti \"netice olarak ... Dava konusu yangın olayının sonuçlarında taşınmazın sahibi olduğu anlaşılan davacı ...'ın da sorumluluğu bulunaktadır\" diyerek müvekkili ile davalı ...'a %50'şer kusur oranı yüklemiş olduğunu, tüm kusurun davalı ...' a ait olduğunu, dava konusu iş hanında yağmurlama sisteminin bulunmadığına dair somut herhangi bir bilgi bulunmazken bilirkişi heyetinin müvekkiline kusur oranı yüklemesinin hukuka aykırı bir durum olduğunu, somut veriler olmaksızın müvekkiline kusur oranı yüklemek yaşadığı mağduriyeti artırmaktan başka bir sonuç doğurmayacağını, müvekkile yangının olduğu dönemde zorunlu olmayan bir uygulamadan dolayı kusur yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, binanın elektrik sistemini onaylanan yasal sınırın üstüne geçerek aktif olarak kullanan kişi davalı ...'tır. Bu durumun bilirkişi raporları ile de kesinleşmiş olduğunu, müvekkilinin yangın olayında herhangi  bir kusurunun bulunmadığını, diğer bir husus ise yapılan hasar tespiti yönünden olduğunu, dosyaya gelen bilirkişi raporunda her ne kadar 2011/11D.İş dosyası kapsamında yapılmış olan tespite göre yangından sonra hasarlanan binanın eski haline getirilmesi için 250.710,24TL olduğu  elektrik tesisatı zararının 2010 yılı birim fiyatına göre 2.082,65TL olduğu tespitinde mutabık kalınmış olduğunu, yapılmış olan bu 2011/11D.İş tespiti esas numarasından da görüldüğü üzere günümüzden 11 yıl önce yapıldığını, ülkemizde son yıllarda hızla artan enflasyon ve hayat pahalılığının inşaat sektöründeki etkileri öz önüne alındığında 2011 yılı için tespit edilen miktarın günümüz koşullarında böyle büyük bir işhanı için yeterli olmayacağının herkesçe mutabık kalınabilecek bir durum olduğunu, kaldı ki 2010 yılında müvekkilin elektrik tesisatı zararı için ödemiş olduğu miktar raporlara 2.082,65TL olarak geçirilmiş olsa da aslında 12.000 TL olduğunu, 2010 yılı için bile bakıldığında iş hanının tamamının elektrik sisteminin 2.082,65TL'ye tamir edilmiş olmasının gerçeğe aykırı bir durum olduğunu, müvekkilin iş hanının 4 katı olduğu ve m2'si de göz önüne alındığında çok daha fazla maliye çıkacağının görüleceğini, bu sebeple <br>yangından sonra hasarlanan binanın eski haline getirilmesi için 250.710,24 tl'nin ve elektrik tesisatı zararının 2010 yılı birim fiyatına göre 2.082,65 tl' nin günümüz enflasyon koşulları da göz önüne alınarak bu günkü ekonomik şartlara göre hesaplanması gerekmekte olduğunu, diğer bir husus ise dosyada hükmedilen vekalet ücretleri konusunda olduğunu, dosyada taraflarına ve davalılara çıkarılan vekalet ücreti ücreti farklı miktarda hesaplanmış olduğunu, kısmi kabul kısmi red konusunda reddedilen oran üzerinden hesaplama yapıldığında cüzi bir fark ortaya çıkması gerekirken 12 bin TL civarında fahiş bir fark ortaya çıkmış olduğunu, ayrıca ... için hükmedilen vekalet ücretinden axa sigorta için olan kısım çıkartılması gerektiğini ancak bu dosyada hüküm kurulurken bu hususun göz ardı edildiğini, yerel mahkemenin bilirkişi raporuna edilen itirazları dikkate almadan karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme karar verirken bu hususları ve itirazlarını göz ardı etmiş olduğunu, bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı Axa Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 27/10/2021 tarih ve 2020/1009 Esas 2021/837 Karar sayılı ilamı gereğince yerel mahkemenin bir önceki kararı kaldırılarak yeniden en az üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması istenmiş olduğunu, bunun üzerine dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve düzenlenen raporda yangının çıkış nedeninden sigortalı/davalı ... sorumlu kılınırken, yangın önlemleri zafiyei yönünden de davacı ... sorumlu kılınarak taraflara %50’şer  kusur oranlarının verilmiş olduğunu, bilirkişi heyet raporunda Kusur Yönüyle İrdeleme kısmında  hem “Yangının Çıkış Nedeni” yönüyle hem de “Yangın Önlemleri Zafiyeti” yönüyle inceleme yapılarak tarafların kusur oranlarının belirtildiğini, ancak kusur oranlarının hakkaniyetli olmadığını, bilirkişilerce Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmeliğe göre incelemeler yapılmış ve neticede 19.12.2007 tarih-26735 sayılı RG’de yayınlanan anılan yağmurlama sistemi ile ilgili