{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     <br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ<br>\t  \t                      (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t   \t (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)<br><br>DOSYA NO\t: 2024/970  Esas<br>KARAR NO\t: 2025/6<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/06/2023<br>NUMARASI\t\t:....<br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak - Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 07/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16/01/2024<br><br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak - manevi tazminat davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tİSTEM;<br>\tDavacı vekili tarafından verilen 22/07/2020 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı arasında ....... . İnşaatı işine ait sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre davacının üzerine düşen tüm edimlerini eksiksiz olarak ifa ettiğini, 02.07.2003 tarihinde geçici kabul ve 06-08.07.2004 tarihlerinde kesin kabullerin yapıldığını ve davacının işi tamamlayarak davalıya teslim ettiğini, 20.06.2003 tarihli kesin hak edişin davalı tarafından onaylanarak bedelin davacıya ödendiğini, sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya ... ve ... ait toplamı 1.553.700,00 TL tutarında olan 13 adet kesin ve süresiz teminat mektubu verildiğini, sözleşmeye göre teminat mektubunun davacıya iadesine ilişkin tüm şartlar oluşmasına rağmen davalının uzun yıllar boyunca teminat mektuplarını iade etmediğini, sözleşmenin genel şartnamesinin 45. maddesine göre teminat süresinin kesin kabulün yapıldığı tarihe kadar olduğunu, kesin kabul tarihinin 06-08.07.2004 olduğunu, davacının teminat mektuplarını temin etmek süresini uzatmak için krediler kullandığını, ipotekler verdiğini, bankalara masraf, komisyon, faiz ve benzeri birçok ödemelerde bulunduğunu, davalının davacı ... aynı zamanda manevi zarara da uğrattığını, haksız yere davalı tarafından tutulan teminat mektupları nedeniyle davacı şirketin yıllardır özenle koruduğu bankalar nezdindeki sicili ve ticari itibarının zedelendiğini belirterek 06-08.07.2004 tarihinden itibaren teminat mektuplarının davacıya haksız ve hukuka aykırı olarak teslim edilmemesi nedeniyle teminat mektubunun serbest bırakılması gereken 06-08.07.2004 tarihinden itibaren dava konusu teminat mektupları için davacı şirket tarafından ödenen tüm banka masraf, komisyon, faiz ve diğer ödemelere istinaden şimdilik 300.000,00 TL'nin her biri için ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı şirketin uğramış olduğu manevi zarara karşılık 1.000.000,00 TL manevi tazminatın 06-08.07.2004 tarihinden itibaren ticari temerrüt avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tYANIT:<br>\tDavalı vekili tarafından verilen 02/09/2020 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı talebinin zamanaşımına uğradığını, davacı ile 12.07.2001 tarihinde sözleşme imzalandığını, Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 16.12.2003 tarih ve 2868 sayılı olurlarında genel olarak kazı artığı malzemelerin taşınmadığı veya cüzi bir miktar taşınarak taşınmış gibi gösterildiğine ilişkin hazırlanan tahkikat raporunda banka çalışanları hakkında disiplin cezası verilmesi ve suç duyurusunda bulunması banka hakkı yönünden fazla ödemenin yasal faizi ile birlikte yüklenicilerden tahsil edilmesinin istenildiğini, haksız kazanç elde eden 44 yükleniciden söz konusu miktarları ödemeleri için yazı yazılarak süre verildiğini, bunlardan ... ...yüklenicisi davacının toplam 246.153.412 m³ kazı artığı malzemeyi kesin depoya taşımadığı 573.768.894.626 TL haksız kazanç elde ettiği, bu sebeple davacıdan banka alacağının tahsilinin istenildiği ancak davacı yüklenici tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, yüklenici aleyhine Ankara 1 ATM'nin 2004/685 Esas sayılı dosyasında