{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1340 <br>KARAR NO:2024/2089<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:29/04/2022<br>NUMARASI:2020/738 Esas- 2022/416 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:26/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, müvekkili şirketten mal alışverişi yaptığını, ancak bir süre cari hesap ödemelerini yapmadığını, bu sebeple ... sayılı ile icra takibi yapıldığını, ancak borçlunun takibe itiraz ettiğini, davalının, müvekkili şirkete e-fatura düzenlediğini, müvekkili şirket tarafından iş bu faturalara da sözleşme koşullarına ve gerçeğe aykırı olduğundan bahisle ihtarname ile gerekçeleri tek tek belirtilerek itiraz ve iade edildiğini, davalının cari hesap borcunu uzun süre ödemediği gibi hiçbir yasal gerekçeye dayanmayan gelişi güzel dayanaksız faturalar düzenleyerek müvekkili şirkete olan borcunu sıfırlamaya çalıştığını beyanla izah edilen nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın faizi ile birlikte tahsiline, %20 icra inkar tazminatına, dava masraf ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davacı şirkete taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde ödenmesi gerekli tüm alacakların ödendiğini, taraflar arasında 06.10.2015 tarihli taşıma sözleşmesi ve 11.09.2017 tarihli ticari şartlar anlaşması imzalandığını, müvekkili şirketin, davacı tarafa sözleşmelere uygun olarak faturalar düzenlediğini, 07.03.2017 tarihli 61.371,16 TL tutarlı faturanın taraflar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden toplam 43.200 Euro bütçenin 13.200 Euro kısmının karşılığı olarak kesildiğini ve davacı firmaya ait ürünlerin bahsi geçen metropost kataloglarında yayınlandığını, 31.10.2017 tarihli 19.530,00 TL tutarlı faturanın davacı firmanın sevkiyatlarını zamanında ve eksiksiz olarak gerçekleştirilmemesi üzerine kesildiğini, davacı tarafın faturalara karşı mesnetsiz gerekçelerle iade faturaları düzenleyerek kendi cari hesap dökümünde alacaklı konuma geçmeye çalıştığını, arz ve izah edilen nedenlerle haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi  29/04/2022 tarih ve 2020/738 Esas-2022/416 Karar sayılı kararında; \"...İncelemeye sunulan taraflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, takip tarihi itibariyle davacının kendi ticari defterlerine göre davalıdan 77.318,38 TL, davalının ise kendi ticari defterlerine göre davacıdan 21.820,77 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından tanzim edilen ... numaralı \"sevkiyatsızlık ceza bedeli\" açıklamalı 19.530,00 TL, ... numaralı \"ilave raf tahsis bedeli\" açıklamalı 9.518,62 TL, ... numaralı \"bilgi paylaşımı metrolink iskontosu\" açıklamalı 4.759,31 TL, ... numaralı \"lojistik iskontosu\" açıklamalı 13.326,07 TL, ... numaralı \"sevkiyatsızlık ceza bedeli\" açıklamalı 3.491,10 TL, ... numaralı \"fiyat indirim desteği\" açıklamalı 10.480,45 TL, ... numaralı \"ölçek ekonomisi iskontosu\" açıklamalı 16.715,58 TL ve ... numaralı \"lojistik iskontosu\" açıklamalı 4.770,37 TL olmak üzere toplamda 82.591,50 TL bedelli faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafın işbu faturaları aynı zamanda Noter kanalı ile davalı tarafa iade ettiği, söz konusu fatura içeriğinde yer alan açıklamalara binaen tanzim edilen faturalara dayanak bir belge ve delilin sunulmaması sebebiyle belirtilen adetlerin neye göre tespit edildiği ve yine neye göre hesaplama yapıldığının ispata muhtaç olduğu, bu nedenle dosya kapsamı ve mevcut delil durumu karşısında davalı tarafından tanzim edilen işbu iade faturalarının dikkate alınamayacağı, bu durumda ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ve lehine kati delil teşkil eden ticari defterleri ile icra takibine konu edilen cari hesaptan kaynaklı alacağının ispatlandığının değerlendirildiği, davalı tarafça ödeme yapıldığının iddia ve ispat edilmediği anlaşılmış olup hüküm vermeye elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi tarafından sunulan rapor da dikkate alınarak açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, ... sayılı icra takip dosyasında davalı tarafından 77.318,38 TL asıl alacak ve 11.235,53 TL işlemiş faiz yönünden yapılan itirazın iptaline, bu miktarlar üzerinden takibin devamına, davacı taraf her ne kadar icra takibinde 11.607,29 TL işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de Çorlu ... Noterliğinin 