{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2024/309 <br>KARAR NO\t:2024/1057<br><br>DAVA:Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))<br>DAVA TARİHİ:20/12/2023<br>KARAR TARİHİ:27/12/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı şirket arasında 28/09/2020 tarihli maaş ödemeleri protokolü akdedildiğini, davalı şirketin taahhüt ettiği maaş ödemelerini gerçekleştirmemesi, protokolü fiilen durdurması nedeniyle müvekkili bankanın davalıdan toplam 80.414,55 TL alacağı bulunduğunu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararı ile davalı şirketin tasfiyesine karar verildiğini, tasfiye komisyonu tarafından alacak taleplerinin reddedilerek sıra cetveline işlenmesine karar verildiğini, komisyon tarafından verilen 248 karar nolu sıra cetveli kararının iptaline, sıra cetvelinde kabul edilmeyen 80.414,55 TL alacağın tasfiye masasına kaydının yapılarak müvekkili bankaya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın işbu davayı süresinde ikame etmemiş olduğunu, bu husus İİK. md. 235 hükmü gereği davanın usulden reddi sebebi olduğunu, müvekkili şirket kamusal tasfiye sürecinde olduğunu, müvekkili şirket 01.07.2021 tarihli BDDK kararı ile kamusal tasfiye sürecine girdiğini, bu durum sözleşmenin ifasını engelleyen mücbir sebep hali ve hukuki ifa engeli oluşturduğunu, müvekkili şirket aleyhine cezai şarta hükmedilemeyeceğini, davacı tarafın iddialarını somutlaştıramamış olup maaş ödendiği iddia edilen personel sayısı ve iadesi talep edilen miktar hesaplamasının hatalı olduğunu, davacı tarafın cezai şart adı altında talep ettiği tutara ilişkin hesaplama hatası olduğunu, arz ve izah edilen ve re'sen nazara alınacak nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini  savunmuştur. <br>(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:<br>1-Tüm dosya kapsamı. <br>(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:<br>Dava, İİK. 235. maddeye dayalı olarak açılan kayıt kabul davasıdır. <br>Resmi Gazetenin 02.07.2021 tarihli ve 31529 ( Mükerrer) sayılı nüshasında yayımlanan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun 01.07.2021 tarihli ve 9647 sayılı kararı uyarınca, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu  hükümlerine intibak etmek üzere Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu2na başvuruda bulunan şirketler tarafından tevdii edilen bilgi ve belgelerin, söz konusu şirketlere ilişkin Kurum denetim personeli tarafından yapılan incelemeler neticesinde düzenlenen raporlarda yer alan tespitlerin ve ilgili mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda,  intibak planı yeterli görülmeyen davalı şirketin 6361 sayılı Kanunun geçici 7. Maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında tasfiyesine karar verildiği, 6361 sayılı yasanın 50/A maddesi uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından 28.07.2021 tarihinde tasfiye komisyonu oluşturulduğu, davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan 28.09.2020 tarihli maaş ödemeleri protokolünün hükümlerine davalı tarafından uyulmadığı iddiası ile davacı tarafından tasfiye komisyonuna alacak başvurusunda bulunulduğu ve tasfiye komisyonunun talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>   6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun Tasarruf finansman şirketinin faaliyet izninin kaldırılması ve tasfiyesi başlıklı 50/A maddesinin 4. Fıkrasında \"Faaliyet izni kaldırılarak tasfiyesine karar verilen şirketler hakkında 5411 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin ikinci, yedinci, dokuzuncu ve onuncu fıkraları, 108 inci, 109 uncu, 110 uncu, 132 nci, 133 üncü, 134 üncü, 137 nci, 138 inci, 140 ıncı, 141 inci ve 142 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır. Faaliyet izni kaldırılarak tasfiyesine karar verilen tasarruf finansman şirketlerinin varlıklarının yükümlülüklerini karşılamadığının tespiti halinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu kararına istinaden tasfiye komisyonu mahkemeden, bu şirketlerin iflasını talep edebilir. Hakkında iflas kararı verilen tasarruf finansman şirketinin iflas tasfiyesinde 5411 sayılı Kanunun 106 ncı maddesi kıyasen uygulanır. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu, bu maddede düzenlenen tasfiyeye ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.\" hükmü yer almaktadır.