{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">     <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>22. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2025/5 <br>KARAR NO\t: 2025/64<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO \t: 2024/659  <br>KARAR NO\t: 2024/956 <br>KARAR TARİHİ\t: 11.10.2024<br><br>TALEBİN KONUSU: İhtiyati Tedbire İtiraz <br><br>KARAR TARİHİ\t: 13.01.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13.01.2025<br><br>İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.10.2024 tarihli, 2024/659 Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, raportör üye tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>TALEP:<br>İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, davalı alacaklı tarafından dava dışı borçlu hakkında Selçuk İcra Müdürlüğünün 2014/434 Esas numaralı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi sırasında İİK 89 ihbarnamesine itiraz edilemediğinden borçlu duruma düştüğünü, davalı alacaklının müvekkili kooperatifin eski başkan yardımcısı olduğu için davacının borçlu olmadığını bilen bir kişi olduğunu, onun da katılmış olduğu genel kurul toplantısında sahte imzalar ile genel kurul yaptıklarını ve tasfiye kararı aldıklarını, Kooperatif başkanının ise ...  yani ... 'ın dosyasının asıl borçlusu olduğunu, Kooperatif başkanı olan borçlu ... 'in kooperatifin kasasını boşaltarak kayıplara karıştığını, davalı ... 'ın 2014 yılında başlattığı takipten çok uzun bir süre sonra ... 'in dolandırdığı davacı kooperatife, üstelik kendilerinin sahte genel kurul toplantısında tasfiye kurulu adresi olarak ticaret sicil müdürlüğüne bildirdikleri adrese tesbligat yaptırıp iç kapı numarası da yazılmadan tebligat çıkarılarak müvekkillerinin tebligattan haberi olmamasından yararlanıp 89/1, 89/2 ve 89/3 göndermek suretiyle müvekkillerini borçlu durumuna düşürerek müvekkilinin kalan tek gayrimenkulüne haciz koyarak müvekkilini mağdur ettiğini, usulsüz tebligat şikayeti yapıldığını, hakimin şikayeti ciddi görüp takibin durdurulması kararı verdiğini, arabuluculuk sürecinin de olumlu geçmediğini ileri sürerek, müvekkilinin Selçuk İcra Müdürlüğü 2014/434 Esas numaralı dosyasından borçlu olmadığının tespiti ile, dava değeri asıl alacağın %15 teminatı karşılığı icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Mahkemece 13.08.2024 tarihli ara karar ile; İ.İ.K.72/3. maddesinin 2. cümlesi gereğince taktiren dava değeri ve icra takip asıl alacak tutarı olan 676.120,00 TL'nin %15' i oranında teminat 101.418,00 TL nakit (veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu) yatırıldığı takdirde dava konusu Selçuk İcra Müdürlüğü'nün  2014/434 Esas sayılı  icra takip dosyasına ihtiyati tedbir talep eden borçlu davacı tarafından yatırılacak paranın dava sonuçlanıncaya değin aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen davalı alacaklıya ödenmemesi  yönünde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir.<br>İTİRAZ :<br>Davalı vekili, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ve ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını bildirerek ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN İTİRAZ ÜZERİNE VERDİĞİ KARARININ ÖZETİ :<br>Mahkemece duruşma açılmak suretiyle verilen 11.10.2024 tarihli ara karar ile; davacı tarafça 101.418,00 TL teminatın 19.08.2024 tarihinde yatırılarak makbuzunun dosyaya ibraz edildiği, 13.08.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararında belirtilen gerekçeler ile davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir. <br>Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ :<br>Davalı vekili, davacı üçüncü şahsın takip borçlusu olmadığı için İİK'nın 72. maddesine göre genel hükümlere dayanarak menfi tespit davası açamayacağını, davacı üçüncü şahsın İİK'nın 89. maddesi gereği 15 günlük yasal süresi  içinde menfi tespit davasını açmadığını, tedbir kararının İİK'nın 72. maddesine göre verilmesinin yerinde olmadığını, takip dosyasındaki tebligatların Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine uygun olarak yapıldığını, güncel borcu 1.227.514,32 TL olduğu için alınan teminat miktarının da hakkaniyete uygun olmadığını, yaklaşık ispatın mevcut olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>GEREKÇE : <br> İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Talep, İİK'nın 89/3. maddesine dayalı menfi tespit davasında ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.<br>İhtiyati tedbir; 6100 Sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasıyla hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir kurumu kabul edilmiştir.<br>HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.<br>İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.<br>İhtiyati tedbire esas olan hakkında iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun ''uyuşmazlık konusu hakkında'' diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (madde 389/1). Ancak özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir.<br>2004 sayılı İİK'nun 89/3. maddesi gereğince, ikinci haciz ihbarnamesine süresi   içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde  sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut  bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir, bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin  yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri  menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur.<br>İİK 72. maddede düzenlenen menfi tespit davası borçlu tarafından açılan bir dava iken, İİK 89/3'de düzenlenen menfi tespit davası takibin borçlusu tarafından değil, İİK 89. maddedeki yasal yollara başvurmayan veya süresinde başvurmadığı için haciz ihbarnamesindeki miktar yönünden borçlu konumuna gelen 3. şahıs tarafından açılan bir davadır. <br>Somut olayda; davacı tarafça İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan davada, haciz ihbarnamelerinin usulsüz olarak tebliğ edildiği iddia edilmiş olmakla, ihtiyati tedbir talebinin genel ihtiyati tedbir düzenlemesi olan HMK'nın 389. vd. maddelerine göre değerlendirilmesi ve uygun görülen ihtiyati tedbire karar verilmesi gerekir. Üzerine ihtiyati tedbir konulması istenen takibin uyuşmazlık konusu olması, sunulan delillerin yaklaşık ispat bakımından dava aşaması itibarıyla ihtiyati tedbir yönünden yeterli olması, mevcut durum ve aşamada meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi nedeniyle, netice olarak ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.<br>Teminata yönelik istinaf itirazı bakımından ise, davanın niteliğine, teminatın mahkemenin takdirinde olmasına, yargılama aşamasına göre teminat miktarının arttırılıp azaltılmasına, teminat alınmasına veya teminatın kaldırılmasına ilk derece mahkemesi tarafından karar verilebileceği hususu dikkate alındığında, mahkemece alınan teminat miktarı da Dairemiz tarafından bu aşamada uygun bulunmakla, teminat miktarına yönelik istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir.<br>Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.013,90 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 586,30 TL'nin ihtiyati tedbire itiraz eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusu nedeni ile ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, \t<br>4-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil olmayan kararın ilk derece mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılmasına, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 13.01.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"62618a76f5af8281","SID":"f19dd4a62bfa3508"}}