{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1770 - 2024/1857<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1770<br>KARAR NO\t: 2024/1857<br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br>KARARIN  YAZILDIĞI TARİH : 20/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN <br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA TARİHİ                     : 15/06/2021<br>KARAR TARİHİ                  : 11/09/2024<br>NUMARASI\t                     : 2022/177 Esas -2024/455  Karar<br><br><br>DAVACI\t:......<br>VEKİLLERİ\t:......<br>DAVALI\t:......<br>\t:......<br>VEKİLİ\t:......<br><br>DAVA\t :Abonelik ilişkisinden kaynaklı alacak talebi<br>HÜKÜM\t: İstinaf başvurusunun esastan reddi<br>İSTİNAF  EDEN\t: Taraf vekilleri<br><br>Taraflar arasındaki  abonelik ilişkisinden kaynaklı alacak talebi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı taraf vekilleri  tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;<br>Vekil eden ile davalı arasında Gölcük TM için 31/03/2010 tarihinde 20 MW maksimum enerji alış kapasitesi üzerinden bağlantı ve sistem kullanım anlaşması imzalandığını, anlaşmaların imzalandığı tarihte Gölcük TM de 25 MVA lık tek bir trafo TR-A bulunduğunu, Sakarya EDAŞ müşterisi olan Hayat Kimya San. AŞ'nin vekil eden ile gerilim seviyesi itibariyle hiçbir bağlantısının ve anlaşmasının bulunmadığını, otoprodüktör santralin veriş-çekiş değerlerinin Sakarya EDAŞ faturalarına yansıdığını, davacı şirketin kullanıcısı Hayat Kimya San AŞ nin ilave güç ihtiyacını temin etmek için söz konusu trafo merkezinde mevcut 25 MVA TR-A ile değiştirilmesi planlanan 50 MVA gücündeki trafonun montajının yapılması için bir haftalık enerji kesintisi sırasında, bu merkezdeki yüklerin başka bir merkeze aktarılma imkanı olmadığı gerekçesiyle SEDAŞ tarafından kabul görmediğini ve Gölcük TM ye ilave 25 MVA trafo tesis edildiğini, TR-B ana sayacının ve yükü TR-B ye aktarılan Hayat Kimya fider sayacı için ilk endeks protokolünün Sedaş tarafından düzenlendiğini, kuruluşlarının TEİAŞ hizmet veren kurum olarak, Gölcük TM'den elektrik enerjisine ilişkin mevzuat çerçevesinde kullanıma sunulan gerekli kapasiteyi sağladığını, bu farkın Hayat Kimya Sanayi A.Ş'den talep edilmesi gerektiğini, davalının yaşamış olduğu elektrik enerjisi tedariki ile ilgili SEDAŞ'a ve TEİAŞ'a karşı talepte bulunduğunu,  davacının 2.039.870,05-TL ödeme yaptığını, ilk protokollerin SEDAŞ tarafından düzenlenmesine rağmen SEDAŞ'ın ilave güç gereksinimi için varılan mutabakat sonucunda davalı yararına ikinci bir trafo merkezi tesis edilmiş olmasına rağmen kapasiteyi sağlayan kuruluş olarak aradaki farkın TEİAŞ'dan alınmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı ile davacı arasında 09/05/2012 tarihinde bağlantı anlaşmasının, 07/06/2012 tarihinde ise sistem kullanım anlaşmasının yapıldığını, mahkeme kararı ile yapılan ödemelerin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesi gerektiği ileri sürülerek davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir. <br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; <br>Vekil eden şirket 16/05/2010 tarihine kadar Sedaş tarafından işletilen Gölcük trafo merkezinde trafo a'ya bağlı iken, bu trafonun aynı zamanda başka abonelere de hizmet vermesi, enerji akışının ve kapasitesinin sağlıklı olmaması, vekil eden şirketin daha yüksek kapasiteye ihtiyaç duyması nedenleriyle Teiaş'ın izni ile hali hazırda Sedaş tarafından trafo A'nın yanına 25 MVA gücünde yeni bir trafo tesis edildiğini, vekil eden şirketin 16/05/2010 tarihi itibariyle Sedaş'ın kullanımında olmayan TR-B barasına aktarıldığını, vekil eden şirketin bağlantı ve sistem kullanım anlaşması talebinde bulunduğunu, vekil eden şirketin bu talebi 