{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2275 - 2024/1643<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/2275 <br>KARAR NO\t: 2024/1643<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/133 Esas 2022/465 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 20/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 14/01/2025<br><br>İlk Derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ...AŞ vekili, ... Ltd Şti vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacılar vekili, 03.10.2018 tarihinde davalılardan ... Ltd Şti‘ne ait, ...Şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonla davacılardan ...’in eşi, ...’ın babası, ... ve ...’nin oğlu, ..., ...’in kardeşi olan ...’ın yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davacıların desteği ... ile arkadaşı ...’in vefat ettiğini, davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/37 Esas sayılı dosyanın derdest olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından davacılara 28.12.2019 tarihinde 109.090,77 TL ödeme yapılmış ise de ödemenin yetersiz olduğunu belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş ... için 50.000 TL, çocuk ... için 50.000 TL, diğer davacılar anne-baba ve kardeşler için ayrı ayrı 20.000’er TL olmak üzere toplam 200.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden kusur oranında ve temerrüt tarihinden, işleten ve sürücüden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, davacı eş ... ve çocuk ... için ayrı ayrı 200.000‘er TL, anne, baba ve kardeşler için ayrı ayrı 30.000’er TL olmak üzere toplam 550.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 26.05.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı eş ... yönünden maddi tazminat talebini 395.451 TL‘ye, çocuk ... yönünden 28.107,34 TL, anne ... yönünden 140.304,17 TL‘ye, baba ... yönünden 43.435 TL‘ye yükseltmiştir.<br>Davalı ...Şirketi vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın 13.03.2018-13.03.2019 tarihleri arasında davalı şirkete 330.000 TL limitle zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davadan önceki başvuru üzerine davacılara 28.12.2018 tarihinde 109.090,77 TL ödeme yapıldığından sorumluluklarının kalmadığını, sigortalının kusursuz olduğunu, ceza dosyası istenerek kusur yönünden ATK’dan, ödeme tarihindeki verilere göre destekten yoksun kalma tazminatı yönünden de aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, zararın karşılanması halinde davanın reddine, aksi halde ödemelerin güncellenerek mahsubu ile bakiye zararın belirlenmesini, davacı kardeşler yönünden davanın reddini, hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirim yapılmasını, SGK tarafından yapılan ödemelerin araştırılmasını, faiz talebinin reddini, aksi halde dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>Davalı ... Ltd Şti vekili, davacıların desteği ...’ın alkollü olarak sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla kırmızı fasılalı ışıkta kavşağa girerek davalı şirkete ait ... plakalı araca çarptığından asli ve tam kusurlu, davalı ...’nin kusursuz olduğunu, desteğin emniyet kemerinin takılı olmadığını, davalı sigorta şirketi tarafından zararın karşılandığını, bakiye alacak bulunmadığını, aksi halde desteklik durumunun ve zararın ispatlanmasını , SGK ödemelerinin sorulmasını, tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... ..., davalı sigorta şirketine başvuru yapılmadan dava açıldığını, kazada kusuru bulunmadığını, ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını, davacıların zararı davalı sigorta şirketi tarafından karşılandığından sorumluluğunun kalmadığını, tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>Mahkemece, davanın ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, iddia ve savunma, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların eş, baba, oğul ve kardeşi olan müteveffa ...  03.10.2018 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde vefat ettiği, her ne kadar dava dilekçesinde müteveffanın ... plaka sayılı araçta yolcu konumunda olduğu ve kusursuz olduğu ileri sürülmüş ise de, Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/37 E. sayılı dosyası kapsamına göre yolcu konumunda olmayıp araç sürücüsü olduğu, mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre dava konusu kazanın meydana gelmesinde müteveffanın %60, davalı sürücü ... ...'ın %40 oranında kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine davalı sigorta şirketince davadan önce davacı ... ... için 84.497,74 TL, davacı ...  