{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1205 Esas <br>KARAR NO:2024/2115 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2021/8  Esas - 2022/287 Karar <br>TARİH:24/03/2022<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:26/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın davalı taraftan yapılan ticaret nedeniyle 1.451,92 USD alacaklı alacağının olduğunu, davalı tarafın borcunu ödemediğini, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın iş bu takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, itirazın iptaline, takibin devamına, 1.451,92-USD alacağın takip tarihinden itibaren yıllık 4 USD mevduata bankalarca fiilen uygulanan azami yıllık faiz ve değişen oranlardaki faizi ile birlikte ödenmesine, davalı tarafın aleyhine ana alacağın 9620 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı tarafın davacı tarafa borcunun olmadığını, davacı tarafın 1.451,92 USD alacağını neye  dayandırdığını ispat etmesi gerektiğini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 24/03/2022 tarih ve 2021/8  Esas - 2022/287 Karar sayılı kararında;\"Dava, itirazın iptali davası olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının icra takibine konu cari hesaptan kaynaklı alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarında olduğunun tespitine karar verildi. Açıklandı açık duruşmaya devam olundu. ... sayılı takip dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp edildiği, incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusuna karşı cari hesap alacağına istinaden 1.451,92-USD'nin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusu tarafından borca ve yetkiye itiraz edildiği anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularında davalının ticari defter ve belgeleri incelenerek rapor düzenlenmesinin istenilmesi için Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, alınan talimat bilirkişi raporunda özetle;Davacının, vekili aracılığıyla vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle “... müvekkil ile davalı şirket arasında var olan ticari bir iş ilişkisi neticesinde bakiye kalan borç ödenmesi talebine rağmen ödenmemiş, davalı aleyhinde ... sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış, davalıca ödeme emrine itiraz edilmiştir.Fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutulmak kaydıyla, itirazın iptali ile takibin devamına, 1.451,92 USD ana alacağın takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar ve fiili ödeme günündeki döviz kuru esas alınarak USD alacak için işleyecek yıllık %4 USD faizi ile birlikte ödenmesine, ana alacağın %20 den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini vekil olarak saygılarımla dilerim.” diye beyan ettiği,  davalının, vekili aracılığıyla vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle “ müvekkil şirketin davacı ... Şti.'ye herhangi bir borcu yoktur. İş bu durum yapılacak defter incelemesi sonucu ortaya çıkacaktır.Yukarda izah olunan nedenler ve mahkemenizin resen gözeteceği nedenler ile açılan davanın, müvekkil şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığından esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini vekil eden adına saygıyla talep ederiz. “ diye beyan ettiği, mahkemenin 25.03.2021 tarihli duruşmasında; “...taraflar arasındaki uyuşmazlık konularında davalı tarafa ait ticari defter ve bağlı kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına...” karar verilerek dosyanın tarafıma tevdi edildiği,Davalıya ait defterlerin tasdiki zorunlu defterlerden olduğu, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 yılları açılış ve kapanış tasdiklerinin, 2018 yılı açılış tasdikinin T.T.K'nun 