{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>57. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2023/1164 <br>KARAR NO:2024/2351<br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA     <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:04/11/2021<br>NUMARASI:2020/656 Esas, 2021/1009 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit<br>DAVA TARİHİ:27/07/2020<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:30/12/2024<br>HMK. m. 354 KAPSAMINDA İNCELEME (ESASA İLİŞKİN)Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tarafların İstanbul İli, Beylikdüzü İlçesi, ... (...) Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, ..., ... Blok, ... nolu bağımsız bölümün davacıya 1.550.000,00 TL bedelle satışı konusunda anlaştıklarını, aralarında satış sözleşmesi bulunmadığını, davacının bu satış için takibe konu 29/05/2019 keşideli 700.000,00 TL bedelli bonoyu boş olarak imzaladığını, davacının söz konusu taşınmazın satış bedeli için davalı ...' ya 29/05/2019 tarihinde 650.000-TL ve 900.000-TL olmak üzere toplamda 1.550.000-TL' lik iki ayrı EFT işlemi yaptığını, davalının davacının boş olarak imza altına aldığı seneti sonradan doldurularak ... sayılı dosyası ile kambiyo takibine konu yapıldığını, davacı tarafından davalıya verilen bononun takibe konu yapılması nedeni ile kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davalının ... sayılı dosyasından takibe koyduğu kambiyo senedi (bono) sebebiyle İİK 72 maddesine göre davacının borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, İİK 72/3 maddesine göre takdir edilecek teminat karşılığında icra müdürlüğüne yatacak bedelin davalıya verilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, haksız takip nedeniyle davacının uğradığı zarar  için, İİK 72/5 maddesine göre takip tutarının %20' sinden az olmayan tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar davacı tarafça davaya konu bonoya ilişkin borcunun bulunmadığı iddia edilmişse de bu iddianın gerçek dışı olduğunu, davaya konu bono üzerinde bedel kaydını içerir \"...\" ibaresi bulunduğunu, söz konusu bedel kaydının davacı ile müvekkili şirket arasındaki hukuki ilişkiyi nitelemiş olmakla, Yargıtay'ın yerleşik ve ilke içtihatları da göz önüne alındığında davacı tarafın aradaki borç ilişkisinin temelinin nakit alışverişi dışında olduğu hususunu ispat etmesi gerektiğini, bu hususta ispat külfetinin de  davacı tarafa düştüğünü, davacının bu husustaki soyut bir kısım iddiası dışında ispata yarar herhangi bir delil bulunmadığını, davacının söz konusu senedi imzaladığı hususunu ikrar ettiğini, ancak boş olarak imzaladığını iddia ettiğini,  davacının söz konusu iddiasını kabul etmemekle birlikte, açığa imza atılan senedin iradesi dışında doldurulduğu hususunu da yine davacı tarafın ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafça bu hususta da bir açıklama yapılmayıp davaya konu senedin davacının iradesi dışında doldurulduğu iddialarının da dinlenebilir olmadığını, davacının neden boş senet verdiğini, boş senedin satış işleminden sonra neden geri istenmediğini, rızası hilafında geri verilmediyse bununla alakalı cezai yahut sair bir hukuki girişimin neden yapılmadığını, hususlarının da belirtilmediğini, bu durumun davacının borçtan kurtulmak maksadıyla kötü niyetli olarak gerçeklik payı bulunmayan iddialar üzerine dava ikame ettiğini, davacı taraf ve müvekkili şirket arasında yapılan bir satış sözleşmesi bulunmadığından bahsedilmişse de bu hususun gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkili şirket ile davacı asil arasında  29/05/2019 tarihli satış sözleşmesi akdedildiğini, davacının imzasını içerir işbu sözleşmenin tüm temel hukuki ilişkiyi ve verilen senetleri açıkladığını, davacı tarafın 28/07/2018 tarihli satış sözleşmesi kapsamında müvekkili şirketten 1.050.000,00 TL bedel karşılığında daire satın aldığını, bu tutarın 900.000,00 TL 'lik kısmının davacı tarafça müvekkili şirkete 15/08/2018 tarihli ve 900.000,00 TL bedelli çek ile 25.000,00 TL'nin nakit olarak ödendiğini, 125.000,00 TL'nin ise ödenmediğini, bu tutara ilişkin olarak Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davacının takip eden süreçte Türk vatandaşlığı almak