{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2024/677 Esas<br>KARAR NO\t:2025/18<br><br>DAVA:Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz<br>DAVA TARİHİ:08/11/2024<br>KARAR TARİHİ:10/01/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; şirketin yönetim kurulunun 3 kişiden oluştuğunu, bu kişilerden 2'sinin şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğunu, kuruluştan bu yana bu isimlerde değişiklik olmadığını, ancak TTSG'de sahte ilan ile şirket yetkilisinin ...olarak değiştiği şeklinde gerçeğe aykırı ilan olduğunu, ilan metninde alınan kararın yönetim kurulu değil ortaklar kurulu kararı olduğunu, ancak anonim şirketlerde ortakları kurulu kararının ancak genel kurul kararı ile mümkün olduğunu, yönetim ile ilgili karar alınamayacağını, noterlikçe kendilerine haber verildiğini, sahte şirket yetkilisinin imza sirküleri çıkarmaya çalışırken noterden kaçtığını, bunun üzerine şahıslar hakkında şikayetçi olunduğunu, ...'ın tutuklandığını, noter evraklarının tamamen sahte şekilde hazırlandığını, evrakların davalı kurum tarafından hiçbir incelemeye tabi tutulmadığının anlaşıldığı, suç duyurusu akabinde davalı kuruma başvuru yapılarak ilanın kaldırılmasının talep edildiği, ancak kurumun sanki gerçek bir görev ve yetki varmışcasına önceki görevin sona erdiği şeklinde yeni ilan yaptığını, bunun müvekkilini zor duruma düşürecek yanıltıcı nitelikte olduğunu, sahte ilanlar nedeniyle maddi manevi zararın doğduğunu, bu sahte ve yanıltıcı ilanların kaldırılması maksadıyla yapılan başvuruda tescil edilmiş olguların değiştirilmesinin yahut silinmesinin ancak kesinleşmiş yargı kararı ile mümkün olduğu gerekçesi ile reddedildiğini, ihtiyati tedbir yolu ile ilgili ilanlara erişimin engellenmesi taleplerinin bulunduğunu, müvekkilinin ve 3. kişilerin suçtan zarar görmemesi ya da herhangi bir suça konu olayın ortaya çıkmaması adına; sahte olarak hazırlanan ...  tarih ... sayılı ... sayfa numaralı ilanın Ticaret Sicili Gazetesi'nden terkin edilmesi/kaldırılmasını,... tarihli kararda bulunan ...’in gorev suresinin sonlandırılmasına dair karar ... tarihli karari engellemek amaciyla alındığından ... tarihli kararin kaldırılmasına/terkinine karar verilmesi halinde, ...4 tarihli kararda, ... gorevinin sonlandırıldığına dair, kısmının da kaldırılmasına/terkinine, ... tarih ... sayılı sicil gazete kaydının terkin edilmesi veya değiştirilerek, ilanın müvekkili tarafından alınan ... tarihli ... karar no'lu Yönetim Kurulu ve ... tarihli Genel Kurul kararları uyarınca yapılmasına karar verilmesi, ilgili ilanlar hakkında ihtiyati tedbir yoluyla erişimin engellenmesi taleplerinin bulunduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini, talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tescil edilen hususların ilan edildiğini, bu nedenle ilan edilen hususların mahkeme kararı ile kaldırılsa dahi tescilin iptaline ve yok hükmünde olduğuna karar verilmeden tescilin ve tescil hükümlerinin ortadan kalkmayacağını, müvekkilinin cevabi yazısında yer alan tescil edilmiş hususların ancak kesinleşmiş mahkeme kararı ile ortadan kaldırılabileceğinin mevzuata uygun olduğunu, ilgili şirket yetkilisinin mersis hesabı üzerinden tescile tabi bilgiler doldurularak online ortama müvekkili kurumun hiçbir dahli olmadan bilgilerin aktarıldığı, bu sürece müvekkilinin müdahale imkanı olmadığını, bu nedenlerle tescile tabi hususların da mahkeme kararı ile iptal edilerek ancak ilanın ortadan kaldırılabileceği, bu tarz bir talep olmadan sadece ilan ile ilgili hüküm kurulacak ise muhatapın TTSG olduğunu, tescil ve ilan işleminin mevzuata ve hukuka uygun olduğunu, iddia edilen sahteliğin uzman inceleme olmaksızın çıplak gözle incelenerek anlaşılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin de bu konuda inceleme ve araştırma yükümlülüğünün olmadığını, müvekkilinin üstüne düşen her şeyi eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ayrıca sahteliği iddia edilen MERSİ başvurusunun bizzat şirket yetkilisi ... tarafından oluşturulduğunu, tüm açıklamalar doğrultusunda sahtelik söz konusu olsa dahi sorumluluğun müvekkile yöneltilemeyeceğini, davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:<br>Dava, ticaret sicil memurunun kararına itiraz davasıdır. <br>Davacı taraf 14/10/2022 tarih ve ... sayılı ilan