{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1320 <br>KARAR NO:2024/2087<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/02/2022<br>NUMARASI:2021/421Esas- 2022/141 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:26/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ve davalı arasında 20/01/2020 tarihli yetkili satıcılık sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmenin 4.9 maddesinde ''her ürün için müşteriden KDV hariç satış bedeli üzerinden %10 + KDV komisyon bedeli ödeneceği, 31/12/2020 tarihinden itibaren %7 + KDV komisyon bedeli ödeneceği, komisyon ödenmesine hak kazanılabilmesi için 4.2 de belirtilen şartların yerine getirilmesi ve müşterinin satış bedelinin en az %30 unu şirkete ödemiş olmasının gerektiği'' belirtildiği, düzenlenen faturalarda komisyon bedelinin %10 değil, %8.5 üzerinden hesaplandığını, sehven faturalandırmaya ilişkin 04/02/2020 tarihli ... nolu 357.504,95 TL ve 18.02,2020 tarihli ... nolu 372,400,99 TL iki ayrı fatura düzenlendiğini ve bu faturaların bedellerinin davalı tarafından ödendiğini, sehven yapılan hatanın fark edilerek 07/09/2020 tarihli ...nolu 137.394,06 TL tutarlı faturanın tanzim edildiğini (%1,5 komisyon fark faturası) davalı şirket tarafından bu faturanın bedelinin ödenmediğini, ... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını davalının haksız olarak itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle itirazın iptaline, borçlunun %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı ve davalı şirket arasında 20/01/2020 tarihli yetkili satıcılık sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmede komisyon bedeli %10 + KDV olarak belirtilmiş ise de sonradan yapılan görüşmeler neticesinde komisyon tutarının %8.5 olarak revize edildiğini, bu değişikliğe uygun olarak iki farklı satıştan kaynaklı aracılık işlemlerinden dolayı davalı şirkete %8,5 + KDV üzerinden komisyon faturası düzenlendiğini ve bedellerinin davalı şirket tarafından ödendiğini, davacı şirkete komisyon fark borçları bulunmadığını ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 15/02/2022 tarih ve 2021/421 Esas - 2022/141 Karar sayılı kararında;\".... Davacının sunmuş olduğu fatura ve ödeme dekontlarına göre; 31.12.2020 tarihinden önce ... nolu ve ... nolu daireler yönünden toplam 7.350.000,00 TL tahsilatın yapıldığı görülmüştür. Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında KDV hariç satış bedeli üzerinden %10 + KDV komisyon bedelinin 867.300,00 TL olduğu, davalı şirket tarafından bu miktarın 729.905,94 TL' sinin ödendiği, 137.394,06 TL' sinin ödenmediği,- Davalının ödediği miktarın KDV hariç satış bedeli üzerinden %8,5 + KDV komisyon bedeli olduğu,- Ancak, davalının iddiası aksine dosya içerisinde taraflar arasındaki sözleşmenin \" KDV hariç satış bedeli üzerinden %8,5 + KDV komisyon bedeli \" şeklinde revize edildiğine dair herhangi bir yazılı sözleşmenin bulunmadığı,- Bu haliyle taraflar arasındaki ilk başta yapılan \"KDV hariç satış bedeli üzerinden %10 + KDV komisyon bedeli\" hükmün geçerliliğin koruduğu, davalının bu miktar üzerinden sorumlu olduğu,- Yukarıdaki tespitlere göre davalının, davacıya 137.394,06 TL kadar daha borcu bulunmaktadır.- Davalının kendi defterleri ile bu ispatı ortadan kaldıracak, aksini gösterir herhangi bir kesin (yazılı) delil sunamadığı görülmüştür. Bilirkişi...'ın  hazırlamış olduğu rapor içeriğinde de, davacının alacak miktarının talep miktar kadar hesap edildiği görülerek, davacının iddiasını ispat ettiği ve davalının bu ispatı ortadan kaldıracak herhangi bir yazıl delil sunmadığı da görülerek, açılan davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur....\"gerekçesi ile, '' 1-Davacının davasının KABULÜ ile; -Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynen devamına,-Alacağın %20 si olan 27.478,81 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Yasal şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;\" Taraflarca imzalanan sözleşmede her ne kadar komisyon bedeli olarak %10 + KDV ödeneceği belirtilmişse de sözleşmeden sonra taraflar arasında yapılan görüşmelere komisyon bedelinin %8,5 + KDV olarak değiştirilmesine, yani komisyon tutarının %8,5 + KDV  olarak revize edilmesine karar verildiğini, nitekim davacı tarafından da %8,5 + KDV üzerinden komisyon faturası kesildiğini,Davacının basiretli bir tacir olarak basiretli davranma yükümlülüğü altında olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirketle yaptığı sözlü mutabakata göre %8,5 oranındaki komisyon alacağına ilişkin fatura kesip bu alacağını tahsil ettikten sonra sehven eksik oranda fatura düzenlediğini iddia etmesi ve taraflarca yapılan mutabakata açıkça aykırı davranarak fazladan komisyon bedeli talep ederek haksız kazanç sağlamaya çalışması basiretli davranma yükümlülüğüne açıkça aykırı olduğu gibi hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu,\"..Tacir olmanın nimetine göre külfetinin de mevcut olduğunu, TTK. 20-25 inci maddelerinde tacir sıfatına bağlanan yerine göre \"hak\" yerine göre \"külfet\" niteliği arz eden hukuki sonuçların düzenlendiğini, bunların en önemlilerinden biri basiretli iş adamı gibi davranma zorunluluğu olduğunu, (TTK. 20/II) Tacirin, ticari işletmesiyle ilgili tüm faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi davranması gerektiğini, bu cümleden olarak ticari işletmesiyle ilgili sözleşmeleri yaparken ve bu sözleşmeden doğan borçlarını yerine getirirken basiretli bir iş adamı gibi davranmak zorunda olduıunu....,\"Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 11/10/2000 T. 2000/19-125E. 2000/1249K. Sayılı kararında da yer verildiği üzere, davacı taraf haklarının yanı sıra yükümlülüklerine de uygun davranma külfeti altında olduğunu,Müvekkili şirket ile davacı arasında 20.01.2020 tarihli Yetkili Satıcılık Sözleşmesi imzalanmış olup; sözleşme kapsamında davacıya, yaptığı aracılık işlemleri nedeniyle KDV hariç satış bedeli üzerinden %10 + KDV komisyon bedeli ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin imzalanmasından sonra taraflar arasında yapılan görüşmelere komisyon bedelinin %8,5 olarak değiştirilmesine, yani komisyon tutarının %8,5 olarak revize edilmesine karar verildiğini,Tarafların bu şekilde anlaşmasından sonra davacı,  iki farklı satış işlemine aracılık etmiş ve bu işlemlerden dolayı müvekkili şirkete %8,5 +KDV üzerinden komisyon faturası kestiğini, müvekkili şirketin de bu tutarı ödediğini, yani davacı, taraflarca kararlaştırılan komisyon tutarına uygun fatura düzenlemiş, müvekkilinin de bu fatura bedelini ödediğini,Müvekkil şirket ile davacı arasında mutabık kalınan %8,5 + KDV oranı üzerinden 04/02/2020 tarihinde bizzat kendilerince fatura kesilerek müvekkili şirkete gönderilmesinin ardından, 07/09/2020 tarihinde %1,5 için ek fatura kesildiğini, davacı ihtiraz-i kayıt ileri sürmeksizin ödeme aldıktan sonra aynı konu ile ilgili 6 ay sonra ek fatura düzenlemesi ve bakiye alacak talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu,Davacının satış işleminden hemen sonra %8,5 oranı üzerinden fatura düzenlemesi, onun da taraflar arasındaki sözleşmedeki %10'luk oranının %8,5 olarak değiştirildiğini kabul ettiğini gösterdiğini, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede; sözleşmedeki değişikliklerin yazılı olarak yapılması gerektiğine ilişkin de bir düzenleme de bulunmamakta olup tarafların sözlü mutabakatıyla oranı değiştirmelerinin geçerli olduğu gibi davacının da %8,5 oranı üzerinden fatura düzenlemesi ve kendisine bu orandan yapılan ödemeyi ihtiraz-i kayıtsız kabul etmesi davacının iradesinin de oranın %8,5 olduğunu gösterdiğini,Dava dilekçesinde \"... tarafından işbu kalan kısıma ilişkin fatura kesilmesi akabinde ödemenin yapılacağı bilgisi verilmiştir,\" iddiaları gerçeği yansıtmamakta olup müvekkili şirket tarafından ek ödeme yapılacağına dair bir onay verilmediğini, davacı bu konudaki ispat yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, %8,5 + KDV üzerinden anlaşılmış olup müvekkili şirket faturayı onaylayıp ödemesini tamamladığını ve davacı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, Bu nedenle davacının fatura tutarlarını tahsil ettikten sonra taraflarca kararlaştırılan mutabakata aykırı olarak sehven %1,5 oranındaki komisyon alacağını talep etmediğini farkettiğini iddia ederek %1,5 üzerinden talepte bulunması usule ve yasaya aykırı olduğunu,Raporun 4. Sayfasının 3. Paragrafında;  Şeklinde tespitte bulunulduğunu, buna göre bilirkişi tarafından da davacı tarafından yapılan satışa