{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1316 <br>KARAR NO:2024/2086<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:11/01/2022<br>NUMARASI:2021/166 Esas-2022/9 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:26/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkiline olan 9.807,57-TL borcunu ödemediğinden hakkında ... Sayılı dosyasından takip başlatıldığını, davalıya ödeme emrinin  tebliğ edildiğini, davalının takibe ve takip konusu alacağın tüm ferilerine, işlemiş ve işleyecek olan faize ve faiz oranına itiraz ettiğini, davalının davacı şirketin satışını yapmış olduğu ürünlerden satın aldığını, bu ticaretin davalının siparişi üzerine gerçekleştiğini, her satışta ürünlerin davalıya İrsaliyeli Faturaya istinaden imza karşılığı ve kargo aracılığı ile davalıya teslim edildiğini, davalıya satılan ürünlerle ilgili; 03.10.2019 tarihli ... nolu 3.976,15-TL meblağlı ... fatura düzenlendiğini ve ürünlerin ... Kargo'nun ... Takip nolu gönderisi ile davalı şirket çalışanına teslim edildiğini, 01.11.2019 tarihli .. nolu 2.831,58-TL meblağlı E-Arşiv fatura düzenlendiğini, ve ürünlerin ... Kargo'nun  ... Takip nolu gönderisi ile davalı şirket çalışanına teslim edildiğini, 01.11.2019 tarihli ... nolu 4.574,94-TL meblağlı E-Arşiv fatura düzenlendiğini ve ürünlerin ... Kargo'nun ... Takip nolu gönderisi ile davalı şirket çalışanına teslim edildiğini, 11.11.2019 tarihli ... nolu 1.694,49-TL meblağlı E-Arşiv fatura düzenlendiğini  ve ürünlerin ... Kargo'nun  ... Takip nolu gönderisi ile davalı şirket çalışanına teslim edildiğini, düzenlenen faturalara ilişkin davalı tarafından bir kısım ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin düşülmesi ile müvekkilinin davalı borçludan 9.807,57-TL cari hesap alacağının mevcut olduğuni, davalının satın almış olduğu ürünlerin bedelini ödemediği gibi borcun ödenmesine  yönelik ... Sayılı dosyasından başlatılan icra takibine ise hiç bir somut vakıaya dayanmaksızın haksız şekilde itiraz ettiğini, müvekkiline borçlu bulunan ve haksız yere icra takibine itiraz eden davalı borçlunun yapmış olduğu haksız itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesini ve borçlunun %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia etmiş olduğu hususların yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, bu beyanlara itibar edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı ile müvekkili arasında, dava dilekçesinde iddia edilen hususların hiç bir zaman gerçekleşmemiş olduğunu, davacının taleplerinin tamamen karşılıksız maddi menfaat temin etmek üzere dile getirildiğini, irsaliyelerin müvekkili şirket tarafından imza altına alınmadığını, teslim eden yani davacı şirket tarafından tek taraflı olarak imzalanan irsaliyelerin hiçbir hükmü olmadığını, davacının kendisine delil üretmek adına imza altına aldığı faturalar üzerinden müvekkili şirketin borçlu olduğu iddiasının usul yasa ve hukukun temel ilkesi olan dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bahse konu faturaların müvekkili şirket tarafından alınmadığını beyanla ... sayılı dosyasındaki icra takibi haksız ve kötüniyetle başlatıldığı için davacı aleyhine icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 11/01/2022 tarih ve 2021/166 Esas -2022/9 karar sayılı kararında;\"....Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda;  taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça ödenmeyen fatura bedelleri nedeniyle takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerinde takibin durduğu ve işbu davanın ikame edildiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile yapılan incelemede davacının sunmuş olduğu defterlerde 9.807,57 TL davalı yandan alacaklı olduğunun belirlendiği, davalı tarafın rapora karşı itirazının bulunmadığı gibi ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde  ibrazdan kaçınmış sayılacağı,  HMK'nun 222/3. maddesi gereğince karşı tarafa ait eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulayan defter kayıtlarının karşı taraf lehine delil olarak kabul edilebileceği hususunun ihtarına rağmen defter ve kayıtlarını sunmadığı, bu nedenle davacı defter kayıtlarının lehine delil olacağı anlaşılmakla davanın ve alacak faturaya dayalı belirlenebilir olmakla icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....