{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2024/693 <br>KARAR NO:2024/935<br><br>DAVA:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>DAVA TARİHİ:07/11/2024<br>KARAR TARİHİ:31/12/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan konkordato davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketlerin borçları ile müvekkil şirketlerin ortağı gerçek kişiler arasında organik bir bağ ve tam bir entegrasyonun mevcut olduğunu, bu bağlamda, müvekkili şirketlerin ortakları şirketler tarafından üstlenilen borçlarda ve özellikle kredi ilişkilerinde birbirlerinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili durumunda olduğunu, müvekkillerinin birbirlerine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla destek verdiklerini ve borçlandıklarını, bu nedenle de konkordatonun başarılı olabilmesi için hem müvekkil şirketler hem de müvekkil şirketlerin ortağı için konkordato mühleti talep etmek zorunluluğunun hasıl olduğunu, müvekkili şirketlerin ticari faaliyetlerini gerçekleştirirken dünya ve Türkiye’deki ekonomik konjonktürlerin negatif yönde etkileri nedeniyle finansal açıdan zorluklarla karşılaştıklarını, şirketlerin faaliyette bulunduğu sektörler ve sektörlerin içinde bulunduğu ekonomik koşullar ile maliyetlerin her geçen gün enflasyon baskısı nedeniyle büyük artış göstermesi nedeniyle müvekkillerin konkordato talebinde bulunmak zorunda kaldığını, müvekkillerinin yüksek kapasite ile çalışan, işleyen, üretime devam eden ve ekonomik krize rağmen birçok aileye ekmek kapısı olan bir kuruluş olduğunu, bu nedenlerle İİK 287. maddesi muvacehesinde müvekkili şirketler ve şirket ortakları hakkında üç ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, konkordato teklifine ilişkin olarak prosedürün işletilmesi kapsamında müvekkil şirket ve davacı şirket ortaklarına en az bir yıl süre ile kesin mühlet kararı verilmesine, Mahkemece geçici mühlet kararı verilmesi halinde kararın verildiği tarih ile konkordato tasdiki veya konkordato talebinin reddine dair kısa kararın verileceği tarih arasındaki süre ile sınırlı olmak üzere ve müvekkillerin düzenlediği çeklerin bankalara ibraz edilmesi halinde bu çeklere \"karşılıksızdır\" kaşesi yerine, \"konkordato tedbir şerhi\"  kaydının düşülmesine, müvekkilleri tarafından müstakbel alacağın temliki sözleşmelerinin İİK 294 uyarınca hükümsüz olduğunun tespitine, müstakbel alacağın temliki sözleşmelerinin İİK 294 uyarınca hükümsüz olduğunun tespitine, bankalara tahsil ve/veya teminat için verilen çeklerin ve/veya tahsil edilen bedellerin davacılara iadesine, müvekkil şirketin büyüklüğü, çalışan sayısı ve usul ekonomisi göz önünde bulundurarak komiser tayinine ve gerekli sürecin yürütülmesine, konkordato taleplerinin tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.   <br>Dava; İİK'nın 285 vd. maddelerince açılan adi konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.<br>Davacılar tarafından davanın açılması üzerine mahkememizce 20/11/2024 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği, geçici mühlet kararının verilmiş olduğu 20/11/2024 günü itibariyle ise takdir olunan komiser ücret avanslarının mahkememiz veznesine yatırılması için kesin süre verildiği açıktır.<br>Öncelikle dava şartları yönünden değerlendirme yapılmıştır. <br>1)Mahkememizce oluşturulan 20/11/2024 tarihli tutanağın (1) numaralı maddesi ile \"(...) 