{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1117 <br>KARAR NO:2025/35<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:05/01/2022<br>NUMARASI:2018/442 E. - 2022/3 K.<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 24/04/2017 tarihli taahhütnamenin 2. ve 3. maddelerinde yer aldığı şekilde ... ait markaları ... isimli web sitesinde yönlendirici kod, anahtar sözcük ve benzerlerinin internet ortamı da dahil olacak şekilde her türlü kullanımına son vereceğini kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, verilen taahhüde karşın davalının taahhütname kapsamındaki yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, davalının belirtilen süre içerisinde ödemeyi gerçekleştirmemesi ve müvekkili tarafından gönderilen ihtarnameye cevap vermemesi üzerine taahhütnamenin cezai şart başlıklı 4. maddesi uyarınca söz konusu tutarın icra takibine konu edildiğini, başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....Davanın KABULÜ ile, davalının ...sayılı icra takip dosyasındaki 50.000,00 TL cezai şart alacağına ilişkin itirazlarının iptali ile, takibin 50.000,00 TL alacak yönünden takip şartlarıyla devamına, dava değeri 50.000,00 TL üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 10.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkili şirket ile ... arasında, müvekkili şirket adına kayıtlı olan “...” firmasının işletilmesi ve tüm ticari faaliyetlerinin ... tarafından yürütüleceği konusunda sözleşme imzalandığını sözleşme kapsamında müvekkiline ait firma hakkında domain sözleşmesi imzalanmasından sonra işletim hakkının tamamının ... devredildiğini, bu devir sonrası işletme hakkının kullanımından kaynaklı tüm sorumluluk, şikayet, dava ve icra takiplerinden müvekkili şirketin sorumlu olmayacağı, davaya konu işlemler nedeniyle müvekkilinin sorumluluğun bulunmaması sebebiyle davanın reddinin talep edildiğini, kararda  ayrıca,  işletme ve tüm ticari faaliyetlerinin .... Şti.' ne devredildiğine ilişkin itirazı ve dosyaya sundukları  Marka Devir Sözleşmesi, Web Yazılım Ve Tasarım Düzenleme Sözleşmesi yönünden,  süresinde sunulmaması ve  sunulan sözleşmelerin de dikkate alınması mümkün olsa dahi, müvekkilinin taahhütname ile kararlaştırılan sorumluluğunu ortadan kaldırıcı hükümler barındırmadığı gerekçesiyle  itirazlarının reddedildiğini, müvekkilinin  online satış yapmış olduğu ...com adlı internet sitesinin ... tarafından işletildiğini, işletmenin devrine ilişkin sözleşme öncesinde de müvekkiline ait sitenin yine... Şirketi tarafından işletildiğini, devir sözleşmesi sonrası işletme hakkının kullanımından kaynaklı tüm sorumluluk, şikayet, dava ve icra takiplerinden müvekkili şirketin sorumlu olmayacağının hüküm altına alındığını,  ancak işletme hakkı devredilen ...nin, müvekkili şirketin tescilli markası \"...\"  işletilmesi ve marka değerinin artırılması için çalışması gerekirken müvekkili  firmasının itibari değerini düşürdüğü gibi müşteri kaybetmesine , maddi zarara uğramasına ve dava ve takipler ile muhatap olmasına sebep olduğunu, müvekkili şirket yönünden sözleşmenin devamı  çekilmez hale geldiğinden  Adana ... Noterliğinin 08.02.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile TBK 617. Maddesi uyarınca fesih ettiğini, Davaya konu ihlallerin müvekkili tarafından gerçekleştirilmediğinin en önemli kanıtının;  davacı tarafından,  İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2018/510 Esas- 2021/175 Karar sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporundaki tespitler olduğunu, Davacının, bu dava ile  müvekkili aleyhine marka hakkının ihlaline ilişkin dava açtığını, bu dava kapsamında müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapıldığını, dosya kapsamında  aldırılan 12.01.2021 tarihli bilirkişi   raporunda da; \"  davalı ... Hiz. Ltd. Şti. isimli şirket adresinde yapılan  teknik  incelemeler  neticesinde;  davalı  şirketin  halihazırda  kullanmış olduğu  Google  Adwords  hesabı   üzerinde  davaya  konu   