{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/1 - 2025/32<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/1<br>KARAR NO\t: 2025/32<br>KARAR TARİHİ\t: 09/01/2025<br>KARARIN  YAZILDIĞI TARİH : 09/01/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: SAKARYA  ASLİYE TİCARET  MAHKEMESİ<br>DAVA TARİHİ\t: 05/09/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 30/10/2024<br>NUMARASI\t\t : 2024/558 Esas -  2024/613 Karar<br><br>DAVACI \t: SAKARYA ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ - 0740004379700012 <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: ...<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali<br><br>HÜKÜM\t: İstinaf başvurusunun usulden reddi<br>İSTİNAF  EDEN\t: Davacı vekili <br><br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince görevsizlik  kararı verilmiştir.<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/8364 sayılı dosyasıyla, ödenmeyen kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili için davalı ... aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan ilamsız takibe borca ve fer'ilerine davalı tarafça itiraz edildiğini, borçlunun itirazları haksız ve mesnetsiz olup, davalının borca ve itirazlarına haksız ve dayanaksız olarak yapılan itirazların iptaline, takip tarihi itibariyle işleyecek faizi ile birlikte takibin devamına, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen değişken oranlarda avans faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilemesini  talep ve dava etmiştir. <br><br>II. CEVAP<br>Davalı davaya cevap vermemiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...<br>1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,<br>2-Davaya bakmaya Sakarya Nöbetçi Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna, karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili  istinaf  isteminde bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf  Sebepleri<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde;  ilk derece mahkemesi kararı  açık bir şekilde usul, yasa ve emsal içtihatlara aykırı olup kaldırılması gerektiğini, müvekkil şirket tarafından Konuralp Mah. Ada Cadde No:328  Akyazı /SAKARYA  adresinde, davalının kullanmakta olduğu taşınmazda kaçak elektrik kullanıldığı tespiti yapılmış ve borçlu ...  hakkında Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği  hükümleri uyarınca 08.08.2019 tarihli 114623 seri numaralı kaçak usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini,  bu tutanağa istinaden davalı/borçlu adına  27/08/2019 tarihli, AAH2019000010822 fatura nolu ve 4.839,05 TL tutarlı bedelli fatura düzenlenerek davalıya gönderildiğini, kaçak tahakkuk fatura borcunun, son ödeme gününe kadar ödenmemiş olması nedeniyle Sakarya 4. İcra  Müdürlüğü’nün 2021/8364 esas sayılı takip dosyası ile kaçak tahakkuk faturasına dayalı olarak genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, davaya konu alacağın tacir olan müvekkili şirket ile yine tacir sıfatı haiz davalı şirket arasındaki  haksız fiilden kaynaklı borca ilişkin olduğunu, tarafların birinin dahi tacir olmasının uyuşmazlığa konu eylemin ticari iş niteliğinde olduğunu ortaya koyduğunu,  davanın her iki tarafında tacir olup, davaya konu eylemin ticari iş niteliğinde olduğunu, Tüketici Mahkemelerinin görevlerinin 6502 Sayılı Kanunla ve tüketici işlemleri ile sınırlı olduğunu, kaçak elektrik kullanımının  tüketici işlemi niteliğinde olmadığını, bu doğrultuda abonelik sözleşmesinin bulunup bulunmadığının bir önem arz etmediğini, abonelik sözleşmesi bulunsa dahi abonelik sözleşmesinin diğer tarafının müvekkili olmadığını  ve dava konusunun Tüketici Mahkemesinin görev ve yetkisi dışında kaldığını, haksız fiil niteliğindeki uyuşmazlığın genel mahkemeler önünde genel hükümlere göre çözümlenebileceğini, davanın görevli mahkemede açılmış olmasına karşın tüm bu hususlar  farklı bir tüzel kişilik olan SEPAŞ tarafından verilecek müzekkere cevabında belirtilen abonelik  sözleşmesinin tarafının SEPAŞ olduğu, müvekkili SEDAŞ ve SEPAŞ’ın farklı tüzel kişilikler olduğu göz ardı edilmek suretiyle yanılgılı değerlendirme sonucu görevsizlik kararı verildiğini, bu nedenlerle Sakarya Asliye Ticaret  Mahkemesi’nce uyuşmazlığın niteliği ve görevli mahkeme hususlarında  HMK, BK ve yerleşik yüksek mahkeme kararları hilafına açıkça aykırı şekilde yapılan değerlendirme ile verilen kararın kaldırılması gerektiğini beyanla; yerel mahkemenin görevsizlik kararının kaldırılarak görevli olduğuna dair karar verilerek esas incelemeye geçilmesi için dosyanın yerel mahkemeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, İtirazın İptali  istemine  ilişkindir. <br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 Sayılı HMK, 6098 Sayılı TBK,<br><br>3. Değerlendirme<br>Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. <br> İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. <br>Mahkemece davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine dair verilen kararı davacı vekilince istinaf edilmiştir.