19.500,00 TL komiser ücretinin mahsubu ile bakiye toplam 1.330.500‬,00 TL komiser ücretine dair avansın tensip tutanağının tebliğinden itibaren bir (1) aylık kesin süre içinde mahkememiz veznesine yatırılmasına, yatırılmaması halinde HMK. 114. maddesi ve 115. maddesi uyarınca avans yatmayan davacı açısından, dava şartı yokluğundan ve herbir davacı yönünden açılan davanın ayrı ayrı reddedileceği hususunun davacılar vekiline ihtarına, ihtarın tensip tutanağının tebliği suretiyle yapılmış sayılmasına\" şeklinde ara karar oluşturulmuştur. Adı geçen ara kararı içeren 20/11/2024 tarihli tensip tutanağı ise 25/11/2024 tarihinde davacılar vekiline tebliğ edilmiştir. Ne var ki hükmün oluşturulduğu 31/12/2024 tarihi itibariyle bu ücretin depo edilmediği tartışmasızdır. <br>Hüküm tarihi itibariyle yukarıda belirtilen gider avansına ilişkin gerekli avansların yatırılmadığı anlaşılmakla beraber sürenin tamamlanıp tamamlanmadığı ve tamamlanmamış ise uygulanması gereken yasal hükümlerin ne olduğunun irdelenmesi gerekmektedir. <br>Mahkememizce alınan kararlar çerçevesinde konkordato avans tarifesi uyarınca depo olunması gerekli olan avans tek tek ve kalem kalem olmak üzere açıklanmış, ara kararı içeren tutanak davacılar vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.  <br>Davacılar vekilinin komiser ücretlerinin depo olunmasına dair mahkememizce oluşturulan 20/11/2024 tarihli kararı, 25/11/2024 tarihinde tebellüğ ettiği, ancak bir aylık sürenin son bulduğu 25/11/2024 tarihi itibariyle depo olunması gereken komiser ücretinin depo edilmediği, hatta bu noktada davacılar vekilinin süresi içinde depo olunması gereken ücretler ile ilgili ücretin düşürülmesi ve yatırılması amacı ile 25/12/2024 tarihi öncesi herhangi bir talep sunmadığı, bu noktadaki talebini kesin sürenin son günü ve saat 15:14 itibariyle sunduğu anlaşılmıştır. <br>Yargılama aşamasında ve 31/12/2024 tarihli duruşma sırasında yapılan değerlendirmede ise \"belirtilen kesin sürenin usulüne uygun olarak verilmiş olması, esasen mahkememiz dahil olmak üzere takdir olunan brüt ücretlerin davacı olan şirket ve gerçek kişi sayısı ve emsal uygulamalar ve mahkememiz uygulaması gözetilerek takdir olunduğu, hatta davacı sayısı nedeniyle düşük miktarların takdir olunduğu, bu suretle takdir olunan brüt ücretlerin halihazırda İstanbul İlinde takdir olunan ücretlerle uyumlu olduğu gibi mahkememizce takdir olunan ücretlerle uyumlu olduğu, nitekim çok istisnai haller hariç olmak üzere genel olarak bu noktada herhangi bir itirazın vukuu bulmadığı, başkaca dosyalarda da bu nedenle ücretlerin düşürülmesi noktasında herhangi bir kararın genel olarak oluşturulmadığı, esasen mahkememizce usulüne uygun olarak kesin süre verildiği, kesin süre sonuçlarının açıkça ihtar olunduğu, tebliğ olunduğu, kaldı ki cevap süresinin uzatımı ile ilgili emsal nitelikteki Yargıtay HGK'nin 2021/(15) 6 - 855E. 2022/129K.sayılı kararında belirtildiği üzere süresi içinde uzatıma dair bir karar verilmediği taktirde talebin reddinin söz konusu olduğunun kabul olunmasının gerekliliği, bu suretle davacılar vekilinin bu yöne ilişkin talebinin kabulünü gerektirir usul ve esas açısından herhangi herhangi bir durumun olmadığı, zabıt katibince bugün saat 12:00 itibariyle UYAP üzerinde yapılan denetimde ise avans eksikliğinin giderildiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının bildirilmesi karşısında mevcut dosya kapsamına göre yargılamaya bu çerçevede devamı\" açıkça ara karara bağlanmıştır. <br>Bir başka ifadeyle, ücretin düşürülmesini ve verilen kesin sürenin uzatılmasını gerektirir hukuki ve fiili bir neden bulunmadığı gibi atıf yapılan Yargıtay HGK kararı çerçevesinde bu talebin kabul edilmediği dahi açıktır. Zira Yargıtay HGK gereği uzatım talebi ile ilgili davacılar lehine karar verilmemiştir. Nitekim halihazırda gerek takdir olunan brüt komiser ücreti ve gerekse verilen kesin süre davacıların en lehine olacak