{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/852 - 2024/1667<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2024/852 <br>KARAR NO\t: 2024/1667<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/07/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/320 Esas 2024/483 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br><br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 09/01/2025<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;13.10.2012  tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalı aracın seyir halinde iken tekerinin patladığını ve jant çemberinin yerinden çıkarak yol kenarında bekleyen müvekkilinin eline çarptığını, davacının özürlü kalacak şekilde yaralandığını, Ankara 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/136 Esas -  2013/1028 karar sayılı dosyasında kazanın meydana gelmesinde sanığın kusurunun bulunmadığı yönünde rapor veren Adli Tıp Kurumunun raporuna itibar edilerek sanığın beraatine karar verildiğini, davacının haksız fiil nedeni ile uğradığı zararın tazmini için bu davanın açıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla maddi zararlardan dolayı şimdilik 2.000.00-TL kazanç kaybı zararı ile 3.000,00 TL efor kaybı tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalı yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den  tahsiline  karar verilmesini istemiştir.<br>Davacı vekili 07.07.2020 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçesinde kazanç kaybı zararı olarak talep ettikleri 2.000.00-TL'nin geçici iş göremezlik zararını, efor kaybı tazminatı olarak talep ettikleri 3.000,00TL'nin davacının kaza nedeni ile meslekte kazanma gücündeki kalıcı kayıplar için istenen sürekli iş göremezlik zararını ifade ettiğini beyan etmiş, 28.08.2020 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değerini 5.399,45TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 163.855,25 TL sürekli  iş göremezlik tazminatı olarak belirleyerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 13.10.2012 tarihinde müvekkilinin kullandığı kamyonetin sağ arka lastiğinin patladığını ve jant çemberinin fırlayarak davacının yaralanmasına sebebiyet verdiğini, olayın meydana gelişinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, Ankara 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/136 esas - 2013/1028 karar sayılı ilamı ile beraat ettiğini, olayın meydana gelişinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ...A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, şirket sigortalısının kazanın meydana gelişinde kusurunun bulunmadığını, poliçede sadece davacının sürekli maluliyet hallerinin teminat altına alındığını ve sürekli sakatlığının belirlenmesi gerektiğini, davacının müterafik kusurunun tazminat miktarından düşürülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen 29/12/2020 Tarih 2014/910 E. - 2020/943 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemiz 22/03/2023 Tarih, 2022/691 E. 2023/434 K. sayılı kararı ile taraflar lehine kaldırılması sonrasında mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde mahkemece; davanın trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davası olduğu, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ve trafik kayıtlarında 13.10.2012   tarihinde davalı ...'in maliki ve sürücüsü olduğu kamyonetin, seyri sırasında sağ arka lastiğinin patlaması üzerine jant çemberinin fırlayarak yol kenarında duran davacı ...'ya çarpması sonucunda davacının yaralandığının anlaşıldığı, olay nedeni ile Ankara 11. Sulh Ceza mahkemesine ... aleyhinde açılan davada olayın meydana gelmesinde sanığa isnat edilebilecek kusur bulunmadığından sanığın beraatine karar verildiği, ceza dosyasında ve mahkemece  Adli Tıp Kurumu  Ankara Trafik  İhtisas Dairesinden  alınan raporlarda da, olayın meydana gelişinde davalı/sanık ile davacının/yayanın kusurunun bulunmadığı lastik patlamasının kazanın oluşunda asli etkili olduğu bildirildiği, davalı ... 'in KTK 'nın 86. maddesi gereğince işleten sıfatı ile olayın meydana gelişinde kusurlu olup olmadığının belirlenmesi için bilikişiden alınan raporda, olayın davalı yönetimindeki hafriyat yüklü kamyonetin aşırı yüklü olması ve bu yükleme öncesinde tekerlere aşırı (basınçlı) hava basılması ve yükün taşınması sırasında davalının aracın hızını yük ve teknik özelliğine uydurmaması üzerine aşırı hava basıncı ile aşırı yüke dayanamayan sağ arka takar jant çemberinin kasnaktan fırlaması ve iç lastiğin yanaktan çıkarak yarılması (patlaması) şeklinde gerçekleştiği, ... plakalı kamyonet ile Karayolları Trafik Kanunu 52.madde 1/b bendinde görülen trafik kuralını ihlal etmesi sonucu ... plakalı aracın seyir hızmı yüküne ve aracın  teknik özelliğine uydurmadığı için aşırı zorlanan jant çemberinin fırlamasına neden olduğu için davalı ... 