24/09/2018 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borcun ödenmesi için davalıya 7 gün süre verildiği ve ihtarnamenin davalıya 27/09/2018 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alındığında davalının 03/10/2018 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu ve takip tarihine kadar 11.235,53 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği anlaşılmakla fazlaya ilişkin işlemiş faiz isteminin reddine, alacak likit olmakla icra inkar tazminatına ilişkin talebin kabulüne dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, ''AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,1-... sayılı icra takip dosyasında davalı tarafından 77.318,38 TL asıl alacak ve 11.235,53 TL işlemiş faiz yönünden yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, bu miktarlar üzerinden TAKİBİN DEVAMINA, fazlaya ilişkin işlemiş faiz isteminin reddine,2-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın % 20'sine tekabül eden 15.463,67 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararında gerekçe olarak, davacı tarafın ihtilafa konu faturaları aynı zamanda noter kanalı ile müvekkile iade ettiği, söz konusu fatura içeriğinde yer alan açıklamalara binaen tanzim edilen faturalara dayanak bir belge ve delilin sunulmaması sebebiyle belirtilen adetlerin neye göre tespit edildiği ve yine neye göre hesaplama yapıldığının ispata muhtaç olduğu, bu nedenle dosya kapsamı ve mevcut delil durumu karşısında müvekkili tarafından tanzim edilen işbu iade faturalarının dikkate alınamayacağı, bu durumda ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ve lehine kati delil teşkil eden ticari defterleri ile icra takibine konu edilen cari hesaptan kaynaklı alacağının ispatlandığının değerlendirildiği, müvekkili tarafından ödeme yapıldığının iddia ve ispat edilmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü kısmen reddine karar verildiği belirtilmişse de işbu gerekçenin hatalı olduğunu,Hükme esas alınan bilirkişi raporunda açıkça, taraflar arasında cari hesap farklılığının bulunduğu ancak söz konusu faturaların bilirkişinin uzmanlık alanına girmediğinden dosyanın sektörel bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına karşın mahkemece bu husus gözetilmeksizin dosyanın karara çıkartılmış olmasının hatalı olduğunu,Yerel Mahkeme nezdinde görülen davada en son düzenlenen ve hükme esas alınan alınan 21.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda, müvekkilinin ticari kayıtlarına göre takip tarihi itibari ile davalı müvekkilinin davacıdan 21.820,77 TL alacaklı olduğu, müvekkili tarafından davacı yana düzenlenen 82.591,50-TL bedelli faturaların davacı tarafından kabul edilmediği ve işbu faturaların iade edildiği cihetiyle cari hesap farklılığının bulunduğu ancak söz konusu faturaların uzmanlık alanına girmediğinden dosyanın sektörel bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiği kanaatini bildirdiğini,Bu doğrultuda sunulan itiraz dilekçesinde de açıkça dosyanın sektörel bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen Yerel Mahkemece bu husus gözetilmeksizin rapora itirazlarının reddi ile karar verilmiş olmasının istinaf incelemesi neticesinde kararın kaldırılması için gerekçe oluşturduğunu,Bilirkişi raporundaki sair aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte, mezkur raporda da belirtildiği üzere uyuşmazlık konusunun ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin perakende sektöründe uzman sektör bilirkişisi ve ticari tedarik sözleşmelerine hakim uzman bilirkişilerce yerinde incelenmesi ve akabinde rapor tanzim edilmesi gerekmekte iken bu hususa ilişkin inceleme yapılmaksızın hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu,Kaldı ki bu inceleme yapılırken de alanında uzman sektörel bilirkişilerce taraflar arasında akdedilen sözleşmenin ve ilgili hükümlerinin de gerekirse hukukçu bilirkişilerce değerlendirilmesi, bu sayede müvekkili tarafından düzenlenen faturaların, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri uyarınca düzenlendiğinin tespiti ve değerlendirilmesi gerektiğini, Nitekim benzer nitelikteki bir uyuşmazlıkta İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2018/1935 E. & 2020/538 K. Sayılı 10.06.2020 tarihli kararında da bu hususa atıf yapılmış ve bu yönde tesis edilen Yerel Mahkeme kararının kaldırıldığını,Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2013/10317 