{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/659 <br>KARAR NO:2024/1869<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:20/12/2021<br>NUMARASI:2020/482 Esas - 2021/1205 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/12/2024<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili; taraflar arasında ticari satıma ilişkin akdi ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalıya satıp teslim ettiği \"ürün\" bedeline ilişkin faturanın ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine Büyükçekmece ....İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden cari hesaba ve faturaya dayalı takibe girişildiğini, davalının takibe ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı tarafın %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili; müvekkilinin davacıya her hangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin cari hesap ekstresindeki tüm borcu davacıya ödediğini, bu hususta davacı ile müvekkili şirket yetkilisinin whatsapp yazışmalarına göre taraflar arasındaki ilişkinin 2018 yılı Eylül ayında sona erdiğini, davacının düzenlediği faturanın verilen hizmetin tutarından fazla olmasına rağmen fatura tutarının tamamının ödendiğini, davacının takip dayanağı olarak gösterdiği cari hesap ekstresi ile takip alacağının birbirinden farklı olduğunu, müvekkili firmanın iyi niyetli itirazın yerinde olduğunu, alacağın likit olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; davacının davalıya mal sattığı ve davalının bir kısım ödemeleri çekle yaptığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı tarafların defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu uyuşmazlığın her iki tarafın defterinde kayıtlı olan ve davalının davacıya verdiği ... Bankası'na ait iki adet çekten dolayı davalının davacıya borçlu olup olmadığı noktasında toplandığı, iki çekin davalı tarafından davacıya ödeme amacıyla verildiği, davacı tarafın bu iki çekin karşılıksız çıkması üzerine davalıya iade ettiğini ileri sürmekte ise de çeki iade ettiğine dair davalının imzasını içerir yazılı belge sunmadığı, davacının teslim ettiği mal karşılığı söz konusu çekleri alması ve davalının malların ayıplı olduğuna veya malı teslim almadığına yönelik beyanı olmaması ve çek vermesi karşısında davacının malı teslim ettiği ve alacak hakkını ispat ettiği sonucuna varıldığı, bu durumda davalının ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiği, davalının ödeme amacıyla verdiği çeklerin karşılıksız çıktığının banka cevabi yazısı ile sabit olması ve davalının karşılıksız çıkan çeklerin yerine ödeme yaptığına dair belge sunmaması karşısında çek bedellerini aşmayan takip miktarına yönelik davalının itirazının haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 46.800-TL asıl alacak yönünden iptaline, 9.360-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazla istemine reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili; davacının çekleri iade ettiğini kanıtlayamadığından davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin çeklerin cirantası olduğunu, çeklerin müvekkili tarafından keşide edilmediğini, davacının müvekkiline takip öncesi yaptığı herhangi bir müracaat bulunmadığını, çeklerin verilmesinin üzerinden 2,5 yıl gibi bir zaman geçtikten sonra müvekkiline bilgi verilmeden takibe girişilmesinin haksız olduğunu, müvekkilinin çekleri başka bir firmadan alması nedeniyle çekleri kendisine ciro eden firmaya karşı takip yapmak için zamanaşımı süresinin sona ermesi nedeniyle hiç bir alacak talebinde bulunamayacağını, müvekkiline daha önceden haber verilmesi halinde çeki kendisine ciro eden firmadan yeni bir ödeme talep edebileceğini, müvekkilinin karşılıksız çıkan çekten dolayı sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin cari hesap bakımından herhangi bir borcu bulunmadığını davacının whatsapp kayıtları ile ikrar ettiğini, davacının alacağının likit ve muayyen olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, açık hesap ilişkisinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarında ticari ilişki nedeniyle bakiye alacağının tahsili için davalı hakkında icra takibi başlatmış olup, davalı davacıya borcunu ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davacı tarafından düzenlenen faturaların, davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının davacı tarafından düzenlenen satış faturalarına bir itirazı bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafından davacıya verilen toplam 120.000-TL bedelli iki adet çekin karşılıksız çıkmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır.Temel borç ilişkisinin taraflarından birinin bir kambiyo senedi düzenleyip lehtara vermesiyle kambiyo ilişkisi diye adlandırılan ve temel borç ilişkisinden bağımsız olan ikinci bir borç ilişkisi doğar. Zira bir borç ilişkisi için kambiyo taahhüdünde bulunulması tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça borcun yenilenmesi sonucunu doğurmaz; kambiyo senedinin ifa yerine değil ifa uğruna verilmiş olduğu kabul edilir. Aynı durum, kambiyo senedinin tedavülü hâlinde de karşımıza çıkar.Tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, aralarındaki uyumsuzluğun, davalı tarafından davacıya ciro edilen 120.000-TL bedelli iki adet çekin karşılıksız çıkması nedeniyle davacının defterlerinde yer alan iade kaydının davalının defterlerinde bulunmamasından, davacı tarafından protesto edilen 25.000-TL senet bedelinin davalının kayıtlarında bulunmasına rağmen davacının kayıtlarında yer almamasından kaynaklanmaktadır. Çekin ifa yerine değil ifa uğruna verilmesi nedeniyle alacaklıya verilmesiyle borç sona ermez. Borcun sona ermesi muhatap tarafından alacaklıya ödeme yapıldığı an gerçekleşmiş olur. Muhatap bankaya yazılan müzekkere cevabında ...bank 31/05/2018 tarihli, ... sayılı çekle, 30/06/2018 tarihli ...sayılı çekin karşılıksız çıktığı belirtilmiştir. Davalı tarafça ifa uğruna verilen ancak karşılıksız çıkan bu çekler için davacıya ödeme yapıldığı hususunda ispat yükü davalının üzerindedir. Davalının bu iddiasını yazılı delillerle ispatlaması gerekir. Ancak davalı ödemeye ilişkin bir iddiada bulunmadığı gibi bu çeklere karşılık ödeme yapıldığını gösteren bir delil de ibraz etmemiştir.Çekler ödenmedikçe borç sona ermeyeceği gibi ;alacaklının dilerse açık hesap bakiyesine gerekse ödenmeyen çek bedeline tahsilde tekerrür olmamak üzere takip yapma hakkı olduğundan çeklerin akıbeti belirlenememiş ise de sonuca bir etkisi olmayacağı kanaatine varılmıştır.Davalı, davacı ile aralarındaki whatsapp yazışmalarında 3 adet çekin verilmesi ile borcun kapandığı hususunun davacı tarafından kabul edildiği ileri sürülmekte ise de yazışmalarda davacının bir miktar daha ödeme istediği görülmektedir. Bu nedenle bahsi geçen yazışmaların borcun üç adet çekin verilmesi ile sona ereceği şeklinde yorumlanması mümkün değildir. Kaldı ki yazışmanın yapıldığı 29/08/2018 tarihinden sonra kayıtlarda 10/09/2019 tarihli 269.859,60-TL bedelli faturanın yer aldığı görülmektedir. Bu durumda ödenmeyen iki adet çek bedelini aşmayan takip miktarına yönelik davalının itirazının haksız olduğu anlaşıldığından mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 3.196,90-TL istinaf karar harcından yatırılan 800-TL harcın mahsubu ile kalan 2.396,90-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 13-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1f456f3379a1f173","SID":"c8595b7ba986bf5f"}}