için 12.616,23 TL, davacı ... için 11.976,80 TL olmak üzere 109.090,77 TL ödeme yapıldığı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan aktüer bilirkişi kök ve ek raporlarına göre ödemelerin güncellenmiş değerlerinin mahsubundan sonra eş ... ...'un 395.451,00 TL, davacı anne ...  140.304,17 TL, davacı baba ...  43.435,00 TL, davacı çocuk ...  28.107,34 TL destekten yoksun kalma zararının bulunduğu, sigorta şirketinin bakiye poliçe limiti doğrultusunda sorumluluk tutarlarının ise davacı eş ... ... yönünden 163.383,36 TL, davacı anne ... ... yönünden 57.967,65 TL, davacı baba ... ... yönünden 17.945,48 TL, davacı çocuk ... ... yönünden 11.612,74 TL olduğu anlaşılmakla ve davacıların ıslah dilekçesi gözetilerek davacılar ... ..., ... ..., ... ... ve ... ...'un maddi tazminat istemlerinin kabulü gerektiği, bilirkişi raporu ile davacı ... ...'un 43.435,00 TL destekten yoksun kalma zararı hesaplanmış ve ıslah dilekçesi ile bu miktarın tahsili talep edilmiş ise de, kısa kararda sehven ... ... yönünden 43.735,00 TL üzerinden hüküm kurulduğu gerekçeli kararın yazımı sırasında anlaşılmış olup, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşmaması için kısa kararın aynen gerekçeli kararın hüküm fıkrasına geçirildiği, diğer davacılar ..., ... ... ve ... ...'un maddi tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacıların müteveffanın kardeşi oldukları, kardeşlerin destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmeleri için fiili olarak müteveffanın kendisine destek olduğunu kanıtlamakla yükümlü olduğu, davacı ..., ... ... ve ... ...'un müteveffanın kendilerine fiilen destek olduğunu iddia ve ispat etmedikleri anlaşılmakla bu davacılar yönünden maddi tazminat isteminin reddine karar vermek gerektiği, davacıların manevi tazminat istemleri yönünden koşulların oluştuğu gerekçesi ile; maddi tazminat yönünden;davacılar ..., ... ... ve ... ...'un maddi tazminat istemlerinin reddine, davacılar ... ..., ... ..., ... ... ve ... ...'un maddi tazminat istemlerinin kabulü ile; ... ... yönünden 395.451,00 TL'nin (davalı sigorta şirketi poliçe limitinin 163.383,36 TL'si ile sınırlı ve 25.12.2018 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile sorumlu olmak üzere) 03.10.2018 kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline, ... ... yönünden 28.107,34 TL'nin (davalı sigorta şirketi poliçe limitinin 11.612,74 TL'si ile sınırlı ve 25.12.2018 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile sorumlu olmak üzere) 03.10.2018 kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline, ... ... yönünden 43.735,00 TL'nin (davalı sigorta şirketi poliçe limitinin 17.945,48 TL'si ile sınırlı ve 25.12.2018 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile sorumlu olmak üzere) 03.10.2018 kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline,... ... yönünden 140.304,17 TL'nin (davalı sigorta şirketi poliçe limitinin 17.000,00 TL'si ile sınırlı ve 25.12.2018 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile sorumlu olmak üzere) 03.10.2018 kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline,manevi tazminat yönünden; manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, davacı ... ... yönünden 40.000 TL,... ... yönünden 30.000 TL, ... ... yönünden 5.000 TL, ... ... yönünden 5.000 TL, ... yönünden 3.000 TL, ... ... yönünden 3.000 TL, ... ... yönünden 3.000 TL tazminatın, 03.10.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılar ....Şti ve ... ...'dan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş;karara karşı davacılar vekili ile davalılar ... Ltd Şti vekili ve ...şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. , davacılar vekili 15.09.2022 tarihli dilekçesi ile karardan sonra davalı ...Şirketi tarafından sorumlu olduğu tutar ödenmiş olduğundan davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiklerini, sigorta şirketinden yargılama gideri ve vekalet ücreti istemediklerini belirtmiş ;davalı ...Şirketi vekili de 18.11.2022 tarihli dilekçesi ile davacılar vekili ile sulhen anlaşılmış olup ekli ibraname uyarınca ödeme gerçekleştirildiğini, davalı sigorta şirketi lehine doğabilecek vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığını davacı vekilinin beyanı gereği, dosyanın feragat nedeni ile reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mütevaffanın kardeşleri olan davacılar ... ..., ... ... ve ... yönünden açılan maddi tazminat istemlerinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme tarafından takdir edilen manevi tazminat tutarlarının çok düşük takdir edilidiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ...Şirketi vekili istinaf dilekçesinde ;sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, tüm kusurun yasal sınırın oldukça üzerinde alkollü araç kullanan müteveffada olduğunu, dava konusu olay zarar görenin ağır kusurundan meydana geldiği için, sürücü ve işletenin davacılara karşı sorumluluğundan söz edilemeyeceğinden, sigorta şirketi bakımından reddi gerektiğini, bu hususun tesbiti için, ceza dosyası ve varsa kusur durumunu gösteren bilirkişi raporu celp edildikten sonra meydana gelen kazada kusur durumunun açığa kavuşturulması için dosyanın makine mühendislerinden oluşan uzman bilirkişi heyetine sevk edilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu kabul etmemekle birlikte müteveffanın müterafik kusurunun  değerlendirilmediğini, hükme esas alınan aktüer raporunda tespit edilen ve tazminat hesaplanmasına esas alınan gelirin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda açıkça belirtildiği ve SGK hizmet dökümünde yer verildiği üzere, müteveffanın çoğunlukla aylık çalışmaları 30 günün altında olup bu durumda; çalışılan dönem için somut gelir; çalışılmayan dönem içinse asgari ücret esas alınarak hesap yapılması gerektiğinden asgari ücrete göre hesap yapılmak üzere, yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Ltd Şti vekili istinaf dilekçesinde ;03.10.2018 tarihinde ... plakalı aracın, davalı ... Ltd Şti çalışanı ... ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile ölümlü bir trafik kazasına karıştığını, kazada davalı işleten ve sürücünün kusuru bulunmadığını,    karşı araç sürücüsü müteveffa ... ...’un tam kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağında, müteveffa ... ...'un, sevk ve idaresindeki araç ile \".. Kırmızı fasılalı ışık yanarken ... Bulvarına giriş yaptığı...\" ve bu suretle KTK 57/1-A maddesinin ihlal ettiği tespitlerine yer verildiğini, araç içerisinde alkol şişelerinin olduğunun da belirtildiğini, dosyada mübrez olan 12.11.2018 tarihli adli tıp raporunda müteveffa ... ...'un, kaza sırasında 1,22 promil alkollü olduğu tespit edilmiş olup davalı şirkete kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, gerekçeli kararda müteveffa ... ...'un tespit edilen alkol oranına değinmediğini ayrıca yargılama esnasında karşı araç sürücüsü ... ...'un emniyet kemerini takmadığı gerekçesi ile asli kusurlu olduğu da ispatlanmış olup emniyet kemeri takılı olmayan bir sürücünün ya da yolcunun ölümünde kusuru bulunmayan karşı araç sürücüsünün ve davalı şirketin sorumlu tutulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu,  kusur ve hükmedilen tazminatların hakkaniyete uygun olmadığını, davaya konu aracın 150 km hızda gitmesi imkansız olup, mevcut kazaya ilişkin değerlendirmeleri içeren kaza tespit tutanağında ve diğer belgelerde davacının iddialarını kanıtlayan hiçbir bilgi bulunmadığını, davalı şirketin üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirildiği ispatlanmış olup yalnızca TBK m. 66/2 gereği dahi, davada şirkete sorumluluk atfedilemeyeceğini, hatalı ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna göre ve ilgili rapora itirazları dikkate alından hüküm kurulduğunu,  aktüer bilirkişi 3. ek raporuna karşı tarafları ve karşı yanca itiraz dilekçeleri sunulmuş olmasına rağmen itirazları değerlendirmeden ıslah talebini kabul ederek hüküm kurulduğunu, kaldı ki, 30.05.2022 tarihli ıslah talebine itiraz dilekçesinde belirttikleri üzere, davacı yanın da bilirkişi 3. ek raporuna karşı itirazlarını sunup, itirazlarına konu rapor doğrultusunda ıslah dilekçesi hazırlayıp sunduğunu, karşı yanın itirazlarına konu ettiği bir rapor doğrultusunda ıslah talebinde bulunması ve mahkemece bu ıslah talebi doğrultusunda hüküm kurulmasının açıkça mantığa aykırı olduğunu, ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>Davacılar vekili ile davalı ...Şirketi vekili ve davalı ... Ltd Şti vekili vekilinin HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>Dava ölümlü trafik kazası nedeniyle eş,çocuk, anne-baba ve kardeşler tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir .<br>Davacılar vekili, davalıların sürücüsü, işleteni, zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın, davacıların eşi, babası, oğlu ve kardeşleri olan desteğin yolcu olarak bulunduğu araca çarparak ölümüne neden olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından 28.12.2019 tarihinde 109.090,77 TL ödeme yapılmış ise de ödemenin yetersiz olduğunu belirterek davacı eş, çocuk, anne-baba ve kardeşler için destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, manevi tazminatın sürücü ve işletenden tahsilini talep etmiş, mahkemece davalı sürücünün %40, davacıların desteği sürücünün %60 kusurlu olması, yaşları gereği davacı kardeşler yönünden destekten kalma tazminatı isteme koşulları bulunmadığından davalı sürücünün %40 kusur oranına göre davanın kısmen kabulü ile, davacılar ..., ... ... ve ... ...'un maddi tazminat istemlerinin reddine, davacılar ... ..., ... ..., ... ... ve ... ...'un maddi tazminat istemlerinin kabulü ile; ... ... yönünden 395.451,00 TL'nin (davalı sigorta şirketi poliçe limitinin 163.383,36 TL'si ile sınırlı ve 25.12.2018 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile sorumlu olmak üzere) 03.10.2018 kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline,... ... yönünden 28.107,34 TL'nin (davalı sigorta şirketi poliçe limitinin 11.612,74 TL'si ile sınırlı ve 25.12.2018 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile sorumlu olmak üzere) 03.10.2018 kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline, ... ... yönünden 43.735,00 TL'nin (davalı sigorta şirketi poliçe limitinin 17.945,48 TL'si ile sınırlı ve 25.12.2018 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile sorumlu olmak üzere) 03.10.2018 kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline,... ... yönünden 140.304,17 TL'nin (davalı sigorta şirketi poliçe limitinin 17.000,00 TL'si ile sınırlı ve 25.12.2018 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile sorumlu olmak üzere) 03.10.2018 kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline,manevi tazminat yönünden; manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, davacı ... ... yönünden 40.000 TL, ... ... yönünden 30.000 TL, ... ... yönünden 5.000 TL, ... ... yönünden 5.000 TL,... yönünden 3.000 TL, ... ... yönünden 3.000 TL, ... ... yönünden 3.000 TL tazminatın, 03.10.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılar ....Şti ve ... ...'dan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karara karşı davacılar vekili davacı kardeşler yönünden maddi tazminatın reddine, tüm davacılar yönünden manevi tazminat miktarının çok düşük olmasına ;davalı sigorta şirketi vekili kusur ve müterafik kusur oranına, desteğin gelirine, hesaplama yönteminde 1,8 teknik faiz yerine progresif rant yönteminin kullanılmasına,davalı işleten vekili kusur oranına, maddi tazminat yönünden hesaplama yönetimine, maddi ve manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.<br>1-Davacılar vekili davacı kardeşler ..., ... ve ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de 01.11.1980 doğumlu destek ...’ın evli ve bir çocuklu ;davacı kardeşi ...’in 08.06.1989 doğumlu (kaza tarihinde 29 yaşında), ...’ın 01.04.1972 doğumlu, (kaza tarihinde 46 yaşında ) şöför, evli bir çocuklu, ...’in 19.04.1975 doğumlu (kaza tarihinde 43 yaşında ), bekar ve işçi olduğu dolayısıyla desteklik ilişkisi ispatlanmadığından davacı kardeşler ..., ... ve ... yönünden maddi tazminat talebinin reddinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>2-Davalı işleten vekili kusur oranına ve müterafik kusura itiraz etmiştir.<br>03.10.2018 tarihli saati 00.20 olan kaza tespit tutağından ... ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobille ... Sokak üzerinde seyir halinde iken istikametine kırmızı fasılalı ışık yanıp sönerken ... Bulvarına giriş yaptığı sırada aracının sol yan kısımlarına seyrine göre solundan ... Bulvarı üzerinden seyirle gelen seyir yönüne sarı fasılalı ışık yanıp sönmekteyken kavşağa giren ... ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun ön kısımları ile çarpması neticesi yaralanmalı sonrasında ölümlü trafik kazası meydana geldiği, trafik kazası tespit tutanağı ve dosya kapsamına göre; olay mahalli yol asfalt kaplama 3 şeritli bölünmüş yol, kavşak, düşeyde eğimsiz, yatayda viraj, yol yüzeyi kuru, hava durumu açık, vakit gece, aydınlatma var, 50 km/h azami hız limiti bulunan cadde olup meskun mahal içi, ... plakalı araca ait 68 m fren izi tespiti bulunduğu ... plakalı araç sürücüsü ... ...’un kavşaklarda geçiş önceliğine uymadığından 2918 Sayılı KTK’nın 57/1-a maddesini, ... plakalı araç sürücüsü ... ...’ın kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığından aynı kanunun 52/1-a maddesini ihlal ettiği, Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/5023 Sayılı dosyasında alınan 15.