E., 2014/13627 K. Sayılı 11.09.2014 tarihli kararı,Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2011/15949 E., 2013/945 K. Sayılı 17.01.2013 tarihli kararının da benzer mahiyette olduğunu,Bu noktada tüm dosya muhtevasında sabit olduğu üzere uyuşmazlık konusu olan 08.11.2017 tarihli sevkiyatsızlık ceza bedeli, 11.01.2018 tarihli ilave raf tahsis bedeli, 11.01.2018 tarihli lojistik iskontosu, 11.01.2018 fiyat indirim desteği, 11.01.2018 tarihli bilgi paylaşımı metrolink iskontosu, 11.01.2018 tarihli ölçek ekonomisi iskontosu ve 11.01.2018 tarihli sevkiyatsızlık ceza bedeli olarak müvekkil tarafından tanzim olunan faturaların muhteviyatı, miktarı, fiyatı oluşturan detaylar, birim fiyat, dayanak sözleşme ve sair tüm hususlar, delil ve ekleriyle birlikte cevap dilekçemizde ayrıntılı olarak izah ve ibraz edilmiş olup bu dokümantasyonun alanında uzman sektörel bilirkişilerce tetkiki ve sonucunda rapor tanzim edilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu,Kaldı ki gereği gibi bilirkişi incelemesi yapılsa idi, taraflar arasında akdedilen 06.10.2015 tarihli Taşıma Sözleşmesi'nin ve 11.09.2017 tarihli Ticari Şartlar Anlaşması'nın ilgili maddeleri uyarınca müvekkil şirket ile davacı arasında ticari satımdan kaynaklanan mal alım satımına ilişkin ticari bir ilişki kurulmuş olduğu, anılan sözleşmeler kapsamında taraflar arasındaki ticari ilişki gereği müvekkil davalı şirket üzerine düşen tüm edimlerini yerine getirdiği ve sözleşmelere uygun olarak faturalar düzenlediği, bu kapsamda düzenlenen faturaların, zamanında ve eksiksiz şekilde sevkiyat gerçekleştiremeyen davacı tarafından noter kanalı ile dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde iade edildiği, kurumsal niteliğe haiz iki firmanın yazılı kayıtlara geçmiş ticari ilişkilerini, mesnetsiz ve gerekçesiz iddialar üzerinden inkar ederek lehe sonuç elde etmeye çalışmak abesle iştigal olup açıkça davacı yanın kötü niyetli olduğunu kanıtlamakta olduğunu,Nitekim hükme esas alınan bilirkişi raporunda da;\"...Neticeten; Davalı yanın kendi ticari defterlerine göre takip tarihi (02.07.2019) itibariyle davacı yandan 21.820,77 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında rapor içeriğinde detaylarına yer verilen davalı tarafından tanzim edilen toplam 82.591,50 TL tutarlı faturaların talimat ile incelenen davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığından taraflar arasında cari hesap farklılığının ortaya çıktığı, bu faturalar davacı yan tarafından kabul edilmemiş, kayıtlara alınmamış olup noter kanalı ile davalıya iade edildiği, bu kapsamda söz konusu faturaların muhteviyatının uygunluğu değerlendirilmesi uzmanlık alanıma girmediğinden faturaların kabul edilip edilemeyeceği hususunda tarafımca değerlendirme yapılamadığı, faturaların uygunluğu açısından değerlendirmenin Sektörel Bilirkişi tarafından yapılması gerektiği kanaati hasıl olduğu, E) Davalının 2017-2018-2019 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu,F) Davalının ticari defterlerine göre; Davalının takip tarihi itibariyle (02.07.2019) davacı yandan 21.820,77 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu...\"Şeklindeki tespitler göz önünde bulundurulduğunda, sözleşme gereği yüklenmiş olduğu edimi zamanında ve eksiksiz olarak ifa edemeyen davacı hakkında müvekkili tarafından fatura düzenlenmesinin hukuka ve akdedilen sözleşmelere uygun olduğu ve davacının müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağının bulunamaycağı zaten tespit edildiğini, salt bu tespitle dahi davanın reddine karar verilmesi için yeterli gerekçe mevcut iken, bu hususu görmezden gelerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının isabetli olmadığını,Bu doğrultuda cevap dilekçesin de belirttiği şekilde, bilirkişi raporunda belirtilen ve uyuşmazlık konusu olduğu anlaşılan faturaların her biri hakkında dayanak vesikaları sunulmuş ve ayrıntılı açıklamaları ile faturalar birlikte eşleştirilerek gerekli tüm izahat tarafımızca yapılmıştır. İşbu kayıtların tetkiki neticesinde de davacının müvekkilden herhangi bir alacağının bulunmadığı ve dahi müvekkilin davacıdan alacaklı olduğu görülmüş ve bilirkişi tarafından da tespit edildiğini, basitçe cevap dilekçesi ve ekleri incelendiği takdirde görülecektir ki taraflar arasındaki ihtilafa konu tüm faturalar usule uygun şekilde müvekkili tarafından