{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1048 <br>KARAR NO\t\t: 2025/40<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/165 E. 2022/43 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak ( Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ\t: 10.01.2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10.01.2025<br><br>\tİzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.01.2022 tarih 2021/165 E. 2022/43 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, davalılar ... Ltd. Şti.'nin yapmakta olduğu ticari faaliyete istinaden müvekkili şirkete 411.677,10 TL borçlu olup, bu borca istinaden müvekkili şirket lehine 19/06/2020 vade tarihli ve 75.000,00 TL bedelli, 21/04/2020 vade tarihli ve 105.522,41 TL bedelli, 23/07/2020 vade tarihli ve 82.713,25 TL bedelli 3 ayrı çek keşide ettiğini, mevcut çeklerin vadesi gelmesine rağmen bankada karşılığı bulunmadığı gibi; davalı borçlu ... Ltd. Şti.'nin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/254 E sayılı dosyası ile konkordato davası açtığı tespit edildiğinden, bu hususta icra takibine girişilemediğini, davalı ... şirketi'nin davacı şirkete ve piyasaya onca çek keşide edip borçlandıktan sonra diğer davalı ... üzerinden ticari faaliyete devam ettiğini, esasen iki ayrı tüzel kişilik söz konusu olsa da; bir şirket lehine diğeri aleyhine eylem ve işlem tesis ettiğini, ayrı tüzel kişilik perdesinin arkasına sığındığını, bu itibarla şirketler arasında organik bağ, dışa karşı bütünlük algısı ve yönetimsel özdeşlik bulunduğunun sabit olduğu esas alınarak dava konusu 411.677,10 TL alacağın her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>\tCEVAP : Davalı ... Limited Şirketi vekili, yetki itirazında bulunmuş, şirketlerin faaliyet alanlarının farklı olduğunu, davalı şirketin Sitesi ... Sok. No:... adresinde tescil edilerek kurulduğunu ve 03.11.2003 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, kurucusunun ... ve ... olduğunu, ...'nin ise ilk olarak ... Ltd. Şti. ünvanı ile İzmir’de kurulduğunu, 2017 yılında unvan değişikliğine gidildiğini, kurucusunun ... olduğunu, buradan da görüldüğü üzere ... ile ...’nin kuruluş tarihi ve kuruluş yerlerinin farklı olduğunu, davacının konkordato sürecinde olan ... ve müvekkili ... aleyhine bu davayı açarak sebepsiz zenginleşme kastıyla ve kötü niyetle hareket ettiğini, davacının alacağını konkordato projesine bağlı olarak da tahsil edebileceğini bildirerek davanın reddini dilemiştir. <br>\tDavalı ... Ltd. Şti vekili,  davanın hukiki yarar yokluğundan reddini dilemiş ayrıca yetki itirazında bulunarak müvekkili şirket ile diğer davalı şirket arasında istisnai olarak uygulanan tüzel kişilik perdesinin kaldırılması koşullarının mevcut olmadığını, davacı tarafından alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesinin aşılmaya çalışıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi heyet raporunda tespit edildiği üzere; davalı ... ...Ltd.Şti.”nin ... ve ... ortaklığında 2003 yılında İstanbul'da, diğer davalı ...... Ltd.Şti.nin ... tarafından tek ortaklı olarak 2015 yılında İzmir'de kurulduğu, davalı ... ... Ltd.Şti.'nin halen “... Mah.... Cad.No:... .../...” adresinde 80.000 m2 arsa üzerinde 50.000 m2 kapalı alanda, diğer davalı ... ... Ltd. Şti.nin hemen bitişik parselde yer alan “... Mah. ... Cad.No:... .../...” adresindeki kiralık 5100 m2 arsa üzerindeki 2400 m2 kapalı alanda faaliyette bulunduğu, her iki şirketin Kapasite Raporlarında ve Vergi Beyannamelerinde aynı telefon ve fax numaralarının yer aldığı, davalı ... ... Ltd.Şti.nin tek ortağı olan ...'nin 03.02.2017 tarihinde ... ... Ltd.Şti.ine %10 payla ortak olduğu ve aynı tarihte 10 yıl süre şirket müdürü olarak görevlendirildiği, 01.05.2020 tarihinde ...'nın şirket müdürlüğünün sona ererek binde 1 payla ortak alınan ...'un 10 yıl süreyle şirket müdürü olarak görevlendirildiği, davalı ... ... Ltd.