{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2023/4402 <br>KARAR NO:2025/176<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:23/10/2023<br>NUMARASI:2023/580 Esas -  2023/670 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:15/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı gazetede 04/10/2019 tarihinde \"...'dan damadına özel kararname: Fabrikası 'özel endüstri bölgesi' ilan edildi\" başlıklı yazı yayınlandığını, oluşturulmak istenen algının gerçeğe aykırı şekilde davacı şirkete devletin taşınmaz mallarının, parasının ve kaynaklarının hukuksuz olarak aktarıldığı, bunu yaparken kimseye yapılmayan ayrıcalıkların tanındığı, devletin taşınmazların hukuksuz olarak devredildiği algısı yaratılarak toplumda davacıya karşı infial uyandırıldığını, davacı şirket ile ilgili olarak alınan Cumhurbaşkanlığının 1607 Sayılı Kararının yayınlandığı 04/10/2019 tarihli Resmi Gazetede endüstri bölgesi ilanının sadece davacı şirket açısından değil ülke kalkınmasına katkı sağlayacak işler yapan diğer şirketler içinde aynı şekilde işlem yapıldığını, davacı ...'ın söz konusu Proje Bazlı Teşvik Sistemi kapsamındaki proje için nakit bile almaksızın tamamen kendi öz sermayesi ile 600 Milyon liralık yatırım yapacağını, yatırım kapsamında şimdiye kadar terörle mücadelede başarısı kanıtlanmış İHA ve Akıllı Sistemler Üretim Tesisi kurulacağını, yapılan haber ile davacılar ..., ... ve ... A.Ş.'nin kişilik haklarının çiğnendiğini, toplumdaki saygınlığına zarar verildiğini, davalının BK.58.maddesine aykırı bir şekilde davacıların kişilik haklarına zarar verdiğini, haber yapma ve basın özgürlüğü sınırlarını aşar şekilde gerçeğe aykırı haber ile insansız hava araçlarını halkın gözünden düşürme kastı taşıyarak siyasi saiklerle davacıların kişilik haklarını haleldar ettiğini, basın özgürlüğü sınırsız olmayıp yayınlarında anayasanın temel hak ve özgürlükler bölümüyle TMK.nun 24 ve 25.maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmamasının da yasal ve hukuki bir zorunluluk olduğunu, bunun için temel ölçütün kamu yararı olduğunu, bu nedenlerle davacılardan ... için 40.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL ... için 30.000,00 TL olmak üzere 100.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı cevap dilekçesi sunulmamıştır.İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/666 esas, 2020/389 karar sayılı 12/11/2020 tarihli  kararı ile; Davanın ... yönünden reddine, ... A.Ş.ve ... yönünden kısmen kabulü ile 10.000'er TL manevi tazminatın tahsiline karar verildiği, davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla İstanbul BAM 4.Hukuk Dairesinin 2021/1010 esas, 2021/1168 karar sayılı, 03/06/2021 tarihli ilamı ile, taraflardan ...Ş tacir olup, davaya konu eylem her iki tarafın ticari işletmeleriyle ilgili olduğundan tarafları tacir olan uyuşmazlığın ticari dava olarak Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp çözülmesi gerektiğinden ihtiyari dava arkadaşı olan gerçek kişi davacılar yönünden davaya devam edilip karar verilmesi, diğer davacı ...A.Ş yönünden ise davanın görev yönünden tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın sonuçlandırılmasının doğru olmadığı belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.İstanbul 19.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/348 esas sayısı ile yargılamaya devam olunmuş, dosyanın ...A.Ş.yönünden tefriki ile ayrı bir esas kaydına karar verilmiş, davacı şirket yönünden tefrik edilen dava mahkemenin 2021/564 esas sırasına kayıt edilmiştir. İstanbul 19.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/564 esas, 2023/20 karar sayılı, 14/02/2023 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosya yukarıda yazılı esas sırasında kayıt edilmiştir.İlk Derece Mahkemesince; \"...Somut olayda haber metninin \"...’li Cumhurbaşkanı ..., damadı ...’ın yöneticisi olduğu ... Makina’nın bulunduğu bölgeyi Özel Endüstri Bölgesi olarak kabul etti\" şeklinde olduğu, haberin devamında özel endüstri bölgelerinin avantajlarının sayıldığı, haberin doğrudan muhataplarının ... ve ... Makina şirketi olduğu anlaşılmıştır. ...1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacı ... .A.Ş. Lehine 25.000,00-TL manevi tazminatın yayın tarihi olan 04.