amacıyla 250.000,00 USD değerinde taşınmaz alınması gerektiğinden tekrardan müvekkili şirket ile aynı konut sitesi içerisinde bu bedeli karşılayacak şekilde farklı bir daire alma talebi ile yeni bir anlaşma yapılmasını istediğini, bu çerçevede 29/05/2019 tarihli satış sözleşmesi imzalandığını, ... Mahallesi ...Cad. ... City ... Blok D:... Beylikdüzü / İSTANBUL adresinde bulunan dubleks daireyi toplamda 2.650.000,00 TL bedelle satın aldığını, bu bedelin ödemesinin davacının daha önce müvekkili şirketten 28/07/2018 tarihli sözleşme ile satın almış olduğu \"... Beylikdüzü/İSTANBUL\" adresinde bulunan gayrimenkulü 1.100.000,00 TL değerle müvekkil şirkete yahut göstereceği bir 3. kişiye devredeceğini, bakiye tutarın 900.00,00 TL'lik kısmı davacı tarafça müvekkili şirketin banka hesabına gönderildiğini, devamında işbu 29/05/2020 tarihli sözleşmede belirlenen 2.650.000,00 TL miktarındaki toplam bedelden kalan 650.000,00 TL ile yine aralarında daha önce kurulan 28/07/2018 tarihli satış sözleşmesinden kalan 125.000,00 TL'den ibaret toplamda 775.000,00 TL için ise davacı taraf müvekkili şirkete huzurdaki davaya konu 700.000,00 TL bedelli bono ile 75.000,00 TL bedelli dava dışı bono olmak üzere toplam iki adet bonoyu tamamını doldurmak suretiyle müvekkili şirkete ödeme amacıyla teslim ettiğini, belirtilen sözleşmeler kapsamında tapu devirlerinin yapılarak davacının Türk vatandaşlığına hak kazandığını, ancak borcunu ödemediğini, bunun üzerine davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, borcunu ödemekten kaçınan davalının kötü niyetle bu davayı açtığını, davacının müvekkili şirkete ödemeyi geciktirmek için açtıkları bu davada İİK'nun 72/4 md. Uyarınca alacağın %20'sinden aşağı olmayacak bir şekilde davacıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesini, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; \" 1-Davanın REDDİNE,<br>2-Davacının haksız çıktığı anlaşılmakla İİK'nun 72. Maddesi uyarınca hesap edilen 152.941,37‬ TL kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,\" karar verilmiş olup, bu karara karşı davacı vekili süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı yanca davacı müvekkilin yabancı olması, türkçe konuşmayı ve yine türkçe okuma yazmayı bilmemesinin fırsat bilindiğini, müvekkiline satış için gerekli evraklarmış gibi boş senetler imzalattırıldığını, yine müvekkilinin yargılama esnasında gördüğü sözleşmeler imzalatıldığını, boş senet imzalatılarak yapılmış olan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu haliyle açmış oldukları menfi tespit davasının reddinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda taraflar arasındaki hukuki ilişki, borcun doğumu, tapu senedi, taraflar arasındaki alışverişe ilişkin düzenlenmiş olan faturalar, banka dökümleri bir bütün olarak değerlendirilmemiş olup sadece davalı yanın defter ve kayıtları üzerinden hatalı bir değerlendirme yapıldığını, bilirkişi raporunda davalı şirket defter ve kayıtlarından görüntü yazılmış olup liste halinde yazılan bu görüntüde 700.000 TL senet bilgisinin kayıtlı olmadığını, bilirkişi raporunun 4. sayfasında ticari defterlerinde yapılan tespitler kısmında sadece bir adet 15/08/2019 vadeli 75.000 TL bedelli alacak senedi görünmekte olup 700.000 TL bedelli alacak senedinin yazılı olmadığını, bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmelerde 700.000 TL lik senedin kayıtlı olduğu belirtilse de listenen bölümde 700.000 TL'lik senet bilgisi kayıtlı olmayıp sadece 29/05/2019 keşide tarihli, 15/08/2019 vadeli 75.000 TL bedelli senedin davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğunun aşikar olduğunu, bilirkişi raporunda 31.05.2019 tarihli na tamam daire kısımlı açıklamada alacak ve bakiye kısmının da \"0\" olduğunun belirtildiğini, bilirkişi raporu bu yönüyle çelişkili olup, aynı zamanda denetime elverişsiz olduğunu, şirket kayıtlarında görünen senedin 700.000 TL lik senet olmayıp 75.000 TL lik senet olduğunu, bilirkişi tarafından taraflar arasındaki sözleşmeye (ki bu sözleşmeden müvekkilin yargılama aşamasında haberi olmuştur) konu davalı yanın iddia ettiği gibi 2.650.000 TL'lik bir faturanın olup olmadığının belirtilmediğini, yine 1.550.000 TL'lik bir faturanın