Md.96 sayılı hükmünün ihlal edildiğine karar verilmiş olduğunu, davacının Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmeliğin ilgili maddelerini açıkça ihlal ettiği ve bu nedenle %100 kusurlu olması gerekirken%50 kusur atfedilmesinin hakkaniyetli olmadığını, yangın çıkış nedeni olarak sigortalıya atfedilen kusur oranı da hukuka aykırı olduğunu, çünkü dosyada dinlenen tanık beyanları tekrar incelendiğinde uzunca bir süre kiracılarının, iş hanı bekçisinin ikazlarını, uyarılarını dikkate almayan davacının basiretli bir iş adamı gibi davranmadığını, gerekli önlemleri almayarak yangının çıkışına sebebiyet verdiğinin açıkça ortada olduğunu, bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasın talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporu kaldırma kararında belirtilen hususlar dikkate alınmadan düzenlenmiş, çelişkili raporlara atıf yapılmış olması nedeniyle çelişkilerin giderilememiş olduğunu, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2020/1009 E. 2021/837 K. sayılı kaldırma kararında irdelenmesi gereken hususlar için kurulacak bilirkişi kurulunun en az 3 kişilik bir heyetten oluşması gerektiği, bu heyette İş Güvenliği Uzmanı (Elektrik Mühendisi) ve İş Güvenliği Uzmanı (yangın inc. ve güv. uzm.) bulunması gerektiği belirtilmiş ise 20.04.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu incelendiğinde Elektrik Mühendisi(2) ve Makine Mühendisi bilirkişilerin bulunduğu ancak Yangın İnceleme ve Güvenlik Uzmanı bilirkişinin yer almadığının görüleceğini, bilirkişi heyeti kaldırma kararında belirtilen esaslara uygun teşkil ettirilmemiş olduğundan uyuşmazlığın ana sebebi olan yangına ilişkin gerekli yeni tespit ve değerlendirme yapılmamış ve zaten çelişkilerin var olduğu önceki raporlara atıf yapılmış olduğunu, kaldırma kararından önceki bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi için ve hatta sırf bu nedenle önceki bilirkişi raporlarının tanzim eden bilirkişiler hariç bir heyet oluşturulmasına karar verilmesine rağmen söz konusu yeni bilirkişi heyetinde Yangın İnceleme ve Güvenlik Uzmanı yer almadığından, zaten çelişki yaratan önceki bilirkişi raporlarına atıf yapılarak çelişkili raporlar dikkate alınmış ve kaldırma kararındaki \"çelişkilerin giderilmesi gerektiği\" gerekçesine riayet edilmemiş olduğunu, tüm bu nedenlerle, kaldırma kararında bahsi geçen heyet bilirkişi uzmanlıklarının oluşturulan heyette sağlanmamış olması, çelişkili olduğu kaldırma kararı ile sabit raporlara yeni raporda atıf yapılarak zaten çelişkili olan raporların dikkate alınmış olması nedenleri ile düzenlenen rapor ve rapor doğrultusunda verilen Yerel Mahkeme kararının hatalı olduğunu, bu nedenlerle Yerel Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, davaya konu yangında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, yangının çıkış sebebi mülk sahibi davacı tarafından yaptırılan elektrik tesisatının yetersiz olması ve davacı tarafından binaların yangından korunması hakkında yönetmelik hükümlerine uygun hareket edilmemiş olması olduğunu, kaldırma kararında Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik çerçevesinde taşınmaz hakkında inceleme yapılması gerektiği, bina maliki olan ve kanunen kusursuz sorumluluğu kabul edilen davacının sorumluluğunun bu doğrultuda belirlenmesi gerektiğinin açıklanmış olduğunu, dinlenen yeminli tanık beyanları ile de görüldüğü üzere, müvekkili tarafından elektrik tesisatındaki sorunlar sebebiyle davacı birçok kez uyarılmasına rağmen davacı tarafından bu uyarıların dikkate alınmadığını, davacının söz konusu yangının meydana gelmesinde tek başına tam kusurlu olduğu dinlenen tanık beyanları ile de sabit olduğunu, işbu tanık beyanları ile de bu durum ispatlanmasına rağmen yerel mahkemece bu durumun dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, yine yerel mahkemece hükmedilen tazminatta hakkaniyet indirimi yapılmadığını, davacının kusuru dikkate alınmadığı gibi hükmedilen tazminatta hakkaniyet indiriminin de yapılmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, Yerel Mahkemece hükmedilen tazminatta kusur oranları dikkate alınarak hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, yerel mahkemece diğer davalı sigorta şirketi için belirlenen sorumluluk limitinin hukuka aykırı olarak belirlenmiş olduğunu, bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.  <br>Davalı Axa Sigorta Aş vekili, davacının istinafına cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin hasar tespitine yönelik olarak 2011 yılındaki tespit edilen rakamların günümüz enflasyon koşullarında düşük kaldığı bu durumun dikkate alınması gerektiği yönündeki itirazlarının da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafça dava dilekçesinde maddi zararları “… 250.710,24 TL inşaat, 2.082,65 TL elektrik gideri olmak üzere toplam 252.792,89 TL …” olarak belirlenmiş olduğunu, bu nedenle talepleri ile bağlı kalmak zorunda olduklarını ve fazlasını isteyemeyeceklerini, bu nedenlerle davacı tarafın hiç bir dayanağı olmayan istinaf taleplerinin reddini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; huzurunda dinlenen yeminli tanık beyanları ile de görüldüğü üzere, müvekkili tarafından elektrik tesisatındaki sorunlar sebebiyle davacı birçok kez uyarılmasına rağmen davacı tarafından bu uyarıların dikkate alınmadığını, davacının söz konusu yangının meydana gelmesinde tek başına tam kusurlu olduğu dinlenen tanık beyanları ile de sabit olduğunu, davacı taraf, istinaf başvuru dilekçesinde kısmi kabul kısmı red konusunda reddedilen oran üzerinden hesaplama yapıldığından cüzi bir fark çıkması gerekirken fahiş bir fark çıktığı yönünde ve müvekkil lehine hükmedilen vekalet ücretinden diğer davalı Axa Sigorta için hükmedilen kısmın çıkartılması gerektiği yönünde itirazda bulunmuş olduğunu, öncelikle belirtmek gerekir ki, davacı tarafça yalnızca maddi tazminat yönünden karar verildiği ve bu doğrultuda vekalet ücreti hesaplanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmuş olsa, 17.12.2018 tarihli duruşma zaptından anlaşıldığı üzere davacı tarafça mahrum kalınan kira gelirlerine ilişkin taleplerinden feragat etmiş olduğunu, nitekim gerekçeli karardan anlaşıldığı üzere 2 numaralı hüküm ile kira kaybına ilişkin taleplerin feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, hükmedilen red vekalet ücretinde feragat nedeniyle reddine karar verilen kısmın da zaten dikkate alınması gerekmekte olduğunu, ayrıca müvekkil lehine hükmedilen vekalet ücretinden diğer davalı Axa Sigorta lehine hükmedilen vekalet ücretinin çıkartılması gerektiği yönünde itirazda bulunulmuş olsa da yargılama sırasında her iki davalı da farklı vekiller tarafından temsil edilmiş olduğunu, bu nedenle davacı tarafın itirazlarının reddini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> İlk derece mahkemesince toplanan deliller ile tüm dosya kapsamına göre, ileri sürülen istinaf nedenleri ve HMK 355/1 maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, yangın sonucu oluşan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine karar davalılar tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.<br>6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 69. (818 s. BK 58.) maddesinde düzenlenen bina ve yapı eseri malikinin sorumluluğu, kusursuz sorumluluk türü olan özen (olağan sebep) sorumluluğudur. 6098 sayılı TBK'nun 69/1. maddesinde \"Bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur\" denilmektedir. Bina veya yapı eseri malikinin sorumluluğu, yapı eserinin yapımındaki bozukluğa veya bakımındaki eksikliğe dayanmaktadır. Sorumluluğun doğmasında, yapılıştaki bozukluk-bakım eksikliği ayrımının bir önemi bulunmamaktadır. Zira, malikin sorumlu olması için bakım eksikliği veya yapılıştaki bozukluktan herhangi birinin varlığı yeterli görülmektedir.<br>Bina veya yapı eseri malikinin sorumlu tutulabilmesi için; yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden zararın doğması, yapım bozukluğu veya bakım eksikliği ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir. Bina veya yapı eseri malikinin sorumluluğu bakımından bulunması zorunlu unsur olan illiyet bağı yönünden ise, bu bağın kesilmesine yol açacak sebeplerin somut olayda gerçekleşmemiş olması gereklidir. İlliyet bağını kesen sebepler ise; mücbir sebep, zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurudur. Zarar, aradaki illiyet bağını kesecek derecede bir mücbir sebepten, zarar görenin  ya da üçüncü bir kişinin kusurundan doğmuş ise yapı malikinin sorumluluğu sözkonusu olmaz (HGK'nun 29.11.2017 tarih, 2017/3-439 Esas ve 2017/1463 Karar).