05/01/2011 tarih ve 0060 sayılı cevap yazısı ile Sedaş ile anlaşma yapılması gerektiği öne sürülerek reddedildiğini,  Sedaş tarafından 29/11/2011 tarihinde mahkemenin 2014/406 esas sayılı dosyası ile Sedaş'ın Teiaş tarafından fazla yapılan tahsilat nedeniyle zararının 842.538,13-TL olduğuna, davalı Teiaş'ın davacı Sedaş aleyhine bu miktar kadar sebepsiz zenginleştiği tespit edilerek tutarın Sedaş aleyhine sebepsiz zenginleşen Teiaş'tan kalınarak, her bir faturanın Sedaş tarafından Teiaş'a ödendiği tarihten itibaren reeskont faizi ile birlikte Teiaş'tan geri alınarak Sedaş'a iadesine hükmolunduğunu, davanın kesinleştiğini, vekil eden şirketin ticari işlem merkezinin İstanbul'da olduğunu, yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu beyan ederek, şirket aleyhine davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br> <br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...''Davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, toplam 842.538,13 TL tutarındaki alacağın dava tarihi olan 15/06/2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine'' karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf isteminde bulunmuştur. <br><br>B. İstinaf  Sebepleri   \t\t\t\t                                               <br>Davacı Teiaş vekili istinafa başvuru dilekçesinde özetle;<br>Hükme esas alınan raporda davalı Hayat Kimya A.Ş.'nin Sistem kulanım ve işletme bedeli olarak teşekkülüne ödemekle yükümlü olduğunu, tutarın 842.538,13 TL olarak belirtilmiş ise de bu tutarın 938.323,46 TL olması gerektiğini, temin edilen Sayaç Okuma Tutanaklarındaki veriş ve çekiş demant verileri ile ilgili dönemlerde geçerli mevzuat hükümleri ve iletim tarifeleri esas alınarak yapılan hesaplamalar sonucunda Hayat Kimya Sanayi A.Ş.'ne Mayıs 2010-Kasım 2011 dönemindeki iletim sistemi kullanımına istinaden rücu ettirilmesi gereken tutarın olarak bulunduğunu, kurumca SEDAŞ'a ödenmiş bulunan 2.039.870,05-TL'nin ödemenin muhatabı Hayat Kimya Sanayi A.Ş'nin olduğunu, Sedaş tarafından Kuruluşa açıldığını ve sonuçlanmış olan Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/406 Esas sayılı dava dosyasında da dava Kuruluşca Hayat Kimya Sanayi A.Ş.'ne ihbar edildiğini, alacaktan Hayat Kimya Sanayi A.Ş'nin Sorumlu olduğunu, dönem için kesinleşmiş mahkeme kararı doğrultusunda Sedaş'a iade edilen sistem kullanım bedeli hayat kimya San. A.Ş. tarafından kullanılmış olduğunu, sağlanan kapasite bedeli de, Hayat Kimya San. A.Ş. tarafından kullanılmış olduğunu ve Hayat Kimya San.A.Ş. tarafından da ödenmesi gerektiğini, Sedaş'a iade edilen Sistem Kullanım Bedeli Hayat Kimya San. A.Ş. tarafından kullanılmış olduğunu, gerekli kapasiteyi sağladığından sağlanan kapasite bedeli olarak Hayat Kimya San. A.Ş tarafından ödenmesi gereken tutarın 2.039.870,05 TL olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinafa başvuru dilekçesinde özetle; <br>Mahkemenin zaman aşımı yönünden hatalı değerlendirme yaptığından kararın bu yönüyle hukuka aykırı olduğunu, mahkeme tarafından, zamanaşımının kesilmesi ile ilgili uygulamasının da hatalı olduğunu, vekil eden şirket tarafından dava dışı Sedaş’a yapılmış olan bir ödemeyi davacı açısından zamanaşımını kesen bir sebep olarak değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmamasına rağmen bu şekilde uygulamanın yapıldığını,  davanın açılış tarihi 15.06.2021 olduğunu,  alacak talebinin dayanağı tarihler ise mayıs 2010 – Kasım 2011 olduğunu, olayda 1 yıllık sebepsiz zenginleşme hükümleri olduğundan taleplerin tamamı zamanaşımına uğramış olduğunu, olayda 10 yıllık sözleşme zamanaşımı uygulanacak olsa dahi, davanın açıldığı 15.06.2021 tarihine göre, mayıs 2010 ila 15.06.2011 arasındaki dönem 10 yıllık zamanaşımına uğradığını, 