\"gerekçesi ile, ''1-Davanın KABULÜ ile,... takip sayılı takip dosyasında, davalının itirazının iptali ile takibin 9.807,57 TL asıl alacak üzerinden diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, Alacağın % 20'si oranındaki 1.961,51-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece, beyanları, sundukları deliller nazara almadan hüküm tesis ettiğini, savunma haklarının engellendiğini, Yerel mahkeme kararında herhangi bir gerekçe belirtilmediğini, bu durum usule ve hukuka aykırı olup kararın bu husus yönünden de kaldırılması gerektiğini,Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 26/05/2008 gün ve 2007/20517 Esas, 2008/12483 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere;  Anayasanın 141. maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini, bu hususun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde de hüküm altına alındığını,Keza HMK'nın 27. maddesinde dinlenilme hakkı kapsamında, \"Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi\" düzenlendiğini,Yerel Mahkemenin Kararı incelendiğinde açık kanun metinleri ve hukuk ilkeleri hiçe sayılarak \"Gerekçesiz Karar\" verdiğinin görüldüğünü,  usule ve esasa aykırılık ile aleyhlerine kurulan kararın bu nedenle de bozularak ortadan kaldırılması gerektiğini, Sayın bilirkişinin aleyhe hususlarda hukuki değerlendirmede bulunarak yetki ve görev sınırlarını aştığını, bilirkişi raporunda aleyhe hususlarda adeta hüküm tesis edilmiş ve sayın yerel mahkeme de bu hükme aynen iştirak ederek gerekçesiz karar ile bu yönde karar verildiğini, bu durumun usul ve hukuka aykırı olduğunu,Bilirkişi Raporunda yetki sınırlarını aşılarak  dosyaya taraflarınca sunulan deliller hukuki denetimden geçirilmiş, bununla da yetinilmeyip dosya muhtevasına uygun olmayan tespitlerde bulunulup gerçeğe aykırı tespitlerin Sayın Yerel Mahkemece dikkate alınması konusunda yönlendirmede bulunulduğunu, özetle Bilirkişi Raporunda görev sınırı aşılarak hukuki değerlendirmelerde bulunulduğunu ve Mahkeme yerine geçerek adeta hüküm tesis ettiğini, hukuki konuların ve delillerin değerlendirilmesi münhasıran mahkemeye ait olduğunu,Bilirkişilerin hukuki değerlendirme yapması usule ve hukuka aykırı olup yok hükmünde olduğunu,Davacının iddialarının tümü soyut, mesnetsiz ve abesle iştigal olup davacının hiçbir iddiasını da ispatlayamadığını, işbu davanın külliyen reddine karar verilmesi gerektiğini, Davacı tarafın sunmuş olduğu dava dilekçesinde, iddia etmiş olduğu hususlar, yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olup, bu beyanlara itibar edilmesinin hukuken mümkün olmadığını,Davacı taraf, iddia etmiş olduğu hususları ispat yükü altında olup, dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiçbiri, usul kuralları çerçevesinde, iddia edilen vakıayı ispata elverişli araçlar olmadığını,Davacı ile müvekkili arasında, dava dilekçesinde iddia edilen hususların, hiçbir zaman gerçekleşmemiş olup, davacının talepleri, tamamen karşılıksız maddi menfaat temin etmek üzere dile getirildiğini,Davacı şirketin satışını yapmış olduğu ürünleri müvekkili şirketin aldığını ve bunların imzalı irsaliye faturalar ile müvekkil şirket tarafından teslim alındığını iddia edildiğini, Ancak dosyaya sunulan irsaliye faturalar incelendiği takdirde anlaşılacaktır ki irsaliyeler müvekkili şirket tarafından imza altına alınmadığını, teslim eden yani davacı şirket tarafından tek taraflı olarak imzalanan irsaliyelerin hiçbir hükmünün olmadığını, davacının kendisine delil üretmek adına imza altına aldığı faturalar üzerinden müvekkili şirketin borçlu olduğu iddiasının usul, yasa ve hukukun temek ilkesi olan dürüstlük kuralına aykırı olduğunu,Ayrıca müvekkil şirket defter ve kayıtları incelendiğinde