{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM   <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/1958 <br>KARAR NO:2025/28<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:10/07/2024 Tarihli Ek Karar<br>NUMARASI:2022/900 Esas - 2024/278 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/01/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken 16.02.2016 tarihinde davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın çarpması ile meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi tarafından düzenlenen rapor ile müvekkilinin %10 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiğini belirterek maluliyet oranı yönünden de fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 3.500,00-TL sürekli iş göremezlik, 500,00-TL geçici iş göremezlik, 500,00-TL bakıcı gideri ve 500,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 5.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafça aynı konuya ilişkin olarak sigorta tahkim komisyonuna yapılan başvuru üzerine, alınan bilirkişi raporu ile kazanın meydana gelmesinde davacının tamamen kusurlu olduğunun tespit edilmesi üzerine talebin reddine karar verildiğini, verilen kararın itiraz hakem heyeti tarafından da itirazın reddine karar verilmekle kesinleştiğini, bu nedenle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderine ilişkin taleplerinin teminat kapsamında olmadığını savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davacı tarafça, davaya konu kaza nedeniyle uğradığı geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ile bakıcı gideri zararının tazmini için davalı aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafça yapılan itirazın da İtiraz Hakem Heyeti'nin 2021.İ.26328-2021/İHK-25273 sayılı kararı ile kesin olarak reddine karar verildiği, buna göre aynı uyuşmazlık ve aynı taraflar hakkında açılıp görülen dava nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri talepleri yönünden davasının dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerektiği, tedavi gideri yönünden Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunulmamış ise de, kesinleşmiş olan komisyon kararında davalının sigortalısı olan araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının belirtildiği, kusur belirlemesinin hakimin takdirinde olduğu,somut olayın gerçekleşme şekli ve dosya kapsamında bulunan raporlar dikkate alındığında davalının sigortalısı olan araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile;\"1-HMK'nun 114/1-i maddesindeki kesin hüküm dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davacının sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri yönünden açmış olduğu davanın usûlden REDDİNE,2-Davacının tedavi gideri yönünden açmış olduğu davanın reddine\" karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; Sigorta Tahkim Komisyonu kararına esas alınan bilirkişi raporunda kusur oranlarının doğru hesaplanmadığı, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler Sigorta Tahkim Komisyonunun sınırlarını aşan şekilde kapsamlı inceleme gerektirdiği için söz konusu kararın verildiği, dolayısıyla verilen kararın mahkemece inceleme yapılmasını engeller nitelikte olmadığı, kesin hüküm sayılamayacağı hususlarına ilişkindir.İlk derece mahkemesince 10.07.2024 tarihli karar ile, davacı vekili tarafından süresinde istinaf harç ve masrafları yatırılmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince eski hale getirme talebinde bulunulmuş ve istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili 22.07.2024 tarihli dilekçesi ile; hakkında Gaziantep Barosu tarafından 14.06.2024 tarihinde tedbiren işten yasaklama kararı verildiğini, karara binaen 24.06.2024 tarihinde UYAP sistemine giriş ve sair vekillik işlemlerinin engellendiğini, karara karşı yaptığı itiraz neticesinde TBB Disiplin Kurulu'nun 19.07.2024 tarihli kararı ile tedbiren işten yasaklama kararının kaldırıldığını ve bu kararın kendisine 22.07.