alacak davası açıldığını, bu davanın daha önce aynı iş ile ilgili olarak anılan şirket tarafından davalı aleyhine açılan Ankara 8 ATM'nin 2004/86 Esas iken Yargıtay bozma kararından sonra 2009/241 esas numarası alan menfi tespit davası ile birleştiğini, yine anılan şirket tarafından davalı aleyhine Ankara 8 ATM 2004/446 esasında açılan menfi tespit davasının da bu dava kapsamında birleştiğini, yerel mahkemece 2009/241 esas 2015/912 karar sayılı 30.12.2015 tarihli ilam ile yüklenici şirketin davalarının kabulüne, davalı bankanın davasının reddine karar verildiğini, kararın Yargıtay 15. Hukuk Dairesi tarafından onandığını, 19.06.2017 tarihinde karar düzeltme taleplerinin reddine karar verildiğini, ilamın kesinleştiğini, davacı yetkilisinin banka kayıtlarına 07.07.2017 tarihinde alınan teminat mektuplarının iadesine ilişkin dilekçesi ile davalı bankanın Bankacılık Hizmetleri Dairesi Başkanlığı'nın 21.07.2011 tarih ve 19124 sayılı yazısı ile yüklenicinin bahse konu işle ilgili vermiş olduğu 12 adet teminat mektubunun ilişiği kalmadığından ... A.Ş ... Şubesi'ne iade edildiğini, davacı yüklenicinin talep dilekçesinin hemen ardından gerekli işlem yapılarak teminat mektuplarının iade edilmiş olduğunu, sözleşme hükümleri çerçevesinde tutulan teminat mektuplarının masraflarının davalıya yükletilemeyeceğini, sözleşmenin eki ... Bankası Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 18.,38.,39. ve 45. maddeleri gereğince haklı olan davalı bankadan işlemiş komisyon tutarlarının istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2023 tarihli 2022/538 Esas  2023/426 Karar sayılı kararında özetle; <br>Taraflar arasında imzalanan sözleme gereğince 06-08.07.2004 tarihli kesin kabul tutanağı düzenlenerek 15.07.2004 tarihinde onaylandığı, davalı vekilinin 12.10.2021 tarihli dilekçe eklerinin tetkikinde davacı şirketin 20.07.2004 tarihinde kesin teminat mektubunun iadesi talebinde bulunduğu, yine davacı şirket tarafından 07.03.2005 tarihli yazı ile kesin kabulün eksiksiz yapıldığı belirtilerek SSK'dan alınan yazı eki ile birlikte teminat iadesi talebinin yinelendiği, 04.03.2005 tarihli ... İl Sigorta Müdürlüğü yazı içeriğinde teminatın davacı şirkete iadesinde bir sakınca bulunmadığının ifade edildiği görülmekle Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 45. maddesi kapsamında kesin teminat iadesine ilişkin koşulların gerçekleşmiş olmasına rağmen davalı tarafça teminat mektuplarının iadesinin yapılmadığı, davacı yanın son kez 07.07.2017 tarihli talep yazısı  üzerine 21.07.2017 tarihinde teminat mektuplarının iade edilmiş olduğu, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde aynı taraflar arasında açılan ve birleştirilen davalarda davalı tarafından açılan alacak davasının reddedildiği, davacı tarafından açılan menfi tespit davalarının ise kabul edilerek kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya verilen ve 15.07.2004 kesin kabul onay tarihi itibari ile iade koşulları oluşan teminat mektupları yönünden bu tarih ile teminat mektuplarının iade edildiği tarih arasında davacı tarafından ödenen banka komisyon bedellerinden davalının sorumlu olduğu, bilirkişi heyeti tarafından 15 adet teminat mektubu için davacı tarafından ödenen toplam banka komisyon tutarı 125.906,66 TL olarak hesaplanmış olup dava dilekçesinde talep edilen ... T.A.