69. İle 213. sayılı V.U.K.'nun 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, 2018 yılı yevmiye defteri kapanış tasdikinin sunulmadığı, 2019 ve 2020 yıllarında e-deftere geçildiği, defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulmuş olduğu, tutulması zorunlu diğer defterlerin birbirlerini doğruladığı,Davalı ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan (27.12.2019) takip tarihi itibarı ile davalının fatura kesmesi neticesinde alacağının görülmediği, ancak takip tarihinden sonra muhtelif tarihlerde aynı tutar üzerinden karşılıklı olarak fatura düzenlemeleri devam ettiğinden 31.12.2019 tarihinde davacının davalıdan 2.166,88 TL alacaklı görüldüğü, 2020 yılındaki muavin incelemesinde (rapor ekinde belirtilmiştir) davalının fazla fatura düzenlemesi sebebi ile 31.12.2020 tarihinde 4.494,04 TL davacının davalıya borçlu göründüğü kanaati bildirilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularında davacının ticari defter ve belgeleri incelenerek rapor düzenlenmesi istenilmiş olup, alınan bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafın takip tarihi itibariyle 1.451,92 USD (1.451,92 USD * 5,90 TL - 8.566,33 TL asıl alacak talebinin olduğu, Davacı tarafından 13.09.2021 tarihli yerinde inceleme talep dilekçesi sunulduğu, davacı defalarca iletişime geçildiği, taraf ile yerinde inceleme yapabilme Dosya muhteviyatında bulunan davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelendiği bilirkişi raporunda taraflar arasındaki ticari iş ilişkisinin 16.01.2012 tarihinde başladığının beyan edildiği, Davacı tarafın takip tarihinin 23.12.2019 olduğu, ayrıca tarafların ticari defter ve kayıtlarını karşılaştırabilmek için davacı taraftan 2012-2019 yılları arası ticari defter ve kayıtlarının tamamının belgeleri ile birlikte inceleme yapabilmek adına talep edildiği, davacı taraftan defalarca talep edilmesine rağmen, sadece 2013 yılı kebir defteri, 2014-2015 yılları yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin incelemeye sunulduğu, fakat ticari defterlerin dayanak belgeleri olan detay mizan, cari hesap ekstresi, muavin dökümü, fatura, sevk irsaliyesi vs. tevsik edici belgelerin incelemeye sunulmadığı, defterlerin dayanak belgeleri olan detay mizan, cari hesap ekstresi, muavin dökümü, fatura, sevk irsaliyesi vs. tevsik edici belgelerinin hep birlikte incelemeye sunulmadığı, bu durumun inceleme esnasında tutanak altına alındığı, Dosyaya davacı tarafından defter incelemesi öncesinde sunulan 20.12.2019 tarihli dövizli cari hesap ekstresi belgesinde, 31.03.2016 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 2.615,51 TL - 1.451,92 USD alacağının bulunduğun beyan edildiği, davalı tarafa ait ticari defterlerinin Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021-127 Talimat Sayılı Dosyası 15.06.2021 tarihli bilirkişi raporu ile incelendiği, Bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle, Davalı tarafın 2012-2013-2014-2015-2016-2017 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin, 2018 yılı açılış tasdikinin TTK nın 69. ile 213 sayılı V.U.K. nun 220-222 maddelerinde öngörülmüş esaslarına uygun yaptırıldığının, 2018 yılı kapanış tasdikinin sunulmadığının, 2019-2020 yıllarında e-deftere geçildiğinin, defterlerin kayıtlama sistemi olarak tek düzen muhasebe sistemi uygulama genel tebliğine ve muhasebe ilke ve kurallarına uygun olarak tutulduğunun ve tutulması zorunlu diğer defterlerin birbirini doğruladığının beyan edildiği, Davalı ticari defter ve kayıtlarına göre; davacının davalıdan 27.12.2019 takip tarihi itibariyle davalının fatura kesmesi neticesinde alacağın görülmediğinin, ancak takip tarihinden sonra muhtelif