{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ    <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE ... MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/03/2024<br>ESAS NO\t\t:.....<br>TALEP KONUSU\t: İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ\t: 30/12/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 15/01/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi talep eden vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ\t<br>İhtiyati Tedbir talep eden vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin şirketi temsile münferiden yetkili olan kişilerin ... ve ... olup, müvekkili şirket ortağı ve yetkilisi olan ... ile ... ve ... diğer ortağı ...yakın akraba olduklarını, ... ile ... evli olup, ... ise ... öz kardeşi, ... ise ayrıca kuzeni olduğunu, ...'ın şirketi fiilen münferiden temsil etme yetkisi bulunmasına istinaden şirketlerin ayrılması ve buna ilişkin protokol yapılmasına karşın eşinin de hissedar olduğu ... ... ve ... .... Lehtar gösterilmek suretiyle gerçekte herhangi bir borç ilişkisi bulunmamasına karşın konusu suç teşkil edecek şekilde hileli yollarla tanzim edilen  06.03.2024 keşide tarihli... seri nolu 75.000.000 TL bedelli çek, 06.03.2024 tarihli ... seri nolu 75.000.000 TL bedelli çek, 07.03.2024 keşide tarihli 75.000.000 TL bedelli ....seri nolu çek ve 08.03.2024 tarihli 81.000.000 TL bedelli ... seri nolu çekler 12.03.2024 tarihinde bankaya ibraz edildiğini, nüvekkili şirket tarafından hileli şekilde düzenlenen çeklerin varlığından bankaya ibrazı üzerine haberdar olunması sebebiyle hesapta çek karşılıkları bulunmadığından çeklere karşılıksızdır işlemi yapıldığını belirterek İİK 72. Maddesi uyarınca öncelikle teminat aranmaksızın mahkeme aksi kanaatte ise asgari teminat ile henüz açılmamış olmakla birlikte açılabilecek icra takiplerinin tedbiren  durdurulmasına, 4 adet  çekin ciro edilmesinin veya sözleşmeye aykırı doldurulmasının önüne geçilmesi amacıyla çeki  teslim alan davalı ....adresinden alınarak mahkeme kasasında muhafazasına ilişkin tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br> \tMahkemece, taraflar arasındaki akrabalık, iş ortaklığını oluşturan şirketler arasındaki iş bölümü, tasfiye, hangi şirkette kimin ne şekilde hisse sahibi olacağı gibi hususlar adi yazılı şekilde düzenlenmiş olup geçerliliği yapılacak yargılama ile belirlenecek olmakla, ayrıca çekleri elinde bulunduranların yasal haklarından biri de icra takibi başlatmak olup, talepte bulunulduğu tarihte henüz başlatılmış icra takibi olmadığı için dava açıldığında takipten önce tedbir talebinde bulunulduğu için davanın açıldığı mahkemenin İİK 72.maddesi uyarınca başlatılan icra takibini durdurması mümkün olduğu, bu aşamada ortada başlatılmış icra takibi yok iken yasal hakkın kullanılmasını engelleyecek şekilde çeklerin icra takibine konu edilmelerinin yasaklanması şeklinde tedbir kararı verilemeyeceği, çeklerin hamili olduğu ileri sürülen karşı taraftan alınıp, mahkeme kasasına alınmasını, yine çeklerden kaynaklanan ibraz, icra takibi başlatmak gibi yasal hakların kullanılmasını ortadan kaldıracağı belirtilerek bu hali ile koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  <br>İstinaf eden talep eden vekili,<br>Alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleştiğini, 18/04/2022 tarihli sözleşmenin geçerli olduğunu ve hüküm doğurması için yargılama yapılmasına gerek bulunmadığını, İİK 72. Maddesi uyarınca talebin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, çeklerin icra takibine konu edildiğini, somut olayda tedbirin şartlarının oluştuğunu bildirerek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, ihtiyati tedbirin şartlarına ilişkindir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. <br>İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br><br>Menfi tespit davalarında tedbir müessesesi İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir.<br>İİK'nın 72/2. maddesinde icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkemenin, talep üzerine alacağın % 15'inden az olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında, davaya konu alacağın icra takibine konu edilmemesi hakkında ihtiyati tedbir kararı verebileceği düzenlenmiştir. Bu maddenin düzenleniş biçiminden menfi tespit davasına bakan mahkemece mevcut, delil durumu nazara alınarak tedbire karar verilebileceği, delil durumunun değişmesi durumunda verdiği tedbir kararını kaldırabileceği anlaşılmaktadır. Mahkemenin tedbir verip vermemekte takdir hakkı bulunmaktadır.<br>İİK’nın 72/3.maddesinde; “İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez.<br>Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.” şeklinde yasal düzenleme mevcuttur.<br>Menfi tespit davası her ne kadar İİK’da düzenlenmiş ise de icra hukukuna özgü bir dava türü olmayıp maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden ve HMK’daki genel usul ve yargılama kurallarına tabi olan ve genel mahkemelerde görülen bir dava türüdür.<br>Dolayısıyla usul kuralları bakımından İİK hükümleri ile yetinilmesi doğru olmayıp HMK’daki usul kurallarının ve yasal düzenlemenin dikkate alınması gerekmektedir.<br>Yine her ne kadar menfi tespit davası, İİK da özel olarak düzenlenmiş ise de  borçlu olmadığı iddiası ile açılan menfi tespit davasında; ödeme borcun sona ermesi, edimin ifa edilmemesi başta olmak üzere pek çok iddia gerek borcun dayanağı olan belgeye ilişkin def’ilerden gerekse kişisel def’ilere ilişkin olabilir.<br>Diğer yandan takibin durdurulması bakımından HMK’nın ihtiyati tedbirin koşullarına ilişkin genel düzenlemelerinin dikkate alınarak HMK'nun 390/3.maddesinde; “tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” şeklindeki düzenlemede “yaklaşık ispat” ölçüsünde bir kısım delil ve emarelerle haklılığı ihtimal dahilinde gösteren belgelere dayalı olması koşulu da aranmalıdır.<br>Bu genel açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; uyuşmazlık dava konusu faturalar nedeniyle davacının borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için davacının iddialarını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekmektedir. Dosya kapsamı doğrultusunda talepçinin bu aşamada HMK'nun 390.maddesi gereğince \"yaklaşık ispat\" ölçüsünde ispat sağlayamadığından bu gerekçe ile mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle HMK'nun 353(1)-b.2 maddesi gereğince kararın düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.   <br><br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>Ankara 9.Asliye ... Mahkemesinin 2024/32 D.İş Esas 2024/32 D.İş Karar sayılı 14/03/2024 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>a-İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE,<br>   3-İstinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde yatırana iadesine,  <br>4-İstinaf eden ihtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan istinaf posta giderinin ilk derece mahkemesince nihai kararda değerlendirilmesine,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>8-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dair, HMK'nun 362/1.f.maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 30/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br><br> e-imzalıdır<br><br><br> e-imzalıdır<br><br><br> e-imzalıdır<br><br><br> e-imzalıdır<br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1e063961253e25d4","SID":"61ae0d309ba5ab1a"}}