{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2460 - 2024/1628<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/2460 <br>KARAR NO\t: 2024/1628 <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/557 Esas 2022/390 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Manevi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 15/01/2025<br>\t<br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili, 06.06.2019 tarihinde davalı ...’e ait olup davalı ... idaresindeki arkasında tarım aleti takılı ... plakalı traktör ile davalı ...’a ait, davalı ... idaresinde olup davalı sigorta şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada bu araçta yolcu konumunda bulunan davacılar ...’ın kızları, diğer davacıların kardeşi ...’ın vefat ettiğini, ceza soruşturmasında alınan kusur raporunda davalı ...’ın asli, davalı ...’ın tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, davacıların olay nedeniyle manevi olarak zarar gördüklerini belirterek, davacı ... için 65.000,00 TL, davacı ... için 65.000,00 TL davacı ... için 15.000,00 TL ve davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı sigorta şirketi vekili, davaya bakmaya Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, kusur oranlarının tespiti bakımından Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tDavalı ... vekili, davaya bakmaya Aksaray mahkemelerinin yetkili olduğunu, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, davalının kusurunun  az olduğunu, dava dilekçesindeki aleyhe hususları kabul etmediklerini, kazanın araç sürücüsünün aniden ve çok yüksek bir hızla kavşağı girdiği esnada meydana geldiğini, karşı araç sürücüsünün aşırı hızlı olduğunu, araç içinde yolculuk yapan ...’ın emniyet kemeri taktığına ilişkin tespit bulunmadığını, müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tDavalı ... vekili, kazanın traktör sürücüsünün kavşağa hatalı girmesi nedeniyle meydana geldiğini, kurallara uymayarak kazaya sebebiyet verdiğini, müteveffanın emniyet kemeri taktığına ilişkin tespit bulunmadığını, müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasında ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, müteveffa ...'ın davalı sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı araçta arka koltukta yolcu olarak bulunduğu, kazaya ilişkin Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/113 Esas, 2022/522 Karar sayılı dosyasında alınan kusura ilişkin raporda davalı ...'ın tali, davalı ...'ın asli kusurlu olduğunun belirtildiği, maddi tazminata ilişkin Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/557 Esas, 2021/515 Karar sayılı dosyasında alınan kusura ilişkin raporda davalı ...'ın % 25 oranında, davalı ...'ın % 75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkeler nazara alınarak davanın kabulü ile davacı ... için 65.000,00 TL, davacı ... için 65.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ...için 15.000,00 TL manevi tazminatın (davalı ... Sigorta AŞ yönünden kasko poliçesi limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan tahsili ile olay tarihinden itibaren ( davalı ... Sigorta AŞ yönünden 08.07.2019 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde, manevi tazminat talebinin kabulüne ilişkin kararın yerinde olduğunu, ancak davalı ... ve ... yönünden faiz kararının hatalı olup davalıların sürücü ve maliki olduğu traktörün ticari nitelikte olmasına rağmen yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, hüküm altına alınan vekalet ücretinin hatalı olup davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dört davacı lehine toplam manevi tazminat tutarı üzerinden vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde, kazanın Aksaray’da meydana geldiğini ve kesin yetkinin söz konusu olup yetki itirazlarının nazara alınmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olup hükmedilen manevi tazminatın zenginleşme aracı olmama kuralını ihlal ettiğini, kazanın davalının değil müteveffanın içinde olduğu diğer davalı ...’ın idaresindeki aracın asli kusuru ile meydana geldiğini, davalının kusurunun yok denecek kadar az olduğunu, diğer davalı sürücünün aniden ve çok yüksek bir hızla kavşağa girdiği esnada davalıya çarpmasıyla kazanın meydana geldiğini, diğer davalı sürücünün idaresindeki aracın yasal sınırın çok üzerinde hızlı olduğunu, davacılar için hüküm altına alınan manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, kazanın karşı araç sürücüsünün aşırı hızı ve tam kusurunun yanında müteveffanın da kusuru bulunduğunu, vefat edenin emniyet kemeri takmadığını ve kusurlu olduğunu, bu hususta araştırma ve inceleme yapılmadığını, müteveffanın müterafik kusuru bulunduğunu, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.\t\t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDavacılar vekili, 06.06.2019 tarihinde davalı ...’e ait olup davalı ... idaresindeki arkasında tarım aleti takılı ... plakalı traktör ile davalı ...’a ait, davalı ... idaresinde olup davalı sigorta şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada bu araçta yolcu konumunda bulunan davacılar ... ve ...’ın kızları, diğer davacıların kardeşi ...’ın vefat ettiğini belirterek manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\t6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir.Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370)<br>\tSomut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 06.06.2019 tarihinde kaza tespit tutanağına göre davalı ... idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken önünde ve sağ şeritte ilerleyen sürücü ... idaresindeki traktör ile kavşağa geldiğinde aniden kavşak içine girmek istemesi neticesinde traktörün sol arka kısımlarına çarpması sonucunda kaza meydana geldiği, kazada davalı sürücü ...'ın kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmama kuralını ihlal ettiği, davalı sürücü ...'