tarihlerde aynı tutar üzerinden karşılıklı olarak fatura düzenlemeleri devam ettiğinden 31.12.2019 tarihinde davacının davalıdan 2.166,88-TL alacaklı görüldüğünün, davalının fazla fatura düzenlemesi sebebiyle 31.12.2020 tarihinde davacının davalıya 4.494,04-TL borçlu göründüğünün bildirildiği, Netice itibariyle, yukarıda detaylı olarak izah edilen nedenlerden dolayı davacı tarafın ticari defterler ve kayıtlarının incelenemediği, dolayısıyla taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin/borç alacak bakiye durumunun karşılaştırmalı olarak irdelenemediği, borç veya alacak bakiye durumunun da tespit edilemediği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle talep ettiği alacağı ticari defter, kayıt ve belgeleriyle ispat etmesi gerektiği, tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin mahkemenin kanaatinde olduğu bildirilmiştir.Davacı tarafça yemin deliline dayanılmış olmakla, davalı tarafa yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı hususunda beyanda bulunmak, yemin teklif edecek ise yemin metnini ibraz etmek üzere kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça yemin metni ibraz edilmemiştir.Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesinde;Dava cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup dosyada alınan  bilirkişi raporunda   davacı taraftan 2012-2019 yılları arası ticari defter ve kayıtlarının tamamının belgeleri ile birlikte inceleme yapabilmek adına talep edildiği, davacı taraftan defalarca talep edilmesine rağmen, sadece 2013 yılı kebir defteri, 2014-2015 yılları yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin incelemeye sunulduğu, fakat ticari defterlerin dayanak belgeleri olan detay mizan, cari hesap ekstresi, muavin dökümü, fatura, sevk irsaliyesi vs. tevsik edici belgelerin incelemeye sunulmadığı davalı tarafın 2012-2013-2014-2015-2016-2017 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin, 2018 yılı açılış tasdikinin TTK nın 69. ile 213 sayılı V.U.K. nun 220-222 maddelerinde öngörülmüş esaslarına uygun yaptırıldığının, 2018 yılı kapanış tasdikinin sunulmadığının, 2019-2020 yıllarında e-deftere geçildiğinin, defterlerin kayıtlama sistemi olarak tek düzen muhasebe sistemi uygulama genel tebliğine ve muhasebe ilke ve kurallarına uygun olarak tutulduğunun ve tutulması zorunlu diğer defterlerin birbirini doğruladığının beyan edildiği, Davalı ticari defter ve kayıtlarına göre; davacının davalıdan alacağın görülmediği tespit edilmiş olup  bu kapsamda davacı tarafın takip tarihi itibariyle talep ettiği alacağı ticari defter, kayıt ve belgeleriyle ispat etmesi gerektiği ancak davacının defterlerini eksiksiz bir şekilde sunmadığı dikkate alındığında  .(HMK madde 227/1 hükmü  gereği mahkememizin 17/02/2022 tarihli celsesinde davacı taraf yemin deliline dayanılmış olmakla, davalı tarafa yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı hususunda beyanda bulunmak, yemin teklif edecek ise yemin metnini ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça usulüne uygun yemine ilişkin beyan dilekçesi ve yemin  metni ibraz edilmediği hususu değerlendirilmesinde ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun '' (HMK) 190.maddesine göre “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.'' hükmü dikkate alındığında ispat yükü davacı tarafta olup  davacı iddiasını ispat edememiştir. İspat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\"gerekçesi ile,'' Açılan davanın reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olup, mahkemece savunma haklarının kısıtlanarak, eksik inceleme ve hatalı yorum ile hüküm kurulduğunu, Yargılama aşamasında ve bilirkişi incelemesi esnasında