3. bilirkişi raporunda birçok noktada hatalı tespitler bulunduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın zamanaşımı ve diğer yönlerden reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; <br>Davacı yanın mahkemeye sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde ihtiva olunan hiçbir hususun taraflardan kabulünün mümkün bulunmadığını, taraflarca rücuen alacak hükümlerine dayanılmış ise de mahkemece davanın temelinde sözleşmeden kaynaklı alacak davasına dayandırıldığını, 10 senelik zamanaşımı süresine tabi olduğunu, borca mahsuben bir miktar para verildiğinin takdirde zamanaşımının kesileceği belirtildiğini, davada zaman aşımının kesilmediğinin ortada olduğunu, taraflara başvurusunun kabul edilmesine karar verilmesini, davalının istinaf kanun yoluna başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık,  abonelik ilişkisinden kaynaklı alacak talebi istemine ilişkindir. <br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 HMK, 6098 Sayılı TBK<br><br>3. Değerlendirme ve karar <br>Dava, abonelik ilişkisinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir. <br> İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. <br>Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı ve davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>Davacı vekili; müvekkilinin ilgili mevzuatlar çerçevesinde her bir kullanıcı ile sistem kullanım ve bağlantı anlaşması imzalayarak bu anlaşmalar kapsamında elektrik piyasası iletim faaliyetleri yürüttüğünü, bu kapsamda müvekkilin dava dışı Sedaş ile 31.3.2010 tarihli sistem kullanım ve bağlantı anlaşması imzaladıklarını, sözkonusu anlaşmanın imzalandığı dönemde trafo merkezinde tek trafo mevcutken sonradan dava dışı Sedaş’ın kullanıcısı olan davalının müracaatı ile trafo sayısının TR-A ve TR-B olmak üzere ikiye çıkarıldığını, müvekkilin bu hizmetler karşılığında dava dışı Sedaş’a 2010 yılı Mayıs ile 2011 yılı Kasım ayları arası dönemde 2.048.894,07 TL fatura kesmiş ise de dava dışı Sedaş tarafından müvekkili aleyhine Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/406 esasında açılan dava ile davacının Sedaş’a düzenlediği fatura bedellerine davalı şirketin sayaç verilerinin de dahil edilmesinin haksız olduğu ile haksız fatura bedelinin istirdadının istendiğini, o davada mahkemece dava dışı Sedaş lehine karar verildiğini ve hükmün kesinleşmesi ile müvekkilinin dava dışı Sedaş’a icra yoluyla 2.039.870,05-TL ödeme yaptığını, ödenen bu bedelden davalının sorumlu olduğunu beyanla bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili; müvekkili şirketin 16/05/2010 tarihine kadar SEDAŞ tarafından işletilen Gölcük trafo merkezinde trafo A'ya bağlı iken bu tarihten sonra davacının izni ile SEDAŞ'ın kullanımında olmayan TR-B barasına aktarıldığını, müvekkilin davacıdan bağlantı ve sistem anlaşması yapılması taleplerinin davacı tarafça reddedilmesi üzerine konunun EPDK ya taşındığını, EPDK nın görüşü doğrultusunda davacı ile 9.5.2012 tarihinde bağlantı, 7.6.2012 tarihinde sistem kullanım anlaşması imzalandığını, müvekkilin bu tarih öncesi davacı ile anlaşması bulunmadığını, davacının talep ettiği 2010 yılı Mayıs ile 2011 yılı Kasım ayları arası alacağının sözleşme ilişkisinden kaynaklanmayıp sebepsiz zenginleşmeden kaynaklandığını ve istemin zamanaşımına uğradığını, istemin esasının da kabulü mümkün olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından dava dışı Sedaş ile 31.3.2010 tarihli sistem kullanım ve bağlantı anlaşması imzalanarak sözkonusu anlaşmanın imzalandığı dönemde trafo merkezinde tek trafo mevcutken sonradan dava dışı Sedaş’ın kullanıcısı olan davalının müracaatı ile trafo sayısının TR-A ve TR-B olmak üzere ikiye çıkarıldığı, davacının bu hizmetler