aracılık işlemlerinde komisyon oranının % 8,5 olduğu esas alınarak değerlendirme yapılması gerektiğinin tespit edildiğini,İleri sürerek, tüm bu nedenlerle taraflarca yapılan anlaşmaya aykırı şekilde ve somut hiçbir delile dayanmayan davacı taleplerinin kabulü mümkün olmayıp, Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak müvekkili şirket lehine davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava,  daire satışı komisyon faturalarından dolayı doğan fiyat farkı açıklamalı faturadan kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı... Şirketi (“...”) ile Davalı ... Şirketi (“...”) arasında 20.01.2020 tarihli ''Yetkili Satıcılık Sözleşmesi '' başlıklı sözleşme imzalanmıştır. Yapılan tek satıcılık sözleşmesinde davacı Şirket “...”, davalı ... ise Şirket sıfatına haizdir.Taraflar arasında imzalanan tek satıcılık sözleşmesinin “Acentenin Görevi ve Amacı” başlıklı 3/1 maddesinde ; “İşbu anlaşma ile ŞİRKET, bölge sınırları içinde ürünlere yönelik satış ve pazarlama hizmetleri vermesi için ...'yi sözleşme ve eklerinde belirtilen şart ve koşullara uyması ve tabi olması koşuluyla \"Yetkili ...\" olarak tayin eder.”Sözleşmenin  3/3 maddesinde;'' ... Müşterilerle SATICI arasında yapılacak gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerine aracılık edecek olup, kendisi müşterilerle sözleşme imzalamayacaktır. ... müşterilerin SATICI'nın hazırlayacağı satış vaadi sözleşmelerinin imzalanmasını sağlayacaktır.”Sözleşmenin  3/4 maddesinde ise;'' ..., yetkili olduğu bölgede ŞİRKET tarafından kendisine pazarlama yetkisi verilen ürünlere yönelik satış ve pazarlama hizmetlerinin verilmesi hususunda elinden gelen tüm gayreti gösterecektir.”Hükümleri düzenlenmiştir.Kısacası ...sıfatına haiz olan davacı ...'in, davalı ...'ın konutlarının satışı hususunda acentelik görevi üstlenmektedir. Davacı Şirket, ...'ın projelerindeki dairelerini satın alacak olan müşterilerin sağlanması hususunda ...'a karşı acentelik görevi ifa edecektir, işbu aracılığa istinaden komisyon ücretini  davalı ...'tan almaya hak kazanacaktır. Davacı Şirketin işbu komisyon tutarına ilişkin düzenleme ise sözleşmenin “Komisyon Tutarı, komisyona hak kazanma şartı” başlıklı 4/9 maddesinde düzenlenmiştir. İşbu maddeye göre; '' ŞİRKET, 01.01.2020-31.12.2020 tarihleri arasında satışına aracılık ettiği ürüne göre...'ye her ürün için müşteriden KDV hariç satış bedeli üzerinden % 10 + KDV komisyon bedeli ödeyecek olup, 31.12.2020 tarihinden itibaren % 7 + KDV komisyon bedeli ödeyecektir. Komisyon ödemesine hak kazanılabilmesi için Madde 4.2.'de belirtilen şartların yerine getirilmesi ve MÜŞTERİNİN satış bedelinin en az % 30'unun ŞİRKET'E ödemiş olmalıdır.”Sözleşmenin  4/10 maddesinde ise;'' Komisyon tutarı, her bir gayrimenkul için ayrı ayrı olmak üzere, önce KDV bedeli düşülecek, sonrasında eğer ilave bir indirim yapılmış ise, bu indirim oranı % 10 komisyon oranından düşülerek nihai komisyon tutarı hesaplanacaktır.” Şeklinde düzenleme yapılmıştır.Davacı taraf, taraflarca imzalanan sözleşmede yaptığı aracılık işlemleri kapsamında KDV hariç satış bedeli üzerinden %10 + KDV komisyon bedeli ödeneceğinin kararlaştırıldığını ancak düzenlenen faturalarda Komisyon Bedeli olarak yapılacak olan hesaplama %10 tutarı üzerinden değil sehven % 8,5 üzerinden hesaplandığını, fatura tutarlarını tahsil ettikten sonra taraflarca kararlaştırılan mutabakata aykırı olarak sehven %1,5 oranındaki komisyon alacağını talep etmediğini farkettiğini belirterek %1,5 üzerinden  daire satışı komisyon faturalarından dolayı doğan fiyat farkı açıklamalı 07/09/2020 tarihli KDV dahil 137.394,06 TL. Miktarlı faturayı tanzim ettiğini beyan etmiştir.Davalı taraf ise, taraflarca imzalanan sözleşmede her ne kadar komisyon bedeli olarak %10+KDV ödeneceği belirtilmişse de sözleşmeden sonra taraflar arasında yapılan görüşmelerde komisyon bedelinin %8,5 olarak değiştirilmesine, yani komisyon tutarının %8,5 olarak revize edilmesine karar verildiğini, nitekim davacı da taraflarca kararlaştırılan bu değişikliğe uygun olarak, gerçekleştirdiği iki farklı satıştan kaynaklı aracılık işleminden dolayı davalı şirkete % 8,5 +KDV üzerinden komisyon faturası kestiğini, kesilen bu fatura tutarının ödendiğini beyan etmiştir. Taraflar