Ş'ne ait 23.06.2011 tarihli 350.000,00 TL bedelli teminat mektubunun dava dışı ... İnş. şirketinin kredi riskinden karşılandığı ve komisyon bedelinin de bu şirket tarafından ödendiği tespit edilmekle davacı tarafından ödenmeyen bu komisyon bedeli yönünden davacının talep hakkının bulunmadığı, öte yandan Ankara 8 ATM 2004/86 esas sayılı dosyasına ihtiyati tedbir kararı nedeniyle verilen teminat mektubunun taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalıya verilen teminat mektuplarından olmadığı anlaşılmakla bu mektup nedeniyle ödenen komisyon tutarının istenebilir olmadığı kabul edilerek kanıtlanan 125.906,66 TL komisyon bedeline ilişkin dava tarihinden evvel davacı tarafından davalıya keşide edilmiş bir ihtarname bulunmadığından temerrüdün dava tarihi itibariyle gerçekleştiği anlaşılmakla dava tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmiş, tüm dosya kapsamına göre davacı tarafça kişilik haklarının hukuka aykırı haksız saldırıya uğradığı iddiasının kanıtlanamadığı kanaati ile davacının alacak talebinin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, verilen kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Ankara BAM 31.H.D 2022/526 esas 2022/641 karar sayılı 21.06.2021 tarihli ilamında \"Somut olayda yargılama sürecinin sonunda davacı yüklenicinin davalı iş sahibinden 07/07/2017 tarihli talep yazısı ile sözleşmeye konu ve idare nezdinde bulunan teminat  mektuplarının iadesini talep etmiş, davalı idare de bu yazı üzerine 21/07/2017 tarihinde elinde bulunan teminat mektuplarını bankaya iade etmiş durumdadır. Bu durumda davaya konu teminat mektupları sebebiyle davacının bankaya ödemiş olduğu komisyon, masraf ve faiz giderlerinin en son 21/07/2017 tarihine kadar işleyen komisyon, masraf ve giderler yönünden talep edilebileceği açıktır. Zira davalının teminat mektuplarının iadesi borcu, bu tarihte ödeme ile son bulmuştur.<br>Teminat mektupları sebebiyle ödenmiş olan banka, komisyon, masraf ve sair giderlerinin banka teminat mektuplarının iadesi talebine bağlı onun ferisi niteliğinde bir alacak niteliğinde bulunmaması sebebiyle bu giderlerin ödendiği tarih, alacağın muaccel olduğu tarih yani zamanaşımının başlangıç tarihi olduğundan ödeme tarihinden itibaren taraflar arasındaki eser sözleşmesinin tabi olduğu 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde davalıdan talep edilmesi gerekir.<br>Buna göre davalının zamanaşımı def'inin değerlendirilerek davacının, davalının haksız yere sözleşmeye konu teminat mektuplarını elinde bulundurduğu tarihin başlangıcı olan 07/03/2005 tarihinden itibaren ödemiş olduğu banka, komisyon, masraf ve giderler sebebiyle her ilgili ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 5 yıllık süre içerisinde davalıdan komisyon giderlerini talep etmesi gerektiğinden ancak davacının söz konusu teminat mektupları sebebiyle eldeki dava tarihine kadar davalı iş sahibinden herhangi bir talepte bulunmadığından davacının teminat mektuplarının bankaya iade edildiği 21/07/2017 tarihi itibariyle davaya konu teminat mektubu giderlerini talep hakkı iade ile son bulduğundan davanın açılış tarihi olan 22/07/2020 tarihinden geriye doğru 5 yıllık süreye tekabül eden 22/07/2015 tarihinden teminat mektuplarının iade edildiği tarih olan 21/07/2017 tarihi arasındaki dönemde sözleşme sebebiyle davalıya verilen teminat mektupları sebebiyle davacının ödemek zorunda kaldığı banka, komisyon gideri, masraf ve faiz adı altında tüm zararların tespiti ile buna göre ve tarafların önceki bilirkişi kurulunun rapor ve ek raporlarına yaptıkları tüm itirazların da değerlendirilmesi, yine davacının istinaf dilekçesinde ve aşamalarda davacının talep edebileceği banka komisyon gideri alacağı hesabına katılmayan 23/06/2011 tarihli 350.000,00 TL bedelli teminat mektubunun her ne kadar dava dışı ... İnş. Ltd. Şti'nin kredi riskinden karşılanmış ise de dava dışı şirketin müvekkili şirkete bu teminat mektubuna istinaden ödenmiş olan tüm komisyon, masraf ve ödemelerin tahsili ve takibi konusunda açıkça muvaffakat ettiğine dair muvaffakatname verdiğini iddia ettiğinden bu muvaffakatname hükümlerinin de değerlendirilerek bu muvaffakatnamenin hukuki niteliği tartışılıp yine zamanaşımı yönünden de yukarıda belirtilen hususlara göre değerlendirilme yapılmak suretiyle gerekirse içinde hukukçu bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle davanın sonuçlandırılması gerektiği\" belirtilerek mahkememizce verilen kararın kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.