'in %100 oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği, bilirkişi raporunun mahkemece yeterli bulunduğu, davacının maluliyet oranının tespiti için  ... Üniversitesi Tıp Fakultesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan 14.01.2019 tarihli raporda, şahsın Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşleri Yönetmeliği ve Maluliyet Tespit İşleri Yönetmeliği esas alındığında vücut genel çalışma gücünü %7,1 oranında kaybettiği, 3 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığının bildirildiği, mahkemece alınan ve bilirkişi ... tarafından  düzenlenen bilirkişi raporunda; ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığına ait 14.01.2019 tarihli raporun, 09.07.2019 tarihli kusur raporu ve PMF yaşam tablosu ve davacının belirlenen ücreti esas alındığında  davacının sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan tazminat alacağının 163.855,25 TL, geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminat alacağının 5.399,45TL olduğunun bildirildiği,  bilirkişi raporunun mahkemece yeterli bulunarak, maddi tazminatın kabulüne, manevi tazminatın ise kısmen kabulü ile davalı lehine 15.000,00 TL manevi tazminat hükmedilmiş iken, anılan karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurmaları üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35.Hukuk Dairesinin 2022/691 Esas - 2023/434 Karar sayılı ve 22/03/2023 tarihli kararı ile; \"davacının savcılık aşamasındaki gelirine ilişkin beyanı da gözetilerek düzenli çalışmasının kanıtlanmamış olması nedeniyle elde edebileceği makul gelir miktarı değerlendirilerek, bilinen aktif dönem gelirinin bu miktarlar üzerinden bilinmeyen aktif dönem gelirinin ise son geliri üzerinden hesaplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği\" belirtilerek kaldırıldığı, yeniden yapılan yargılamada ise davacının belediyede çalışmaya başladığı 24/09/2021 tarihine kadar asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği kabul edilmiş, sonraki dönem için ise belediyeden aldığı ücret uyarınca hesaplama yaptırılarak 17/04/2024 tarihli güncel verilere ilişkin ek rapor alındığı, anılan raporda yukarıda değinilen verilerin yanı sıra TRH 2010 tablosu ve %10 artırım ve iskonto yöntemi kullanılmak suretiyle davacı için, 845.583,09 TL sürekli iş göremezlik, 2.233,76 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, mahkemece bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsendiği, davacı vekili 09/07/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; son aktüerya raporu gözetilerek tespit mahiyetinde karar verilmesini ayrıca önceki beyanları ve bedel artırım dilekçesi uyarınca davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiğinden mahkemece anılan beyanlar ve davacı tarafın yeniden talep artırım dilekçesi vermemiş olması gözetilerek davacı tarafın kaldırma kararı öncesi vermiş olduğu bedel artırım dilekçesi gözetilerek maddi tazminat istemlerinin kabulü gerektiği, manevi tazminat istemine gelince; kaza tarihi, davacının yaralanma derecesi ve kazanın oluşumunda kusursuz oluşu ile manevi tazminata hakim olan ilkeler gözetilerek 15.000,00 TL manevi tazminatın olaya ve dosya kapsamına uygun düştüğü kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle; \"Maddi tazminata ilişkin talebin kabulü ile 163.855,25 TL sürekli iş göremezlik tazminatı  ile 5.399,45 TL geçici iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 169.254,70 TL'nin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 13.10.2012 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 24.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen    tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmasına,<br>Manevi tazminata ilişkin talebin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal  faizi ile birlikte davalı ...'den   tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,\" karar verilmiş, karara karşı davalı  ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; öncelikle aracın işletilme halinde olmadığını, bu nedenle sorumluluğuna gidilemeyeceğini, nitekim Adli Tıp Kurumundan alınan raporda da müvekkilinin kusursuz olduğunun tespit edildiğini ve bu nedenle ceza dosyasında beraatine karar verildiğini, raporda kazanın mücbir sebeple olduğunun tespit edilmiş olması karşısında KTK’nın 86. maddesi gereğince sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davacının ücretinin fahiş olarak hesaplandığını, daha önceki kararın sürekli iş göremezlik zararının fahiş olması nedeniyle kaldırılmasına rağmen, ilk kararın 5 katı olacak şekilde sürekli iş göremezlik zararı kabul edilmiş olmasının ve taleple bağlı kalarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, davanın, dava açıldığı tarihteki koşullara ve maddi olgulara göre karar bağlanması gerektiğini, davacının kazadan 7 yıl sonra girdiği işten elde ettiği gelire göre hesaplamanın belirtilen temel ilkeye aykırı olduğunu, yapılması gerekenin dava tarihindeki verilere ve ürete göre hesaplama yapılması olduğunu, nitekim BAM kararı ile de davacının düzenli geliri olmadığının tespit edildiğini, işlemiş dönem kaza tarihi ve dava tarihi arasındaki dönem