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda ... ...'un 1,22 promil alkollü olarak bahse konu kaza mahalline T şeklinde fasılalı yanıp sönen ışıklı kavşağa yaklaşırken ve sola dönüş için kavşak içine giriş yaptığı sırada kendi tarafına yanmakta olan kırmızı fasılalı yanıp sönen lambanın anlamına göre hareket etmediği, trafik işaret ve levhalarına uygun sürüş güvenlik kurallarına uymayarak alkollü vaziyette trafik güvenliğini tehlikeye düşürmesi sonucu kavşak içinde aracının sol yan tarafından ... plakalı kamyonun çarpmasına neden olarak 2918 SK'nın 84. maddesine gereği sürücü asli kusurlarından (h) madde, 47/b,c ve d, 48, 57/a fıkralarını ihlalinden dolayı asli kusurlu olduğu, ehliyetli şoför olan ... ...’ın ise idaresindeki kamyon ile bahse konu kaza mahalli olan fasılalı yanıp sönen ışıklı kavşağa yaklaşırken ve düz seyrederken kendi tarafına sarı fasılalı lambaların anlamına göre  aracının mevcut hızını azaltmadığı, kazayı önlemeye yönelik tedbirleri almakta geç kaldığı, trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, 68 metre fren izine rağmen çarpmayı engelleyememesinden dolayı 2918 SK'nın 84. maddesi gereği sürücü diğer kusurlarından 52/a,b, 47/c,d fıkralarına muhalefet ettiğinden tali kusurlu olduğunun belirlendiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26 .Ceza Dairesinin 12.12.2023 Tarih 2021/516 Esas 2023/2229 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilerek kesinleşen Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi Mahkemesinin 19.01.2021 Tarih 2019/37 Esas 2021/3 Karar sayılı dosyasında alınan 20.10.2020 tarihli ATK raporunda ... plakalı araç sürücüsü ... ...’un kavşaklarda geçiş önceliğine uymadığından 2918 Sayılı KTK’nın 57/1-a maddesi gereğince asli kusurlu, ... plakalı araç sürücüsü ... ...’ın kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığından aynı kanunun 52/1-a maddesi gereğince tali kusurlu olduğu, eldeki davada ATK’dan alınan 04.11.2020 tarihli raporda dosya kapsamında mevcut ifadeler, trafik kazası tespit tutanağı ve bu tutanak içeriğindeki kaza yeri krokisi, bilirkişi raporu ile tüm verilere göre sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobiliyle meskun mahalde gece vakti seyri sırasında geldiği olay yeri ışıklı kavşakta seyir yönüne hitaben bulunan kırmızı fasılalı ışığa uyarak durup seyrine göre solundan ... Bulvarı üzerinden seyir halinde olan kamyona ilk geçiş hakkını bırakması gerekirken bu kurala uymadığı, kontrolsüzce giriş yaptığı kavşakta ilk geçiş hakkını bırakmadığı kamyon ile çarpışmasıyla meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu(%60 oranında )sürücü ... ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonu ile meskun mahalde gece vakti seyri sırasında geldiği olay yeri ışıklı kavşağa yaklaşımı sırasında yola gereken dikkatini vermediği, mahal şartları üzerinde seyrettiği, hızını kavşak şartlarına göre ayarlamadığı, seyir yönüne hitaben bulunan sarı fasılalı ışığa uyarak kavşaktan dikkatli yavaş kontrollü geçiş yapması gerekirken bu kurala uymadığı, fren izi mesafesinden anlaşılmakla yüksek seyir hızıyla geçiş yapmak istediği kavşakta kendisine ilk geçiş hakkını bırakmayan otomobil ile çarpışmasıyla meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle tali kusurlu(%40 oranında ) olduğu anlaşılmış olup uzman bilirkişi tarafından yapılan kusur tespitinin bu oluşa, usul ve yasaya uygun olduğu yerel mahkemece bu kusur oranının kabulü ile hükme dayanak alınmasında, desteğin araçtan fırlamaması, belirsiz olan emniyet kemerinin takılı olup olmaması ile zarar arasında uygun illiyet bağının dolayısıyla müterafik kusurun varlığı ispatlanamadığından belirlenen tazminatlardan müterafik kusur indirim yapılmamasında ve davalı şirketin araç maliki ve işleten olarak maddi ve manevi tazminattan sorumlu tutulmasında bir usulsüzlük görülmemiştir. <br>3-6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, Ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Destekten yoksun kalanların destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine bir kısmını da eş ve çocukları ile anne ve babasına ayıracağı varsayılmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir. <br> 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak belirlenmesi gerekir. Somut olayda, hükme esas alınan aktüerya raporunda, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda tazminatının hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alındığı görüldüğünden davalı işleten vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>4-Davacılar vekili manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu, davalı işleten vekili yüksek olduğunu ileri sürmüştür.