ile Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde davacı şirket ile ilgili olarak yayınlanan ilanın bilgisi dışında sahte evraklar ile yayınlandığını yine 16/10/2024 tarih ve 11187 sayılı ilanın ise davacı şirketin talebine aykırı olarak yayınlandığı belirterek 14/10/2024 tarihli ve ... sayılı gazete de yönetim kurulu kararı ile ...isimli kişinin şirketin yetkilisi olduğuna dair ilanın sahte olduğunu davacının bu ilandan 15/10/2024 tarihinde .. Noterliği tarafından aranması neticesinde haberdar olduğunu davalı kurumdan 14/10/2024 tarih ve ... sayılı gazetede yayınlanan ilanın kaldırılmasının talep edildiği akabinde 16/10/2024 tarihinde ise şirketçe genel kurul kararına istinaden ...'ın şirkette görev yaptığını onay ya da ikrar anlamına gelmemek üzere zaten yok hükmünde olan bu kararın ve karar doğrultusunda Ticaret Sicil Gazetesinde gözüken görevinin şirketimizi koruma tedbiri amacı ile sonlandırılmasına, bu konu da bakal ve tespit edecek diğer şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunmasına dair karar alındığında bu kararın 16/10/2024 tarihinde davalı kuruma gönderildiğini davalı kurumun ilanın sanki daha önce ... verilen bir yetki ve görev varmış gibi bu görev sonlandırılmış gibi ilan yaptığını belirterek 14/10/2024 tarihli ... sayılı ilanın  Ticaret Sicil Gazetesine terkin edilmesini ve 16/10/2024 tarihli kararın ise değiştirilip davacı şirket tarafından alınan kararlar uyarınca yapılmasını talep etmiştir.  Ticaret Sicil Müdürlüğü  Ticaret Sicilinde tescil edilmesi talep edilen iş ve işlemlerin ticaret sicil yönetmeliğinin 28 maddesine göre yapmaktadır. TTK 32 ve Ticaret Sicil yönetmeliği 34 maddesinde ise Ticaret Sicil Müdürlüğünün inceleme mükellefiyeti düzenlenmiş olup TTK 32/1 mad göre ticaret sicil müdürü teshih için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür.  Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 22 maddesinde ise  Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan başvurusunun ilgililer veya temsilcileri yahut hukuki halefiyet tarafından yapılacağı ve bu başvuru üzerine de teşkil edilen hususların TTK 35 mad gereği  Ticaret Sicil Gazetesine ilan edileceği düzenlenmiştir. Ticaret Sicil Gazetesinin Ticaret Sicil Müdürlüklerince kendisine gönderilen ilanı inceleme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ticaret Sicil Müd. İse şeklen  Ticaret Sicil Yönetmeliği 22 maddesi gereği yetkili kişilerin yaptığı başvuruyu ve esasına girip başvuru yapan ilgililerin şirket yetkilisi olup olmadıkları tescili istenen ilanın hukuka aykırı olup olmadığı noktasında inceleme yapmaktadır. <br>Davacı tarafın iddiası  Ticaret Sicil Gazetesinde 14/10/2024 tarihinde yayınlanan ilanda ...isimli kişinin şirket ortağı olmadığı ilanda yapılan diğer imzaların ise sahte olarak atılmış olduğu belirttiği  Ticaret Sicil kayıtlarında yapılan incelemede ise şirket ortaklarının ... olduğu ilanı yapılan kararda da bu kişilerin isim ve imzalarının olduğu anlaşıldığından Ticaret Sicil Müdürlüğünün bu kişilere ait olan imzaların sıhhatini araştırma yükümlülüğü bulunmamaktadır ve  Ticaret Sicil Yönetmeliği 22 maddesi gereği, şirket yetkilileri olarak gözüken bu kişilerin imzaları bulunan karara istinaden kendisine yapılan başvuruyu ilan etmek durumundadır yine bu kararın iptaline ilişkin 16/10/2024 tarihinde davacı şirketçe alınmış olan kararda ise 14/10/2024 tarihli ilanın gerçeğe aykırı olduğunu şeklinde karar alınmış ise de bu kararında ticaret sicilde davacı şirketin talep ettiği şekilde yayınlanması için davacı şirketin Ticaret Sicil Gazetesinde 14/10/2024 tarihinde 11185 sayılı ilanı yapılan yönetim kurulu kararının iptalini sağladıktan sonra bu doğrultuda yeni ilan yaptırması gerektiğinden ve ticaret sicil memurluğunun TTK ve Ticaret Sicil Yönetmeliğine göre yapmış olduğu ilanı yapılan yönetim kurulu kararındaki şirket ortaklarına ait imzaların sahteliği davacı tarafça mahkeme kararı ile ispatlanmadan davacı tarafın talep ettiği şekilde ilanı kaldırması mümkün olmadığından davacının davasının reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın reddine,<br>2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,<br>3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/01/2025    <br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5805dfe546e6d977","SID":"63d04d322c228462"}}