taraflarınca bir takım fiili imkansızlıklar nedeniyle (işyeri taşınması sırasında taşınan defter ve belgelerin ile bilgisayarların bir kısmının depo içinde bulunamaması sebebiyle) bilirkişi tarafından taraflarından istenen bir kısım evrakların sunulamadığını; taraflarınca sunulan defter ve belgelerin ise bilirkişi tarafından, karşılaştırmalı bir inceleme için yeterli bulunmadığını, ancak sadece bu sebebe bağlı olarak, ilk derece mahkemesi tarafından iddialarının ispat edilemediği sonucuna varılarak davanın reddi yönünde hüküm kurulmasının hukuken hatalı olduğunu,Dava açarken ilk derece mahkemesine sunulan delil listelerinin 3. bendinde delil olarak \"tarafların (=davacı ve davalı) ticari defter ve kayıtları\"na da dayanıldığını, yargılama esnasında da, bilirkişi tarafından, davalının ticari defterleri üzerinde Bursa 3. Asliye Ticaret Mah.'nin 2021/127 Talimat numaralı dosyasından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda da; \"dosya kapsamında yapılan incelemede, tarafımızca dosyaya sunulan dövizli cari hesap belgesinde, 31/03/2016 tarihinde tarafımızın davalıdan 2.615,51 TL=1.451,92.-USD alacağımızın olduğu\" yönünde beyanda bulunulduktan sonra, \"31/12/2019 tarihinde davacının davalıdan 2.166,88.-TL alacaklı görüldüğü, 2020 yılındaki muavin incelemesinde davalının fazla faturadüzenlemesi sebebi ile 31/12/2020 tarihinde davacının davalıya 4.494,04.-TL borçlu göründüğü\" hususunun açıkça tespit olunduğunu,Taraflarınca icra takibinin 23/12/2019 tarihinde başlatıldığını, 31/12/2019 tarihinde ise, davalının ticari kayıtlarında ( 2016 yılından süre gelen ve davalı tarafından TL olarak işlenen bakiye olan)  müvekkiline  2.166,88.-TL. borcu olduğunun görünmekte olduğunu, taraflarınca dosyaya sunulan ve bilirkişi tarafından da incelenen dövizli cari hesap belgesinde de, 31/03/2016 tarihinde taraflarının davalıdan 2.615,51 TL=1.451,92.-USD alacaklı olduğunun açıkça görüldüğünü, bilirkişi tarafından düzenlenen rapordan ve raporda mevcut, davalıya ait cari hesap ekstresindeki açılış-kapanış kayıtlarından da anlaşıldığı üzere; davalı tarafın müvekkili firmaya  31.03.2016 ,31/12/2017, 31/12/2018, 31/12/2019 tarihlerinde 2.166,88.-TL. borçlu iken, bu borcu USD kurunu baz alıp revize ederek müvekkiline ödemek yerine, kötüniyetli olarak,  üç yıl sonra hiçbir gerekçe göstermeden düzenlenen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun, mükerrer faturalar ile müvekkili firmayı, davalı firmaya karşı 4.494,04.-TL borçlu durumuna getirdiğinin açıkça görülmekte olduğunu, Ayrıca, davalının borca itiraz ve davaya cevap dilekçeleri incelendiğinde ise sadece \"hiçbir borçlarının olmadığı\" yönünde itiraz ve iddiada bulunulmuş olduğunu, karşı bir alacaklarının varlığına ilişkin bir iddiada da bulunulmadığını, hatta 111,50.-USD ile sınırlı olmak üzere bir borcun varlığını (davalının sadece bu bedel borcu olduğuna ilişkin beyanını kabul anlamına gelmemek kaydıyla)  kabul ettiklerinin de açıkça görülmekte olduğunu, Yine borçlu davalının, taraflar arasında bir anlaşma olmamasına ve bu yönde bir  teamül de bulunmamasına rağmen  97,20.-USD ve 75,60.-USD bedelli faturaların, müvekkili tarafından gönderilen numune kumaşlara ilişkin olması iddiasıyla işleme almadığını da yargılama esnasında yazılı olarak beyan ettiğini, bu  hususu davaya cevap dilekçesi ile beyan eden davalının, faturaların döviz olarak düzenlenmesine bir itirazda da bulunmadığının da yapılan yargılama ile sabit olduğunu, dolayısıyla, taraflar arasında ticaretin döviz üzerinden yapıldığının ve davalının ilk borç bakiyesinin doğduğu (2016 yılı) tarihteki kur ile müvekkili şirkete bir döviz borcu olduğuun, davalının beyanları ile de sabit olduğunu, Bu sebeplerle, taraflarınca, delil olarak tarafların (=davacı ve davalılın)  ticari defter ve kayıtlarına da dayanılmış olması nedeniyle, müvekkilinin  davalıdan döviz bazında olan alacağının; davalının cari hesap kaydındaki,  ilk borç bakiyesinin doğduğu tarihteki kur karşılığı esas alınarak kademeli olarak yapılacak hesap ve bu hesaplama yapılırken, davalı tarafından, numune kumaşlara ait olması nedeniyle hukuka aykırı olarak defterlerine kaydetmedikleri ikrar olunan 97,20.