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal  faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde;  Manevi tazminat miktarının düşük olması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, manevi tazminat koşullarının oluşmaması ve miktarının yüksek olması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Basın yoluyla kişilik haklarının ihlalinden kaynaklanan manevi tazminat davasıdır.Tarafların tacir olduğu ve dava konusu yayının her iki tarafın ticari faaliyeti ile ilgili  olduğu anlaşılmıştır.6102 sayılı yasanın 54. maddesine göre Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Yasanın 55. Maddesine göre;Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek haksız rekabet hâllerinin başlıcalarındandır. Yasanın 56. Maddesine göre de  Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebilir.  6098 sayılı yasanın 58. maddesine göre; Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. 4721 sayılı yasanın 24. maddesine göre; Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır. Dava konusu yayın incelendiğinde; Haber başlığının \" ...'dan damadına 'özel' kararname! Fabrikası “özel endüstri bölgesi' ilan edildi \" şeklinde olduğu, devamında; Cumhurbaşkanı ...'ın damadı olan ...'ın da yöneticileri arasında olduğu Bayraktar ailesine ait ... Makina'nın Esenyurt ve Arnavutköy'de bulunan tesislerinin bulunduğu bölge,Cumhurbaşkanı Kararı ile Özel Endüstri Bölgesi olarak kabul edildi.\" denildiği,  devamında da  ... firmasının bu kapsamda ne gibi avantajlara sahip olacağının bir çok başlık altında verildiği anlaşılmıştır. Haber bütün olarak değerlendirildiğinde; Davacı ... firmasının yöneticisinin  cumhurbaşkanının damadı olmasına vurgu yapılarak kendilerine özel kararname çıkartıldığı ve bununla birçok avantaj elde ettiklerinin ifade edildiği,  davacı firma yöneticisinin cumhurbaşkanı damadı olduğu için firmaya özel kararname iddiasının davacı firmanın doğrudan itibarına yönelik bir kötüleme olduğu, yayının  TTK m 54 kapsamında  tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranış  olduğu, 55. madde kapsamında davacının faaliyetleri ve  ticari işleri hakkında  yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalar olduğu, doğrudan davacı firmanın itibarına yönelik haksız saldırı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yayının basın özgürlüğü kapsamında olduğu yönündeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Manevi tazminatın miktarı yönünden yapılan incelemeye göre;6098 sayılı TBK’nın 58. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir  olunacak   manevi   tazminatın   tutarını   etkileyecek   özel   hal   ve   şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan sebepleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Somut olayda; Tarafların tacir olan sıfatı,  olayın meydana geliş biçimi, davalının eylemi, eylemin davacı üzerindeki etkisi, olay tarihi ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Bu sebeple davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davalı vekilinin istinaf talebinin  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davanın kabulüne 40.000,00 TL manevi  tazminatın  yayın tarihi olan  04/10/2019 tarihinden  itibaren  işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan  tahsiliyle davacıya verilmesi yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/580 Esas  2023/670  Karar sayılı 23/10/2023 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda; 2/a- Davacı tarafından davalı aleyhine açılan manevi tazminat davasının KABULÜ ile 40.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihi olan 04/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,3- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 3/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.732,40 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3/b-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat gideri 157,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 3/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. ve 13/(2). maddelerine göre 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;  4/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,4/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.732,40 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,00 TL'nin mahsubuyla bakiye 2.305,40 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,4/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 225,25 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 963,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,4/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/01/2025  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b7a889a62a8e8fe","SID":"d5106b3c6807bc8c"}}