{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br><br>                       T.C.<br>\tANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>            27. HUKUK DAİRESİ<br>       <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t:<br>ÜYE\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/06/2022<br>NUMARASI\t\t: ....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 15/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 15/01/2025<br>\t Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili özetle; müvekkilinin yüklenicisi olduğu inşaat işi kapsamındaki kaba  ve ince işlerin yapımını 06.03.2019 tarihli sözleşme ile davalıya taşere ettiğini, 11.03.2019 tarihinde yer teslimi yapıldığını, davalının 25.12.2019 tarihine kadar tamamlamayı taahhüt ettiği halde, yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve 2020 yılı Şubat- Mart aylarında şantiyeyi terk ettiğini, müvekkilinin sözleşmeyi feshederek eksik iş ve işlemleri davalı nam ve hesabına yaptırma yoluna gittiğini öne sürerek davalı nam ve hesabına yaptırılan imalatlar bedeli ile cezai müeyyideler için şimdilik 100.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini dava etmiştir. <br>\tDavalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. <br>\tİlk derece mahkemesince; \"Toplanan delillere, davacı yanın ticari defter ve kayıtları ile alacağa konu hakedişler, faturalar ve ticari defter kayıtlarında görünen davacı ödemelerine göre; HMK'nun 222/3. Maddesinde yer alan; \"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.)...\" hükmü uyarınca davacının defterleri, davalıya çıkartılan muhtıraya rağmen defterlerin ibraz etmemiş olması nedeniyle davacının defterleri lehine delil olarak kabul edilmiş olup, taraflar arasında ticari satım ilişkisi sabit olup davacının ticari defter ve kayıtları ile defterlerinde kayıtlı olduğu üzere davalıdan 1.219.254,19 TL alacaklı olduğundan ve hatta dava dosyası içerisinde bulunan hakedişler, faturalar ve ticari defter kayıtlarında görünen davacı ödemeleri birlikte değerlendirildiğinde ise davacının davalıdan 2.313.414,72 TL alacaklı olduğundan, davacı bu miktarların çok altında kalan davaya konu 100.000,00 TL alacağının tahsilini talep edebilir. Zira taraflar arasındaki ihtilaf, davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni ile tamamlanamayan işlerin nam ve hesaba yaptırılmış olması sonucu oluşan borçların ve sözleşmede belirtilen cezai müeyyidelerin tahsiline ilişkindir. Davacı yüklenici ile davali taşeron arasında yapılan sözleşmeye göre taşeron, ... ... İnşaatı işinde, yüklenicinin yapmış olduğu 6. hakediş tespit hakedişi olarak kabul edilmek suretiyle bakiye inşaat işlerini yüklenmiş olup, işin süresi 25.12.2019 tarihinde dolmaktadır. Taşeronun hakettiği bedel, idare tarafından yükleniciye ödenen imalat * fiyat farkına %15 tenzilat uygulanmak suretiyle belirlenecektir. İş bitirilerek, 08.09.2020 tarihi itibarıyla geçici kabulü yapılmış bulunmaktadır. Ancak, davalımın işe gereken özeni göstermemesi, yeterli sayıda personel ve ekipmanla işe devam etmemesi nedeni ile davalı, davacı tarafından kendişine keşide edilen 24,07.2019, 05.11.2019, 29.12.2020 ve 28.01.2020 tarihli ihtarnamelerle uyarılmışsa da netice alınamamış olması ve davalının şantiyeyi terk ederek işi bırakması üzerine bakiye işler, sözleşmenin 22.maddesine istinaden taşeron nam ve hesabına yüklenici tarafından yapılmış bulunmaktadır. Buna göre taşeronun alacağı, işin tamamının kendisi tarafından yapılmış gibi düzenlenecek kesin hakedişinden, nam ve hesabına yapılan ödemeler düşülmek suretiyle 2.313.414,72 TL olarak hesaplanmış olup, bilirkişi raporu ile doğrulanmıştır, bu nedenlerle davanın kabulüne\"  karar vermek gerektiği gerekçesiyle \"Davanın KABULÜ ile 100.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine\" karar vermiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava dışı iş sahibiyle yaptığı sözleşme kapsamında imalatlara başlayarak altı adet hakediş yaptıktan sonra kalan kaba ve ince inşaat işlerin tamamının yapılmasına ilişkin müvekkili ile sözleşme akdettiği, müvekkilinin 11 adet hakediş yaptığı ve faturalar kestiği, davacı tarafça gider katılım bedeli açıklamasıyla 568.000 TL bedelli fatura düzenlenerek gönderilmesi üzerine müvekkilinin faturayı iade ettiği, sözleşme gereğince tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği halde ve ihtara rağmen davacının aynı açıklamayla 442.000 TL tutarlı bir fatura düzenleyerek gönderdiği, müvekkilinin bu faturayı da iade ettiği, davacı ile iş sahibi arasında düzenlenen 18 adet hakedişte müvekkilinin sözleşme gereğince tenzilat uygulayarak 2.322.507,50 TL tutarlı fatura düzenlediği, ancak faturanın davacı tarafça iade edildiği, iş sahibinin davacıya ödeme yapmasını takiben 15 gün içerisinde müvekkiline ödeme yapılması gerektiği, davacının daha uzun vadelerle kısmi ödemeler yaptığı, ayrıca ek işler nedeniyle fiyat farklarının müvekkiline yansıtılmadığı, müvekkili tarafından Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/454 esas sayılı dosyasıyla alacak