<br>Mali müşavir, ... mühendisi ve nitelikli hesaplamalar bilirkişisinden oluşan heyete dosyanın tevdii ile yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda özetle; \"... ve T. ... ... A.Ş yazı cevapları, davacı tarafından ibraz edilen hesap ekstresi, dekontlar üzerinde yapılan incelemeler neticesinde teminat mektuplarına ilişkin olarak davacının 22.07.2015 - 21.07.2017 tarih aralığında ödediği komisyon tutarının 45.613,01 TL olarak hesaplandığı\" ifade edilmiştir. <br>Davacı yan, rapora beyan dilekçesinde raporda sadece komisyon bedellerinin hesaplandığını belirterek teminat mektuplarına ilişkin komisyon gideri, masraf ve faiz adı altında tüm masrafların ilgili bankalardan yeniden sorulması talebinde bulunulmuş ise de yargılama safahatında dava dilekçesi içeriğindeki talebe dayalı olarak ... ....yazılan müzekkerelerde bilgisi verilen teminat mektuplarına istinaden davacı şirket tarafından yapılan tüm banka, masraf, komisyon, faiz ve diğer ödemeler ilişkin tüm kayıt ve belgelerin gönderilmesi talep edilmiş, bankalarca cevabi yazı ve ekinde sunulan liste ve dekont örnekleri bilirkişi heyeti tarafından incelenerek rapor tanzim edilmiş olmakla yeniden müzekkere yazılması talebi yerinde görülmemiştir. <br>Davalı idare tarafından sözleşmeye dayalı olarak verilen ve uhdesinde bulunan teminat mektuplarının 21.07.2017 tarihinde banka şubesine iade edildiği anlaşılmakla bu teminat mektupları nedeniyle davacının ödemiş olduğu komisyon ve sair masrafları en son 21.07.2017 tarihine kadar talep edebileceğinden işbu davanın açıldığı 22.07.2020 dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık zaman aşımı süresi 22.07.2015 tarihine tekabul etmekle davacı yanın 22.07.2015 tarihi ile teminat mektuplarının iade edildiği 21.07.2017 tarihi arasındaki döneme ilişkin teminat mektupları sebebiyle ödemek zorunda kaldığı bankalarca bildirilen komisyon tutarlarını talebe hak kazandığı, 22.07.2015 tarihinden öncesine ilişkin yapılan masrafların davalının zaman aşımı def'i kapsamında zaman aşımına uğradığı, bilirkişi heyetince gerek ilgili bankaların yazı cevabı ve ekleri ve gerekse davacı tarafından ibraz edilen hesap ekstresi ve dekontlar incelenmek suretiyle 22.07.2015 - 21.07.2017 tarihleri arasında davacı tarafından ödenen komisyon tutarı 45.613,01 TL olarak hesaplanmış olup bu tutar içerisinde dava dışı ... Ltd. Şti kredi riskinden karşılanan komisyon bedeli yönünden dosya kapsamına sunulan muvafakatname içeriği alacağın temliki hükümleri kapsamında değerlendirilerek istenebilir olduğu kabul edilmiş ancak Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/86 esas sayılı dosyasına ihtiyati tedbir kararı nedeniyle verilen teminat mektubunun taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında davalı idareye verilen teminat mektuplarından olmadığı anlaşılmakla bu mektup nedeniyle ödenen 5.839,98 TL komisyon bedelinin bilirkişi heyetince hesaplanan 45.613,01 TL'den mahsubu ile bakiye 39.773,03 TL davacı tarafından ödenen banka komisyon bedellerinden davalının sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>Tüm dosya kapsamına göre davacı tarafça kişilik haklarının hukuka aykırı haksız saldırıya uğradığı iddiasının kanıtlanamadığı anlaşılmakla davacının manevi tazminat talebi yerinde görülmeyerek davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 39.773,03 TL alacağın 22.07.2020 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin alacak talebinin reddine ve yine davacının manevi tazminat talebinin reddine dair karar verildiği görülmüştür. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili tarafından verilen 04/09/2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına karşı yapmış oldukları itirazlar ve dosyaya sunulan belgelerin yeteri kadar incelenmeden eksik inceleme ve araştırmaya dayalı raporlar düzenlendiğini ve işbu raporlar esas alınarak hüküm tesis edildiğini, söz konusu raporlara dayanak alınarak verilen yerel mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olup kararın kaldırılması gerektiğini, mahkeme kararında, işbu davanın açıldığı 22.07.2020 dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık zamanaşımı süresinin 22.07.2017 tarihine tekabül ettiği, 22.07.2015 ile 21.07.2017 tarihleri arasındaki dönem için alacağa hak kazanıldığının belirtildiğini ancak mahkeme kararının aksine söz konusu teminat mektupları için ödenen masraflardan zamanaşımına uğramış olan herhangi bir kalem bulunmadığını, davalının söz konusu teminat mektuplarını elinde tutmasına gerekçe gösterdiği Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/241 E. sayılı dosyasından verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek 19.06.2017 tarihinde kesinleştiğini, bu nedenle zamanaşımı süresinin de söz konusu kesinleşme tarihi itibariyle başladığını, zira müvekkilinin de söz konusu masraflara hak kazandığını kesinleşme tarihi itibariyle öğrendiğini, huzurdaki davada bu tarihten itibaren 5 yıl içerisinde açılmış olup dava konusu alacaklardan hiçbirisinin zamanaşımına uğramadığını, huzurdaki davada, eser sözleşmesinden kaynaklı bir alacak olmayıp genel zamanaşımı olan 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararında, \"banka komisyon gideri, masraf ve faiz adı altında tüm zararların tespiti ile buna göre tarafların önceki bilirkişi kurulunun rapor ve ek raporlarına yaptıkları tüm itirazların da değerlendirilmesi\" yönünde karar vermiş olmasına rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda, önceki raporlara itirazları değerlendirilmeksizin eksik inceleme ve araştırmaya dayalı rapor tanzim edildiğini ve işbu rapor dayanak yapılarak haksız ve hukuka aykırı hüküm kurulduğunu, BAM kararında banka komisyon gideri, masraf ve faiz adı altında tüm zararların tespitine karar verilmiş olmasına rağmen dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesinde yalnızca teminat mektuplarına ilişkin olarak ödenen komisyon bedelleri hesaplandığını, bu haliyle söz konusu rapor ve işbu rapor dayanak yapılarak verilen yerel mahkeme kararının, BAM kararına aykırı olup banka komisyon gideri, masraf ve faiz adı altında tüm zararların bankadan sorularak gelecek müzekkere cevabına göre tekrar hesaplama yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 16.07.2003 tarih, 2003/232/1480 no.lu, 3.000,00 TL tutarlı teminat mektubu ve 12.04.2004 tarih, 2004/232/9137 no.lu, 5.000,00 TL tutarlı teminat mektubuna ilişkin olarak banka kayıtlarında herhangi bir masrafa rastlanmadığı belirtilmiş ve bu nedenle yerel mahkemece hükmedilen kalemler arasında bu iki mektuba ilişkin masraflara da bulunmadığını, söz konusu teminat mektuplarına da diğer mektuplar gibi uzun yıllar boyunca müvekkili tarafından komisyon ve masraf yapılmış olup bu mektuplara ilişkin kayıtların da celp edilerek hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini, söz konusu mektupların da huzurdaki davanın konusu olup bu eksiklik giderilmeden yapılan hesaplamalar ve verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, teminat mektuplarının, komisyon ve masraf alınmadan bankadan alınamayacağı ve bunca süre muhafaza edilemeyeceğinin açık olduğunu, bu nedenle tüm bankalara yeniden müzekkere yazılarak teminat mektuplarının verildiği tarihler dikkate alınmak suretiyle teminat mektubunun iade edildiği tarihe kadar tüm teminat mektupları için ödenen banka masraf, komisyon, faiz ve diğer ödemelere ilişkin oran ve tutarların sorulması gerektiğini, söz konusu oran ve tutarlar geldikten sonra ise bankadan gelen ödeme belgeleri de dikkate alınarak yeniden hesaplanma yapılması gerektiğini, mahkemece haksız ve hukuka aykırı olarak yeniden müzekkere yazılması taleplerinin yerinde görülmediğini, söz konusu dava dosyasına sunulan teminat mektubu için ödenen banka masraf, komisyon, faiz ve diğer ödemeler nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı