{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2025/172 <br>KARAR NO:2025/119<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/01/2025<br>NUMARASI:2024/749 E - 2025/16 K<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ:21/01/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Birleşen  dosyada davacı ...  vekili dava dilekçesinde özetle ;mvekkili şirket tarafından davalı aleyhine İstanbul .... İcra Dairesinin ...  esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine söz konusu takibin durduğunu, davalının itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı yanın gerçekleştirmiş olduğu kaçak elektrik tüketimleri haksız eylemden kaynaklanan zarar niteliğinde olup, bu zarara ilişkin müvekkil kurum tarafından davalılara karşı ilgili yönetmelik  kapsamında fatura tahakkuk ettirildiğini, ancak davalı tarafından bu zararın giderilmediğini, itirazın iptaliyle takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı yanın %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemesine, davaya konu icra dosyası üzerinden davalı / borçlunun hak ve alacaklarının ivedilikle ihtiyaten haczine   karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 09/12/2024  tarihli ara karar ile ;  ihtiyati hacze konu alacak kaçak elektrik tespit tutanağı ve buna göre  düzenlenen faturaya dayanmaktadır. Talep konusu alacağın  tek taraflı düzenlenen tutanağa dayalı olması sebebiyle, davalının bu tutanağın aksini  ispat imkanı olup, kaçak elektrik kullanımının tesbitinin haksız fiil olması sebebiyle de yargılama gerektirdiği,  bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun varlığına kanaat oluşturacak bir durumun bulunmadığı anlaşıldığından, davada  İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı kanaatine varıldığından, talebin reddine karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili  istinaf etmiştir.Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili kurum alacağının sürüncemede bırakılmaması, salt bir dilekçe ile itiraz edilerek icra dosyasının durdurulması hakkına sahip olan davalının mal kaçırma ihtimali bulunduğundan mahkemece belirlenecek teminat karşılığında ihtiyati haciz talep etme hakkı olan alacaklı müvekkilinin işbu talebinin reddedilmesinin  hukuka aykırı olduğu, İİK 257. Maddesindeki tüm şartların sağlanmış olması ve müvekkili kurumun da tespit edilecek teminat miktarını yatırmaya hazır olduğunun bildirilmiş olması karşısında ihtiyati haciz kararının verilmemesinin  hukuka aykırı olduğu, davalı yanın müvekkili kurumun dağıtımını sağladığı elektriği Kaçak/Usulsüz kullandığını,bu kullanımın mevcudiyetinin dava dilekçesi  ile sunmuş oldukları  kaçak tespit tutanağından,görüntülerden, Kaçak Tahakkuk Hesap Bülteninden ve faturalardan kesin olarak anlaşıldığı, Kanunun öngördüğü şekilde  alacak ve haciz sebepleri  hakkında net deliller sunulmuş olmasına rağmen İlk derece mahkemesince talebin  haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini, 2024 tarihli güncel istinaf ve Yargıtay kararlarında kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı fatura alacaklarının, dosya sunulan kaçak görüntüleri, video kayıtları ve mükerrer tutanaklar ile yaklaşık ispatın sağladığından bahisle ihtiyati haciz talebinin kabul edilebileceğine ilişkin emsal kararlar bulunduğu,bu sebeplerle  kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda;birleşen  dava , itirazın iptali   talebine ilişkindir.Dosyaya ,kaçak tesbit tutanağı,fotoğraflar ve tahakkuk belgesi ibraz edilmiş,tutanağın davalı-davacı ... Şirketi hakkında tutulduğu, tutanak  altında hakkında tutanak tutulanın isminin yazılı olmadığı görülmüştür.Davalı Şirketçe menfi tesbit davası açılmış olup ,her iki dava birleştirilerek yürütülmektedir.Davalı şirketçe açılan menfi tesbit davasında ;\"  ... A.Ş. tarafından Müvekkil Şirkete 03.09.2024 tarihli fatura Edilen ... Numaralı, 146.509,85 TL Bedelli Fatura İle 03/09/2024 Tarihli, .... Numaralı, 351.086,24 TL bedelli faturalar ile tüm ferilerine ilişkin müvekkil şirketin borcu olmadığına ve kaçak elektrik kullanımı, kaçak elektrik tespitinin hatalı olduğuna ilişkin menfi tespit hükmü kurulması ve davamız sonuçlanıncaya kadar  istanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.09.2024'te 2024/427 değişik iş kararı ile HMK 389 gereğince kurulan ihtiyati tedbirin ek teminat alınmadan hüküm kesinleşinceye kadar aynen devamına karar verilmesi \" talepli dava açıldığı anlaşılmıştır. İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin  21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.) Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır.Buna göre yapılandeğerlendirmede; davanın bulunduğu aşama,henüz bilirkişi incelemesi yaptırılmamış olduğu ,tutanağın altında  hakkında tutanak tutulanın isim ve imzasının bulunmadığı,  açılmış bulunan menfi tesbit davası ve sözkonusu davadaki iddialar dikkate alındığında , alacağın varlığı ve miktarının yargılamada tesbit edileceği, mevcut dosya kapsamına göre   bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı ,bu sebeple  ihtiyati haciz talebinin reddine  karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığından birleşen dosya   davacısı ...'ın  istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Birleşen dosya davacısının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin birleşen dosya davacısından  alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi 21/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"25c392736b2dc3f0","SID":"4ed52b2311db07ef"}}