-USD ve 75,60.-USD bedelli faturaların varlığı da göz önünde bulundurularak bilirkişi marifetiyle tespiti için dosyanın uzman bir bilirkişiye tevdii suretiyle tespitinin talep edildiğini, ancak  ilk derece mahkemesi tarafından bu taleplerinin, savunma hakları kısıtlanarak ve hukuka aykırı olarak reddolunduğunu,İleri sürerek, yukarıda kısaca açıklanan nedenlerle ve resen göz önünde bulundurulacak sebeplerle; ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasına, taraflarınca açılan davanın kabulüne, dairemizce karar verilememesi halinde ise söz konusu kararın kaldırılarak  dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; ticari satış ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dava konusu takip dosyası kapsamından; davacının davalı aleyhine,\"23/12/2019 tarihli, 1.451,92-USD tutarlı, cari hesap bakiyesi\" açıklaması ile  25/12/2019 tarihinde, 1.451,92-USD alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, davalının takibe süresinde yaptığı itiraz sonucu eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Davacı yan, taraflar arasında USD cinsinden ve açık hesap üzerinden yürütülen ticari satış ilişkisi bulunduğunu, bakiye tutarın ödenmemesi üzerine davalı aleyhine başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürmüştür.Davacının delil olarak tarafların ticari defter ve kayıtlarına, tarafların cari hesap ekstrelerine, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen tüm fatura ve irsaliyelere, BA-BS formlarına, gerekli görülmesi halinde taraflar arasındaki yazışmalara, bilirkişi incelemesi ile yemin deliline dayandığı, davalının delil olarak ticari defter ve kayıtlara, cari hesap esktrelerine, faturalara, BA-BS formlarına, taraflar arasındaki mail ve yazışmalara, bilirkişi incelemesi, tanık beyanı ve yemin deliline dayandığı anlaşılmıştır.Mahkemece icra dosyası celbedilerek, Bursa'da bulunan davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde istinabe yolu ile mali bilirkişi incelemesi yaptırılmış, akabinde davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde mali bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davacıya yemin delili hatırlatılmış, davacı vekilinin bilirkişi incelemesi tarihinde bulunamamaları nedeniyle sunulamayan ticari defter ve kayıtların sunulması için süre verilerek yeniden inceleme yapılması talebi reddedilerek, karşı tarafa yemin de teklif edilmediğinden, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri, taraflar arasındaki ticari ilişkinin USD cinsinden yürüdüğü, davalının takip tarihinde kendi defterlerinde davacıya  2.166,88-TL borçlu göründüğü, takip tarihinden sonra düzenlenen iade faturalarıyla davacıyı borçlu hale düşürdüğü görülmesine rağmen mahkemece bu husus değerlendirilmeksizin ve inceleme günü taşınma sebebi ile bulamadıkları ticari defterlerin sunulması için ek süre talepleri incelenmeksizin, yine davalının cevap dilekçesinde 111,50-USD alacağı kabul ettiği gözden kaçırılarak hüküm tesisinin hatalı olduğu yönündedir. Davalının ticari defterleri üzerinde istinabe yoluyla yaptırılan inceleme sonucunda, davalının 31/03/2016 tarihinden takip tarihine dek davacıya 2.166,88-TL borçlu