{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1092 Esas <br>KARAR NO:2024/1980 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2019/336 Esas - 2021/834 Karar <br>TARİH:24/11/2021  <br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:12/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirket ile müvekkili şirketin bayisi olan ... Şti. ve davalı ... Şti. arasında imzalanan 01/03/2015 tarihli sözleşme ile; davalının işletmecisi olarak sahibi olduğu Diageo adlı ..., müvekkili tarafından ithal edilen işbu sözleşmede bulunan ek listedeki, sayısı ve markaları verilen ürünlerin, davalı işletmeci tarafından, müvekkilinin bayisinden satın alınarak satış ve pazarlamasının yapılması hususunda tarafların anlaştıklarını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4.maddesi uyarınca davalı taraf sözleşme süresi içerisinde müvekkilinden sözleşme eki listede adet ve markaları yer alan toplam 2.925 şişe ürünü satın almayı ve işletmesinde satmayı ve sözleşmedeki diğer yükümlülükleri yerine getirmeyi taahüt ettiğinii, müvekkili şirketin de bunun karşılığı davalı tarafa bayisi aracılığıyla fatura karşılığı KDV dahil 80.000 TL ödemeyi taahhüt ettiğini, sözleşmenin 4.1. Maddesinde, \"İşletmeci işbu sözleşmede düzenlenen tüm yükümlülüklerini zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirmesi karşılığında aşağıdaki ödemelere hak kazanır. ... (... Şirketi) söz konusu ödemlerin işletmeci tarafından düzenlenecek fatura mukabilinde bayi tarafından yapılması sağlanacaktır.\" hükmünün  yer aldığını, bu kapsamda taraflarca sözleşmenin imzalanması ve davalı tarafın müvekkil şirketin bayisi olan ... şirketine KDV dahil 80-000-TL fatura düzenlemesine müteakip, müvekkili şirketin bayisi tarafından davalı tarafın hesabına toplam 80.000-TL ödendiğini, ancak davalı tarafın sözleşme süresi içinde taahhüt ettiği miktarda ürün alımı yapmadığını, sözleşme süresi bitmiş olması ve müvekkili şirketin bütün uyarılana rağmen taahhüt ettiği ürün alım miktarının ancak 85'ini gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket tarafından ise davalı tarafa sözleşme gereği peşin olarak yapılan 80.000-TL'1ik ödeme, davalının sözleşmeye uyacağı inancı ile ve taahhütlerine güvenilerek yapılmış olup davalı taraf yapılan sözlü ve yazılı uyarılara rağmen sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmediğini, müvekkili şirket tarafından davalıya, Beyoğlu ... Noterliği’nin 25/04/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnamenin davalı tarafa 28/04/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmaldığını, müvekkili tarafından davalı aleyhinde ... Sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, icra takibine davalı yanca   haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, açıklanan nedenlerle davalının haksız itirazının iptali ile karşı tarafın %20’den aşağı olmamak üzere  icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,  yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına  karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin bayisi Avrupa İçki ile müvekkili şirket arasında keşide edildiğini söylenilen 01.03.2015 tarihli sözleşmenin müvekkil şirket ile ...şirketi ve  ... şirketi arasında imzalandığını, iş bu davada davacı konumunda olan ... şirketi bakımından husumet itirazlarının bulunduğunu, açılan davanın öncelikle husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini, sözleşme uyarınca belirtilen miktarda ürün alındığını, faturalar ve ticari defterler üzerinde yapılacak incelemede bu durum açıkça ortaya çıkacağını, sözleşme uyarınca yükümlülüğünü ifa eden müvekkili şirketten bu bağlamda talepte bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, daha sonra sözleşmeden bağımsız olarak ilgili şirketten ürün satın alınmak istenildiğini, ancak kötüniyetli biçimde müvekkili şirkete ürün gönderilmediğini, devamla da ürün satın alma talebi yokmuş gibi sözleşmeden kaynaklandığını iddia ettikleri ürünlerin kendilerine