{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2024/624 Esas<br>KARAR NO\t:2025/60<br><br>DAVA:Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)<br>DAVA TARİHİ:17/10/2024<br>KARAR TARİH\t 23/01/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı   ... Terekesi Memurları Dr. ... dava dilekçesinde özetle, davalı şirketin 24.09.2024 tarihli yönetim kurulu toplantısında; müteveffa ...’nun paylarının bir kısmının davalı şirket tarafından satın alınması, bir kısmının mirasçılar adına elbirliği ile pay defterine kaydedilmesine ancak bu hisselere yönelik genel kurula katılma ve oy kullanma haklarına yönelik hakların geçişine onay verilmemesine karar verildiğini, verilen kararın yasanın emredici hükümlerine ve gerek tekere mahkemesinin gerekse de bu yönde açılan davalarda verilen kararlara açıkça aykırı olduğunu, anılan kararın butlanının tespitine karar verilmesi gerektiğini, .... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... tereke sayılı dosyasının 29/03/2024 tarihli ara kararında tereke temsilcilerinin ... Ve ...'e Şirketlerin Yapacakları Tüm Toplantılara Katılmak, Bu Şirketlerle İlgili Muris ...'nun hisselerini temsilen tüm iş ve işlemleri yapmak (payların temsil edilmesi, oy kullanılması, gerektiğinde genel kurulun toplantıya çağrılması) şirketlerin  mali tablolarını incelemek ve tereke menfaatlerinin korunması için adli mercilerde yapılacak işlemleri yapmak, tereke ile ilgili duruşmalara katılmak ve icra takiplerinde terekeyi temsil etmek üzere münferiden yetkili kılınmalarına, tereke temsilcilerine tereke menfaatlerinin gerektirmesi halinde tereke ile ilgili dava ve işlemleri takip etmek üzere avukata vekaletname verme yetkisi verilmesine kararı verilerek genel kurulun toplantıya çağrılması da dahil olmak üzere, tereke temsilcilerine toplantılara katılma yetkisi verildiğini,  müvekkiller tarafından 13.07.2024 tarihinde; genel kurul toplantısının yapılmaması ve kar paylarının dağıtılmaması durumunda tereke zarar göreceğini, 10 gün içinde toplantıya çağrılması talebinde bulunulduğunu, davalı şirket tarafından gönderilen cevabi ihtarnamede; tereke temsilcilerinin, genel kurul toplantısına katılma ve toplantı talebinde bulunma yetkilerinin bulunmadığının ifade edildiğini, kararlara rağmen şirket yöneticilerinin, her yılın ilk üç ayında yapmaları gereken genel kurulları yapmadıklarını, temettüleri dağıtmadıkları ayrıca yapılacak genel kurullarda tereke temsilcilerini davet etme eğiliminde olmadıklarını, muris ...'nun hisselerinin tereke temsilcileri tarafından temsil edilmeleri ve kar paylarının iade edilmesi yönündeki mahkeme kararına rağmen kar payları iade edilmediğini, bütün taleplere rağmen genel kurul  toplantısının da yapılmadığını, mirasçıların bir kısmını şirketten bertaraf etmek amacıyla dava konusu kararın alındığını, Hukuk Genel Kurulu kararında da vurgulandığı üzere, terekeye dâhil olan tüm malvarlığı unsurları üzerinde tüm mirasçıların elbirliğiyle mülkiyetinin söz konusu olduğu, bir mirasçının bazı malvarlığı unsurlarından soyutlanabilmesi için her şeyden önce miras ortaklığının sona ermesinin gerektiğini,  tüm mirasçıların birlikte hareket etmesini gerektirdiğini, sadece sona erdirmek için değil, terekeye dâhil mallar üzerinde yapılacak her işlemde birlikte hareket etme zorunluluğunun tekrar gündeme geleceğini, zira kanun veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça gerek yönetim gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiğini, miras ortaklığı devam ederken ve terekeye dâhil mallar üzerinde elbirliği mülkiyeti söz konusuyken bu mülkiyet rejimini yok sayan hukuki işlemler ve organ kararlarının geçersiz olduğunu, ve kesin hükümsüz olduğunu, somut olayda, pay defterindeki kayıtlar hukuka aykırı olmasına rağmen bu kayıtlar esas alınarak genel kurul toplantısı yapılması ve geri dönülemez kararlar alınması tehlikesi söz konusu olduğunu, huzurdaki davada butlanla malul olduğunun tespiti istenen yönetim kurulu kararına dayanılarak düzenlenen pay defteri esas alınarak genel kurulun yapılması halinde ve bu kişilerin anılan genel kurulda oy kullanması halinde, pay defteri kaydına esas teşkil eden yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitine ve pay defterindeki