arasındaki somut uyuşmazlık,  taraflarca imzalanan sözleşmede %10+KDV olarak ödeneceği belirtilen komisyon bedelinin taraflarca yapılan görüşme sonucu  %8,5 + KDV olarak revize edilip edilmediği noktasındadır.Her ne kadar uygulamada taraflar farklı ifadeler kullansalarda hakim,TBK. 19 madde gereğince sözleşmeyi nitelendirirken tarafların kullandıkları sözcük ve ifadelerle bağlı değildir. Somut olayda, yukarıda yazılı sözleşme maddelerine göre taraflar arasındaki sözleşmenin  6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 520-525 maddeleri arasında düzenlenen gayrimenkul Tellallık (simsarlık) sözleşmesi olduğu, TBK. 520/3 madde gereği aranan gayrimenkul simsarlık sözleşmesinin yazılı olması şartı yerine getirilmiştir. Sözleşmenin TBK.'nun 520. maddesindeki şartları taşıdığı ve geçerli bir tellallık sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır.Taraflar arasında imzalanan sözleşme geçerli olup taraflar açısından bağlayıcı niteliktedir.TBK’nın 13.maddesinde ise; “(1)Kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen bir sözleşmenin değiştirilmesinde de yazılı şekle uyulması zorunludur. Ancak, sözleşme metniyle  çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümler bu kuralın dışındadır. (2)Bu kural, yazılı şekil dışındaki geçerlilik şekilleri hakkında da uygulanır.” hükmü düzenlenmiştir. Somut olaya döndüğümüzde, davalı taraf, sözleşmenin imzalanmasın dan sonra taraflar arasında yapılan görüşmeler de komisyon bedelinin %8,5 olarak değiştirildiğini, yani komisyon tutarının %8,5 olarak revize edilmesine yönelik anlaşma sağlandığını ileri sürdüğü,  bu iddia davacı tarafça kabul edilmemiş ise de; davacı tarafın, dava konusu faturadan önce davalı taraf adına  04.02.2020 Tarihli, ... Fatura Numaralı 357.504,95 TL ve 18.02.2020 tarihli, ... Fatura Numaralı 372.400,99 TL bedelli iki ayrı fatura düzenlediği, bu faturaların  %8,5 + KDV oranı üzerinden düzenlendiği, bu faturalarla, davalı tarafın beyanı birlikte değerlendirildiğinde, komisyon ücretinin revize edilerek düşürülmesi sözleşme metniyle  çelişmeyen tamamlayıcı yan hüküm niteliğinde olduğundan TBK. Nın 13/1 maddesi uyarınca geçerli olup tarafları bağlayıcı nitelikte olduğu, bu durumda davacı şirket ile davalı arasında mutabık kalınan %8,5 + KDV oranı üzerinden 04/02/2020 tarihinde bizzat davacı simsar tarafından fatura kesilerek davalı şirkete gönderilmesinin ardından davacı tarafın ihtiraz-i kayıt ileri sürmeksizin ödeme aldıktan sonra komisyon ücretinin sehven % 8,5 üzerinden hesaplandığını ileri sürüp 6,5 ay sonra 07/09/2020 tarihinde %1,5 için ek fatura kesilmesinin yerinde olmadığı, mahkemece, bu tesbitler doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçe ile kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak dairemizce yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davanın reddine, davacı taraf kötü niyetli ve ağır kusurlu takip yaptığından davalı lehine % 20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesi yönünde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;A-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2022 tarih ve 2021/421 Esas - 2022/141 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurularak; 1-Davanın REDDİNE, 2-Dosya kapsamına göre, davacı tarafın kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu tespit edildiğinden ve şartları oluştuğundan dava konusu 137.394,06 TL. nin % 20'si oranında 27.478,81 TL.  kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL. harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.346,35  TL. harçdan mahsubu ile  bakiye  1.918,75‬ TL'nin talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı  tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Davalı taraf, yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Artan gider avansı bulunması halinde  yatıran tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN:8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 9-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 10-Artan gider avansı bulunması halinde  yatıran tarafa iadesine, 11-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara  tebliğe gönderilmesine,12-Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"38557689d1c4833f","SID":"400130dc42d44b90"}}