{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                        \t  K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/04/2022<br>NUMARASI\t\t: ....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararı İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/04/2022 tarih ve 2021/262 E. - 2022/106 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı Üniversitenin 2019/24053 başvuru numarası ile 41. Sınıfa giren hizmetlerde kullanılmak üzere dosyaladığı markanın marka olarak tescil edilebilecek nitelikleri haiz olmadığını, zira bu markanın müvekkili adına 12.07.2006 tarihinden muteber olmak üzere K/01162, K/01163 ve K/02034 sayılı kayıtlar ile özel marka statüsüne alınmış bulunan işaretlerle yakın benzer olduğunu, özel korunan bir markanın ayniyet derecesinde benzerinin başka biri adına ticari marka olarak tescil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, K/02034 sayılı özel markanın müvekkiline ait olmadığı yönündeki tespitlerin doğru olmadığını, ancak sonraki bir tarihte müvekkiline haber verilmeksizin markanın kayıtlarında sahip değişikliği işleminin yapılmış olduğunu, özel marka statüsüne alınmış markalara benzer işaretlerin tescilinin SMK m. 5/1-ğ-ı bentlerindeki mutlak ret nedenleri ile çeliştiğini, ayrıca müvekkilinin SMK'nın 6/5. maddesine göre tanınmış markasının varlığına rağmen benzeri başvurunun yapıldığını ileri sürerek, YİDK’nın 2021M-4919 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir. <br>Davalı Üniversite Rektörlüğü vekili, dava konusu edilen markanın davalıya ait olup bir eğitim kurumunu ifade ettiğini ve marka olarak tescil edilebilir bir işaret olduğunu, zaten de bu işaretin davalı üniversite ile özdeşleşmiş olduğunu, davacı derneğin haksız olarak aldığı koruma belgelerine dayanarak dava konusu edilen markanın tescilini engellemeye çalışmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, “...”nin müvekkili bünyesinde bir fakültenin eski adı olduğunu, günümüzdeki ismi “... ... Fakültesi” olan fakültenin dava konusu edilen markayı kendi adına tescil ettirmesinin haklı ve mümkün bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu edilen \"MM +şekil + l859 ...\" işaretindeki “...” ibaresinin, bugün halen de davalı Üniversite bünyesinde eğitim hizmetleri vermekte olan  ... ... Fakültesinin Cumhuriyet’ten önce konulmuş eski adı olduğu, dava konusu edilen \"MM +şekil + l859 ...\" işaretinin, sırf kökeninin/ kullanımının eskiye dayanması ve halk tarafından iyi bilinmesi nedeniyle “halka mal olmuş” bir işaret olarak nitelendirilemeyeceği, bu işareti çok uzun yıllardır eğitim faaliyetleri kapsamında markasal hüviyette kullanan davalı üniversite bünyesindeki eğitim kurumunun, söz konusu işareti faaliyet alanına giren 41. Sınıflarda kendi adına marka olarak tescil ettirmesinin, SMK’nın m. 5/1-(ğ) hükmü kapsamındaki düzenleme ile örtüşmediği, özelliğini eski/köklü bir eğitim kurumunun eski adı ve eskiden beri kullanılan logosu olmaktan alan, dava konusu edilen  \"MM +şekil +  l859 ...\" işaretinin, aynı eğitim kurumu tarafından faaliyet alanına giren hizmetlerde marka olarak tescil edilmesinin ve markasal hüviyette bu kurum adına korunmasının, “kamu düzenine veya genel ahlaka” aykırı herhangi bir yönü olmadığı, dolayısıyla bu tescilin SMK’nın m. 5/1-(ı) hükmü kapsamındaki düzenleme ile örtüşmediği ve bu mutlak ret nedeni kapsamına girmediği, SMK 5/1-ğ ve ı madde bendindeki koşulların oluşmadığı, tescilli bir marka hüviyetinde olmayan bir işarete dayalı olarak, SMK'nın 6/5. maddesindeki hükmündeki düzenlemeden faydalanılmasının mümkün olmadığı, davacı taraf da, huzurdaki uyuşmazlıkta, tescilli