kesilip kesilmediğinin de belirtilmediğini, bilirkişi raporunda davalı şirket defterlerinde kayıtlı olan faturaları bilgilerinin rapora yazılmış olması fatura yoksa da bu durumun belirtilmesinin gerektiğini, bu yönüyle de bilirkişi raporunun eksik düzenlenmiş olup yine denetime uygun olmadığını, yukarıda belirtilen gerekçelerle kendi içinde çelişkili, açıklayıcı olmaktan uzak, denetime elverişli olmayan, eksik ve hatalı olarak düzenlendiğini, dolayısıyla bilirkişi raporunun açıklanan hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davalı yanca dosyaya sunulan 29/05/2019 tarihli sözleşmede imzası bulunan kişi tarafından imzalanmış, dosyaya sunmuş oldukları 04/09/2019  tarihinde \"alacak verecek yoktur\" şeklinde belgenin hükme esas alınmadığını, davalı yanca dosyaya sunulan sözleşmelerde imzası bulunan , davacı müvekkili ile davalı şirket arasında  yargılamaya konu senetlerin müvekkiline imzalatıldığı taşınmaz alım satımında müvekkilinin yanında bulunan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin detaylarına tanık olması nedeniyle taraflarınca ... isimli kişinin tanık olarak dinletilmek istendiğini, ancak ilk derece mahkemesince tanık dinletme taleplerinin kabul edilmediğini, sözleşmelerde imzası bulunan tanık dinlenmeyerek taraflar arasındaki hukuki ilişkinin açıklığa kavuşturulmadığını ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, yukarıda detaylıca belirtildiği gibi müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, icra takibinin bu yönüyle kötü niyetli olduğunu, ilk derece mahkemesince davanın reddi kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurularının kabulüyle Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulünü, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın haksız istinaf başvurusunun reddini, Yerel Mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.Değerlendirme:Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nun 355. Maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık oluşturan haller ile istinaf sebepleri ile sınırlı ve dosyanın safahati ile geldiği aşama ve istinaf nedenleri dikkate alınarak takdiren duruşmasız olarak yapılan inceleme neticesinde;Davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine ... sayılı dosyası kapsamında bonoya dayanılarak icra takibi yapıldığı, takibe dayanak yapılan bono sebebiyle davacının borçlu bulunmadığının tespiti için açılan menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması neticesinde davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından kararın kaldırılması istemi ile istinaf yasa yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamında bulunan ... sayılı dosyasındaki ödeme emrinin incelenmesinde; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine 700.000,00-TL bono, 63.306,85-TL işlemiş faiz, 1.400,00-TL bono komisyonu olmak üzere toplam 764.706,85-TL takip çıkışı üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin senet ve tarihi kısmında \"29/05/2019 düzenleme tarihli, 15/08/2019 vade tarihli 700.000,00-TL bedelli bono\" şeklinde açıklamaya yer verildiği 24/02/2020 tarihli ödeme emri olduğu görülmüştür. ... sayılı dosyasında takibe dayanak yapılan bononun incelenmesinde; lehtar olarak davalı alacaklının, borçlu/tanzim eden olarak davacı borçlunun yer aldığı, 29/05/2019 tanzim tarihli, 15/08/2019 vade tarihli, 700.000,00-TL bedelli olduğu ve \"bedeli nakden ahzolunmuştur\" ifadesini taşıyan bono olduğu görülmüştür.Dosya kapsamında bulunan tapu kayıtlarının incelenmesinde; İstanbul ili, Beylükdüzü ilçesi, ... mahallesi, ... mevkii, ... ada, ... parsel sayılı ana taşınmazda bulunan ... Blok, ... Normal kat, ... numaralı bağımsız bölümün davalı şirket tarafından davacıya 19/11/2013 tarih ve ... yevmiye numaralı satış işlemi ile satışının gerçekleştirildiği, daha sonra davacı tarafından bu taşınmazın 16/08/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı satış işlemi ile dava dışı ...'e satışının gerçekleştirildiği görülmüştür. Dosya kapsamında bulunan tapu kayıtlarının incelenmesinde; İstanbul ili, Beylükdüzü ilçesi, ... mahallesi, ... mevkii, ... ada, ... parsel sayılı ana taşınmazda bulunan ... Blok, ... Normal kat, ... numaralı bağımsız