{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t\t         <br>TÜRK MİLLETİ ADINA  İSTİNAF KARARI<br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ\t\t             <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/04/2024<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 31/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 31/12/2024<br><br>Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/07/2022 tarihinde ... isimli kişinin sevk ve idaresinde bulunan ... araç ile ... plakalı aracın kazaya karıştığını, müvekkilinin babasının ... plakalı araçta hatır için taşınırken kazanın meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilinin babası ... vefat ettiğini, kaza dolayısıyla müvekkilinin manevi zararlarından 31/12/2021 - 31/12/2022 tarihleri arasında geçerli ... kasko poliçe numarasıyla davalının sorumluluğu bulunduğunu, olay nedeniyle soruşturma başlatıldığını, soruşturmanın Korkuteli Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı dosyasından yürütüldüğünü, kaza sonrasında yapılan kusura ilişkin belirlemenın hukuka uygun olmadığını, sıklıkla rastlanıldığı gibi kazanın hemen akabinde alalade düzenlenmiş bir tutanağa istinaden yapılmış bir değerlendirme olduğunu, gerekli görüldüğü takdir olay mahallinde keşif talep ettiklerini, kaza neticesinde müvekkilinin ağır acı ve üzüntü yaşadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin çektiği acılar ve ızdıraplar için 800.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketinden kaza tarihinden hesaplanmak üzere faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın ... no.lu Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin meydana gelen zarardan dolayı sorumluluğu bulunduğuna kanaat getirilmesi halinde müvekkili şirketin söz konusu zarardan ancak poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, Artan Mali Sorumluluk Sigortası Klozu bakımından teminat limiti kombine tek limiti olup 2.500.000 TL olduğunu, davacı tarafça 800.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğunu, bu talep tutarının manevi tazminatın amacına ve kanuna aykırı olduğunu, zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve TTK’nın ilgili maddeleri gereğince Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan talep ve dava hakları 2 yılda zaman aşımına uğrayacağını, iş bu nedenle 2 yıllık dava açma süresi geçmiş ise davanın zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini, yine kusur oranlarının tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu  Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece aşağıdaki gerekçeyle; manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinilmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli, manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlenmesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Meydana gelen kazada dava dışı sigortalı aracın sürücüsünün kusur oranı, ölenin yaşı, kazadan sonra müteveffanın yanarak vefat etmiş olması ve ancak DNA testiyle kimliğinin belirlenmesi ve bu durumun davacıda yaratmış olduğu üzüntünün ağırlığı dikkate alınarak 400.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiş fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketi yönünden davacının yapmış olduğu başvurudan itibaren 8 iş günü bitimi olan 16/12/2022 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilerek \"Davanın kısmen kabulü ile; 400.000,00 TL manevi tazminatın (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 16/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir. <br>Davalı vekili, mahkemece hükmedilen tazminatın fahiş olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması gerektiğini, davalının işletenin halefi olduğunu hükmedilecek manevi tazminatın işleten ve sürücünün maddi durumuna göre belirlenmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Dava, haksız fiil nedeniyle manevi  tazminat istemine ilişkindir. <br>Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla  sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür.<br>İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 13/11/2023 tarihli raporda; 14.07.2022 günü saat 13:45 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyon ile ... istikametinden Korkuteli yönüne doğru seyir halinde iken kaza mahalli olan  geldiği sırada direksiyon hakimiyetini kaybetmek sureti ile karşı yön bölümüne girerek idaresindeki aracın ön kısımları ile; karşı yönden gelmekte olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekicinin sol ön kısımlarının çarpışması sonucu kamyonda yolculuk eden ... ölümüne konu olayın meydana geldiği, Sürücü ... idaresindeki kamyon ile gündüz vakti görüşün açık olduğu yolda seyretmekte iken yola gereken dikkatini verip, direksiyon kontrolüne özen göstermesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayete etmediği, kaza mahalline yaklaştığı sırada sevk ve idare hatası sonucu direksiyon kontrolünü kaybederek karşı yönden gelmekte olan sürücü ... idaresindeki çekicinin önünü kapatarak dava konusu kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla olayda kusurlu olduğu, sürücü ... idaresindeki çekici ile istikamet şeridini takiben seyretmekte iken karşı yönden direksiyon kontrolünü kaybetmek sureti ile kontrolsüzce gelerek istikametini kapatan kamyona karşı alacağı herhangi bir önlem bulunmadığı anlaşılmakla olayda, atfı kabil kusuru bulunmadığı, sonuç olarak sürücü ... ’ün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ... ’nın kusursuz olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.<br>Buna göre;<br>Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kusur durumuna, fiilin ağırlığına, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına, olay tarihine,  usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davalının istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince  esastan reddine,<br>2-Davalıdan peşin alınan 6.832,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.492‬,00‬ TL harcın  davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>3-Yapılan istinaf başvuru giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın tebliği, kullanılmayan avansın iadesi, kararın kesinleştirilmesi vs. gibi işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 31/12/2024 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 361/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.\t<br><br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"72cf3b385c62b633","SID":"78ad53511a6a1157"}}