edilen   “...” anahtar kelimesinin kullanımına ilişkin herhangi bir bulguya rastlanılmadığı;\" tespit edildiğini,  davaya konu ihlallerin müvekkili şirket tarafından gerçekleşmediğini,-Yerel Mahkemece herhangi bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm tesis edildiğini, -hükmedilen 10.000,00 TL icra inkar tazminatnın şartlarının oluşmadığını, davacının ileri sürmüş olduğu ihlallerin, ....com adlı sitesinin ihbar olunan şirket tarafından işletilmekte iken meydana geldiğini, Müvekkilinin bütün işletim hakkını devretmesi sebebiyle söz konusu ihlallerin gerçekleşip gerçekleşmediğini bilebilecek durumda olmadığını, müvekkilinin, davacı tarafından açılan takibe kötüniyetli olarak itiraz etmediğini, haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz etmediğinden icra inkar tazminatı şartlarının da oluşmadığını kararın bu nedenlerle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı  ...'nın söz konusu davada münkir olmasına rağmen süresinden sonra delil sunmak suretiyle, 17.05.2018 tarihinde firmanın işletme ve tüm ticari  faaliyetlerini dava dışı .... Şti.’ne devrettiğini iddia ettiğini ve buna yönelik Marka Devir Sözleşmesi ve Web Yazılım ve Düzenleme Sözleşmesi’ni mahkemeye sunduğunu, münkir olan davalının süresinden sonra delil sunduğu tespit edildiğinden itirazlarına itibar edilmediğini, davalının iddialarını dayandırdığı ... ile... arasındaki sözleşme ve sözleşmenin ihlalinden kaynaklanan iddiaların yalnızca tarafları ilgilendirdiğini, davalının istinaf taleplerinin dayanağı olarak sunduğu işbu sözleşmenin geçersiz olup, işbu sözleşme tarafların ortak iradeleri ile hazırlanan ve imzalanan bir sözleşme  olmadığını,  söz konusu sözleşmenin, diğer davalı ...’nın kaşe ve imzası hukuka aykırı şekilde bilgisayar ortamında eklenmek suretiyle hazırlandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin geçersizliğinin kabulü gerektiğini, ...’nın bu eyleminin sahte delil hazırlayarak Sayın Mahkemenin iradesini yanıltmaya çalıştığını, sözleşmenin, tarafların ortak iradesine ve hukuka uygun olduğu kabul edilse dahi, bu durumun davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağını, sözleşmede davalı ... ile sözleşmenin taraflarından biri olarak gözüken ...’ın imzası bulunmadığını, sözleşme ile neyin devredildiğinin belli olmadığını, ayrıca  sözleşmenin nisbiliği prensibi uyarınca, davalılar arasındaki sözleşmenin ihlal edildiğine dair savunmaların yalnızca tarafların kendi aralarında kullanabilecekleri bir savunma olduğunu, davalıların, vekil edenin tescilli \"...” markasını, marka kullanımına ilişki  hakları ve meşru bağlantıları olmamasına rağmen, ... alan adlı internet sitesine ilişkin olarak ticari etki yaratacak biçimde ...için anahtar sözcük olarak izinsiz ve hukuka aykırı şekilde kullanmak suretiyle vekil edenin marka tescili ve ticaret unvanının kullanılmasından doğan haklarını ihlal ettiğini, 12.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda ...’nın adresinde yapılan teknik incelemelerde;  “davalı şirketin hâlihazırda kullanmış olduğu ... hesabı üzerinde yapılan incelemeler neticesinde, söz konusu ... hesabı üzerinde davaya konu edilen  anahtar kelimelerin kullanımına ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmadığı, ayrıca işbu hesabın 27.12.2018 tarihinde yani işbu davanın açılmasından sonra açılmış olduğunun tespit edildiği…” şeklinde değerlendirme yapılmış olup, tespit yapılan adwords hesaplarının dava dönemini kapsamadığını, dava sonrasındaki kullanımları kapsadığını, davalı ...’nın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava: ...nun 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup, ... sayılı takip dosyasında, talep edilen alacağın, taraflar arasında imzalanan \"Taahhütname\" kapsamında, davalı tarafça ilgili maddelerine aykırı davranması nedeniyle davacı tarafından talep edilen cezai şarta ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Bilirkişi heyetinin 18/06/2021 tarihli raporunda özetle; \"Yapılan teknik inceleme neticesinde, davalı ...’in taraflar arasında 24.04.2017 tarihinde imzalanan taahhütnamede yer alan ..., ... A.