göre yaptıkları hesaplamasını talep ettiklerini, söz konusu talebin haksız ve kötü niyetli olduğunu, yapılan sözleşme incelendiğinde doğrudan eksik ürün alımında kalan kısmın talep edilebileceğine dair hükmün mevcut olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 24/11/2021 tarih ve 2019/336 Esas - 2021/834 Karar  sayılı kararında; \"Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, düzenlenen  bilirkişi raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; Taraflar arasında 01/03/2015 tarihli sözleşmenin akdedildiği, davacının sözleşmede ürünleri ithal ederek dava dışı bayiye satmakta olan taraf olduğu, dava dışı ... Şti.'nin davacıdan ürünleri satın alarak işletmecilere dağıtımını yapan bayi olduğu, davalının bayiden ürünleri alan alkollü içki satış ruhsatına sahip işletmeci olduğu, sözleşmenin konusunun \"davalı işletmecinin Davacı ithalatçı tarafından satış ve pazarlaması yapılan ürünleri dava dışı bayiden satın alma şartları ile bu ürünlerin işletmeciye ait mekanlarda satış ve sunumunun yapılmasına ilişkin\" olduğu, sözleşmenin 4.1 maddesi ile \"davacının sözleşmenin imzalanmasından sonra 40.000-TL ve kota-1 tamamlandığında 40.000-TL'nin davalıya ödeme yapılmasının sağlanacağının\" düzenlendiği, sözleşmenin 6. Maddesi ile \"İşletmeciye madde 4 kapsamında verilen ödemelerin kotanın tamamlanmayan kısmına tekabül eden bölümünün kıstel yevm usulünce ve aylık %1,5 faizi ile birlikte davacı ithalatçıya iade edileceğinin\" düzenlendiği, sözleşmenin 11. maddesinde davacı ithalatçının taraf olacağı uyuşmazlıklarda davacının defter ve kayıtları ile göstereceği delilleren kesin delil niteliğinde olduğunun\" kararlaştırıldığı,Davacı tarafça kararlaştırılan kotanın %85'lik kısmının tamamlandığı iddiasıyla tamamlanmayan kısımdan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine adi takip yolu ile takip başlatıldığı, davalı tarafın süresinde itirazı üzerine takibin durdurulduğu,  alacağın tahsili için icra takibi yapıldığı, davalı tarafın süresinde itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve davacı tarafından süresi içinde itirazın iptali davası açıldığı,Davacı tarafa ait ürün alım listesi ile davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan inceleme ile; Davalı şirkete 36.497,40 TL ve 40.000,00 TL tutar olmak üzere toplamda 76.497,40 TL tutarlı sponsorluk ücreti ödendiği, davacının kayıtlarına göre adet olarak  %82,05 oranında eksik ürün alımı gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı, davacı beyanına göre davalının taahhüt ettiği alım tutarının %85 oranında gerçekleştiği %15'lik oranında eksik alımın mevcut olduğu anlaşıldığından davacının fazla ödemiş olduğu sponsorluk bedeli tutarının (76.497,40 TL x %15) 11.474,61 TL olduğu, neticeten;Davacı yanın davasında haklı görülmesi halinde davalı yandan 11.474,61 TL Asıl, 62,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 11.536,86 TL alacaklı olduğu tespit edildiği,Davalı tarafça, taraflar arasında kararlaştırılan kotanın tamamlandığı savunmasında bulunulduğu, ancak bu savunmasına ilişkin ispata yarar bir delil sunulmadığı, usulüne uygun ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların sunulmasından kaçınıldığı,Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin Sözleşmenin 6. Maddesi kapsamında davacının davalıdan  kotanın tamamlanmayan kısmına tekabül eden bölümün iadesini talep etme hakkının bulunduğu, davacı tarafça sözleşmeye konu ürün bedelleri ve eksik kota hesaplamasına ilişkin bir kayıt sunulmamakla beraber, mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan incelemede davalının %82,05 oranında eksik ürün alımı yaptığının tespit edildiği, davacının talebinin eksik alının %15'lik kısıma ilişkin olduğu, bu hali ile davacının talebi ile bağlı kalınarak eksik alınan %15'lik kısıma ilişkin ödenen bedelin davalıdan iadesini talep etme hakkının bulunduğu anlaşılmakla, dosya kapsamına uygun, denetime ve kanaat edinmeye elverişli bulunan  