{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2405 - 2024/1622<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/2405 <br>KARAR NO\t: 2024/1622<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/696 Esas 2022/668 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 15/01/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 19.03.2020 tarihinde dava dışı ... idaresinde olup davalı sigorta şirketine ihtiyati mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda tek taraflı olarak meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının ağır şekilde yaralandığını, maddi tazminat talebiyle açılan Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/238 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenen 28.12.2020 tarihli raporda davacının özür oranının % 8 olduğu, 45 gün bakıcı ihtiyacı olduğu ve iyileşme süresinin 6 ay olduğunun belirtildiğini, ayrıca taraflarınca aynı yerden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca alınan 18.02.2021 tarihli raporda aynı tespitlere yer verildiğini, kaza nedeniyle davacının manevi olarak zarar gördüğünü, dava dışı sürücünün asli kusurlu olup davacının yolcu konumunda olduğunu ve kusuru bulunmadığını, davalı sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, taleplerinde tüm denkleştirme nedenleri dikkate alınıp davalının sigortalısının tam kusuruna dayanılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 19.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı sigorta şirketi vekili, davaya karşı cevap dilekçesi vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davalı sigorta şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı otobüste yolcu olarak bulunan davacı hakkında ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 18.02.2021 tarihli raporda davacının engel oranının % 8 olduğu, iyileşme süresinin 6 ay olduğu ve 45 gün bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkeler gözetilerek davanın kısmen kabulü ile 70.000,00 TL manevi tazminatın 19.03.2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde, 19.03.2020 tarihinde dava dışı sürücünün idaresindeki otobüste yolcu olan davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığını, davacı lehine hüküm altına alınan manevi tazminat tutarının yetersiz olduğunu, hak ve nesafet kuralları gözetilerek manevi tazminata karar verilmesi gerektiğini, davacı hakkında düzenlenmiş raporlara göre % 8 oranında malul kaldığını, davacının henüz çok genç yaşta bedensel bir engele sahip olduğunu, paranın alım gücünün nazara alınması gerektiğini, kararı manevi tazminat miktarının yetersiz olması, kusur ve maluliyet oranı yönünden istinaf ettiklerini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminatın kusur ve maluliyet oranlarına göre yüksek tespit edildiğini, manevi tazminatın amacının maddi zarararın karşılanması olmadığını, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın son derece yüksek olup adalete ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketinin avans faizi ile sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiz talep edilebileceğini, davalı sigorta şirketinin kendine yüklediği yükümlülükleri yerine getirdiğini ve temerrüdünden söz edilemeyeceğini, davacının taleplerinin poliçe kapsamında kalmadığından ve eksik belge ile usule aykırı müracaat edildiğinden sorumluluğu bulunmamakla birlikte temerrüde düşmediğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. \t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>Davacı vekili, 19.03.2020 tarihinde  davalı sigorta şirketine ihtiyati mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ... plakalı otobüsün tek taraflı olarak yaptığı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece davalı sigorta şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı otobüste yolcu olarak bulunan davacı hakkında ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 18.02.2021 tarihli raporda davacının engel oranının % 8 olduğu, iyileşme süresinin 6 ay olduğu ve 45 gün bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br> 6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370)<br>Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 19/03/2020 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı sigorta şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan otobüsün sürücünün direksiyon hakimiyetine kaybetmesi nedeniyle tek taraflı olarak yaptığı trafik kazası sonucunda araçta yolcu konumunda bulunan davacının yaralandığı, davacı hakkında ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 18.02.2021 tarihli raporda davacının engel oranının % 8 olduğu, iyileşme süresinin 6 ay olduğu ve 45 gün bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, kazanın geliş şekli, davacının yolcu konumunda olup kusursuz oluşu, olayın meydana geliş şeklinin davacı üzerindeki etkisi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2020) paranın alım gücü, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının usul ve yasaya uygun olduğu, öte yandan ... plakalı aracın otobüs niteliğinde olup kullanım şekli gözetildiğinde hüküm altına alınan tazminata davalı sigorta şirketine başvuru tarihine göre belirlenen temerrüt tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. <br> 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile  Hazineye gelir kaydına,<br>Davalıdan istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 4.781,70 TL istinaf harcından peşin alınan 1.196,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.585,70 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, <br>5-6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliği ve harç tahsili işlemlerinin ilk derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>Başkan <br> <br>Üye <br><br>Üye <br><br>Katip <br> <br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d9feb0b2209a3ecd","SID":"156c491f7f77e759"}}