şekilde takdir olunmuştur. Hatta kesin süre dahi uygulamada verilen kısa süreler yerine bir (1) ay olarak takdir edilmiştir. <br>Öte yandan davacılar lehine geçici mühlet kararının verilmesi sorası ve verilen bir aylık kesin sürenin son günü ve öğleden sonra ücretin indirilmesi ve sürenin uzatımı talebinin ortaya konulmuş olması dahi usuli hakkaniyet kurallarına aykırı bulunmuştur. <br>02/06/2018 tarihli ve 30439 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Konkordato Gider Avansı Tarifesine göre, tarifede belirtilen gider avansını talep eden taraf konkordato talebinde bulunurken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Konkordato gider avansı, her türlü tebligat ve posta ücretleri, bilirkişi ve konkordato komiseri ücretleri, ilan ücreti, iflas gideri ile dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay' a gidiş dönüş ücretlerini kapsar. Oysaki konkordato komiser ücretleri depo olunmamıştır. <br>İİK'nın 285/4 fıkrası; \"Konkordato talebinde bulunan, Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan tarifede belirtilen konkordato gider avansını yatırmaya mecburdur. Bu durumda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü ve 115 inci maddeleri kıyasen uygulanır\" hükmünü düzenlemektedir. <br>Adı geçen hükümler çerçevesinde oluşturulan ara kararlar davacılar vekiline tebliğ edilmiş, gerekli kesin süreler HMK'ya uygun olarak verilmiş, sonuçları hatırlatılmış, davacılara tanınan tüm imkâna ve verilen uzun sürelere rağmen davacılar vekili gider avansını depo etmemiştir. <br>Bilindiği üzere İİK'nın 285/f.4 hükmü gereğince konkordato gider avansı dava şartıdır. Bu nedenle davacılar bu avansı mahkemece verilen kesin süre içinde depo etmek zorundadır. Ne var ki davacı vekiline usulüne uygun olarak verilmiş olan kesin sürelere rağmen tek tek ve kalem kalem açıklanan avans miktarlarını depo etmediği, bu miktarları depo etmemesi durumunda davacıların davasının HMK m.114 ve m.115 hükmü uyarınca dava şartı yoklundan red olunacağına dair kararın davacılar vekiline bildirildiği, buna rağmen davacılar vekilinin eksikliği gidermediği anlaşılmıştır.  <br>Bu nedenle 6100 sayılı HMK m.115/f.2 hükmü uyarınca  davanın usulden ret olunmasının şartları oluşmuştur.<br>2)Öte yandan konkordato talep eden davacıların talepte bulunmakta hukuki yararlarının olup olmadığının dahi ele alınmasında gereklilik bulunmaktadır. <br>Geçici mühlet aşamasında celbedilen kayıtlar, sunulan komiser raporu, ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinden gelen mahkeme kararları ve kesinleşmenin henüz yapılmadığına dair cevabi yazılar gözetildiğinde mahkememizden konkordato <br>mühleti ve akabinde konkordato tasdik kararı verilmesini talep eden borçluların ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinden daha önce ve aynı yönde talepte bulundukları, ancak 16.07.2024 Tarih ve 2022/1179E. <br>2024/713K numaralı dosyası kapsamında ise taleplerin karara bağlandığı açıktır. Nitekim incelenen karar gözetildiğinde, mahkememizde konkordato talep davacı şirketlerin konkordato taleplerinin \"konkordato nihai projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı\" gerekçesiyle reddolunduğu, diğer yandan davacı gerçek kişiler yönünden ise alacaklı sayısı ve alacakları yönünden konkordatoyu kabul eden alacaklının bulunmaması gerekçesiyle talebin reddedildiği açıktır. Bu karar ile ilgili mahkememizden yeniden konkordato talep eden hiçbir davacının istinaf kanun yoluna başvurmadığı, sadece dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin istinaf kanun yoluna başvurulduğu, mahkemeden gelen cevabi yazıdan dahi anlaşıldığı üzere herhangi bir davacı