Ş.’nin tek başına hak sahibi olduğu ve  sınırlayıcı olmayan bir şekilde sayılan “...” kök sözcüğü taşıyan markalar ve ticaret unvanı üzerindeki Fikrî ve Sınaî Mülkiyet Hukuku mevzuatından ve Türk Ticaret Kanunu’ndan kaynaklanan haklarının varlığını ve geçerliliğini tanıdığı, hiçbir zaman bu haklara tecavüz teşkil edebilecek bir faaliyette bulunmayacağı,  ..., ...’ne ait “...”, “...”, “...” ve bu markaların ayırt edilemeyecek derecede benzerleri olan “...”, “...”, “...” ibareleri ile “bonnyfood” ve “...” markalarını ve bu sayılanlarla sınırlı olmamak üzere ...’ne ait tüm markaları başta ... isimli web sitesi olmak üzere kendi lehine tesis edilen/edilecek tüm sitelerde yönlendirici kod, anahtar sözcük ve benzerlerinin internet ortamı da dahil olacak şekilde her türlü kullanımına son vereceğini, bu markaları başta ...olmak üzere bu şekilde faaliyetlerin mevcut olduğu tüm platformlarda (... vs) anahtar sözcük olarak reklam verilmesi yoluyla kullanmayacağı ve hiçbir şekilde tanıtım ve/veya reklam amaçlı kullanmayacağı, ticaret mevkiine sunmayacağı,Yukarıdaki maddede yer aldığı şekilde...,... isimli web sitesi olmak üzere; kendi lehine tesis edilen tüm sitelerde “..., ...,..., ..., ..., ..., ....com, ... com, ..., www...., www ... com, ..., ..., ..., ..., ...” sözcüklerini, ...’te yer alan kampanyalarına sıralı negatif olarak ekleyeceğini, gayrı kabili rücu kabul, beyan ve taahhüt  ettiği, Yapılan inceleme ve değerlendirmelerden de görüleceği üzere davalı ... 24.04.2017 tarihinde imzalanan taahhütnamede kabul ettiği hususlara aykırı hareket ettiği, bu sebeple, sözkonusu taahhütnamede cezai şart olarak kabul ettiği 50.000,00 TL’lık yükümlülüğünü ifa etmesi gerekeceği, imzaladığı taahhütnamede kabul ettiği hususlara aykırı davranan davalı ..., bu aykırı davranışları sebebiyle yükümlendiği 50.000,00 TL tutarındaki cezai şartı ödemesinin gerektiği, Davacı tarafın faiz talebi olmadığı için faiz hesabı yapılmamıştır, talep edilen %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatın mahkemenin takdirinde olduğu\" bildirilmiştir.Taraflar arasında 24/04/2017 tarihli  \"Taahhütname\" başlıklı bir bir belge akdedildiği, taahhütname ile davalı tarafça \"Hüküm ve Şartlar\" başlığı altında, davacıya ait olan \"...\" kök sözcüğü taşıyan marka ve ticaret ünvanları üzerindeki TTK ve Fıkri Ve Sınai Mülkiyet hakkının varlığını ve geçerliliğini tanıdığı, bu haklara tecavüz edecek şekilde faaliyette bulunmamayı taahhüt ettiği, yine taahhütnamenin 2. ve 3. Maddelerinde davacıya ait markaları kendi web sitesi ve lehine tesis edilen ve edilecek tüm sitelerde her türlü kullanımına son  vereceği ve kullanamayacağını taahhüt ettiği, Taahhütnamenin, 4.maddesinde ise yükümlülüklerinin ihlal edilmesi halinde 50.000,00-TL bedelli cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.Davalı tarafça, 17/05/2018 tarihinde, firmanın işletme ve tüm ticari faaliyetlerinin dava dışı ... Şti.' ne devredildiğine ilişkin Marka Devir Sözleşmesi, Web Yazılım Ve Tasarım Düzenleme Sözleşmesi sunduğu, sözleşme incelendiğinde, davalının taahhütname ile kararlaştırılan sorumluluğunu ortadan kaldırıcı hükümler barındırmadığı, ayrıca ihlalin tespit tarihinin 02/01/2018 saat 21.00 olduğu, buna göre sözleşme imzalanmadan ihlal tespit edildiğinden davacının sorumluluğunun bulunduğu, sözleşme nedeniyle sorumluluğun kalkmadığı, ayrıca davacı tarafça davalı ve dava dışı ... şirketine yönelik, İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2018/510 Esas- 2021/175 Karar sayılı dosyası ile, davalı tarafından Google arama motoru ...'larinda ve ... sitesinde \"...\" ibarelerinin markasal olarak kullanılmasının, davacının tescilli \"...