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, bu tarihten sonra UYAP sistemine erişiminin sağlandığını, tedbiren işten yasaklandığı süre içerisinde vekil olarak müvekkili lehine herhangi bir işlem yapamadığını ve eksik istinaf harçlarını yatıramadığını, müvekkilinin hak kaybına uğradığını, UYAP sistemine erişiminin sağlanması üzerine eksik harçların tamamlandığını belirterek eski hale getirme talebinin kabulü ile istinaf başvurusunun değerlendirme kararına karşı istinaf istemlerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri talebine ilişkindir.(1) Davacı vekilinin eski hale getirme talebine yönelik yapılan incelemede;Eski hale getirme talebi 6100 sayılı HMK'nın 95 ila 101 . madde hükümlerinde düzenlenmiş olup, 100/1. maddesinde \"İlk derece mahkemeleri veya bölge adliye mahkemelerinde eski hale getirme talebi, ön sorunlar hakkındaki usule; Yargıtay'da ileri sürülecek eski hale getirme talebi ise temyiz usulüne göre yapılır ve incelenir.\" düzenlemesine, aynı Kanun'un \"Ön sorunun incelenmesi\" başlığını taşıyan 164/1.maddesinde de; Hakim, taraflardan birinin ileri sürdüğü ön sorunu incelemeye değer bulursa, belirleyeceği süre içinde, varsa delilleriyle birlikte cevabını bildirmesi için diğer tarafa tefhim veya tebliğ eder.\"düzenlemesine yer verilmiştir.Somut olayda; ilk derece mahkemesince, istinaf harçlarının yatırılması için usulüne uygun düzenlenen 25.06.2024 tarihli muhtıranın, davacı vekili sıfatı ile Av. ...'e usulüne uygun olarak elektronik posta yolu ile 30.06.2024 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davacı vekilince verilen kesin süre içerisinde eksik istinaf harçlarının yatırılmaması üzerine, 10.07.2024 tarihli istinaf başvurusu değerlendirme kararı ile, verilen kesin süre içerisinde istinaf harçlarının yatırılmaması nedeniyle davacı vekilinin istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, söz konusu kararın davacı vekiline 15.07.2024 tarihinde tebliğ edildiği ve davacı vekilince 22.07.2024 tarihli dilekçe ile hem eski hale getirme talebinde bulunulduğu hem de 10.07.2024 tarihli karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, aynı zamanda eksik istinaf harçlarının 22.07.2024 tarihinde yatırıldığı Davacı vekilince eski hale getirme talebine ekli olarak sunulan belgelerin incelenmesinde; davacı vekili Av. ... hakkında Gaziantep Barosu Disiplin Kurulu'nun 14.06.2024 tarihli kararı ile tedbiren işten yasaklanmasına karar verildiği ve kararın 24.06.2024 tarihinde UYAP sistemine giriş yapılmasına ilişkin tutanak düzenlendiği, adı geçen vekil tarafından yapılan itiraz üzerine TBB Disiplin Kurulu'nun 19.07.2024 tarihli kararı ile, itirazın kabulüne ve tedbiren işten yasaklanma kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.Her ne kadar davacı vekilince, hakkında verilen tedbiren işten yasaklanma kararı nedeniyle UYAP sistemine erişiminin engellendiği gerekçesi ile eski hale getirme talebinde bulunulmuş ise de, dava dilekçesine ekli olarak sunulan vekaletname ile, vekil Av. ... dışında bir kısmı Gaziantep Barosu, bir kısmı Ankara Barosu ve bir kısmı da İstanbul Barosu'na kayıtlı olmak üzere başkaca avukatların da davacı asil tarafından yetkilendirildiği görülmekle, davacı vekilinin ön sorun niteliğindeki eski hale getirme talebinin incelemeye değer olmadığına ve reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.(2) Davacı vekilinin, ilk derece mahkemesinin 10.07.2024 tarihli ek kararına yönelik istinaf isteminin incelenmesinde;Yukarıdaki bentte yapılan açıklamalar göz önünde bulundurulduğunda, davacı vekilinin, ilk derece mahkemesince usulüne uygun olarak düzenlenen ve tebliğ edilen muhtırası ile tanınan kesin süre içerisinde istinaf harçlarını yatırmadığı, bu hali ile verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle, davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin 10.07.2024 tarihli ek kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacıdan alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile 187,8‬0-TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef7d4357c634fe52","SID":"a96a511ea1ff17d3"}}