<br> HMK'nın \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde \"miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin\" olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı \"Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun\"un 41.maddesi ile de, \"maddede yer alan \"binbeşyüz\" ibaresi, \"üçbin\" şeklinde değiştirilmek\" suretiyle söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.<br>Öte yandan, 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ya eklenen Ek madde 1/2 gereğince HMK'nun 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında (HMK 341/2 madde fıkrası Anayasa Mahkemesi’nin 24/2/2022 tarihli ve E.2021/34-K.2022/21 sayılı Kararı ile \"kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar\" yönünden iptal edilmiş olup somut davadaki uyuşmazlık bu kapsamda olmadığından),  hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüş olduğundan, 6763 sayılı Kanun değişikliği ile yapılan parasal sınırlar, ancak söz konusu Kanun’un yürürlüğe girdiği 02.12.2016 tarihi ve sonrasında verilen ilk derece mahkemesine ait kararlar yönünden esas alınabilecektir.<br>Buna göre, ilk derece mahkemesine ait karar tarihi, 02.12.2016 tarihinden önce ise 1.500,00 TL, 02.12.2016 tarihi ve sonrasında ise (2017 takvim yılı başına kadar) 3.000,00 TL, 01.01.2017 sonrasında (2018 takvim yılı başına kadar) 3.110,00 TL, 01.01.2018 tarihi ve sonrasında (2019 takvim yılı başına kadar) 3.560 TL, 01.01.2019 tarihi ve sonrasında (2020 takvim yılı başına kadar) 4.400 TL ve 01.01.2020 tarihi ve sonrasında ise 5.390 TL (2021 takvim yılı başına kadar), 01.01.2021 tarihi ve sonrasında ise 5.880 TL (2022 takvim yılı başına kadar),  01.01.2022 tarihi ve sonrasında 8.000 TL (2023 takvim yılı başına kadar), 01.01.2023 tarihi ve sonrasında 17.830 TL, 01.01.2024 tarihi ve sonrasında 28.250 TL (2025 takvim yılı başına kadar) olarak  uygulanacaktır.<br>Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir ve kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz. Kesinlik sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde asıl istemin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını geçmeyen tarafın kanun yoluna başvurma hakkı yoktur. Kısaca kanun yoluna konu edilen miktara bakılarak kesinlik belirlenir.<br>Somut olayda, davacı kaçak elektrik kullanımı kaynaklı fatura bedelinin tahsili için Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/128364 Esas sayılı dosyasında 1.431,15 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrine davalının itiraz ettiği, davacı alacağın tahsili için giriştiği ilamsız icra takiplere vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemi için eldeki davayı açmıştır. Davacının istinaf talebine konu Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/128364 Esas sayılı dosyasında asıl alacak olan  1.431,15 TL'ye yöneliktir. Davacı tarafından istinaf edilen değer (1.431,15 TL) hüküm tarihi itibariyle HMK'nın 341/2. maddesinde yazılı 2024 yılı kesinlik sınırı olan 28.250,00 TL'nin altındadır. İstinafa konu asıl alacağın miktarına göre hüküm tarihi itibariyle HMK'nın 341/2. maddesinde yazılı kesinlik sınırı 28.250,00 TL'nin altında olduğundan, ilk derece mahkemesi tarafından davacının istinaf kanun yolu başvurusunun kesin karara karşı yapılması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nın 346.maddesine göre reddedilmesi gerektiği, ancak mahkemece bu yönde bir karar verilmediği, dosyanın bu hali ile Dairemize gönderildiği, kararın kesin olması halinde ilk derece mahkemesince bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarih 3/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca parasal kesinlik sınırı nedeniyle temyiz edilemeyecek kararların temyizi halinde Yargıtay'ca temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi bu yolda Dairemizce de karar verilebileceği gözetildiğinde, kesinlik sınırının dikkate alınarak davacı vekilinin istinaf isteğinin kesin karara ilişkin olması sebebiyle bu yönden reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>V. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kesin karara ilişkin olması nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>    Davacının  istinaf başvuru dilekçesinin HMK'nın 341/2, 346 ve 352/1 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,<br> İstinaf başvurusunun kötüniyetle yapıldığı saptanamadığından HMK.351 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,<br> İstinaf yasa yolu aşamasında yapılan yargılama giderlerinin istinaf yasa yoluna başvuran  davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-a maddesi uyarınca   dava değeri dikkate alınmak suretiyle aynı yasanın 352.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda KESİN olmak üzere 09/01/2025 tarihinde  oy birliğiyle karar verildi. <br><br><br><br>\t\t                                              *\t                       <br>...<br> Başkan<br>...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Üye<br>...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Üye<br>...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Katip<br>...<br>  ¸e-imzalı<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f9818c487db06116","SID":"997f22e89f43b8a9"}}