davası açıldığı, ancak 17.11.2022 tarihinde bir arabulucunun müvekkilini arayarak eldeki davadaki bakiye alacağa ilişkin davet mektubu göndermek istediğini belirtmesi üzerine bu davadan haberdar olduğu, dosyaya vekaletname sunulduğu, yargılamanın müvekkilinin yokluğunda yürütülerek karar verildiği ve kararın kesinleştirildiği, tebligatların Tebligat Kanunu 35. maddeye göre yapıldığı, ancak şirket adresinin kapalı olması ve bu hususun yönetici tarafından doğrulanması üzerine iade edildiği belirtilmekle birlikte, bilgiyi veren kişinin isim ve soy isminin tebliğ parçası üzerine yazılmadığı, müvekkilinin belirtilen adreste bulunduğu ve etkin olarak faaliyete devam ettiği, posta memurunun müvekkili adresine hiç gelmediğinin değerlendirildiği, gerekçeli kararın tebliğe çıkarıldığı 28.07.2022 tarihinden önce müvekkilinin daha önceki adresinden ayrıldığı, 18.07.2022 tarihinde ticaret sicil gazetesinde yeni adresin ilan ve tescil edildiği, gerekçeli kararın tebliğinin usulsüz olduğu, kararın kesinleşmediği, kararın 17.11.2022 tarihinde öğrenildiği ve süresinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu, müvekkilinin Şubat-Mart 2020 döneminde işi bıraktığına dair iddianın gerçek olmadığını, SGK kayıtlarıyla da belirleneceği üzere müvekkilinin işi sonuna kadar devam ettirip, tamamladığı, 18 numaralı hakedişe ilişkin fatura tutarıyla bilirkişi raporuyla belirlenen 2.313.414, 72 TL nin neredeyse aynı olduğu nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde  uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tSomut olayda davacı yüklenici, davalı taşeron olup, davacının üstlendiği ... ... İnşaatı kapsamındaki işin davacı ile idarenin yaptığı 6 numaralı hakediş tespit kabul edilerek kalan kaba ve ince tüm inşaat işinin taraflarca akdedilen 06.03.2019 tarihli eser sözleşmesiyle davalıya taşere edildiği; sözleşmede davacının idareden alacağı hakedişten %15 indirim yapılmak suretiyle iş bedelinin ödenmesinin, anahtar teslim götürü bedel olarak yapılmasının, işin 25.10.2019 tarihine kadar bitirilmesinin, süresinde bitirilmediği taktirde gecikilen her gün için sözleşme bedelinin onbinde beşi oranında gecikme cezası kesilmesinin, 3 gün süreli ihtarı takiben yüklenicinin taşeron nam ve hesabına işi tamamlatması ile bu suretle yapılan giderin %10 fazlasıyla taşerondan tahsilinin kararlaştırıldığı, davacı yüklenici ile idarenin geçici kabulü 08.09.2020 itibar olunarak yaptığı, yine kesin kabulün de 01.03.2022 tarihinde tamamlandığı anlaşılmıştır. Eldeki davada yüklenici davacı, davalı taşeronun 2020 yılı Şubat - Mart aylarında şantiyeyi terk ettiğini, kalan işlerin davalı nam ve hesabına yaptırıldığını öne sürerek davalı nam ve hesabına yaptırılan imalatlar bedeli ile gecikme cezasının tahsilini talep etmiştir. Dairemizin geri çevirme kararı üzerine UYAP üzerinden eklenen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/454 esas sayılı davasının 25.06.2021 tarihinde taşeron AKD tarafından yükleniciye karşı bakiye hakediş alacağının tahsili için açıldığı, davanın derdest olduğu, bu dosyaya sunulan ek raporlarda idarenin kendisinden kaynaklı nedenlerle yüklenici ... süre uzatımları verdiği, idare tarafından yüklenici ... gecikme cezası kesilmediği, sözleşmenin feshedilmediği hususları da tespit edilerek davacı taşeron nam ve hesabına yaptırılan imalatlar ve ödemeler de gözetilmek suretiyle davacı AKD'nin bakiye alacağının 174.131,38 TL olarak hesaplandığı, 12.11.2024 günlü duruşmada ek rapor alınmasına ve duruşmanın 11.02.2025 tarihine ertelenmesine karar verildiği anlaşılmakla eldeki dava ile 2022/454 esas sayılı dava arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğundan davaların birleştirilerek birlikte görülmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde  karar verilmiş olması dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, mahkeme kararının HMK 353/1.a.4-6 maddeler gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararına göre inceleme yapılmak üzere dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br> \tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-)\tDavalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,<br>\t2-)\tAnkara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/06/2022 tarih ve 2021/481 E-2022/433 K<br> <br>sayılı kararının HMK 353/1.a.4-6 maddeler  gereğince kaldırılmasına,<br>\t3-)\tDavanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t4-)\tDavalı tarafından yatırılan 80,70 TL + 80,70 TL + 1.627,05 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t5-)\tDavalı tarafça ödenen istinaf istinaf başvurma harcı ile yaptığı istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\t\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1-a madde gereğince KESİN olarak 15.01.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t\t<br><br>Başkan <br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br><br> e-imzalıdır<br><br>Üye<br> e-imzalıdır<br><br>Katip<br> e-imzalıdır<br><br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c80343979d3f067","SID":"e6caba785bb81bd9"}}