{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1450 - 2024/1619<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/1450 <br>KARAR NO\t: 2024/1619<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/482 Esas 2023/402 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br><br>KARAR TARİHİ\t: 12/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 02/01/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 29.04.2021 tarihinde davalı ...'in kullandığı, davalı ...'e ait, davalı sigorta şirketince ZMMS sigortalı aracın davacıya çarpması sonucu davacının ağır şekilde yaralandığını ve maluliyetinin meydana geldiğini, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi tazminat alacağının, kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak, müvekkiline verilmesini,  150.000,00 TL manevi tazminat alacağının, kaza tarihinden itibaren işleyen faiziyle birlikte, davalılar ... ve ... 'dan alınarak, müvekkiline verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının kusuru ve zararı kanıtlaması gerektiğini, müvekkili şirketin daha önce yapmış olduğu ödeme dolayısıyla bakiye tazminat borcu kalmadığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDiğer davalılara usulüne uygun olarak tebligat çıkarılmasına rağmen davaya cevap vermemişler, davalılar vekili duruşmada, müvekkilinin ceza dosyasında beraatine karar verildiğini beyan ederek, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle  tazminat talebi olduğunu, Ankara 33.Asliye Ceza Mahkemesinin 27/10/2022 tarih ve 2022/2 E. - 2022/743 K. sayılı dosyasının incelendiği, davacının katılan,  sürücü ...'ın sanık olduğu taksirle bir kişinin yalanmasına neden olma suçundan yapılan yargılama neticesinde, sanık  sürücü  hakkında CMK'nın 223/2-c maddesinden beraatine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara BAM 12. Ceza Dairesi'nin 2023/505 esasına kaydedildiği, kararın henüz kesinleşmediğinin görüldüğü, Ankara 33.Asliye Ceza Mahkemesinin Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen 02/02/2022 tarihli kusura ilişkin raporu ve mahkemece Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Daire Başkanlığından alınan 16/12/2022 tarihli raporlarda, davalı sürücü ...'ın kusursuz olduğu, davacı yaya ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, gerek Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 16/12/2022 tarihli raporda, gerekse Ankara 33.Asliye Ceza Mahkemesinde aldırılan kusur raporlarında davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücü ...'ın kusursuz, davacı yayanın ise %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davalı sigorta şirketinin KTK'nın 91.maddesi çerçevesinde, sigortalısı olan araç sürücüsünün kusuru ile sebebiyet verdiği kaza sonucunda oluşan zarardan, sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti dahilinde sorumluluğunun söz konusu olduğu, somut olayda ise kazanın oluşunda sigortalı araç sürücüsüne yüklenebilecek kusur bulunmadığı ve dolayısıyla meydana gelen zarardan davalıların sorumluluğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle; “davanın reddine” karar verilmiş, karar davacı vekil ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ceza dosyasındaki sanık savunması ve dinlenen tanık beyanı nazara alındığında, kazanın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunun kanıtlandığını, kaza nedeniyle müvekkilinin %45 engelli haline geldiğini, olayın mahalle arasında meydana geldiğini, müvekkilinin geçtiği refüjün yaya geçişine müsait olduğunu, mahallenin kullandığı fiili yaya geçidi olduğunu, kusur raporunu kabul etmediklerini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece manevi tazminat için sadece 1.000,00 TL vekalet ücreti takdir edildiğini, kararın manevi tazminata ilişkin vekalet ücreti yönünden düzeltilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak düzeltilmesini istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan incelemesi neticesinde;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan, cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemidir. Mahkemece kazanın meydana gelmesinde davalının kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ile davalılar ...  ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tOlay tarihinde davalı ...'in sevk ve idresindeki araç ile seyir halinde iken, gidiş istikametine göre yolun sağından karşı yöne geçmek için taşıt yoluna giren davacıya sol şerit üzerinde çarpması ile trafik kazasının meydana geldiği Kaza Tespit Tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.<br>\tDavacı ceza dosyasındaki şikayetinde; \"...üzerinden bir şeyler almaya dışarı çıkmıştım. Daha sonra kendime geldiğimde hastanede olduğumu gördüm... '' şeklinde, davalı/sanık sürücü ...'ın alınan savunmasında ise; ''... caddesinden, Çevre yolu istikametine doğru gidiyordum, çapraz olarak önümde kırmızı renkli ... marka araç seyir halinde idi, bu esnada yaşlı amca sanırım ... nin önünden geçiyormuş, bu yüzden ... benim önümde olduğu için amcayı göremedim, son anda ... amcaya çarpmadan sıyırdı, bir anda amcayı önümde gördüm, mesafemiz çok yakındı, amcaya çarpmamak için, hem frene bastım hemde aracı orta refüje çıkartayım amcaya vurmayayım dedim fakat refüjün boyu yüksek olduğu için, teker refüje çarptı, aracımı tekrar yola itekledi, çok yavaş şekilde amcaya çarptım\" şeklinde olayın oluş şeklini beyan ettiği görülmüştür.