{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: ... Esas - ... <br>\"TÜRK MİLLETİ ADINA\"<br>\tT.C.\t\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR <br>\tKONYA<br>. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVA\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: <br>\tAnayasa Mahkemesinin 17/12/2024 tarih ve ... sayılı yazısı ekinde Anayasa Mahkemesinin 20/11/2024 tarih ve ...  Karar sayılı ilamı gönderilerek mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması ve yeniden yargılama yapılması yönünde bildirim yapılmış olduğundan; 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanunun 50/2 maddesinin son cümleleri gereğince Anayasa Mahkemesinin kararının gereğinin yerine getirilmesi için dosyanın resen ele alınıp mahkememizin ...  Esas sırasına kaydedilmekle, evrak üzerinde yapılan incelemesi sonunda;<br>\tHEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:<br>\tDAVACI TARAF VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; davacının davalı şirkete ve iştiraki olan şirketlere değişik zamanlarda yüksek oranlarda kar payı dağıtılacağı, istediği zaman parasını kısmen veya tamamen geri alabileceği yönünde güven telkin edildiği için 1.636,13 EURO para verdiğini, müvekkilinin defalarca istemesine rağmen yatırdığı parayı geri alamadığını, davalı şirket yetkililerinin Türk Ticaret Kanunu, Bankacılık Kanunu, Sermaye Piyasası ve sair kanun hükümlerini ihlal ettiklerini, bu konuda şirket yetkilileri hakkında ceza davaları açıldığını, bu nedenlerle taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik davalı tarafa verilen 1.636,13 EURO' nun davalı tarafa verildiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.   <br>\tDAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; davacının para yatırdığını iddia ettiği ... S.A. İsimli şirketin dava dışı Lüksemburg merkezli bir şirket olduğunu, sözü geçen şirketin tasfiye aşamasında olup aktif malvarlığının bulunduğunu, bu nedenle huzurdaki davada husumet itirazında bulunduklarını, davacının davalı şirkete her hangi bir bedel ödemediğini, davacının hisse senetlerini davalı ile ilgisi bulunmayan üçüncü kişilerden devren iktisap ettiğini, davalı tarafından SPK ya sunulan listelerin tahsilatları değil, \"ortaklar arasında hisse devri esnasında ortakların birbirine yaptıkları ödemeleri\" gösterdiğini, bu nedenle davacının davalı şirketten alacak talebinde bulunmasının eski TTK 329 ve 405. maddeleri gereğince mümkün olmadığını, davacının hata ve hile iddialarının BK' nun 31. maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süresinin geçmiş olması nedeniyle dinlenemeyeceğini, davada haksız fiil hükümlerinin uygulanamayacağını, ayrıca BK' nun 125. maddesine göre davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, hatta olayda uygulanması mümkün olmayan sebepsiz zenginleşme ile ilgili BK' nun 66. maddesinde belirtilen on yıllık zaman aşımı sürelerinin de dolduğunu, bu nedenlerle davalı aleyhine ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.<br>Davanın açılmasından sonra, 7194 s. Kanun'un 41. maddesi ile 3332 s. Kanun'a Geçici 4. maddenin eklendiği, bu düzenlemenin 07/12/2019 gün ve 30971 s. Resmi Gazete'de yayınlanarak aynı gün yürürlüğe girdiği görülmüş, söz konusu düzenlemeye ilişkin Resmi Gazete'nin ilgili kısmının fotokopisi dosyamıza konulmuştur.<br>Yapılan yargılama sonunda Mahkememizin 24/01/2020 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile davacının davası hakkında (3332 s. Kanun'un Geçici 4. maddesine istinaden) karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar istinaf ve temyiz incelemesi sonucu 14/03/2022 tarihinde kesinleşmiştir.<br>Davacının Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 20/11/2024 gün ve ... başvuru sayılı kararı ile, davacının davası hakkında yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiş, Anayasa Mahkemesi tarafından bu kararın Mahkememize gönderilmesi üzerine davanın Mahkememizin ... E. sırasına kaydı yapılmıştır. <br>Davacı (vekili) tarafından, önceki kesinleşen ilama dayanak teşkil eden ve ilgili davanın yargılaması sırasında yürürlüğe giren kanuni düzenleme (3332 s. Kanun'un Geçici 4. maddesi) sonucu alacağın tahsil imkanının ortadan kaldırılması nedeniyle, mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği belirtilerek bireysel başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesi tarafından da hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için aynı davaya ilişkin olarak yeniden yargılama kararı verilmiştir.<br>Anayasa Mahkemesi'nin yeniden yargılama kararı uyarınca dava tekrar ve RESEN Mahkememizin ... E sırasına kaydedilmiştir.<br>Davacı vekili 14/01/2025 tarihli dilekçesiyle, Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlalinin ortadan kaldırılması için davacıya tanıdığı yeniden yargılama hakkından feragat ettiklerini bildirmiştir.<br>Yeniden yargılama yapılmasına ilişkin davanın 6100 s. HMK'nin 374 vd. maddelerinde yer alan ve yeni bir dava niteliğinde olan \"yargılamanın iadesi\" davası değil, 6216 s. Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50/2. maddesinde yer alan ve önceki davanın devamı niteliğinde olan \"yeniden yargılama yapılmasına\" ilişkin bir dava olması, davacı tarafın talep ve iradesi dışında Anayasa Mahkemesi kararı gereğince yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiş olması, Yargıtay . HD’nin 23.02.2023 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre de, yeniden yargılama yapmakla yükümlü olan Mahkemenin, somut olayın özelliklerine göre yeniden yargılama sonucunda ilk kararın aynısını veya benzerini verebileceği gibi ilk kararının aksine de hüküm kurabilecek olması, bir kimsenin iradesi dışında açılan dava sonucu davanın olumsuz olabilecek sonuçlarına mahkum edilmesinin de adalet, hakkaniyet ve hukuk devleti prensipleri ile bağdaşmayacak olması, 6100 s. HMK'nin 24/1-2. maddesine göre de Hâkimin, iki taraftan birinin talebi olmaksızın, kendiliğinden bir davayı inceleyemecek ve karara bağlayamayacak yine Kanunda açıkça belirtilmedikçe, hiç kimsenin kendi lehine olan davayı açmaya veya hakkını talep etmeye zorlanamayacak olması nedenleriyle, davacının yeniden yargılanma hakkından feragat etmesi nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM\t\t: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;<br>1-Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2020 tarihli ... E. ve ... K sayılı kesinleşen ilamının KALDIRILMASINA VE YENİDEN YARGILAMA YAPILMASINA YER OLMADIĞINA,  <br>2-Karar ve ilam harcı alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davanın RESEN yeni esasa alınmasından sonra, davacı tarafından yapılan 10 TL, davalı tarafından yapılan 20 TL yargılama giderinin tarafların kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>4-Taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, <br>Dair ; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya BAM Hukuk ilgili Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/01/2025<br><br>Başkan \t\tÜye \t\tÜye \t\tKatip <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"24e0782bfa00729a","SID":"64f756a2a8979027"}}