<br>Dairemizin 27/10/2021 tarih ve 2020/1009 E. 2021/837 K. sayılı kaldırma kararında  binanın elektrik projesinin ve varsa yapılan tüm güçlendirme ve tadilat projelerinin getirtilerek bina maliki olan ve kanunen kusursuz sorumluluğu kabul edilen davacının  illiyet bağını ortadan kaldıran belirli hallerin varlığı şartıyla sorumluluktan kurtulabileceği de gözetilmek suretiyle, binanın yapım ve bakım eksikliğinin bulunup bulunmadığı, ilgili yönetmelik kapsamında yangının gerçekleştiği iş merkezinin Yağmurlama Sistemi kurulması gereken binalardan olup olmadığının ve yönetmelikte belirtilen yangın önleme tedbirlerinin davacı tarafından alınıp alınmadığının, yağmurlama sistemi var ise çalışıp çalışmadığının, yangının büyüyüp yayılma sebepleri ile yangına müdahalede eksiklikler olup olmadığının irdelendiği, önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak en az üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmesi, dosya kapsamında alınan tüm raporlar arasındaki çelişkileri giderecek şekilde, somut verilere dayalı, gerekçeli, denetimine elverişli bilirkişi raporu alınması, hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.<br> Mahkemece anılan hususlarda eksiklikler ikmal edilerek alınan bilirkişi heyet raporunda  özetle,     dava dosyasına sunulu raporlardan yangının meydana geldiği işhanın inşaatına ait mimari projesinde kat irtifakı tablosuna göre bodrum katta sığınak ve depo, zemin katta 12 adet dükkan, diğer katlarda 39 adet büro olmak üzere toplam 51 bağımsız bölüm bulunmakta olduğu, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik kapsamında yapılan değerlendirmede, yangının meydana geldiği yerin toplam alanının 2000 m2'den büyük 3357 m2 olduğu ve ticari amaçlı olarak kullanıldığı, işhanı binası olduğu, yağmurlama sisteminin bulunduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, aynı şekilde yangın algılama ve uyarı sisteminin bulunduğuna dair herhangi bilgi ve belge bulunmadığının anlaşıldığı, bu hali ile ilgili yönetmelik hükmünün ihlal edildiği, sonuç olarak davalı ...'ın %50, davacı ...'ın %50 oranında sorumlu olduğu, davalı AXA Sigorta A.Ş.'nin, poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun poliçede belirtilen teminat limiti kadar olduğu, belirlenmekle rapor içeriği ile denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olmakla Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından tüm taraf vekillerinin istinaf başvurusunun  6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tDavacı vekili, davalı ... vekili ile davalı Axa Sigorta AŞ vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\tHarçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL esastan red harcından  peşin alınan 80,70TL  harcın mahsubu ile 346,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,,  <br>\tHarçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 8.634,13-TL harçtan, davalı ...'tan peşin alınan 2.158,70 TL nin mahsubu ile bakiye 6.475,43 TL harcın davalı ...'tan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\tHarçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 5.464,80 TL harçtan, davalı Axa Sigorta Şirketi'nden peşin alınan 2.158,53 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.306,27 TL harcın davalı Axa Sigorta Şirketinden alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\tYapılan istinaf yargılama giderlerinin yatıran üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından aleyhine istinafa başvurulan taraf lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Kararın 6100 sayılı HMK'nun 359/3.maddesi uyarınca Mahkemesince taraflara tebliğine,<br>6100 sayılı HMK'nın 302/5.maddesi uyarınca gerekli bildirimlerin mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 ve 362/1-b maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.18/12/2024<br><br>...Başkan\t\t       Üye\t\t    Üye\t                     \t  Katip <br>...<br>¸e-imzalıdır\t\t¸e-imzalıdır\t                  ¸e-imzalıdır\t                   ¸e-imzalıdır <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a4022a8acd81068e","SID":"396970eddb1b3833"}}