{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1122 - 2024/1643<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1122 <br>KARAR NO\t: 2024/1643<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/547 Esas 2022/960 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 25/12/2024<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 19/06/2019 tarihinde davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ve sürücü(davacının dedesi) ... idaresindeki, davalıya ZMMS ile sigortalı aracın seyir halinde iken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde tek taraflı-yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, sürücü ...’ın asli ve tam kusurlu bulunduğunu, 2011 doğumlu müvekkilinin daha çocuk yaşta iken bakıma ve yardıma muhtaç hale geldiğini, sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, başvurunun sürüncemede bırakıldığını, zorunlu arabuluculuk sürecinde sigorta şirketince bir teklif sunulduğunu, teklif edilen miktar müvekkilin zararının altında olduğundan reddedildiğini belirterek, belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>Davacı vekili 01.03.2021 tarihli celsede; maddi tazminat taleplerinin yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunu belirtmiştir. <br> Davacı vekili 06.01.2022 tarihli dilekçesi ile; davadaki tazminat talebini toplam 160.764,55 TL olarak belirlemiştir.  <br>Davacı vekili 09.12.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; 160.764,55 TL olan taleplerini  50.431,84 TL artırarak toplam 211.196,39 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın başvuru şartını yerine getirmeksizin iş bu davayı ikame ettiğinden başvurunun usulden reddi gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 2020/40 nolu kararı ile iptal edilen maddelerin iş bu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, başvuruyu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, KTK madde 111 uyarınca ibranamenin iptal edilmesi için, müvekkil kurumun ödemeyi yaptığı tarihin verileri esas alınarak inceleme yapılarak, yapılan ödemenin açıkça yetersiz olduğunun ortaya konulması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere öncelikle davacının trafik kazasından kaynaklanan gerçek kalıcı maluliyet oranının tespiti bakımından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve ekine uygun engelli sağlık kurulu raporunun dosyaya kazandırılması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere müvekkil şirket sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu tutulabileceğinden kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılması halinde, bu hesapta asgari ücretin baz alınarak TRH 2010 mortafite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılmasını talep ettiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 19.06.2019 tarihinde, dava dışı sürücü ...’ın idaresindeki araçla seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde tek taraflı-yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, davacı küçüğün kaza esnasında araçta yolcu konumunda olup kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin oluşan maddi zararı ödemekle yükümlü bulunduğu, davacının engel oranının % 5 olduğu, maluliyet zararının 211.196,39 TL olarak hesaplandığı, bu miktara davanın ıslah edildiği anlaşıldığından; “-Davanın KABÜLÜ ile sürekli iş göremezlik zararı karşılığı olarak 211.196,39 TL'nin (160.764,55 TL'sine dava tarihi olan 12.11.2020 tarihinden, bakiye 50.431,84 TL'sine ise ıslah tarihi olan 09.12.2022 tarihinden itibaren) işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hesap raporuna itirazları nazara alınmadan, davacının bakiye ömrünün 100 yaşına kadar yaşayacağı varsayımını göre ve 18 yaş sonrası için asgari ücretini o tarihte asgari ücretin ne kadar olacağı tespit edilerek hesaplanması gerektiğini, ayrıca hükmedilen tazminatın tamamına sigortanın temerrüt tarihi olan sigortaya başvurudan 8 iş günü sonrasından ve avans faizi olarak hükmedilmesi gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>Dava, meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacının uğradığı cismani zarardan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Hükme esas alınan hesap raporunun yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak davacının 05/07/2011 doğumlu olup, kaza tarihi olan 19/06/2019 tarihinde 8 yaşında olduğu kabul edilerek bakiye ömür süresinin belirlendiği ve bu kapsamda asgari ücret esas alınarak kaza tarihinden bakiye ömür sonuna kadar hesap yapıldığı anlaşıldığından bakiye ömür ve hesaba yönelik istinafın  yerinde olmadığı anlaşılmıştır. <br>26/04/2016 tarihinde 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen \"Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.\" düzenlemesi gereğince, sigortanın temerrüdü için Genel Şartlarda belirtilen belgeler ile sigorta şirketine müracaat zorunludur. Davacının eksik evrak ile müracaat etmesi halinde davalının temerrüdü gerçekleşmeyeceğinden davacının  dava tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edebileceği, ancak Yargıtay 4 HD'nin emsal kararlarına göre eksik evrakla müracaat edilmesine rağmen davadan önce arabuluculuğa başvurulması halinde bu kez temerrüdün arabulucuya başvuru tarihinde oluştuğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır.<br>Yine; haksız fiilden kaynaklanan  davalarda talep halinde ıslah edilen miktar dahil tüm tazminata temerrüt tarihinden faiz işletilebileceği, davacının da ıslah dilekçesinde ıslah edilen bölüm dahil olmak üzere tüm tazminata kaza tarihinden faiz talep ettiği anlaşılmıştır.<br>Somut olayda; kazaya karışan sigortalı aracın özel araç olması gözetildiğinde yasal faize hükmedilebileceği, ancak davalıyı davadan önce temerrüde düşürdüğünü ispat yükünün davacıda olduğu, davacının eldeki davadan önce davalı şirkete maluliyet raporu olmadan eksik belge ile başvurduğu ve sigortaya yönelik olarak 14/09/2020 tarihinde dava şartı olan alternatif başvuru yolu olan arabulucuya başvurulduğu anlaşıldığından, Yargıtay 4.HD’nin emsal kararı da gözetilerek artık sigortanın temerrüt tarihinin 14/09/2020 olarak kabulü gerektiği, bu durumda tüm tazminata davalı sigortanın temerrüt tarihi olan arabulucuya başvuru tarihinden faiz işletilmesi gerekirken tazminatın bir kısmına dava tarihinden, ıslah edilen bölüme ıslah tarihinden faize karar verilmesi doğru görülmemiş, davacının bu hususa yönelik istinafının kabulü gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile faiz başlangıç tarihinin düzeltilmesine, esasa yönelik kaldırma yapılmadığından vekalet ücretinin ilk derece mahkemesi kararındaki haliyle bırakılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>I- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 30/12/2022 tarihli, 2020/547 Esas - 2022/960 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br> HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>1-Davanın KABÜLÜ İLE, sürekli iş göremezlik zararı karşılığı olarak 211.196,39-TL'nin temerrüt tarihi olan 14/09/2020 tarihinden işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 14.426,83 TL harçtan, davacı tarafından peşin yatırılan 54,40 TL, talep artırım ile yatırılan 545,68 TL, ıslah harcı  172,25-TL olmak üzere toplam  772,33 TL'nin mahsubu ile bakiye 13.654,50 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,  <br>3-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca takdir olunan 32.567,49 TL'nin davalıdan  tahsili ile davacıya verilmesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden, 54,40 TL başvuru harcı, bilirkişi ücreti ve tebligat müzekkere gideri, ATK ücreti olmak üzere toplam 1.758,90 TL yargılama gideri ile 772,33 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>5-HMK'nın 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,<br>6-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davalıdan  tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>II-İstinaf talebi kabul edilen davacıdan alınan istinaf karar harcının isteği halinde davacıya iadesine, <br>III-İstinaf talebi kabul edilen davacı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 492,00 TL istinaf başvuru harcı ve 157,00 TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 649,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>V-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara  tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE, 19/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>Başkan <br> <br>Üye <br> <br>Üye <br> <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"99c6c45e3fde5a49","SID":"258f3cdf033d96c8"}}