<br>Davacıların manevi tazminat istemi 6098 TBK'nrn 56/2. maddesi hükmüne dayanmakta olup anılan maddede “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. ”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.<br>Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.<br>Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370)<br>Somut olayda, iddia, bir kısım davacıların desteği sürücü ... ...’un 1,22 promil alkollü olarak sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobiliyle meskun mahalde gece vakti seyri sırasında geldiği olay yeri ışıklı kavşakta seyir yönüne hitaben bulunan kırmızı fasılalı ışığa uyarak durup seyrine göre solundan ... Bulvarı üzerinden seyir halinde olan kamyona ilk geçiş hakkını bırakması gerekirken bu kurala uymadığı, kontrolsüzce giriş yaptığı kavşakta ilk geçiş hakkını bırakmadığı kamyon ile çarpışmasıyla meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu(%60 oranında ),sürücü ... ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonu ile meskun mahalde gece vakti seyri sırasında geldiği olay yeri ışıklı kavşağa yaklaşımı sırasında yola gereken dikkatini vermediği, mahal şartları üzerinde seyrettiği, hızını kavşak şartlarına göre ayarlamadığı, seyir yönüne hitaben bulunan sarı fasılalı ışığa uyarak kavşaktan dikkatli yavaş kontrollü geçiş yapması gerekirken bu kurala uymadığı, fren izi mesafesinden anlaşılmakla yüksek seyir hızıyla geçiş yapmak istediği kavşakta kendisine ilk geçiş hakkını bırakmayan otomobil ile çarpışmasıyla meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle tali kusurlu(%40 oranında ) olduğu, davacıların kaza nedeniyle eş, baba, çocuklarını ve kardeşlerini kaybettiğinin anlaşıldığı, olay tarihi (2018), olayın oluş şekli, tarafların sosyal ekonomik durumu manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacıların uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında, davacılar için ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının 6098 TBK'nın 56/2. ve 51. maddesindeki esaslara göre belirlenmiş olması nedeniyle davacılar vekili ile davalı işleten vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. <br>5-2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 88. maddesinde, zarar verenlerin birden fazla olması halinde “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi yapılmış, yine TBK 61. maddesinde “ Dış ilişkide, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” denilmiş, 62. madde de ise “tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.” düzenlemesi ile birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Türk Borçlar kanunun müteselsil borçluluk ve dış ilişki de borçluların sorumluluğu başlıklı 163. maddesinde “Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder” denilerek zarar verenlerin zarar görenlere karşı sorumluluğunun kapsamını düzenlemiştir.<br>TBK'nın 166. maddesi gereğince borçlulardan birinin ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmesi halinde, bu oranda diğer borçlularda borçtan kurtulur. Aynı kanunun 168/2 maddesinde ise alacaklının diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirmesi halinde bunun sonuçlarına kendisinin katlanması gerekir. <br>Davacılar vekili, davalı sigorta şirketi ve işleten vekilinin yerel mahkeme kararını istinaf etmesinden sonra dosya istinaf incelemesine gönderilmeden önce davacılar vekili 15.09.2022 tarihli dilekçesi ile davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu maddi tazminat miktarının davacılara sulh olmaları nedeniyle ödediğini bu nedenle davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat edildiğini, sigorta şirketinden vekalet ücreti ve yargılama giderleri talepleri olmadığını beyan ederek dosyada gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmiş, davacılar vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili tarafından da 18.11.2022 tarihli dilekçe ile davacılar vekili ile sulhen anlaşılmış olup ekli ibraname uyarınca ödeme gerçekleştirildiğini, davalı sigorta şirketi lehine doğabilecek vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığını davacı vekilinin beyanı gereği dosyanın feragat nedeni ile reddine karar verilmesine ilişkin dilekçe sunulmuştur.<br>6100 sayılı HMK'nın 307. maddesi gereğince; feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Aynı kanunun 309/2. maddesi hükmüne göre, feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. HMK'nın 310. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. İstinaf edilen karar, usul hukuku çerçevesinde kesinleşmiş olmadığından, bu aşamada davadan feragat mümkündür. HMK'nın 311. maddesinde, feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı düzenlenmiştir.<br>Somut olayda, davacılar vekili, davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı bakımından davalı ...Şirketi yönünden davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. Davalı ...Şirketi 2918 sayılı KTK.nın 85 ve 91. maddeleri gereğince araç işleteninin üçüncü kişilere olan hukuki sorumluluğunu, sigortalısının kusuru ve azami poliçe limitine kadar üstleneceğinden, davacı vekilinin, davalı sigorta şirketi yönünden feragatinin, sigortalı araç sürücüsü ve işletenine sirayet edeceğinin kabulü gerekir. <br>Bu durumda, davacılar ..., ..., ... ve ... vekili, davalı ...Şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde destekten yoksun kalma tazminatı talebinden davadan feragat ettiğine göre, davalılar ... Şti ve ... ...’ın, adı geçen davacılara karşı bu zarar kalemi yönünden poliçe limiti kadar sorumluluğunun ortadan kalktığı kabul edilmelidir. Buna göre, kaza tarihi itibariyle poliçe limitinin kişi başı sakatlık/ölüm için 360.000,00 TL olduğu, davacılardan ... ... yönünden 395.451,00 TL maddi zarardan davalı sigorta şirketi tarafından ödenen poliçe limiti 163.383,36 TL'nin mahsubu ile bakiye 232.067,64 TL; ... ... yönünden 28.107,34 TL maddi zarardan davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 11.612,74 TL'nin mahsubu ile bakiye 16.494,60 TL, ... ... yönünden 43.435 TL maddi zarardan davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 17.945,48 TL'nin mahsubu ile bakiye 25.489,52 TL, ... ... yönünden 140.304,17 TL maddi zarardan sigorta şirketi tarafından ödenen 17.000 TL’nin mahsubu ile bakiye 123.304,17 TL destekten yoksun kalma tazminatının 03.10.2018 kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Ltd Şti ve ... ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davalılara verilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, desteklik durumu ispatlanamayan davacı kardeşler yönünden maddi tazminatın reddinde, bilirkişi tarafından belirlenen kusur oranlarının olayın oluşuna ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu olması nedeniyle benimsenmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tüm davacılar için manevi tazminatın takdirinde TBK’nın 56.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacılar vekili ile davalı işleten vekilinin istinaf sebeplerinin  reddine, davacı eş, çocuk anne-baba yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle açılan davada davacılar vekilinin eş,çocuk anne –baba yönünden davalı sigorta şirketi aleyhine açtıkları davadan feragati nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davadan istinaf aşamasında feragat edildiği, davacılar vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu, feragat beyanının usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle davacılar vekili ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun bu nedenle kabulü ile  6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı eş anne-baba ve çocuk yönünden davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davadan davadan feragat edilmesi nedeniyle davalı sigorta şirketi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden ödenen tazminatın mahsubu ile kalan miktarda sorumlu olduklarından  davanın kısmen kabulüne dair yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, <br>I-Davacılar vekili, davalı ...Şirketi vekili ve davalı ...Şti vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; hükümden sonra davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat edildiğinden ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.2 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, <br>Buna göre;<br>1-Maddi tazminat yönünden;<br>Davalı ...