11/10/2021 tarihli rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile davacı tarafın başlattığı ... sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 11.474,61-TL asıl alacak, 62,25-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.536,86-TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin belirtilen miktarlar üzerinden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin  reddine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile,'' Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; a)Davacı tarafın başlattığı ... sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 11.474,61-TL asıl alacak, 62,25-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.536,86-TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen miktarlar üzerinden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, b)Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin  reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan 22/06/2020 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkilin davalı yandan takip tarihi itibariyle 17.472,48-TL  alacağı bulunduğunun tespit edildiğini, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması amacıyla 22/06/2020 tarihli bilirkişi raporu alınmış olup, işbu rapora taraflarınca itiraz edildiğini; 22/06/2020 tarihli bilirkişi raporu'na sunmuş oldukları itirazlarında; müvekkilin bayisi aracılığıyla davalı tarafın, dosyaya sunulan listeden yer alan ürünlerden 2.930 şişe alımın %85'ini gerçekleştirdiği ve akabinde ise ürün alımını durdurmuş olduğu bu nedenle müvekkilin bedel iadesinin kıstelyevm usulü esas alınarak -ki bu usulün taraflar arasında akdedilmiş olan bakiye sözleşme alacağının belirlenmesinde esas alınan usul olduğunu- hesaplanması gerektiğinin belirtildiğini, 22/06/2020 tarihli bilirkişi raporu'na itirazları doğrultusunda mahkemece itirazlarını karşılar nitelikte ek rapor alınmasına karar verildiğini; ticari defter ve kayıtlara ilişkin yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen 11.10.2021 tarihli ek raporun sonuç bölümünde;\"Taraflar arasında akdedilen sözleşme doğrultusunda davalıya ödenmesi amacı ile davacı tarafından dava dışı ... Şti.’ye 36.497,40 TL ve 40.000,00 TL tutar olmak üzere toplamda 76.497,40 TL tutarlı sponsorluk ücreti ödendiği, davacı beyanına göre davalının taahhüt ettiği alım tutarının %85 oranında gerçekleştiği %15’lik oranında  eksik alımın mevcut  olduğu anlaşıldığından davacının fazla ödemiş olduğu sponsorluk bedeli tutarının(76.497,40TLx%15=)11.474,61 TL olduğu..\" şeklinde belirtildiğini,Bununla birlikte yerel mahkemece hükme esas alınan 11.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda  eksik ve yanılgılı değerlendirmeler sonucunda müvekkilin alacağının 11.474,61-TL olduğunun tespit edildiğinin belirtildiğini; bilirkişice dava dışı müvekkil bayisine müvekkil tarafından davalıya ödenmek üzere 36.497,40-TL bedelli fatura ile 40.000-TL bedelli fatura tanzim edildiği, davalının taahhüt ettiği alım tutarının %85 oranında  gerçekleştiği %15’lik oranında eksik alımın mevcut olduğunu belirterek 36.497,40-TL bedelli fatura ile 40.000-TL bedelli faturaların toplamı olan 76.497,40 TL'nin %15'i üzerinden hesaplama yaparak müvekkilin alacağının 11.474,61-TL olduğunu tespit ettiğini;  bilirkişi tarafından ortaya koyulan değerlendirmenin, hiçbir şekilde makul ve hukuki bir nedene dayanmamakta olduğunu, dosyada mübrez taraflar arasında akdedilmiş olan 01.03.2015 tarihli sözleşme gereğince davalı tarafın, sözleşme eki olan listede ve müvekkili tarafından bayi kanalı ile satış ve pazarlaması yapılan ürünlerin davalıya ait mekanlarda satış ve sunum şartlarına ilişkin olarak hak ve yükümlülükleri bulunduğunu;  bu kapsamda davalının, bayi kanalı ile satışı gerçekleştirilen ürünleri almayı ve dosyaya sunulan listede yer alan adet ve cinsi belirli olan ürünlerin kotalarını doldurmayı taahhüt ettiğini, taraflar arasında bulunan sözleşmenin bir sponsorluk sözleşmesi