{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                              \t  K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...       ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/06/2021<br>NUMARASI\t\t: ...<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t:FSEK (Tazminat)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/06/2021 Tarih ve 2017/55 Esas - 2021/204 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müzik yapımcısı olan müvekkilinin birçok sanatçının albüm kaydını yaptığını, davalı ile de aralarında 01/12/2015 tarihli muvafakatname imzalandığını, söz konusu muvafakatnameye göre, '....' isimli eserlerin ve ekli muvafakatnamede geçen diğer eserlerin üzerindeki mali hakların müvekkiline ait olduğunu, ancak davalının bu üç eseri klip çekmek suretiyle değişik tarihlerde ... kanalında yayınladığını, müvekkilinin haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek şimdilik FSEK 68 uyarınca 1.000-TL maddi tazminatın ve FSEK 70/1 maddesi gereği ihlal edilen manevi haklar için 10.000-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınıp müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili, ''...'', ''niğdenin bebesiyim'' isimli parçalar arasında bir benzerlik bulunmadığını, klibinin çekilmesini istemesine rağmen çekilmediğini, kendi imkanları ile klipleri çektiklerini, ''... ...'' klibinin klip değil düğünde çekilen görüntü olduğunu, düğün kameramanın çektiğini, davacı taraf ile 4.000 TL'ye anlaşmasına rağmen bunu 40.000-TL'ye  çıkarttığını, kendisini tv programlarına çıkarmadığını, hiçbir söz ve vaadini yerine getirmediğini, verdiği paraların karşılığını alamadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu eserler üzerinde yapımcı sıfatı ile bağlantılı hak sahibi olduğu, davalının icracı sanatçı olduğu ve haklarını davacıya devir ettiği, davacının hakları devretmesine rağmen, davacının izni dışında icralara klip çekerek davacının FSEK’in 21. madde kapsamında işleme ve FSEK’in 25. madde kapsamında umuma iletim hakkını ihlal ettiği, ancak yapılan incelemelerden anlaşıldığı üzere davalının her hangi bir gelir elde etmediği, ... kanalı üzerinden gelir elde edilmesinin asgari 100.000 takipçi ve çok sayıda tıklanma gerektirdiği, dava konusu videolarda bu koşulların oluşmadığı, davacı FSEK 68. maddesi gereği emsal ve rayiç bedel üzerinden tazminat talep etmiş ise de, yapılan araştırmalarda ... kanalında yapılan iletim fiilinden, davalı tarafa henüz herhangi bir emsal telif ücreti hakkı doğmamış olması nedeniyle hesaplama yapılmadığı, bu kapsamda telif tazminatı koşullarının oluşmadığı, davacı FSEK 70/1 maddesi uyarınca manevi tazminat talep etmiş ise de, FSEK 70/1 maddesi kapsamında ancak eser sahipleri ve icracı sanatçıların manevi tazminat talebinde bulunabileceği, bağlantılı hak sahibi fonogram yapımcılarının bu kapsamda manevi tazminat talep edemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasında 01.12.2015 tarihinde muvafakatname imzalanmış olup, iş bu muvafakatnamede yer alan ve özellikle iş bu davanın konusu oluşturan \"...\",\" ... ...\" ve \"...\" isimli eserlerin ve ekli muvafakkatnamede ismi geçen diğer tüm eserlerin üzerindeki tüm mali hakların müvekkiline ait olduğunu, ancak, davalının, tüm haklarını yazılı muvafakatname ile devretmiş olduğu, ... isimli müzik eserini, 23 Mayıs 2016 tarihinde, ... ... isimli müzik eserini, 17 Haziran 2016 tarihinde ... isimli paylaşım sitesinde müzik klibi çekmek suretiyle izinsiz olarak yayınladığını, ayrıca ... ve Niğdenin Bebesiyiz eserleri ... Tv'de de yayınladığını, bunun yanı sıra, davalı taraf, aynı şekilde tüm haklarını yazılı olarak muvafakatname ile devretmiş olduğu, ... isimli eserin de adını ......şeklinde değiştirmek suretiyle 28 Haziran 2016 tarihinde ... isimli paylaşım sitesinde müzik klibi çekerek izinsiz olarak yayınladığını, ihlalin gerçeklemiş olması için ihlal sonucu doğuran eylemden herhangi bir gelir elde edilmesinin şart olmadığını, hak ihlaline bağlı olarak davalının tazmin yükümlülüğünün doğduğunu, maddi tazminat talebinin reddinin hatalı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin reddedilmiş olmasının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.       <br><br>GEREKÇE\t: 1-Dava, FSEK’ten kaynaklanan tazminat iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının dava konusu eserler üzerinde yapımcı sıfatı ile bağlantılı hak sahibi olduğu, davalının icracı sanatçı olduğu ve haklarını davacıya devir ettiği, FSEK'in 70/1. maddesi kapsamında ancak eser sahiplerinin ve icracı sanatçıların manevi tazminat talebinde bulunabileceği, bağlantılı hak sahibi fonogram yapımcılarının bu kapsamda manevi tazminat talep edemeyeceği, bu itibarla davacının bu yöne ilişkin talebinin reddedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer istinaf itirazlarının reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. <br>\t2-Davacının dava konusu eserler üzerinde yapımcı sıfatı ile bağlantılı hak sahibi olduğu, davalının icracı sanatçı olduğu ve haklarını davacıya devir ettiği, davacının hakları devretmesine rağmen, davacının izni dışında icralara klip çekerek davacının FSEK’in 21. madde kapsamında işleme ve FSEK’in 25. madde kapsamında umuma iletim hakkını ihlal ettiği mahkemece belirlenmiş, ancak davalının her hangi bir gelir elde etmediği, ... kanalı üzerinden gelir elde edilmesinin asgari 100.000 takipçi ve çok sayıda tıklanma gerektirdiği, dava konusu videolarda bu koşulların oluşmadığı, davacı FSEK 68. maddesi gereği emsal ve rayiç bedel üzerinden tazminat talep etmiş ise de, yapılan araştırmalarda ... kanalında yapılan iletim fiilinden, davalı tarafa henüz herhangi bir emsal telif ücreti hakkı doğmamış olması nedeniyle hesaplama yapılmadığı, bu kapsamda telif tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.