anlaşılacaktır ki müvekkil şirkete böyle bir  sipariş/ alışveriş ilişkisi gerçekleşmediğinin görüleceğini, bahse konu faturalar müvekkil şirket tarafından alınmadığını, anılı deliller daha önce Sayın Yerel Mahkemeye de sunulduğunu,İleri sürerek, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesini kararının istinaf incelemesi neticesinde aleyhe hususlar yönünden kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini,  talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; taraflar arasındaki ticari satış ilişkisinden doğan bakiye açık hesap (cari hesap ) alacağının tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malların teslim edildiği ve faturadan kaynaklı alacaklı olduğunu, faturayı düzenleyen davacı tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Somut olaya döndüğümüzde, mahkemece verilen hüküm gerekçesinde; davalı tarafın HMK. 222/3 Maddesindeki ihtarata rağmen ticari defterlerini bilirkişi incelemesine ibraz etmediğinden  HMK'nun 222/3. maddesi gereğince, davacı tarafın eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulayan defter kayıtlarının davacı lehine delil olarak kabul edildiği belirtilerek davanın kabulüne karar verildiği belirtilmiş ise de, mahkemenin bilirkişi incelemesine karar verdiği 14/09/2021 tarihli duruşmaya davalı vekilinin mazeret dilekçesi gönderdiği ve duruşmaya katılmadığı halde mahkemece hazır olmayan davalı vekiline duruşma zaptı ekli, HMK. 222/3 Maddesindeki ihtaratı içeren meşruatlı  davetiye çıkartılmadığının uyap sisteminden yapılan kontrolde tespit edildiği, ayrıca davalı vekiline bilirkişi raporunun tebliği için gönderilen davetiyeye, bilirkişi raporuna beyanda bulunmak üzere 2 haftalık süreniz olduğu şeklinde açıklama yazılmış ise de, bu açıklamanın HMK. 281 maddesine uygun meşruat olmadığı,  davalı vekili  11/01/2022 tarihli duruşmada;'' tarafımızca sunulan defterler incelenmemiştir, yeniden rapor alınsın,'' şeklinde beyanda bulunduğu halde, mahkemece aynı tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca; Davalı tarafın mahkemece belirlenen inceleme gününe katılmadığı, kesin süre içerisinde defter ve belgelerini sunmadığı, defterlerinin sunmamaları nedeni ile incelenemediği, belirtilen bilirkişi raporuna karşı kesin süre içerisinde itirazda bulunmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmesi yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yerinde olmayıp, davalı vekilinin delillerinin değerlendirilmediği, defterlerinin incelenmediğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Bu durumda mahkemece, mal ve hizmet alımına ilişkin davalı tarafın 2019 yılına ait BA formlarının ilgili vergi dairesi müdürlüğünden, davacı tarafça davalıya gönderilen kargoları teslim alan kişilerin davalının teslim tarihinde ...' lı çalışanı olup olmadığın ilgili ... müdürlüğünden getirtilip dosya arasına konulduktan sonra, davalı tarafın ticari defterlerinde ticari ilişkinin başlangıcından itibaren aralarındaki ticari ilişkiye dair alacak borç kayıtlarının ne şekilde olduğu, takip tarihi itibariyle davalının davacıya borçlu olup olmadığının tespiti yönünde davalı tarafın 2019-2020 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının mali müşavir bilirkişi  marifetiyle inceletilip rapor alınması için davalı tarafa ( vekiline ) HMK. 222/3 Maddesi uyarınca meşruatlı davetiye çıkartılıp mali müşavir bilirkişiden denetime elverişle rapor alınarak, gerektiğinde taraflara yemin delilleri de hatırlatılarak varılacak kanaate göre karar verilmesi gerekmektedir.HMK.nın (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine  karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.        <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 16. Asliye Ticaret  Mahkemesinin 11/01/2022 tarih ve 2021/166 Esas -2022/9 karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,  3-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/12/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"091723064b56f86a","SID":"98929fca2661f220"}}