olduğunu; bu kapsamda davalı yan, müvekkili şirketin bayi aracılığıyla satışını gerçekleştirdiği ürünleri satın almakla ve işbu ürünlerin çeşitli şartlar dahilinde pazarlamasını yapmakla yükümlü olduğunu; taraflar arasında bir alım satım ilişkisini oluşturacak cari ilişki bulunamamakta, sözleşmesel bir sorumluluk bulunmakta olduğunu; dava konusu alacağı oluşturan miktarın tespiti için davalının müvekkilin bayilerinden almış olduğu sözleşmenin eki olan listede adet ve marka ile cinsi belirli olan ürünlerin alım miktarına bakılması gerektiğini, bu durumu izahına ilişkin olarak sözleşme kapsamında yapılan/yapılacak ödemelere dikkat etmeleri gerektiğini, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin 4.maddesi kapsamında davalının, tüm yükümlülüklerini eksiksiz ve zamanında yerine getirmesi karşılığında ödemelere hak kazandığını; sözleşmenin toplam bedeli olan 80.000-TL'lik sponsorluk bedelinin belirli periyotlara bölünmüş olup, davalı yana ödemelerin sözleşme imzalandıktan sonra 15 gün içerisinde 40.000-TL , kota 1 tamamlandığında  40.000-TL olmak üzere toplam  80.000-TL  şeklinde gerçekleşeceğinin kararlaştırıldığını, bilirkişi raporunda söz konusu bedellerin ödenmiş olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında davalı yana ödeme yaptığın ve fakat davalı yan sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmeyerek sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkilin bayisi aracılığıyla davalı tarafin, ekli listeden yer alan ürünlerden 2.930 şişe alımın %85'ini gerçekleştirdiğini ve akabinde ise ürün alımını durdurduğunu; buna göre kıstelyevm usulü esas alınarak -ki bu usulun taraflar arasında akdedilmiş olan bakiye sözleşme alacağının belirlenmesinde esas alınan usul olduğunu.- müvekkilin bedel iadesinin hesaplanması gerektiğini,Taraflar arasında akdedilmiş sözleşme gereğince; 80.000-TL’nin sözleşme kapsamında toplam hak ediş olduğunu; yani yüzde yüzlük kısmı olan ve ekli listede adet  ve cinsi belirtilen 2.930 tane ürün alımın gerçekleştirilmesi halinde davalı yanın hak edeceği bedelin 80.000-TL olduğunu; davalı tarafın ise kotanın sadece %85'ini gerçekleştirdiğini;  müvekkilin ise sözleşme kapsamında üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirerek, sözleşme bedelini ödediğini; sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı yanın müvekkile 17.692,00-TL  sponsorluk bedelini iadesi etmesi gerektiğini; bu noktada kısteyevm usulüne göre hesaplama yapılması gerektiğini; bilirkişi tarafından bayi aracılığı ile şişe adeti olarak ne kadar ürün satıldığının tespiti gerekmekte, akabinde doldurulmayan kota oranı belirlenerek müvekkili tarafından fazladan ödenen sponsorluk bedelinin tespiti gerekmekte olduğunu; hesaplama yapılırken dikkat edilecek hususun müvekkilin bayisinden yapılacak olan her ürün alımı  değil, sözleşme ekinde yer alan  listedeki adet ve markası ile cinsi belirli ürünlerin alımına dair kotanın davalı yanca doldurulması gerektiğini,İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen ve dairemice re'sen göz önüne alınacak olan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne,  dairemiz aksi kanaatte olunması halinde kararın bozularak ilk derece mahkemesine iade edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacı, davalı ve dava dışı ... şirketi arasındaki 01/03/2015 tarihli sözleşmeye istinaden davalıya ödenen sponsorluk bedelinin, davalının yerine getirmediği alım taahhüdü oranında iadesi amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; mahkemece alınan ilk mali bilirkişi raporuna yaptıkları itiraz üzerine alınan  22/06/2020 tarihli ek raporda 17.472,48-TL'nin iadesinin istenebileceği belirtilmesine rağmen, mahkemece yeni mali bilirkişiden alınan ve sözleşme hükümlerine aykırı hatalı ve eksik hesaplama içeren raporun hükme esas alındığı, sözleşme uyarınca davalıya 80.000,00-TL sponsorluk bedeli ödendiği, davalının almayı taahhüt ettiği 2930 şişe ürünün yalnızca %85'ini satın almış