kaydın düzeltilmesine karar verilmesi neticesinde genel kurul kararının da sakatlanacağının açık olduğunu, mevcut durumda miras payı varmış gibi pay sahibi kaydedilen bu kişiler şirket genel kurulunda oy kullanacak ve bu kişilerin oylarıyla geri dönülemez köklü değişikliklere sebebiyet verileceğini, mahkemece esas yönünden bir tespit ve değerlendirme yapılana kadar davaya konu yönetim kurulu kararının yürütmesinin geriye bırakılmasının hukuk güvenliği açısından elzemli olduğunu, aksi takdirde kaçınılmaz biçimde, telafisi önemli ölçüde güç zararlar doğacağını, batıl yönetim kurulu kararlarının baştan itibaren hüküm doğurmadıkları düşünüldüğünde bu kararlara dayanılarak işlem yapılmasının hukuk ve işlem güvenliği açısından da zedeleyici olduğunu, dava sonuçlanıncaya kadar önüne geçilmesi telafisiz zararların oluşmasına engel olunması amacıyla, dava konusu kararın yürütülmesinin geriye bırakılmasını,  TTK. m. 391 uyarınca 24.09.2024 tarihli ve ... sayılı yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitine ile pay defterinde gerçekleştirilen hukuka aykırı kaydın düzeltilmesini, yargılamanın sonuna kadar kararın yürütülmesinin geriye bırakılmasını, yargılama giderlerinin davalı üstüne bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın dava dilekçesinde .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Tereke sayılı dosyasının 29.03.2024 tarihli ara kararı ile kendilerine tereke menfaatlerinin korunması için adli mercilerde yapılacak işlemleri yapmak ve diğer hususlarda yetki verildiğini beyan ettiğini, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ara kararına, dosyadaki davalı ve müvekkili şirket pay sahibi Hüseyin Bülent Ekmekçioğlu vekili tarafından itiraz edildiğini,  .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... tereke sayılı dosyasında yer alan 29.03.2024 tarihli ara karar hukuka aykırı olduğunu, .... SHM'de görülen davanın terekenin tespiti istemli olduğunu, mahkemenin tespit davasında terekenin yönetilmesi hususunda karar verdiğini, Sulh hukuk mahkemesinin yetki aşımı yaparak murisin terekesinde bulunmayan şirket hisseleri yönünden karar verdiğini, Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olduğu bir alanda ara karar kurulduğunu, davacı tarafın TTK m.409/1 hükmü uyarınca genel kurul yapılmadığının anlaşıldığını ifade ettiğini, . TTK m.409/1 hükmünde yer alan 3 aylık sürenin düzenleyici bir süre olduğunu, bu sürede genel kurul toplantısı yapılmasının zorunlu olmadığını, Genel Kurul Toplantısının Yapılmaması ve Kar Paylarının Dağıtılmaması Durumunda Terekenin Zarar Göreceği İddiasının gerçeklikten uzak olduğunu, Kar dağıtımı işletmesel bir karar olduğunu, şirketin menfaatinin ortakların menfaatinden öncelikli olduğunu, şirketin faaliyetini verimli bir şekilde sürdürmesi ve karlılığını artırması, ortakların da menfaatine olduğunu, dolayısıyla piyasa koşulları ve şirketin gidişatı dikkate alınarak kar dağıtılıp dağıtılmayacağına yapılacak genel kurulda pay sahiplerinin karar vereceğini, davacının kar dağıtımına yönelik iddiasının dayanaksız olduğunu, genel Kurulu Toplantıya Çağırma Yetkisi ve Görevinin Esasen Yönetim Kuruluna Ait Olduğunu,  Pay Sahibi Sıfatı Taşımayan Tereke Temsilcilerinin Genel Kurulu Toplantıya Çağırma Yetkisinin bulunmadığını, tereke temsilcilerinin .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 29.03.2024 tarihli ara kararı uyarınca 22.06.2024 tarihli rapor tanzim ettiklerini, raporun 2.ve 8.sayfaları arasında bütün şirketlerde pay sahipleri ve pay oranlarının belirtildiğini, raporda tereke temsilcilerince müvekkili şirket ve diğer grup şirketlerde murisin ya da terekenin herhangi bir hissesi olmadığının ortaya konulduğunu, Pay sahipliği sıfatı bulunmayan tereke temsilcilerinin bu kapsamda genel kurulu toplantıya çağırma yetkisinin bulunduğundan da bahsedilebilmesinin mümkün olmadığını, Müvekkili Şirket Yönetim Kurulu Faal Olup Genel Kurul Toplantı Çağrısı Yapılması İçin Yönetim Kurulu Toplantısı Yapılması Hususunda Yönetim Kurulu Üyelerine 19.11.2024 Tarihinde Bildirim Yapıldığını ve 21.11.2024 Tarihinde 2024/2 Sayılı Yönetim Kurulu Kararı Alındığını, müvekkili şirket yönetim kurulunun faal olup  19.11.2024 tarihinde yönetim kurulu