<br>\tGerek ceza mahkemesinde alınan kusur raporunda, gerekse  ilk derece mahkemesi tarafından alınan kusur raporlarında Kaza Tespit Tutanağı, beyanlar ve kaza yerinin özellikleri değerlendirmek suretiyle kazanın davalı ...'in beyan ettiği şekilde meydana geldiği değerlendirilerek, sanık sürücü ...'ın gündüz vakti meskun mahal içi bölünmüş yolda sevk ve idaresindeki otomobil ile seyrederken geldiği olay mahallinde seyrine göre yolun sağından seyir halindeki araçların önünden görüş ve tedbir alma imkanını kısıtlayıcı şekilde aniden seyir şeridinde giren yayaya çarpması sonucu kazanın meydan geldiği kabul edilerek, kazanın meydana gelmesinde davalı/sanığın kusuru olmadığının tespit edildiği görülmüştür. Ceza yargılaması neticesinde de, mahkemece kazanın bilirkişi raporunda açıklandığı üzere meydana geldiği kabul edilerek, davalı/sanık ...'in beraatine karar verildiği, UYAP sisteminden yapılan kontrolde Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/2 E. 2022/743 K. sayılı kararının istinaf edilmesi sonrasında, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12 Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi neticesinde, mahkemenin 25/12/2023 tarih, 2023/505 E. - 2023/2375 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği görülmüştür. <br>\t1-Davacı vekili, kusur raporunun uygun ve yeterli olmadığını belirterek kararı istinaf etmiş ise de, ceza mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde kazanın oluş şeklinin belirlenmiş olmasına, ceza mahkemesi tarafından oluşa ilişkin maddi vakanın hukuk yargılaması açısından bağlayıcı olmasına, ceza mahkemesince kabul edilen oluşa göre de davacının, davalının görüşünü engelleyen araçların önünden birden şeridine girmesi neticesinde kazanın meydana gelmiş olmasına göre davacının tam kusurlu kabul edilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>\t2-Davalılar vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf sebeplerine gelince, davacı maddi ve manevi tazminat talepli davasında 1.000,00 TL maddi tazminat, 150.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş olup mahkemece davacının taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bu durumda maddi tazminat talebi yönünden A.A.Ü.T'nin 13/2 maddesi gereğince 1.000,00 TL, manevi tazminat talebi yönünden ise Tarife'nin 10/3 maddesi gereğince 9.200,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, manevi tazminat için 1.000,00-TL vekalet ücreti takdir edilmiş olması hatalı olmuştur. <br>\tBuna göre yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeninden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak, vekalet ücretine yönelik hüküm fıkrası düzeltilerek (davalı vekilinin ... yanı sıra ... vekili olarak da dava sırasında vekaletname verdiği gözetilerek ilk derece mahkemesi kararındaki bu yöndeki maddi hata da düzeltilerek), manevi tazminat davası için 1.000,00 TL olarak takdir edilen vekalet ücretinin ilk derece mahkemesi karar tarihindeki Tarife hükümlerine göre 9.200,00-TL olarak düzeltilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. <br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\tI-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 05/06/2023 tarihli, 2022/482 Esas - 2023/402 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br> HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>1-Davanın reddine,<br>2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 179,90 TL harçtan peşin alınan 515,75 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 335,85 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, <br>3-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafın yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Davalılar ... ve ...  ile davalı ... Şirketi vekil ile temsil edildiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince maddi tazminat talebi yönünden hesap ve takdir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>6-Davalılar ... ve ... vekil ile temsil edildiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince manevi tazminat talebi yönünden hesap ve takdir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ve ...'ye verilmesine, <br>7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>8-HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,<br>İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>III- Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde istinaf eden davalılara iadesine,<br>lV-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar ... ve ... tarafından yapılan 738,00 TL İstinaf Başvuru Harcı'nın davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine,<br>V-İstinaf talebi reddedilen davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>VI-İstinaf talebi reddedilen davacıdan alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>VII-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>V-Kararın taraflara tebliğine, <br>Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 12/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan <br> <br>Üye <br><br>Üye <br><br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f640ead21d98854f","SID":"8605bda5bd77aaed"}}