olması nedeniyle, sponsorluk bedelinin gerçekleşmeyen taahhüt oranına göre kıstelveym usulü ile 17.692,00-TL'sinin davacıya iadesinin gerektiği yönündedir. Mahkemece taraf delilleri toplanarak, davalı defter ibraz etmediği için davacı defterleri üzerinde yaptırılan ilk mali bilirkişi incelemesi kapsamında alınan kök ve ek raporda, davacının davalıya bayisi aracılığı ile toplam 76.497,40-TL sponsorluk ödemesi yaptığı, davalının davacı bayisinden toplam 59.024,92-TL tutarında ürün aldığı, buna göre davalının davacıya aldığı bedelin (76.497,40-TL - 59.024,92-TL) 17.472,48-TL'sini iade etmesi gerektiği kanaati bildirilmiş, mahkemece bu raporların sözleşme içeriğine uygun olmaması nedeniyle yeni bir mali bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, hükme esas alınan 11/10/2021 tarihli raporda, taraflar arasındaki sözleşme ile davalının davacıdan 2930 şişe ürün almayı taahhüt ettiği, davacı defterlerine göre davalının yalnızca 526 şişe ürün aldığı, buna göre taahhüdün %82,5 oranında eksik yerine getirildiği, ancak davacının taahhüdün %85'inin yerine getirildiği, eksik alım oranının %15 olduğunu belirtmesi karşısında, taleple bağlılık uyarınca davacının davalıya yaptığı toplam 76.497,40-TL sponsorluk ücretinin %15'i olan 11.474,65-TL'lik kısmının iadesini isteyebileceği, işlemiş faiz alacağının ise 62,25-TL olacağı kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.Dosyadaki belgelere göre, taraflar arasındaki 13/01/2015 tarihli sözleşmenin 3.1 ve 3.2 maddeleri ile davalının davacıya ait alkollü içecekleri davacının bayisi dava dışı ... Şirketi'nden, fatura karşılığı bedelleri mukabilinde ve sözleşmenin EK-1 kısmında belirtilen miktarda satın almayı, bu ürünleri işyerlerinde, özellikle bar alanlarındaki teşhir bölümlerinin asgari %80'ini kapalayacak şekilde sürekli olarak sergilemeyi ve bulundurmayı taahhüt ettiği, davacının da davalıya sözleşmenin 4.1 maddesi uyarınca davacıya toplam 80.000,00-TL sponsorluk ücreti ödemeyi taahhüt ettiği, sözleşmenin 8 inci maddesinde, davalının sözleşmeye aykırı davranması, edimlerini yerine getirmemesi veya eksik ifada bulunması, aykırılığı ihtara rağmen beş gün içerisinde gidermemesi halinde, davacının sözleşmeyi derhal feshedebileceğinin, ayrıca davacının sözleşmenin 4.1 maddesine göre davalıya peşin olarak ödediği tutarın kıstelyevm esasına göre sözleşmenin kalan kısmına tekabül eden kısmını aykırılığın vuku bulduğu tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte aylık %1,5 faiz oranı ile iade edeceğinin kararlaştırıldığı, öncelikle davacının kendi defter ve kayıtları ile dosyaya sunduğu dekontlara göre davalıya 80.000,00-TL değil, 76.497,40-TL ödeme yaptığı, davacı iddiasına göre, davalının sözleşme süresi boyunca sözleşmenin ek-1 listesinde yer alan 2930 şişe ürünü satın alma taahhüdünün %15 lik kısmını yerine getirmediği, buna göre mahkemenin davacıya ödenen sponsorluk bedelinin taahhüdün yerine getirilmeyen %15'lik kısmına oranlanması suretiyle  11.474,65-TL'nin iadesi gerektiği yönündeki kabulünde sözleşmeye aykırı bir yön bulunmadığı, ilk mali bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve aynı kanaatleri bildiren ek raporun, sözleşmeye göre şişe adedi üzerinden verilen taahhüdün yerine getirilmediği iddia olunan kısmına göre yapılmış bir hesaplama içermediği, raporda davalının davacıdan fatura karşılığı satın aldığı ürünlerin toplam bedelinin sponsorluk ücretinden düşüldüğü, dolayısıyla ne sözleşmeye ne de tarafların iddia ve savunmalarına uygun değerlendirme içermeyen raporun hükme esas alınmamasının yerinde olduğu,  ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde davacı vekilinin istinaf nedenlerinin ayrıntılı olarak karşılandığı, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da  bulunmadığı anlaşılmış olup,  davacı yanın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.   <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8bda540620b795ae","SID":"72999faf0d9b4947"}}