üyelerine gündemi görüşmek üzere 21.11.2024 tarihinde saat 10.30’da yönetim kurulu toplantısı yapılacağının bildirildiği, 1 numarada da 2023 yılı Genel kurul toplantısı çağrısı için gündemi içerecek şekilde Yönetim Kurulu Kararı alınacağı hususunun ifade edildiğini, müvekkili Şirkette TTK m.493 Uyarınca Yönetim Kurulu Kararı Alındığı ve Alınan Yönetim Kurulu Kararı Neticesinde Muristen İntikal Eden Şirket Hisselerinin Bir Kısmı Yönünden Şirket Satın Alma Teklifinde Bulunulduğunu, şirket Kaçınma Klozunu İşlettiğini, kalan Paylar Yönünden ise Genel Kurula Katılma ve Oy Haklarına İlişkin Geçişin reddedildiğini, davacının davaya konu yönetim kurulu kararının ihtiyaten yürütülmesinin geriye bırakılması suretiyle tedbir talebinde bulunduğunu bu talebin hukuka dayanaktan yoksun olduğunu, en başta davacının aynı konulu davayı grup şirketlerden ana şirket ... A.Ş'ye karşı da ikame ettiğini, bu davada da tedbir talep ettiğini ve talebin reddedildiğini, davacının ihtiyati tedbir taleplerinin reddini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava; Genel Kurul Kararının İptali davasıdır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Müteveffa ...'nun tereke memuru tarafından davalı şirketin  21/03/2023  tarihinde gerçekleştirilen  2021 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların batıl olduğundan bahisle iptalinin talep edildiği, davalı tarafça davanın reddinin talep edildiği, bir kısım mirasçıların tereke memuru yanında müdahillik talep ettiği görüldü.<br>.... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... sayılı tereke dosyasından, 13/12/2023 tarihinden itibaren ...'nun terekesine Dr. ... ve ...'in tereke memuru olarak atandığı anlaşıldığından, tereke memurlarına tebligat yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. <br>Mahkememizce yapılan yargılama devam ederken, Davalı şirket ve davacı ... mirasçıları ..., ... vekillerinin 31/12/2024 havale tarihli dilekçesi ile, 26.12.2024 tarihli protokol ile mirasçılar arasında terekeye temsilci atanmasına sebep olan uyuşmazlık dahil olmak üzere bütün uyuşmazlıkların anlaşma ile sonlandırıldığını, davalardan feragat edildiğini, Protokol neticesinde ...'nun terekesinin paylaşıldığını, bu sebeple huzurdaki davada davacı konumunda bulunan tereke temsilcisinin taraf sıfatının sona erdiğini, ... mirasçıları olarak ortak irade ile huzurdaki davadan feragat ettiklerini, davalı tarafın herhangi bir vekalet ücreti, yargılama gideri talebi bulunmadığını, bu kapsamda, davalı tarafın herhangi bir vekalet ücreti, yargılama gideri talebi bulunmadığını tekrarla, Mirasçılar ve Davalı olarak birlikte dosyanın kesinleşmesini takiben dosyada kalan harç ile masrafın ve varsa teminatın ilgili tarafa iadesini  talep etmişlerdir.<br>Mahkememizce ... Sulh Hukuk Mah müzekkere yazılarak, ... Tereke sayılı dosyasının celp edildiği, Tereke dosyasının yapılan incelemesinde tereke mümessili olan Dr. ... ve ...'in 07/01/2025 Tarih, ... Tereke, ... karar numaralı kararı ile, temsilciliklerinin sona ermesine karar verildiği görülmüştür.<br>Davadan feragat HMK.nun 307. ve 309. maddelerin hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. <br>HMK'nun 310. maddesi hükmüne uygun olarak müteveffa davacının mirasçıları tarafından davadan feragat edildiği, tereke mümessillerinin 07/01/2025 tarihi itibariyle görevlerine son verildiği, davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, Feragat bildiriminin de HMK. nun 310. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit edildiği anlaşıldığından, feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, <br>1-Davanın feragat nedeniyle reddine,<br>2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacı müteveffa mirasçılarından tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı şirket ve davacı mirasçıları tarafından yargılama giderlerinin kendi üzerlerine bırakılmasına,<br>4-Taraf vekilleri yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, <br>Dair tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar  verildi. 23/01/2025<br><br>Katip ...<br>e-imzalı <br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalı<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dbd49efe5e6383c6","SID":"72c9e4fdcf207970"}}