tüm zararlardan haksız eylem ve işlemleri nedeniyle davalı sorumlu olup bu bedellerin de davalıdan tahsilinin gerektiğinin açık olduğunu, davalının söz konusu teminat mektubu nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zararların tahsilini talep edebilmesi için söz konusu mektubun sözleşmeye istinaden düzenlenip de davalı tarafından geç teslim edilen teminat mektuplarından olması gerekmediğini, işbu mektubun da diğer mektuplar ile bağlantılı olup davalının haksız işlemleri nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zararlar kapsamında olduğunu, ayrıca mahkeme kararında dava tarihinden itibaren faize hükmedildiğini, ..... tarafından düzenlenen  B.13.2.SSK.4.41.01.00.VIII.İDS.3/011046719.41. Sayılı ve 04.03.2005 tarihli dosyada mevcut yazıda; teminat mektuplarının müvekkili şirkete iadesinde herhangi bir mahzurun bulunmadığını, müvekkiline iadesinin açıkça belirtildiğini, söz konusu yazının, müvekkili tarafından 07.03.2005 tarihli ve 3520-2005-11/08 sayılı yazıya ek yapılmak suretiyle davalıya sunulmuş ve teminat mektuplarının iadesinin talep edildiğini, sonraki süreçte de pek çok kez müvekkili tarafından teminat mektuplarının iadesinin talep edildiğini, bu bağlamda davalı tarafın temerrüte, iade talep edilen tarihte düşmüş olup faiz başlangıcının teminat mektubunun ilk talep edildiği tarihten başlaması gerektiğini belirterek istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak haklı davalarının tümden kabulüne ve manevi tazminat istemlerinin de kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili tarafından verilen 05/09/2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının teminat mektuplarının taraflarına iadesine ilişkin talep dilekçelerinin hemen ardından gerekli işlem yapılarak teminat mektuplarının taraflarına iade edildiğini, davacının sözleşme ve eki şartnameler uyarınca teminat mektuplarını sunduğunu, aralarında bulunan ihtilaf sonucu tarafların mahkemeye başvurduğunu ve ihtilafın yargı organlarına taşındığını, yargılama devam ederken dahi davacının ... 2023 ... ... ... A.Ş. teminat mektuplarının iadesi hususunda bir talepte bulunmadığını, bankalarının doğan zararının tazmini amacıyla davacıya 12.02.2004 tarihli yazıları yazarak, sözleşme ve yapım işleri şartnamesinden doğan borcunu ödemesini talep ettiğini, yüklenicinin her hangi bir ödeme yapmadığını, davacının ödeme yapmaması üzerine, alacağının tahsili amacıyla davacı aleyhine bankalarınca dava açıldığını, son olarak da kesinleşen mahkeme ilamı üzerine davacı ... 2023 ... ... ... A.Ş. 07.07.2017 tarihli dilekçesi ile teminat mektuplarının iadesini talep ettiğini, davacının teminat mektuplarının iadesi talebi üzerine 21.07.2017 tarihli yazıları ile, teminat mektuplarının ilişiği kalmadığından ... T.A.Ş. ... Şubesine iade edildiğini, bankalarının davaya konu teminat mektuplarını tarafları arasında imzalanan sözleşme ve kamu ihale hukukundan doğan yetkiye binaen kabul ettiğini ve sözleşme hükümleri çerçevesinde de bankaları nezdinde tutulduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin eki olan “...... Şartnamesi’nin 18., 38., 39. ve 45 maddeleri uyarınca haklı gerekçeler ile alıkonulmuş teminat mektuplarından doğan komisyon borcunun bankalarının sorumluluğunda olmadığını, davacı yüklenicinin teminat mektuplarının taraflarına iadesine ilişkin talep dilekçelerinin hemen ardından gerekli işlem yapılarak teminat mektuplarının iade edildiğini, davacının aradan bunca zaman geçerek açtığı işbu davanın haksız ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, davacının bütün taleplerinin reddi gerektiğini, bankalarınca sözleşmede açıkça yer alan hükümler çerçevesinde tutulan teminat mektuplarının masraflarının bankalarına yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;<br> Dava, taraflar arasında düzenlenen ve konusu \"... (...) ... ... .. ... ait sözleşme sebebi ile davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibine verilen ... ve Türkiye ... şubelerine ait 13 adet kesin ve süresiz banka teminat mektubunun, taraflar arasındaki işin kesin kabulünün 06-08/07/2004 tarihinde yapılmış olduğu ve sözleşme konusu teminat mektuplarının bu tarihte davacı yükleniciye iade edilmesi gerekirken edilmemesi ve son olarak 21/07/2017 tarihinde davacıya iade edilmiş olması sebebi ile teminat mektuplarının serbest bırakılması gereken 06-08/07/2004 tarihinden itibaren dava konusu teminat mektupları için davacı şirket tarafından ödenen tüm banka, masraf, komisyon, faiz ve diğer ödemelere istinaden fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 300.000,00 TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili, yine davacının uğradığı manevi zararlara karşılık 1.000.000,00 TL manevi tazminatın 06-08/07/2004 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili isteğine ilişkindir. <br>Mahkemece, 30/12/2021 tarihli 2020/308 Esas 2021/745 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek, 125.906,66 TL komisyon bedeline ilişkin alacağın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ancak davacının kişilik haklarının hukuka aykırı şekilde haksız olarak saldırıya uğradığı iddiasının kanıtlanamamış olması sebebi ile davacının manevi tazminat isteminin reddine dair karar verilmiş, bu kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine dairemizin 21/06/2022 tarihli 2022/526 Esas 2022/641 Karar sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4 ve 353/1-a-6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, karar verilerek dosya dairemiz kararı uyarınca yargılama yapılarak yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmiştir. <br>İlk derece mahkemesince dairemiz kaldırma kararı gerekleri yerine getirildikten sonra, davanın kısmen kabulüne, davacının komisyon, faiz vb. masraflar adı altında talep ettiği alacak isteğinin kısmen kabulü ile 39.773,03 TL alacağın 22/07/2020 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin alacak talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin de reddine karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekillerinin yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf kanun yoluna başvurdukları anlaşılmıştır.<br> Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere ve dairemiz kaldırma gereklerine uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin bu karara karşı yapmış oldukları istinaf başvurularının, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2023 tarihli 2022/538 Esas 2023/426 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan taraf vekillerinin bu karara karşı yapmış oldukları istinaf kanun yoluna başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davacıdan alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan toplam 855,20 TL harç bedelinin mahsubu ile fazla yatırılan 239,80 TL istinaf karar ve ilam harç bedelinin karar kesinleştiğinden talep halinde davacıya iadesine, <br>3-Davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalıdan alınması gerekli 2.716,89 TL istinaf karar ve ilam harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan toplam 1.106,83 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 1.610,06 TL istinaf karar ve ilam harç bedelinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,  <br>3-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan 1.169,40 TL istinaf  kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5- Kararın dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 07/01/2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>         Başkan  ...                Üye ...                   Üye ...               Katip ...<br><br>       e-imzalıdır                    e-imzalıdır                  e-imzalıdır                 e-imzalıdır <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"59f5ab378497fff8","SID":"393a152a2ffca272"}}