<br>5411 sayılı Kanun'un 106/7 maddesine göre \" İflas kararı verilmeyen hallerde bankanın iradi tasfiyesi, banka genel kurul kararı aranmaksızın ve Türk Ticaret Kanununun anonim şirketlerin infisah ve tasfiyeye ilişkin hükümlerine tâbi olmaksızın tasfiye kurulu üyelerinin Fon tarafından atanması suretiyle gerçekleştirilir\" 106/9 ve 10 maddesine göre \"  Fon, iflas ve/veya tasfiye masasının aktifindeki paralarla, iflas ve/veya tasfiye idaresi sıfatıyla tahsil ettiği paraları muhafaza ve nemalandırma hususunda 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 9 uncu ve sair ilgili maddelerine tâbi değildir. 492 sayılı Harçlar Kanununun 36 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü bu paralar için uygulanmaz. Müflise ait menkul ve gayrimenkullerin satışında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümleri uygulanmaz\" <br>..., iflas idaresi görev ve yetkilerini haiz olarak iflas tasfiyesini  yürüttüğüne göre, bu sıfatla düzenlenen sıra cetvelinin de ...'nin  kamu gücüne dayalı olarak Bankacılık Kanunu uyarınca tek yanlı olarak aldığı idari karara dayalı bir işlemi olduğu kuşkusuzdur. İflas idaresinin İİK'ndaki haiz olduğu yetkileri ...'nin sahip olması,  bu hükümlerden yararlanması bu sonucu değiştirmemektedir. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107. madde uyarınca devir alınan alacaklar nedeniyle Fon'a boçlu olanların iflası halinde 132/9. bent uyarınca Fon'un bir ya da iki temsilcisinin katılımı ile oluşan ve  İcra hakiminin seçtiği iflas idaresinin somut olayda söz konusu olmadığı, tamamının Fon'un gösterdiği adaylardan oluştuğu, iflas idaresinin Fon adına tasfiyeyi yürüttüğü anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 07.02.2011 tarih ve 2010/69 E., 2011/5 K. sayılı kararında da, ...'nin düzenlediği sıra cetvelinin iptaline idari yargının karar verebileceği sonucuna varılmıştır.<br>Nitekim dosyada mübrez Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 20.02.2019  tarih ve 2016/3833 E., 2019/582 K. sayılı kararları da bu doğrultudadır.<br>Bu durumda, tüzel kişiliği haiz Fon tarafından İİK hükümlerinden yararlanılarak  düzenlenen  ve idari işlem niteliğinde bulunan sıra cetvelinin dava konusu edilmiş olması halindeki gibi, davalı şirketin tasfiye işlemlerinin ... tarafından yürütüldüğü, gerçek hasmın ... olduğu,  bu  cetvelde davacının alacağı ile ilgili alınan kararın iptalini amaçlayan davacının alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı varsa cetvelin davacı alacağı ile ilgili kısmının iptali ile ilgili inceleme yapıp karar vermenin Adli Yargının görevi dahilinde olmadığı, idareye başvuru sonrası idarece yeni bir karar alınarak davacının alacağının cetvele kayıt ve kabulünün idari yargının görev alanında olduğu anlaşılmıştır.<br>HMK 114. maddesinde, dava şartları sayılmış ve mahkemenin görevli olması hususu da dava şartı olduğu ifade edilmiştir. HMK 115. maddesinde dava şartlarının, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerektiği açıklanmıştır. Anılan düzenlemeler çerçevesinde işbu davaya bakma görevinin Adli yargıya ait olmayıp idari yargının görev alanında bulunduğu anlaşılmakla davanın dava şartı - görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekmiş,  aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>Davacının davasının yargı yolu caiz olmadığından DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN REDDİNE, <br>Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının peşin yatırılan 269,85 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 157,75 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,<br>Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00  TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, <br>Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>Taraflarca yatırılan bakiye gider ve delil avanslarının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,<br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.  27/12/2024<br><br>KATİP ...<br>e-imzalıdır<br> <br> <br>HAKİM ...<br>e-imzalıdır<br><br>Harç/ Masraf Dökümü<br>Peşin Harç\t:  269,85 TL<br>Karar Harcı\t: 427,60  TL<br>Noksan Harç\t:  157,75 TL<br><br>Davacı Gider Avansı<br>Yatırılan Avans : 1.120,00 TL<br><br>Davalı Gider Avansı<br>Yatırılan Avans : 00,00  TL<br><br>Yargılama Gideri Detayları<br>Posta Giderleri : 155,00  TL<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"21231e975228175f","SID":"d1513fef7625082b"}}