Şti.'nin 13301 Nace Koduyla “ Kumaş ve Tekstil Ürünleri Ağartma Boyama Hizmetleri (Giyim Eşyası Dahil) sektöründe, davalı ... ... Ltd.Şti. 28.94.05 (NACE) Faaliyet Koduyla Tekstil ipliği ve kumaşını yıkama, ağartma, boyama, apreleme, temizleme, sıkma, sarma, emprenye etme, bitirme, kesme, surfile ve benzerleri için makineler ile keçe imalatında ve bitirimesinde kullanılan makinelerin imalatı sektöründe farklı faaliyet alanlarında faaliyette bulundukları, davalı ... ... Ltd. Şti.'nin diğer davalı ... ... Ltd. Şti'den Haziran 2021 itibariyle 3.259.320,31 TL olan alacağının banka üzerinden aktarılmış nakit kaynaklardan oluştuğu, bu aktarımların davalı ...ye verilmiş makine sipariş avansları olarak açıklandığı ancak verilmiş makine siparişlerinin mahiyetini, (nicelik ve niteliğine) gösterir herhangi bir dayanak belge sunulmadığı, tek düzen hesap planına göre verilen avansların ilgili avans hesaplarında dayanağı belgelerle kayıt alınması gereğinin yerine getirilmediği ancak avans ödemesi dışında, davalı şirketlerin mal varlıklarının karıştığına ilişkin bir tespit bulunmadığı, davalı ... Ltd. Şti.nin, diğer davalı  ... Ltd. Şti. ve ... firmalarından toplam 7.437.816,32 TL alacağının bulunduğu, bu alacağın davalı ... şirketinin toplam aktiflerinin %6'sı gibi cüzi bir oranını oluşturduğu, 146.161.360,657 TL borcu bulunan davalı ... ... Ltd Şti.nin, kardeş şirketlerden toplam borca göre 7.437.816,32 TL gibi düşük tutardaki alacağının, alacaklılardan mal kaçırma kastı içerisinde bulunulduğuna işaret edemeyeceği, dolayısıyla davalı şirketlerin farklı tarihlerde, farklı şehirlerde kurulmuş olup, halen bitişik parsellerde farklı binalarda, farklı makine teçhizatları ile, farklı sektörlerde ve farklı ortaklık yapısına sahip olarak faaliyette bulundukları, tespiti yapılan davalı şirketlerin her ikisinde de ... isimli ortağının yer alması, ortaklarının akraba oluşu ve  ... isimli ortağın her iki şirkette de yöneticilik yapması ile yine kardeş şirketler arasındaki cüzi sayılabilecek para hareketleri bulunmasının tek başına  davalı şirketlerin, faaliyet alanlarının, organizasyonlarının, mal varlıklarının, birbirine karıştığına, üretim, pazarlama faaliyetlerinin birbirini tamamlayıcı nitelikte bulunduğuna, piyasada iktisadi bütünlük içerisinden tek bir şirketle iş yapıyor algısı oluşturmasına yeterli olmayıp, bu vakıaların gerçekleştiğine ilişkin somut bir tespit ve delil bulunamadığı, keza organik bağın varlığının tüzel kişilik perdesinin aralanması için yeterli olmayıp, davalı şirketlerin TMK'nun 2. Maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olarak alacaklılarını zarara sokmak, piyasayı manipüle ederek alacaklılardan mal kaçırmak gibi kötü niyetli bir organizasyon içerisinde bulunduklarına dair net bir tespitin de bulunamadığı, istisnai olarak uygulanması gereken tüzel kişilik perdesinin çapraz kaldırılması müessesenin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, yerel mahkemece davalı şirketlerin ticaret sicil dosyaları ve ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, bilirkişi raporunda ... Şirketinin, ... Şirketinden Haziran 2021 tarihi itibariyle 3.259.320,31TL olan alacağına ilişkin muavin defter kayıtlarının incelenmesinde,  3.259.320,31 TL'nin banka üzerinden aktarılmış nakit kaynaklardan olduğu, bu aktarımın ...ya verilmiş makine sipariş avansları olarak açıklandığını, ancak verilmiş makine siparişlerinin mahiyetini gösterir herhangi bir belge sunulmadığını, bu hususun davalı şirketler arasında yönetsel anlamda organik bağın mevcudiyetine karine teşkil ettiğinin belirtilmesine karşın, mahkemece söz konusu para transferinin kardeş şirketler bakımından normal ve cüzi miktarda olduğuna