{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   21. HUKUK DAİRESİ    <br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/06/2020<br>NUMARASI\t....<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t\t: 23/10/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 12/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 12/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali   istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili  banka ile dava dışı .... arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalı ... söz konusu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu iddia ederek  20.431,94 TL alacak için başlatılan Ankara l6.İcra Müdürlüğü’nün 2018/3972 E, sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,  icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı tarafça davaya karşı cevap verilmediği görülmüştür. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; dava dosyasına dava dışı asıl borçluya keşide edilen ihtarnameye ilişkin tebliğ mazbatasının sunulduğu ancak davalı ... keşide edilen ihtarnameye ilişkin tebliğ mazbatasının dava dosyasına sunulmadığı, bu nedenle davalının temerrüt tarihinin tespiti bakımından  takip tarihinin esas alındığı, yapılan hesaplama neticesinde davacı bankanın takip tarihi itibariyle toplam 19.686,62 TL alacağının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne,  davalının Ankara 16. İcra Dairesi'nin 2018/3972 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 17.860,56 TL asıl alacak, 664,03 TL kat tarihine kadar işlemiş akti faiz, 977,18 TL işleyen faiz, 48,86 TL vergiler toplamı ve 135,99 TL masraf olmak üzere toplam 19.686,62 TL üzerinden  aynı koşullarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,   alacağın likit olduğu anlaşılmakla, takip  tutarı olan 19.686,62 TL'nin %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine  karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tamamen kabul edilmesi gerektiğini, mahkemece temerrüt tarihi ve oranının hatalı belirlendiğini bildirerek  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali  istemine ilişkindir.\t<br>\t Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2. fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı üç bin Türk Lirasıdır. 01/01/2020 tarihinden itibaren ise bu sınır 5.390,00 TL'dir. Davacı vekilinin  istinafa konu ettiği miktarın reddedilen 745,32‬ TL'ye yönelik olması nedeniyle  30/06/2020 tarihli karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararlara karşı HMK'nun m.346/1 hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nun 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai bir karardır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden red kararına karşı miktar gözetildiğinde temyiz yolu açık değildir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih ve 2017/3597 Esas 2018/5 Karar sayılı ilamı).  <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t<br>\t1-İlk Derece Mahkemesi kararında davacı talebinin reddedilen kısmı  gözetildiğinde HMK'nun 341/2. maddesi gereğince, karar miktar itibarıyla kesin olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 352. Maddesi uyarınca USULDEN  REDDİNE,<br>\t2-Davacı tarafça harç yatırılmadığından bu konuda  karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda  oy birliği ile karar verildi.12/12/2024<br><br>Başkan         Üye                         Üye               Zabıt Katibi <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f33ddf523268c718","SID":"aad542fead1c40a1"}}