kabul edilerek, dava sonrası dönemler ise Yargıtay tarafından kabul edilen artış ve iskonto katsayıları ile belirlenmesi gerektiğini, bununla birlikte 2024 Haziran ve Aralık arasındaki dönemin bilinen dönem olarak kabul edilmesinin de hatalı olduğunu, asgari ücretin 2,31 katı alınan ilk rapora göre, son alınan 3. raporda belirlenen gelirler toplamı arasındaki farkın fahiş olduğunu ve bu durumun hesap raporunun hatalı olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, bu durumun hukuk mantığına tamamen aykırı şekilde tazminatın dahada artması amacıyla davacının davanın uzatmak istemesi ile karşı karşıya kalınacağını, bu nedenle hesaplamanın dava tarihi itibariyle yapılması gerektiğini, manevi tazminatın da fahiş olduğunu, manevi tazminat ilkelerine uygun olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Mahkemece yapılan yargılamada kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat ve belirsiz alacak olarak talep edilen maddi tazminat istemidir. Davacı, talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat zararını toplam 169.254,70 TL olarak belirlemiş, mahkemece manevi tazminatın kısmen kabulüne, maddi tazminatın ise belirlenen dava değeri üzerinden kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... tarafından istinaf edilmiştir. Olay tarihinde, davalının maliki ve sürücüsü olduğu araç ile seyri sırasında, araç lastiğinin patlaması neticesinde lastik jantının yerinden fırlayarak yaya olan davacıya çarpması neticesinde, davacının yaralanmasına ve maluliyetine neden olduğu, Kaza Tespit Tutanağı, ceza dosyası, davacı ve davalı beyanları, maluliyet raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Taksirle yaralama suçundan davalı hakkında Ankara 11. Sulh Ceza Mahkemesine açılan davada, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, lastik patlamasıyla jant çemberinin fırlaması sonucu meydana gelen kazada \"lastik patlaması\"nın teknik arıza kapsamında olduğu, bu nedenle sürücüye kusur izafe edilemeyeceğinin, lastik patlamasının kazanın oluşu üzerinde etkili olduğunun bildirilmesi üzerine davacının/sanığın beraatine karar verildiği, ceza dosyasında lastik patlamasına teknik arıza dışında, sürücüsünün kusurunu ortadan kaldırabilecek dış etken olduğuna yönelik (3. kişinin kusuru veya mücbir sebep) belirlemenin olmadığı görülmüştür.<br>1-Davalı vekili, müvekkilinin kaza neticesinde beraat ettiğini belirterek, sorumluluğuna karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, davalı sürücüsü olması yanında aracın işleteni olup, KTK'nın 86/1 maddesinde \"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.\" denilmiş olup, davacı tarafından, davalının işleteni olduğu aracın kazaya neden olduğu da kanıtlanmış olmasına göre, davalı işleteni olduğu aracın neden olduğu kazanın meydan gelmesine araçta meydana gelen teknik bir arızanın neden olmadığını ya da kendisinin ya da eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru bulunmadığını kanıtlamakla yükümlüdür. Bu hususta ispat yükü kendisinde olup, ceza mahkemesince verilen beraat kararı da tek başına ispat için yeterli değildir. Nitekim alınan tüm raporlarda kazanın teknik arızadan kaynaklandığı belirtildiği gibi davalının savunması da bu yönde olup, kazaya araçtaki teknik arıza dışında bir mücbir sebebin ya da 3. kişinin kusuru ile neden olduğunun kanıtlanmamasına, davalının işleten olarak sorumluluğun bulunmasına göre davalının kusura ve sorumluluğuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>2-Davalı vekili, yapılan hesaplamanın uygun olmadığı ve kararın lehe kaldırılmış olduğunu ileri sürmüş ise de, kararın her iki taraf istinaf sebeplerinin kabul edilerek kaldırılmış olmasına, yapılan hesaplamanın da Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edilen \"gereçek zarar\" belirlenmesinde ilke ve yöntemler gözetilerek tanzim edilmiş olmasına, kaldı ki davacının belirsiz alacak davası olarak açtığı davada, davacı alacak miktarını 169.254,70 TL olarak belirlemiş ve mahkemece de maddi tazminata bu miktar üzerinden karar vermiş olmasına göre, davalı vekilinin aktüer hesap raporuna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. <br>Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, kazaya nedeniyle davacının sürekli maluliyetinin meydan gelmiş olması ve davacının tamamen kusursuz olması yanı sıra olayın oluş şekli nazara alındığında takdir edilen manevi tazminatın hak ve nesafet ilkelerine uygun takdir edilmiş olmasına göre, davalı ... vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>3-Harçlar Kanun gereğince adli yardımlı olarak istinafa gelen davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğinden maddi tazminat yönünden alınması gereken 11.561,78 TL, manevi tazminat yönünden 1.024,65 TL istinaf karar harcının bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br><br>Başkan <br> <br>Üye <br> <br>Üye <br><br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c8839c6aad1d7b80","SID":"1464fb74c8ca5b7d"}}