yönünden kısmı bir kesinleştirme şerhinin ise yapılmadığı, hatta bu yöndeki 04/10/2024 tarihli dilekçenin mahkeme heyetince 08/10/2024 tarihi itibariyle reddolunduğu görülmektedir. <br>Varlığı tartışmasız kayıt ve belge içeriklerine rağmen aynı davacıların ve yeniden mahkememizden mühlet, akabinde konkordato tasdik kararı verilmesini talep etmeleri noktasında davacıların dava açmakta hukuki yararı olup olmadığının ayrıca irdelenmesi gerekmiştir. <br>Öncelikle belirtmek gerekir ki konkordato talebi, niteliği uyarınca ve teknik olarak çekişmesiz yargıya tabi olan bir talep niteliğindedir. Nitekim HMK m.382/2-f, 6. ve 7.madde hükümleri bu noktada açıktır. HMK m.388 hükmü gereği ise çekişmesiz yargıdaki feragat dahi kesin hüküm sonucunu doğurmayacaktır. Zaten somut olayda kesinleşme şerhi verilmediği için kesin hüküm olmadığı gibi proje tarihi aynı olmadığından ve talebin çekişmesiz yargı niteliğinde olmasından dolayı  bir derdestliğin varlığı dahi kabul edilemez ise de hukuki yararın varlığının incelenmesi ve üzerinde durulması gerektiği mahkememizce takdir olunmuştur. <br>\"1. Öncelikle  konuyla  ilgili  kavram  ve yasal düzenlemelere kısaca değinilmelidir.  <br>2. Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için gerekli olan unsurlardır. Diğer bir anlatımla, dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.<br>3. Mahkeme, hem davanın açıldığı tarihte hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığını kendiliğinden araştırıp inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartlarının davanın açıldığı tarih itibariyle bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkemece mesmu (dinlenebilir) olmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi gerekir.<br>4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinde dava şartları düzenlenmiş olup bu maddenin birinci fıkrasının (h) bendinde  \"Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması\"  dava şartları arasında sayılmıştır.<br>5. Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemede bir davanın açılabilmesi için, davacının bu davayı açmakta ve mahkemeden hukuksal korunma istemekte bir çıkarının bulunması gerektiğine işaret eder. Davacının davayı açtığı tarih itibariyle dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalıdır. <br>6. Yine bu yararın \"hukuki ve meşru\", \"doğrudan ve kişisel\", \"doğmuş ve güncel\" olması da gerekir (Emel Hanağası, Davada Menfaat, Ankara 2009, s.135).<br>7. Öte yandan dava açılmasında olduğu gibi, mahkemeye yapılan her talep için, talepte bulunanın hukuki yararının varlığı şarttır. Aksi hâlde mahkeme, böyle bir talebi inceleyip yerine getiremez  (Baki, Kuru : Medenî Usul Hukuku El Kitabı, Cilt 1,  Ankara 2020, s. 390).<br>(...)<br>17. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun (YHGK) 31.01.2024 tarihli ve 2023/9-1042 Esas, 2024/44 Karar, 15.11.2023 tarihli ve 2022/2-769 Esas, 2023/1081 Karar, 04.10.2023 tarihli ve  2022/11-81 Esas, 2023/880 Karar  sayılı kararlarında da aynı ilkeler kabul edilmiştir. (Yargıtay HGK  2023/9-1061E. 2024/287K.sayılı kararı)<br>Nitekim Yargıtay 10.HD 25.11.2021 tarihli ve 2021/7121 Esas, 2021/14938 Karar sayılı bozma kararı;<br>\"Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalı ve davacı mahkemeyi gereksiz yere uğraştırmamalıdır (Arslan, R.; aktaran: Hanağası, E., Davada Menfaat,  Ankara 2009, önsöz VII). <br>Hukuk Genel Kurulunun 24.06.1992 gün ve 1992/1-347 E., 1992/396 K. ve 30.05.2001 gün ve 2001/14-443 E., 2001/458 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere buna hukuki korunma (himaye) ihtiyacı da denir (Rechts-schutzbedürfnis). Mahkemelerden hukuki himaye istenmesinde, himayeye değer bir yarar olmalıdır.