göründüğü, davalının takip tarihinden sonra 2020 yılı içinde davacıya fatura keserek 31/12/2020 tarihi itibariyle davacıdan 4.494,04-TL alacaklı duruma geçtiği tespit edilmiştir. Davacının defterleri üzerinde yaptırılan mali inceleme neticesinde bilirkişinin, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2012 yılında başladığı, davacının incelemeye 2013, 2014, 2015 yılı defterlerini sunduğu, davacı ile defalarca iletişime geçilmesine rağmen 2012 ila 2019 yılları arası ticari defterlerin tamamının ve dayanaklarının inceleme sunulmadığı, bu nedenle karşılaştırmalı inceleme yapılamadığı, davacının sunduğu dövizli cari hesap esktresine göre davacının 31/03/2016 tarihinde ve takip tarihinde davalıdan 1.451,92-USD (2.615,51-TL)  alacaklı göründüğü, davalının incelenen defterlerine göre ise davalının 31/03/2016 tarihinden takip tarihine dek davacıya 2.166,88-TL borçlu göründüğü, takip tarihinden sonra düzenlenen faturalarla davalının davacıdan 4.494,04-TL alacaklı konuma geçtiği kanaatini bildirdiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde, davacı şirketin adres değişikliği ve taşınması nedeniyle ulaşılamayan defter ve kayıtların temini çalışmalarının sürdüğü belirterek, mahkemeden bu hususta süre ve yeniden inceleme yapılmasını talep ettiği görülmüştür.Dosya kapsamında, açık hesaba konu fatura ve irsaliyelerin bulunmadığı, mahkemece bunların sunulması yönünde bir ara karar da oluşturulmadığı, yine tarafların ba-bs formlarının celbedilmediği anlaşılmaktadır. Öte yandan bilirkişi raporlarında taraf defterlerinde yer alan fatura kayıtlarının döviz cinsinden mi TL cinsinden mi oldukları incelenmemiştir. Yine davalının takip tarihinden sonra davacıya kestiği ve davalı tarafından iade faturası oldukları belirtilen faturaların mahiyeti de anlaşılamamaktadır. Davanın dayanağı bakiye açık hesap alacağı olup, mahkemece taraflar arasındaki ticari ilişkinin başladığı tarihten itibaren açık hesaba konu tüm fatura ve irsaliyelerin dosyaya sunulması için  taraflara süre verilmesi, davalının cevap dilekçesindeki savunmaları ile dilekçe ekinde sunulan mutabakat ve mail yazışmaları da değerlendirilerek, ilişkinin döviz cinsinden mi TL cinsinden mi yürütüldüğünün tespit edilmesi, şayet davacının alacağı TL cinsinden ise, döviz cinsinden başlatılan takibin usulüne uygun olup olmadığının irdelenmesi, yine tarafların 2012 yılından dava tarihine dek olan ba-bs formlarının celbedilmesi, buna göre davacının açık hesaba konu ettiği faturalardan hangilerinin davalı defterlerinde kayıtlı olduklarının veya defterlerde kayıtlı olmasalar dahi vergi dairesine bildirildiklerinin belirlenmesi, davalının kendi defterlerinde takip tarihi itibariyle davacıya borçlu göründüğü de nazara alınarak, davalının takip tarihinden sonra davacıya kestiği faturaların dosyaya celbi ile mahiyetlerinin belirlenmesi,  buna göre varsa taraflar defterlerinde takip ve dava tarihleri itibariyle oluşan açık hesap farklılığının nedenlerinin ortaya konması amacıyla mahkeme ve kanun yolu denetimine açık ek rapor veya yeni bir  mali bilirkişi raporu alınması, tarafların yemin deliline dayandıklarının gözden kaçırılmaması ve oluşacak sonuca göre davacının davalıdan alacağının varlığı ve miktarı hususunda bir karar verilmesi iken, deliller toplanmaksızın, eksik inceleme ile hüküm kurulması yerinde olmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.Sonuç itibariyle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 24/03/2022 tarih ve 2021/8  Esas - 2022/287 Karar  sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/12/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"438fab6384bcde29","SID":"0b5d520f5f32420a"}}