\" markasını ihlal edip etmediği, davalının bu şekildeki kullanımlarının haksız rekabete neden olup olmadığı ve maddi tazminat talebine ilişkin dava açıldığı, Mahkemece aldırılan 12/01/2021 tarihli raporda kullanım tespit edilememiş ise de, kullanımın geçmişe yönelik tespitine ilişkin olmadığı ve Mahkemece de, Beşiktaş ... Noterliği'nin 28 Mayıs 2018 tarih ... yevmiye numaralı e-tespit tutanağı ve sunulan rapor bir arada değerlendirildiğinde hali hazırda kullanım tespit edilememiş ise de geçmişe yönelik internet kullanımları sonucunda davalı ... Şti.'nin ve .... Şti'nin google ... uygulamalarında davacıya ait “...” tescilli markasını izinsiz kullandığı, davalı ... tarafından bahse konu kullanımların diğer davalı ile yapmış oldukları sözleşmeye dayalı olarak kendilerinden habersiz bir şekilde yapıldığı savunmasında bulunmuş ise de sözleşmeye aykırılık savunmasının davalılar arasında sonuç doğuracağı davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağı, davacıya ait markanın anahtar kelime olarak kullanılmasının SMK 7/3-d kapsamında marka tecavüzü ve TTK 56 vd. maddelerine göre Haksız Rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerektiği sonucuna ulaşılarak davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.Taahhütname tarihi sonrasında davalı tarafça  yükümlülüklere aykırı olacak şekilde davacıya ait marka ibarelerinin kullanıldığının İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/146 D.İş dosyası ve Mahkemece yapılan teknik inceleme neticesinde tespit edildiği, İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2018/510 Esas- 2021/175 Karar sayılı dosyasında yapılan incelemenin ise dava tarihlerine ilişkin olmadığına yönelik gerekçe oluşturulduğu, buna göre tecavüzün oluştuğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, taraflar arasında 24/04/2017 tarihli \"Taahhütname\" başlıklı bir bir belgede, davalı tarafça \"Hüküm ve Şartlar\" başlığı altında, davacıya ait olan \"çiçeksepeti\" kök sözcüğü taşıyan marka ve ticaret ünvanları üzerindeki TTK ve Fıkri Ve Sınai Mülkiyet hakkının varlığını ve geçerliliğini tanıdığı, bu haklara tecavüz edecek şekilde faaliyette bulunmamayı taahhüt ettiği, yine taahhütnamenin 2. ve 3. Maddelerinde davacıya ait markaları kendi web sitesi ve lehine tesis edilen ve edilecek tüm sitelerde her türlü kullanımına son  vereceği ve kullanamayacağını taahhüt ettiği, taahhütnamenin, 4.maddesinde ise yükümlülüklerinin ihlal edilmesi halinde 50.000,00-TL bedelli cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, dava dışı... şirketi ile davalı arasında yapılan Marka Devir Sözleşmesi, Web Yazılım Ve Tasarım Düzenleme Sözleşmesinde de,  sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince davalının 3. kişi ile yaptığı  sözleşmenin tarafları arasında hüküm doğuracağı, ayrıca ihlalin tespit tarihinin 02/01/2018 saat 21.00 olduğu, buna göre sözleşme imzalanmadan ihlal tespit edildiğinden davacının sorumluluğunun bulunduğu, sözleşme nedeniyle sorumluluğun kalkmadığı, gerek TBK 77. maddesinde  düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümleri, gerekse FSEK 54 maddesindeki hükümler gereği tazmin borcunun  sözleşme yapan taraflar arasında hüküm doğuracağı buna göre cezai yartın kabulüne yönelik verilen kararda aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Davalı tarafça, icra inkar tazminatnın şartlarının oluşmadığı ileri sürülmüş ise de, cezai yart miktarı likit ve belirlenebilir olduğundan, icra inkâr tazminatının kabulüne karar verilmiş olması yerinde olup, kötüniyetli olması  şartının ise  bulunmadığı bu nedenle bu konudaki istinaf isteminin de reddinin gerektiği anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle; verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı,  dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/01/2022 tarih ve 2018/442 E., 2022/3 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.415,50 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 854,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,5‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"edbfcfc0470c0460","SID":"171bbff52cf34a7b"}}