<br>Öte yandan, bu hukuksal yararın, \"hukuki ve meşru\", \"doğrudan ve kişisel\", \"doğmuş ve güncel\" olması gerekir (Hanağası, E.,  a.g.e, s.135). <br>01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda öğreti ve yargısal kararların bu uygulaması aynen benimsenerek, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması “Dava Şartları” başlıklı 114. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde açıkça dava şartları arasında sayılmıştır\" şeklindedir. Hakkını elde edebilmek için mahkeme kararına ihtiyaç duyulmaması halinde hukuki yararın bulunmadığını Daire benimsemiştir.  <br>Buna göre somut olayda mahkememizden konkordato talep eden davacıların, mahkememizden geçici mühlet, akabinde kesin mühlet ve nihayet konkordato tasdik talebinde bulundukları, bu yönde mahkememizde 07/11/2024 tarihinde dava açtıkları, bu arada aynı davacıların konkordatoya yönelik ....Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açmış oldukları davanın ise 16/07/2024 tarihinde reddolunduğu, ret gerekçesinin ise yukarıda açıklandığı görülmektedir. <br>... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde açmış oldukları dava nedeni ile davacılar, on altı (16) ayı aşkın süre ile konkordato kurumunun tanımış olduğu mühletten yararlanmıştır. Davacıların, adı geçen mahkeme nezdinde açmış oldukları konkordato davası mahkemece reddolunmakla birlikte sonuç itibariyle karar, ilk derece mahkemesi tarafından oluşturulmuştur. Yani karar, kesin bir karar olmadığı gibi kanun yolu açık olmak üzere oluşturulmuştur. <br>Davacıların, konkordato taleplerinin ilk derece mahkemesi tarafından ve açıklanan nedenlerle reddolunması sonrası, mahkememizde davacı konumunda olmayan ancak adı geçen dosyada davacı konumunda olan şirket istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Mahkememizde dava açan davacıların ise, konkordato taleplerinin ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından reddolunması sonrası konkordatoya lâyık oldukları gerekçesiyle kanun yoluna gitme hak ve imkanları olduğu halde davacı şirketlerin bu yola başvurmadıkları anlaşılmaktadır. Mahkememizde konkordato talebini ileri süren davacı şirketlerin konkordato kurumunun sağlamış oldukları hukuki imkânlardan yararlanmak için kendilerine tanınan kanun yolunu tüketmeleri yeterli olduğu halde bu yola başvurmaksızın yeniden ve sicil adresini değiştirerek mahkememizden ayrıca konkordato kurumundan yararlanmak için başvurmakta hukuki yararları olduğu kabul olunamaz. Diğer yandan davacı olan gerçek kişilerin alacaklılarının ise konkordatoya kabul oylarının bulunmaması karşısında, mahkememizde yeniden açılan davada aynı alacaklıların bu defa kabul oyu vermelerini gerektirir somut, açık ve bariz bir vakıa dahi ileri sürülmemiştir. <br>Hal böyle olunca davacıların, 2004 sayılı İİK'nın kendilerine tanıdığı konkordato kurumundan yararlanabilmek için açtıkları davadaki kanuni yolları tüketmeleri, bu suretle yargısal açıdan koruma talep etmeleri öncelikle gerekir. Zaten davacılar mahkeme kararının varlığına ihtiyaç duyuyor iseler tüm usuli imkânları kullanmalıdır. Aksi düşünce esas yönünden konkordato davası red olunan davacıların, kanun yollarını tüketmeksizin ve yeniden konkordato davası açabilecekleri anlamına gelir. Bu şartlarda ise davacıların, Mahkememizde yeniden konkordato davası açmakta hukuki yararları yoktur. Zira aynı yargısal korumayı Mahkememizden talep edebilmek için davacıların hukuki, doğrudan ve güncel bir yararları, ileri sürülmemiş ve ispatlanamamıştır.   <br>HMK m.115 hükmü uyarınca dava şartlarının her zaman ve her aşamada ele alınması gerekli ve mümkündür. Somut olayda tamamlanması mümkün olan gider avansı eksikliğine dair dava şartı giderilemediği gibi hukuki yarar yönünden ise dava şartı eksikliğinin giderilmesi ise zaten mümkün bulunmamaktadır. <br>Yapılan açıklamalar karşısında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-5 sicil numarasına kayıtlı davacı... DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, ... Müdürlüğünün  ...-5 sicil numarasına kayıtlı davacı ... DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, ... TC kimlik numaralı ..., ... T.C. kimlik numaralı ... tarafından ileri sürülen konkordato talebinin dava şartı yokluğundan ve usulden reddine, adı geçen şirketler ve gerçek kişiler hakkında mahkememizce verilen geçici mühlet ve tüm tedbir kararlarının tümünün 31/12/2024 günü saat:14:44'den geçerli olmak üzere kaldırılmasına, konkordato komiserlerinin görevlerine 31/12/2024 günü saat:14:44 itibariyle son verilmesine; hüküm tarihi itibariyle hak edilen ücretin komiserlere görev süresi ile orantılı olarak ödenmesine, konkordato komiserlerinin görevine son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-5 sicil numarasına kayıtlı davacı ..., İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-5 sicil numarasına kayıtlı davacı ... ... LİMİTED ŞİRKETİ, ... TC kimlik numaralı ..., ... T.C. kimlik numaralı ... hakkında iflas kararı verilme şartları oluşmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.  <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-5 sicil numarasına kayıtlı davacı ... TEKSTİL SANAYİ DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün  ...-5 sicil numarasına kayıtlı davacı ... ... ŞİRKETİ, ... T.C. kimlik numaralı ..., ... T.C. kimlik numaralı ... tarafından ileri sürülen konkordato talebinin dava şartı yokluğundan ve usulden reddine,<br>Adı geçen şirketler ve gerçek kişiler hakkında mahkememizce verilen geçici mühlet ve tüm tedbir kararlarının tümünün 31/12/2024 günü saat:14:44'den geçerli olmak üzere kaldırılmasına,<br>Konkordato komiserlerinin görevlerine 31/12/2024 günü saat:14:44 itibariyle son verilmesine; hüküm tarihi itibariyle hak edilen ücretin komiserlere görev süresi ile orantılı olarak ödenmesine,<br>Konkordato komiserlerinin görevine son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine,  <br>İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-5 sicil numarasına kayıtlı davacı ... TEKSTİL SANAYİ DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün  ...-5 sicil numarasına kayıtlı davacı ... ... ŞİRKETİ, ... TC kimlik numaralı ..., ... TC kimlik numaralı ... hakkında iflas kararı verilme şartları oluşmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına, <br>Davacılar hakkındaki konkordato talebinin ret olunduğunun, geçici mühlet ve tüm tedbir kararlarının kaldırıldığının ve konkordato komiserinin görevine son verildiğinin daha önce ilan yapılan Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile ...İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan olunmasına ve daha önce bildirimde bulunulan ilgili yerlere derhal  bildirilmesine,  <br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacılar tarafından harcanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde bakiye avansın depo edene iade edilmesine,  <br>Davacılar vekili ile huzurda bulunan alacaklılar vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren iki haftalık içinde İstanbul BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. <br><br>Başkan ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Katip ...<br> <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b9adbafd3cfad766","SID":"737f97b39e3ad959"}}