{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br><br><br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/04/2024<br>NUMARASI\t\t:....<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 16/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16/01/2025<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; davalı şirket tarafından müvekkili şirkete verilen siparişler üzerine 21.12.2021 tarihli ve .... no'lu faturada belirtilen 280.875,40 TL (21.605.80 USD) tutarında ürünlerin üretilerek davalı şirkete teslim edildiğini, müvekkilinin fatura alacağının bir kısmının davalı tarafından ödendiğini, davalı tarafından .... no'lu 15.04.2022 tarihli iade faturası düzenleyerek 92.299.70 TL (6.324.80 USD) için iade söz konusu olduğunu bildirdiğini ancak davalı tarafça düzenlenen işbu iade faturasının kesilmesini gerektirecek hukuki bir mesele ya da ihtilaf bulunmaması nedeniyle kabul edilmediğini içerir Ankara 58. Noterliği'nin 20.04.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile reddedilerek müvekkilin böyle bir borcunun, davalının ise böyle bir hak ve alacağının bulunmadığının bildirildiğini, itirazdan sonra borçlu tarafından 05.08.2022 tarihinde müvekkiline haricen 36.000,00 TL tutarında daha ödeme yapıldığını, düzenlenen fatura alacağının yalnızca bir kısmını ödeyen davalının müvekkiline işbu faturadan kaynaklı olarak toplamda takip tarihindeki TL karşılığı 212.428,968 TL olan 14.460,00 USD borcu sebebiyle Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2022/7666 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekili; müvekkili şirketin çoğunlukla savunma sanayinde faaliyet gösterdiğini, davacı tarafça düzenlenen ve icra takibine konu 280.875,40 TL'lik faturanın 3.(büyük delikli silindirlik parça) ve 6.(carrier ring) kalem maddelerinde belirtilen ürünlerin ... askeriyede yapılan muayeneler sonucu red edildiğini, muayene tutanağı ve red yazısını dilekçe ekinde sunduklarını, bu nedenle karşı tarafla kurulmak istenilen her tür şifahi ve yazılı iletişim karşılıksız kaldığını, müvekkilinin ticari ilişkinin gerektirdiği şekilde davranarak, hukuki haklarını kullanarak red konusu ürünlere ilişkin iade faturası kestiğini, faturanın davacı tarafça kötü niyetli bir biçimde reddedildiğini  savunarak, haksız davanın reddini talep etmiştir.<br>\tMahkemece, taraflar arasında yazılı sözleşme, davaya konu ürünlerin üretimine dair şartname, sipariş formu bulunmadığı, bu nedenle davacının üretimini  gerçekleştirdiği ürünün ayıplı olup olmadığının tespiti bakımından mahkemece davacı uhdesinde bulunduğu belirtilen, siparişe esas parça örneği ile davacı tarafça üretilerek davalıya teslim edilen parça örneği üzerinde taraf vekillerine haber verilmek suretiyle yerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde rapor alındığı, davalı vekilince, davacı tarafça üretilen ürünün ayıplı olduğu savunulmuş ise de; yerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen    04.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere, davacının kendisine verilen numunelere göre imalatı gerçekleştirdiği ve davaya konu malzemelere ait herhangi bir teknik resim/ teknik şartname vb. doküman verilmediği, davacı tarafından imal edilen parçaların, davacıya verilen numunelerdeki boyutlarla fiziksel boyutlar olarak eşleştiği buna göre davacı tarafça imal edilen ürünün ayıplı olarak değerlendirilmesinin olanaklı olmadığı, davaya konu imalata ilişkin olarak, imalat/ fatura bedeline ilişkin olarak davalı tarafça bir itirazda bulunulmadığı gibi davalı taraf defterlerinde de davaya konu faturaların kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında oluşan 6.324,80 USD farkın (taraf defterleri arasındaki farkın) davalı yan tarafından davacı yan adına tanzim edilen 6.324,80 USD bedelli iade faturasının davacı yan tarafından kabul edilmeyerek davalı yana iade edilmesinden kaynaklandığı, davacının üzerine düşen ispat yükümlülüğünü yerine getirdiği ve davalı tarafça ödeme yükümlülüğünün ise yerine getirilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile Ankara 6.Genel İcra Dairesi'nin 2022/7666 sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptaline, takibin 12.439,99 $ (USD) üzerinden devamına, alacak likit olduğundan, dava  değeri olan 176.150,25 TL'nin %20'si oranında belirlenecek icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tDavacı vekili istinaf başvurusunda; mahkemece davanın kabulü ile müvekkili lehine vekalet ücretine ve alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedildiğini, yalnızca müvekkili lehine hükmedilen vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı miktarlarına karşı istinaf başvurusunda bulunulduğunu, mahkemece alacağın likit olduğundan, dava  değeri olan 176.150,25 TL'nin %20'si oranında belirlenecek icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 176.402,33 TL üzerinden takdir edilen 28.224,37 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulduğunu, davanın kabulü hukuka uygun ve yerinde olup, müvekkili lehine hükmedilen icra inkar tazminatı ve vekalet ücreti miktar bakımından hukuka aykırı olduğunu, mahkemece yabancı para alacaklarında dava tarihindeki kur üzerinden belirlenmiş olan dava esas değeri üzerinden vekalet ücretine ve icra inkar tazminatına hükmedildiğini, takibin 12.439,99 $ (USD) üzerinden devamına karar verilirken aynı zamanda icra inkar tazminatı ile vekalet ücretinin 176.402,33 TL üzerinden hesaplanmasının hükümde çelişki yarattığını, bu doğrultuda Yargıtay kararlarından görüleceği üzere (Yargıtay 3. HD'nin 09.12.2021 tarih ve 2021/4522 E- 2021/12777 K, Yargıtay 19.HD'nin 03.03.2016 tarih ve 2015/10710 E- 2016/3724 K) icra inkar tazminatı ile vekalet ücreti dava tarihindeki kur üzerinden değil, yabancı para alacağının karar tarihindeki kur üzerinden belirlenecek TL karşılığı üzerinden hesaplanarak (Karar tarihi olan 26.04.2024'te USD efektif satış kuru 32.5599 TL olup, bu durumda karar tarihinde alacak miktarının TL karşılığı 405.044,83 TL'dir) işbu alacaklara hükmedilmesi gerektiğini,  müvekkili lehine hükmedilecek icra inkar tazminatı ile vekalet ücretinin dava tarihindeki kur üzerinden belirlenmiş olan dava esas değeri üzerinden değil, tahsiline karar verilen yabancı para alacağının karar tarihindeki kur üzerinden belirlenecek TL karşılığı üzerinden (405.044,83 TL) hesaplanması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının yalnızca imüvekkil lehine hükmedilen icra inkar tazminatı ve vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığının ve özellikle mahkemece dava tarihindeki kur esas alınarak vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı hesaplanmasında hukuka aykırı bir yön  olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>    1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.  \t\t<br><br><br> e-imzalıdır<br><br><br> e-imzalıdır<br><br><br> e-imzalıdır<br><br><br> e-imzalıdır<br><br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"07db2638732ad923","SID":"ff40dac0e4e358c1"}}