<br>\tBu hale göre somut uyuşmazlık, dava konusu eserler üzerinde yapımcı sıfatı ile bağlantılı hak sahibi olan davacının, izni dışında davalının müzik icralarına klip çekmesi nedeniyle FSEK’in 21. madde kapsamında işleme ve FSEK’in 25. madde kapsamında umuma iletim haklarının ihlali nedeniyle, tazminat isteyip isteyemeyeceği, davalının bu eylemleri nedeniyle somut bir gelirinin belirlenmemesinin buna engel olup olmayacağına indirgenmiş bulunmaktadır. <br>\tFSEK'in 68. maddesi, \"Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir.\" hükmünü içermektedir. Anılan hüküm kapsamında, sözleşme yapılmış olması halinde istenebilecek bedelin (varsayımsal sözleşme bedeli) ne şekilde tespit edileceği konusunda HGK'nın 20.03.2002 tarih ve 2002/11-176 E.-2002/214 K. sayılı ilamı yol gösterici niteliktedir. Anılan kararda, varsayımsal sözleşme bedelinin, eser sahibinin bilimsel/sanatsal yeteneği, üretim kapasitesi, eserin beğeni ölçüsü, sayfa sayısı, estetik görünümü, nitelik ve niceliği, ihlal edilen mali hakkın türü, coğrafi kapsamı, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı vasıta gibi kriterler dikkate alınarak eser sahibinin tecavüzde bulunanla sözleşme yapması halinde isteyebileceği bedele göre belirlenmesi gerektiği açıklanmıştır. Varsayımsal sözleşme bedeli belirlenirken, varsa ihlal konusu mali hakkın devrine ilişkin önceki sözleşmelerden yararlanılabilir. Bu tür sözleşmeler emsal alınırken, sözleşmenin dava konusu olaya ne ölçüde uyduğunun, aradaki farklılıkların ve benzerliklerin neler olduğunun gözetilmesi zorunludur.  <br>\tBorçlar Kanunu'nun 50/2. maddesine göre de, uğranılan zarar miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. Zira Yargıtay 11. HD'nin 21.03.2014 tarih, 2012/15759 E,2014/5575, 10.06.2019 tarih, 2018/2580 E., 2019/4210 K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, zarar miktarının tam olarak tespit edilemediği hallerde, dava sırasında yürürlükte bulunan TBK'nın 50. (818 sayılı BK'nın 42. maddesi) maddesi uyarınca zararın miktarının hakkaniyete uygun olarak belirlenmesi gerekmektedir. <br>\tYasal bu düzenlemeler karşısında, somut uyuşmazlıkta, mahkemece,  davalının her hangi bir gelir elde etmediği, ... kanalı üzerinden gelir elde edilmesinin asgari 100.000 takipçi ve çok sayıda tıklanma gerektirdiği, dava konusu videolarda bu koşulların oluşmadığı, ... kanalında yapılan iletim fiilinden, davalı tarafa henüz herhangi bir emsal telif ücreti hakkı doğmamış olması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddedilmesi doğru olmamıştır. <br>\tBuna göre, somut uyuşmazlığın özellikleri gözetildiğinde, dosya kapsamında mahkemece meslek kuruluşlarına müzekkereler yazıldığı, yazılan müzekkerelerden Tüm ...,,,arafından 23/05/2018 tarihli müzekkereye cevap verildiği, bu cevapta dava konusu eserlerin televizyon programlarında kullanımı için tespit edilen kullanım lisans değerinin kullanım başına 750 TL - 1.750 TL arasında bulunduğu bildirilmiştir. Dosya kapsamında bunun dışında bir veri de bulunmadığı için davacının maddi tazminat talebinin TBK'nın 50. maddesi kapsamında belirlenmesi gerekmektedir. Bu bağlamda TBK'nın 50. maddesi uyarınca taraflar arasında sözleşme yapılsaydı davacının 2.250 TL isteyebileceği, FSEK'in 68. maddesi uyarınca bu miktarın üç katının 6.750 TL edeceği kabul ve takdir edilmiş, FSEK'in 68. maddesi uyarınca bu miktarın istenebileceği kanaatine varılmıştır. Ancak davacının talebinin 1.000 TL olması nedeniyle bu miktar üzerinden hüküm kurulmuştur. <br>\tHMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, somut uyuşmazlıkta da mahkemece toplanan deliller yeterli görüldüğünden, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmamış, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 11/06/2021 gün ve 2017/55 Esas - 2021/204 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın KISMEN KABULÜ ile 1.000,00 TL maddi tazminatın 23/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,<br>\t4- Manevi tazminat talebinin reddine,<br>\t5-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 187,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 427,54‬ TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen kabul edilen maddi tazminat yönünden 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t7-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, ilk derece karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen reddedilen manevi tazminat talebi yönünden 5.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\t8-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.700,00 TL bilirkişi ücreti, 312,70 TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 67,50 TL tebligat masrafı, 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 3.300,9‬0 TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan  300,08 TL'ye, 187,86 TL peşin harç ile 31,40 TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 519,34‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t9-Davalı tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>   11-Davacıdan peşin olarak alınan 80,70 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/01/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/01/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"556a3d97e34f7cb5","SID":"e05df8427b835ce6"}}