kanaat getirildiğini, her iki şirketin kurucularının kardeş olup, aile şirketleri olarak kurulan ve aynı faaliyet alanlarında birbirini de tamamlayıcı düzeyde farklı adreslerde kurulmuş olsalar da, sonradan fiilen tek bir şirketmiş gibi, bütün şekilde yönetilerek, hukuki olarak birleşme gerçekleşmemişse de, sanki tek bir şirketmişçesine hareket ettiklerini, borçlu ...'nın ortaklarından ...'nin, ...'nin kurucusu kardeşi ...'ye 100.000 TL tutarında hissesini devrettiğini, dolayısıyla ... şirketi, kardeşler ... ve ... arasında kurulan aile şirketi olduğunu, ...'ya ortak edilen diğer kardeş ...; yine aynı tarih ve sayılı, ticaret sicil gazetesi ilanında; ... şirketini alakadar edecek her bir konuda, 10 yıl süreyle, sınırsız olarak şirketi temsil ve ilzama yetkili (müdür) atandığı gibi, her iki şirkette de; aynı kişinin söz sahibi olduğu, aynı kişi tarafından yönetildiği, ticari hayatta varlığını sürdürdüğü, dolayısıyla da tüzel kişiliğin ayrılığı ilkesine başlı başına davalılarca; aykırı ve alacaklılarını da aldatır surette; kötüniyetle kullanıldığını, ...'nın özkaynağının yetersiz olduğunu, fakat diğer şirketin ticari hayatta varlığını sürdürdüğünü, her iki şirketin de tek bir şirketmişçesine yönetilen aile şirketi olduğunu, İşbu şirketlerin, tüzel kişilerde ayrılık ilkesine  hareket etmedikleri gibi internet adreslerinde, \"...\" ismini kullanarak tek bir kişilik algısı yarattıklarını, davalı şirketlerin binalarının dahi aynı olduğunu,  malvarlıklarının da özdeş olacak şekilde yönetilmekte olduklarını, dolayısıyla şirketler arasında idari anlamda, ortaklık yapıları ve iktisadi anlamda kişileri anlamında özdeşlik bulunduğunu, davalı şirketlerin faaliyet kollarının tamamlayıcı nitelikte iş kollarında ticari hayatını devam ettirdiğini, bitişik binalarda faaliyetlerini sürdürdüğünü, internet siteleri incelendiğinde telefon, fax numaralarının yer aldığı, her iki şirketin vergi beyannamelerinin ... sicil numaralı ...@....com ileti adresini taşıdığını, davalı şirket ortakları arasında akbaralık ilişkisinin mevcut olduğunu, ...'nin her iki şirkette de payının olduğu, şirketler arasında sürekli para transferi ilişkisinin mevcut olduğunu, bunun yönetsel anlamda organik bağın mevcudiyetine karine teşkil ettiğini, bu şekilde malvarlıkları birbirine karışan ve aralarında organik bağ bulunan şirketlerin yaptığı faaliyete göre davalı ... Şirketi ile ... şirketlerinin Çapraz olarak tüzel kişilik perdeleri kaldırılarak müvekkilin alacağına dayanak borçtan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, davalı borçlu şirketlerin tüzel kişilik perdesinin aralanarak   bonodan kaynaklı alacağın davalı şirketlerden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. <br>\tSomut uyuşmazlıkta; davalı şirketlerin iki ayrı tüzel kişilik perdesinin arkasına sığındığı, şirketler arasında organik bağ bulunduğu, dışa karşı bütünlük algısı yaratıldığı, faaliyet alanlarının benzer olduğu, bu itibarla davalı ... Şirketinin borcundan dolayı diğer davalı ... Şirketinin sorumlu olduğu, her ne kadar davalılardan borçlu ... Şirketinin konkordato ilan etmiş ise de, diğer davalı ... Şirketinin söz konusu borçtan sorumlu olduğu iddia edilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda kanıtlanamayan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>\t Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, mahkemece toplanan delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına, alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemec uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.   <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 534,70 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.10.01.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4aa6304267315b3b","SID":"b36bb3c595f4ed75"}}