karşılığında dava dışı Sedaş’a 2010 yılı Mayıs ile 2011 yılı Kasım ayları arası dönemde 2.048.894,07 TL fatura düzenlediği, bunun üzerine dava dışı Sedaş tarafından davacı aleyhine Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/406 esasında açılan dava ile davacının Sedaş’a düzenlediği fatura bedellerine davalı şirketin sayaç verilerinin de dahil edilmesinin haksız olduğu ile haksız fatura bedelinin istirdadının istendiği, o davada mahkemece TR-B olmaksızın yalnızca TR-A için fatura düzenlenmesi halinde davacının dava dışı Sedaş’a göndermesi gerekli fatura tutarı 1.160.429,94 TL olduğu, bu şekilde dava dışı Sedaştan fazladan 888.464,13 TL'nin haksız olarak tahsil edildiği, dava dışı Sedaşın fazladan bu tahsilatın 45.926,00 TL.'sini davalı Hayat Kimya San.ve Tic. AŞ. Ne kestiği fatura ile tahsil ettiğinden Sedaşın fazladan tahsilat nedeniyle zararının 842.538,13 TL olduğu belirlenerek bu bedelin davacıdan tahsiline karar verildiği, verilen kararın Yargıtayca faiz başlangıcı yönünden düzeltilerek onararak kesinleştiği, davacı tarafça kesinleşen hükmün icrası kapsamında ödemede bulunduğu anlaşılmakta olup sözkonusu dosyanın eldeki dosyadaki uyuşmazlık yönünden kesin delil niteliğinde bulunduğu, buna göre davalı şirketin uyuşmazlık konusu döneme ilişkin davacı tarafça hizmeti yapılan sayaç verileri nedeniyle davacıya olan borcunun 888.464,13 TL olduğu, davalı tarafça sözkonusu borç kapsamında dava dışı Sedaş’a  45.926,00 TL nin  2011 yılının 11. ayında ödendiği, yapılan ödeme davacı alacağından mahsubu sonucu davacının davalıdan  842.538,13 TL alacaklı olduğunun kabulü gerekeceği, sözkonusu alacağın mal ve hizmet karşılığı olması nedeniyle davacının davalıya fatura kesmemesinin alacağın KDV sinin istenmesine engel teşkil etmeyeceği, sözkonusu alacağın kaynağıyla ilgili taraflar arasında 2010 yılı Mayıs ile 2011 yılı Kasım döneminde yazılı bir sözleşme ilişkisi olmasa da alacağa konu hizmetin davalının davacıya olan talebi ile davacı tarafça karşılandığı, bu nedenle taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan uyuşmazlığın 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olduğu ve davalının kısmi ödemesi nedeniyle zamanaşımı kesilmesinin de mevcut olduğu ve dolayısıyla dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresi henüz dolmadığından mahkemenin bu yöndeki zamanaşımı red gerekçesinin yerinde olduğu, davalının Kocaeli 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/6473 Esas sayılı takip dosyasının tarafı olmaması ve davacı tarafça dava öncesi davalı yöntemince temerrüde düşürülmediğinden davalının asıl alacağın ferilerinden sorumlu tutulamayacağı ve faiz başlangıç tarihinin de dava tarihi olması gerekeceğinden mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararı yerinde görülmüştür.<br>Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi dosyasında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2- Davacı yönünden alınması gerekli 427,60 TL maktu karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile fazladan alınan 13.960,85 TL nin talep halinde davacıya iadesine, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi  dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)<br>\t3-Davalı yönünden alınması gerekli istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 43.164,77 TL nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi  dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)<br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,<br>\t5- Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 19/12/2024<br><br>\t\t                                      \t                       <br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1a2727460f856e9a","SID":"cef1894f92a58488"}}