düzenlenmiş olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,İleri sürerek, eksik incelemeye dayalı Yerel Mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; taraflar arasındaki açık hesaba dayalı yürütülen ticari ilişkiden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili talebiyle  başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı taraf; davalının, davacı şirketten kuruyemiş alımı yapmakta iken sözleşme koşullarına ve gerçeğe aykırı olarak çeşitli faturalar düzenlediğini, iş bu faturaların kabul edilmeyip yasal yollardan itiraz edildiğini, anlaşmazlığın kaynağı, davalının, sözleşme ve koşullara aykırı olarak düzenlediği faturalardan kaynaklandığını, davalının gerçeğe aykırı  bu faturalarla borcunu sıfırlamaya çalıştığını beyanla haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı taraf ise, davacı ile arasında 06.10.2015 tarihli Taşıma Sözleşmesi ve 11.09.2017 tarihli Ticari Şartlar Anlaşması imzalandığını, işbu imzalanan sözleşmeler gereği davacı ile arasında ticari satımdan kaynaklanan mal alım satımına ilişkin ticari bir ilişki kurulduğunu, anılan sözleşmeler kapsamında taraflar arasındaki ticari ilişki gereği üzerine düşen tüm edimlerini yerine getirdiğini ve davacı tarafa sözleşmelere uygun olarak faturalar düzenlediğini, dava dilekçesinde uyuşmazlık kaynağı olduğu belirtilen faturalar,  taraflar arasında akdedilen\"ticari şartlar anlaşması\"na ve \"taşıma sözleşmesine\" istinaden sözleşmelere uygun olarak düzenlenmiş olup  davacı taraf, işbu faturalara karşı mesnetsiz gerekçelerle iade faturaları düzenleyerek kendi cari hesap dökümünde alacaklı konuma geçmeye çalıştığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacının ticari defterlerinin mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceletilerek talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporunda; Davalı tarafından düzenlenen 07.03.2017 tarihli 61.371,16 TL tutarlı metropost açıklamalı iade faturası davacı tarafından noter kanalı ile davalı tarafa iade edilmesine rağmen daha sonra kabul edilerek ticari defter ve kayıtlarına alındığı ve defterine kaydedildiğinin tespit edildiğini, davalı tarafından düzenlenen listede verilen toplam 82.591,50 TL tutarlı 6 adet faturanın davacı tarafından kabul edilmediği, noter kanalı ile davalı tarafa iade edildiğinin görüldüğünü, davacının usüle uygun düzenlenen ticari defterlerine göre davalıdan takip tarihinde 77.318,88 TL alacaklı olduğunun  tespit edildiği belirtilmiştir.Davalının ticari defterlerinin mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceletilerek  mahkemesince alınan bilirkişi raporunda; Davacının talimat ile incelenen ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davalı yandan 77.318,38 TL cari hesap bakiye alacalı olmasına karşın davalı yanın kendi ticari defterlerine göre 21.820,77 TL cari hesap bakiye alacaklı durumda olduğunun tespit edildiğini, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında rapor içeriğindeki tabloda detaylarına yer verilen davalı tarafından tanzim edilen toplam 82.591,50 TL tutarlı iade faturalarının talimat ile incelenen davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, Davalı ... Ltd. Şti. tarafından davacı adına tanzim edilen faturaların e-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturaların taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında “Sevkiyatsızlık ceza bedeli, ilave raf tahsis bedeli, lojistik iskontosu, fiyat indirim desteği, bilgi paylaşımı metrolink iskontosu” olarak tanzim edildiği, davalı yan tarafından tanzim iş bu faturalar davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmasına karşın davacı yan tarafından noter kanalıyla itiraz edilerek kabul edilmeyerek kayıtlara alınmamış olup noter kanalı ile davalıya iade edildiği, bu kapsamda söz konusu faturaların muhteviyatının uygunluğu değerlendirilmesi uzmanlık alanına girmediğinden faturaların kabul edilip edilemeyeceği hususunda tarafınca değerlendirme yapılamadığı, faturaların uygunluğu açısından değerlendirmenin Sektörel Bilirkişi tarafından yapılması gerektiği belirtilmiştir.Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı verdiği  itirazlarını içerir beyan dilekçesinde; Bilirkişi raporunda tespit olunduğu, işbu dilekçesinde açıkladığı beyan ve itirazları kapsamında rapor alınmak üzere, perakende sektöründe uzman sektör bilirkişisi, ticari tedarik sözleşmeleri alanında uzman bilirkişi ve sayın mahkemece re'sen belirlenecek bilirkişilerden müteşekkil bilirkişi heyetinden yeni rapor alınmasını talep ettiği, mahkemece, mevcut delil durumu ve dosya kapsamı dikkate alınarak yeniden rapor alınması talebinin reddine karar verilerek istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamından; taraflar arasında mal alım satımına ilişkin Ticari Şartlar Anlaşması ile Taşıma Sözleşmesinin imzalandığı, ticari ilişkinin bu kapsamda yürütüldüğü, davalı tarafından davacı adına düzenlenen ... No'lu 19.530,00 TL tutarlı, sevkiyatsızlık ceza bedeli açıklamalı, 31.10.2017 tarihli fatura,  ... No'lu 27.603,99 TL tutarlı, ilave raf tahsis bedeli, bigi paylaşımı/metrolink iskontosu açıklamalı 31.12.2017 tarihli fatura, ... No'lu 3.491,10 TL tutarlı, sevkiyatsızlık ceza bedeli açıklamalı 31.12.2017 tarihli fatura,  ... No'lu 10.480,45 TL tutarlı, fiyat indirim desteği açıklamalı 31.12.2017 tarihli fatura, ... No'lu 16.715,58 TL tutarlı, ölçek ekonomisi iskontolu açıklamalı 31.12.2017 tarihli fatura,... No'lu 4.770,37 TL tutarlı, lojistik iskontosu açıklamalı 31.12.2017 tarihli faturaların  davacı tarafça kabul edilmeyerek davalıya iade edildiği, taraf defterleri arasındaki uyuşmazlığında bu faturalardan kaynaklandığı, mahkemece verilen hüküm gerekçesinde; ....söz konusu fatura içeriğinde yer alan açıklamalara binaen tanzim edilen faturalara dayanak bir belge ve delilin sunulmaması sebebiyle belirtilen adetlerin neye göre tespit edildiği ve yine neye göre hesaplama yapıldığının ispata muhtaç olduğundan davalı tarafça düzenlenen işbu faturalarının dikkate alınamayacağı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davalı vekilinin uyap sisteminden gönderdiği cevap dilekçesi ekinde delillerini ibraz ettiği, mahkeme kalemince cevap dilekçesi üzerine 116 sayfa eki olduğu ve çıkartılmadığına yönelik not düşüldüğü, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenerek düzenlenen raporda açıkça, taraf ticari defterleri arasındaki farkı oluşturan davalı tarafça düzenlenen söz konusu faturaların muhteviyatının uygunluğu değerlendirilmesi uzmanlık alanına girmediğinden faturaların kabul edilip edilemeyeceğinin tespit edilemediğinin belirtildiği, davalı tarafında uzman heyetten rapor alınması talebi olduğu da gözetilerek mahkemece, davalı tarafça düzenlenen ve davacı tarafın kabul etmediği taraf defterleri arasındaki farkı oluşturan bu faturaların taraflar arasında imzalananTicari Şartlar Anlaşması ile Taşıma Sözleşmesine göre düzenlenip düzenlenmediği, buna davalı tarafça davacı adına kesilen bu faturaların yerinde olup olmadığı yönünde uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılıp denetime elverişli rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken  eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Bu durumda mahkemece, davalı tarafın cevap dilekçesi ekinde gönderip dosya arasına konulmayan tüm delillerin dosya içerine alınarak  içinde perakende sektöründe uzman sektör bilirkişisi ile ticari tedarik sözleşmeleri alanında uzman sektörden bilirkişilerin de yer aldığı bir heyet aracılığıyla taraflar arasındaki ticari ilişkinin başladığı tarihten takip tarihine kadar olan tüm ticari defter ve kayıtları ile dayanağı olan belgeler üzerinde  inceleme yaptırılarak, taraflar arasında imzalanan Ticari Şartlar Anlaşması ile Taşıma Sözleşmesinin de incelenerek taraflar arasındaki ilişkinin ne şekilde işlediğinin, taraf ticari defterleri arasındaki farkı oluşturan davalı tarafça düzenlenen işbu faturaların taraflar arasındaki Ticari Şartlar Anlaşması ile Taşıma Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak tanzim edilip edilmediğinin  taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de değerlendirilerek ve gerekirse taraflardan  izahat istenerek  sonuca göre istinaf denetimine elverişli bilirkişi raporu alınması  ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.Sonuç itibariyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 2. Asliye Ticaret  Mahkemesinin 29/04/2022 tarih ve 2020/738 Esas - 2022/416 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,  3-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde  yatıran tarafa iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/12/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4f4596566950cf90","SID":"3c1088510f03f170"}}