ın sola dönüş kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, kazaya ilişkin ceza yargılamasının yapıldığı Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/113 Esas, 2021/522 Karar sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 18.09.2019 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın tali, davalı sürücü ...'ın asli kusurlu olduğunun belirtildiği, bu rapor esas alınarak yapılan yargılama sonunda davalı sürücülerin taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan cezalandırılmalarına ilişkin karara karşı istinaf başvurusunun Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 07.01.2022 tarihli ve 2022/72 Esas, 2022/68 Karar sayılı kararı ile esastan reddine kesin olarak karar verildiği, raporun kaza tespit tutanağı, toplanan deliller, ceza dosyası içeriği ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan TBK’nın 52. maddesi gereğince araçta yolcu olarak bulunan müteveffanın emniyet kemeri tedbirine başvurmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; kaza tespit tutanağı, ceza dosyası içeriği, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre desteğin vefatı ile emniyet kemerinin takılı olmaması arasında illiyet bağı bulunduğunun ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmamasının da bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tKazanın meydana geliş şekli, tespit edilen kusur durumu, olayın meydana geliş şeklinin davacılar üzerindeki etkisi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2019) paranın alım gücü nazara alındığında davacılar ... ve ... kızı, diğer davacıların kardeşi ...'ın vefatı nedeniyle davacılar için belirlenen manevi tazminat tutarlarının uygun takdir edildiği, öte yandan kazaya karışan araçların niteliğine (özel araç, traktör) göre hüküm altına alınan tazminata yasal faiz uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca HMK'nın 7. Maddesi gereğince birden fazla davalı olması halinde bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde dava açılabileceği, davalı ...'ın adresinin ve davalı ... Sigorta AŞ'nin bölge müdürlüğünün bulunduğu yer olan Ankara mahkemelerinde dava açıldığından davalı ... vekilinin  tüm,  davacılar vekilinin sair istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir. <br>\tDavacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusuna gelince, dava konusu olayda da davacıların davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı olması nedeniyle ayrı ayrı dava açabilecekken usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, bu durumda esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre davacılar lehine ayrı ayrı reddedilen miktar yönünden ise davalılar yararına davacı sayısı kadar vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir.(Yargıtay 17 Hukuk Dairesi 2015/16658 E-2018/10240 K. 2015/16645 E-2018/8901 K. 2015/16553 E-2018/8810 K. ) <br>\tAçıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine, mahkemece yargılamada vekil ile temsil edilen davacılar yararına kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına HMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince hüküm altına alınan miktar yönünden değişiklik yapılmadığından ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen vekalet ücretinin davalılardan tahsiline dair   kesinleşmiş yönler korunarak yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.  <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>\tI-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\tII-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararın KALDIRILMASINA,<br>\tHMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince esas hakkında YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,<br>\tBuna göre; <br>\t1-Davanın KABULÜ İLE.<br>\tDavacı ... için 65.000,00 TL, davacı ... için 65.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ...için 15.000,00 TL manevi tazminatın (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden kasko poliçesi limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan tahsili ile olay tarihinden itibaren ( davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 08.07.2019 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacılara verilmesine, <br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 10.929,60 TL harçtan peşin alınan 546,48 TL harcın düşümü ile arta kalan 10.383,12 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Peşin alınan 546,48 TL harcın davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, <br>\t4-Davacılar yargılamada vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi  gereğince davacılar  ... için 9.250,00 TL  ... için 9. 250,00 TL, ... için 5.100,00 TL, ... için 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,<br>\t5-Davacı tarafından yapılan; 54,40 TL başvuru ve 7,80 vekalet harcı, 381,45 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 443,65 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, <br>\t6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine, <br>\t7-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından ve davalılar ..., ... ve ... Sigorta Anonim Şirketi'nin arabuluculuk görüşmesine katılmadığından 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11. maddesi uyarınca Bakanlık bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılar ..., ... ve .... Sigorta Anonim Şirketinden alınarak hazineye irat kaydına,<br>\tII - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>\t1-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'dan alınması gereken 10.929,60 TL ilam ve karar harcından peşin alınan 2.953,70 TL harcın mahsubu ile 7.975,90 TL istinaf karar harcının adı geçen davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından 246,00 TL istinaf yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsil edilerek davacılara verilmesine, <br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t5-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t6-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br> <br>Üye <br> <br>Üye <br> <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c61184bbdca60bf5","SID":"7ea3bf9ba329e42b"}}