Şirketi aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, <br>-Davacılar ..., ... ... ve ... ...'un maddi tazminat istemlerinin davalı ... Tic Ltd Şti ve ... ... yönünden reddine,<br>-Davacılar ... ..., ... ..., ... ... ve ... ...'un maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile ;<br> -... ... yönünden 232.067,64 TL destekten yoksun kalma tazminatının 03.10.2018 kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Tic Ltd Şti ve ... ...’dan müştereken ve mütesilsilen tahsili ile davacı ... ...’a verilmesine <br>-... ... yönünden 16.494,60 TL destekten yoksun kalma tazminatının 03.10.2018 kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Tic Ltd Şti ve ... ...’dan müştereken ve mütesilsilen tahsili ile davacı ... ...’a verilmesine <br>-... ... yönünden 25.489,52 TL destekten yoksun kalma tazminatının 03.10.2018 kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Tic Ltd Şti ve ... ...’dan müştereken ve mütesilsilen tahsili ile davacı ... ...’a verilmesine <br>-... ... yönünden 123.304,17 TL destekten yoksun kalma tazminatının 03.10.2018 kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Tic Ltd Şti ve ... ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... ...’a verilmesine, <br>2-Manevi tazminat yönünden; <br>-Manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, <br>-Davacı ... ... yönünden 40.000,00 TL,<br>-... ... yönünden 30.000,00 TL,<br>-... ... yönünden 5.000,00 TL, <br>-... ... yönünden 5.000,00 TL,<br>-... yönünden 3.000,00 TL,<br>-... ... yönünden 3.000,00 TL,<br>-... ... yönünden 3.000,00 TL tazminatın, 03.10.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılar ....Şti ve ... ...'dan tahsiline, <br>Fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat yönünden alınması gereken 27.143,38 TL harcın peşin alınan 683,10 TL ve 1.674,00 TL ıslah harcı toplamı ‭2.357,1‬0 TL harçtan mahsubu ile ‭24.786,280 TL harcın davalılar ....Şti ve ... ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,‬‬<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat yönünden alınması gereken 6.079,59 TL harcın peşin alınan 1.878,53 TL harçtan mahsubu ile ‭4.201,06‬ TL harcın davalılar ....Şti ve ... ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,‬<br>5-Kabul edilen maddi tazminat talepleri bakımından, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan;<br>-... ... için 37.130,82 TL<br>-... ... için 16.494,60 TL,<br>-... ... için 25.489,52 TL <br>-... ... için 19.728,66 TL vekalet ücretinin davalılar ....Şti ve ... ...'dan tahsili ile davacı ... ..., ... ..., ... ... ve ... ...'a verilmesine, <br>6-Reddedilen maddi tazminat talebi bakımından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca <br>-... ...'dan 16.494,60 TL<br>-...'dan 20.000,00 TL<br>-... ...'dan 20.000,00 TL<br>-... ...'dan 20.000,00 TL'nin <br>Davacılar ... ..., ..., ... ... ve ... ...'dan tahsili ile davalılar ... Ltd Şti’ne verilmesine <br> ...Şirketi vekili vekalet ücreti talep etmediğinden bu konuda karar verilmesine yerolmadığına, <br>7-Kabul edilen manevi tazminat talepleri bakımından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10.maddesi uyarınca takdir olunan; <br>-Davacı ... ... için 6.000,00 TL<br>-... ... için 5.100,00 TL<br>-... ... için 5.000,00 TL<br>-... ... için 5.000,00 TL<br>-... için 3.000,00 TL<br>-... ... için 3.000,00 TL<br>-... ... için 3.000,00 TL<br> vekalet ücretinin davalılar ...Ltd. Şti ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,<br>8-Reddedilen manevi tazminat tutarları bakımından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10. maddesi uyarınca takdir olunan,<br>-Davacı ... ...'dan 6.000,00 TL<br>-... ...'dan 5.100,00 TL<br>-... ...'dan 5.000,00 TL<br>-... ...'dan 5.000,00 TL<br>-...'dan 3.000,00 TL<br>-... ...'dan 3.000,00 TL<br>-... ...'dan 3.000,00 TL<br>vekalet ücretinin tahsili ile davalı ... Ltd. Şti'ne verilmesine,<br>9-Davacılar tarafından yapılan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 531,70 TL posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam 2.031,70 TL masrafın kabul-red oranına göre hesaplanan 853,12 TL ile peşin alınan 2.561,63 TL ve 1.674,00 TL ıslah harcı toplamı ‭5.361,22‬ TL'nin davalılar ... Şti ve ... ...’dan tahsili ile davacılara verilmesine, kalanın davacılar üzerinde bırakılmasına,‬<br>10-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>11-HMK 333 maddesi uyarınca yatırılan gider/delil avansında kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,<br>II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>1-Davacılardan ve davalı ... Ltd. Şti'den ve davalı Sigorta şirketi tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine, <br>2-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına, <br>3-Delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 20.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan <br> <br>Üye <br> <br>Üye <br> <br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"592f0dc6821a5ac1","SID":"96f789a5d4e329f9"}}