markalarına değil, özel bir statü ile koruma altına alınmış markalara dayandığı, markaların özel bir statü ile koruma altına alınması, markaların tescili ile aynı hüküm ve sonuçları doğurmayacağı, davacının, K/01162, K/01163 ve dahi halihazırda davalı üniversite adına kayıtlı bulunan K/02034 sayılı özel statü ile koruma altına alınan markalara dayalı olarak, SMK m. 6/5 hükmü kapsamında tescilli markalarla ilgili düzenlemelerden yararlanabilmesinin hukuken mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, “MM 1859 ...” ibaresi müvekkili tarafından 24.01.2006 tarihli başvuruya istinaden 12.07.2006 tarihinde ... tarafından özel korunan marka statüsünde K/01163 numarasıyla koruma altına alınmış bir marka olduğunu, aynı şekilde K/01162 tescil numarasıyla koruma altına alınan müvekkiline ait diğer bir marka olan ... markası da özel korunan marka statüsünde koruma altında olduğunu, yine “...” ibareli markaya ilişkin müvekkili Derneğin 23.09.2020 tarih ve 2010-G-222862 sayılı başvurusuna kurumca koruma markası statüsü tesis edildiğinin bildirildiğini, bu nedenle, 2019/24053 numaralı “MM 1859 ...” marka tescil başvurusunun yayım kararına yapılan itirazın kabulü gerekirken, özel korunan markalarla birebir aynı logoyu kullanan bir marka başvurusu için yapılan itirazın, “Markalar benzer görülmediğinden karıştırılma ihtimali bulunmadığı tespit edilmiştir” şeklinde bir açıklamayla reddedilmesi ve bu suretle özel korunan bir markanın başka bir kurum adına ticari marka olarak tescil edilmesinin mevzuata ve hakkaniyete aykırı, bu yönüyle uyuşmazlığı irdelemeyen raporun ise denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ..., ... ... Derneği’nin 24.01.2006 tarihinde yapmış olduğu marka tescil başvurusuna istinaden, “MM 1859 ...” ibareli markayı özel korunan markalar statüsünde kabul edip ticari marka olarak tescil etmeyerek, bu markanın tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olduğunu da kabul ettiğini, çifte standart uygulandığını, “...” ibaresinin, yıllardır bu kurumdan mezun olan ve devlet kademelerinde görev alan binlerce mezununun yanı sıra, konunun ilgilisi geniş kitlelerce bilinen ve tanınmışlığı olan bir ibare olduğunu, yani 'halka mal olma' ifadesini tam anlamıyla karşıladığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu edilen markada geçen “...” ibaresinin, davalı Üniversite bünyesinde eğitim hizmetleri vermekte olan  ... ... Fakültesi’nin Cumhuriyet’ten önce konulmuş eski adı olduğunun belirlendiği, başvuru konusu işaretin, sırf kökeninin/ kullanımının eskiye dayanması ve halk tarafından bilinmesi nedeniyle, halka mal olmuş bir işaret, olarak nitelendirilemeyeceği, bu işareti çok uzun yıllardır eğitim faaliyetleri kapsamında markasal hüviyette kullanan davalı Üniversite bünyesindeki eğitim kurumunun, söz konusu işareti faaliyet alanına giren 41. Sınıfta kendi adına marka olarak tescil ettirmesinin, SMK’nın m. 5/1-(ğ) hükmü kapsamındaki düzenleme ile örtüşmediği, aynı eğitim kurumunu bünyesinde barındıran üniversite tarafından bu işaretin, kurumun faaliyet alanı ile örtüşen hizmetlerde marka olarak tescil edilmesinin, kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı bir yanının olmadığı, bu tescilin SMK’nın m. 5/1-(ı) hükmü kapsamındaki mutlak ret nedeni kapsamına girmediği, tescilli bir marka hüviyetinde olmayan bir işarete dayalı olarak, SMK'nın 6/5. maddesindeki hükmündeki düzenlemeden faydalanılmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/01/2025\t\t\t<br> <br>Başkan<br>...<br> <br>  <br>Üye<br>...<br> <br>  <br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c99f6700bb742cef","SID":"c8790093a8cd6276"}}