bölümün 31/05/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı satış işlemi ile davacı tarafından satın alınmış olduğu ve tapu kaydının davacı adına olduğu görülmüştür.Dosya kapsamında bulunan 28/07/2018 tarihli \"Emlak Alım-Satım Sözleşmesi\"nin incelenmesinde;  İstanbul ili, Beylükdüzü ilçesi,... mahallesi, ... mevkii, ... ada, ... parsel sayılı ana taşınmazda bulunan ... Blok, ... Normal kat, ... numaralı bağımsız bölümün satıcı davalı tarafından alıcı davacıya 1.050.000  bedel ile satışının yapımına ilişkin olduğu görülmüştür.Dosya kapsamında bulunan 29/05/2019 tarihli \"Kapora ve Alım Satım Sözleşmesi\" başlıklı belgenin incelenmesinde; alcının davacı olarak yer aldığı, satıcının davalı olarak yer aldığı,  İstanbul ili, Beylükdüzü ilçesi,  ... mahallesi, ... mevkii, ... ada, ... parsel sayılı ana taşınmazda bulunan ... Blok, ... Normal kat, ... numaralı bağımsız bölümünün 2.650.000,00-TL satışına ilişkin olduğu, davacıya ait aynı yer ... Blok,... Normal kat, ... numaralı bağımsız bölümün 1.100.000,00-TL bedel olarak kabul edildiği, 900.000,00-TLnin kapora olarak verilmiş olup satışı yapılan daire bedeline sayıldığı belirtilmiş ve devamında \" ... Şti Adına kayıtlı olan ... Ada ... Parselde bulunan ... Blok .... Kat ... Nolu Çatı Piyesli Dublex Daireyi 2.650.000 TL'ye ... isimli Afganistan uyruklu şahısa satmıştır. Bu şahsın adına kayıtlı bulunan ... Blok ... Kat ... Nolu Daireyi takastan 1.100.000 TL(BirMilyonYüzBin TL) kabul etmiş, kalan bakiyenin ise 900.000 TL(dokuzyüzbin TL)si 29.05.2019 tarihinde ...'ya ait ... Bankasındaki hesabından satıcı ... firmasına ait ... Şubesinde bulunan TL hesabına EFT yapılmıştır. Kalan bakiye olan 650.000 TL(altyüzellibin TL)'si ise daha sonra satıcıya ödenecektir. Alıcı adına bulunan ... Blok ... Kat ... Nolu Daireyi satıcıdan almış olduğu ... Nolu Dairenin tapudaki satışı esnasında aynı anda birbirlerine devri devir edilecektir. Her iki taraf satıştan doğan tapu masraflarını kendisi ödeyeceklerdir. Na tamam olarak verilen ... Nolu Dublex daire ile ilgili masraflarının alıcı ... tarafından ödenmesi şartı ile kendisine yardımcı olunup tamamlanmasına destek olunacaktır. Alıcının şuan oturmuş olduğu.... Nolu Daireyi 2 Ay kira ödemesi almış olduğu dairesi tamamlanınca taşınacaktır. Ancak satıcı firma tarafından takastan alınan ... adına kayıtlı bulunan ve takata satıcıya devredeceği ... Blok ... Nolu Daire ile ilgili alıcıların çıkması durumunda müşterilerin daireyi görmeleri ve gezmelerine müsade edeceğine peşinen kabul ve tahhahüt etmektedir. Alıcı ...'nın vatandaşlık alabilmesi için 250.000 USD'ye tekabül eden 1.550.000 TL'nin alıcının, satıcı firmanın hesabına yatırması gerektiği için satıcı firma ... şirketi  ...'nın 29.05.2019 tarihinde ... gayrimenkul firmasına ETF yada Havale etmiş olduğu 900.000 TL(dokuzyüzbin TL) den olan 650.000 TL yeniden yatmış olan hesaptan çekilerek...'ya iade edilmişki, ... ilade edilen 650.000 TL'yi tekrar ... Gayrimenkul firmasının hesabına yollayarak vatandaşlık için gerekli olan 1.550,000 TL'yi tamamlayabilsin. İş bu 650.000 TL'ye ilişkin olarak ayrıca 28.07.2018 tarihli sözleşmeden bakiye alacak miktarı olan 125.000 TL'ye ilişkin olarak keşhideci ... olan 29.05.2019 keşide tarihli 15.08.2019 keşide tarihli 75.000 TL ve 700.000 TL bedelli iki adet bono keşide edilerek satıcı firma olan ... Şti'ye verilmiştir. 29.05.2019\" Şeklinde ifadelerin yer aldığı görülmüştür.Dosya kapsamında yer alan 08/06/2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; \" a) Dava konusunun, icra takibine konu 29/05/2019 tanzim, 15.08.2019 vade tarihli 700.000,00 TL bedelli bono kapsamında davacının borçlu olmadığının tespiti talebinden ibaret olduğu, b) Davalının 2018, 2019 ve 2020 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, c) Davalının ticari defterlerine göre; ticari ilişkinin Mayıs/2019 tarihinde sonlandırıldığı, 31.05.2019 tarihi itibariyle davalının davacıdan alacağının bulunmadığı, takip konusu 29.05.2019 düzenleme tarihli 15.08.2019 vadeli 700.000,00 TL bedelli bononun davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, d) Özetle, davacının davalıdan 1 adet toplamda 1.550.000,00 TL tutarında daire satın almış olduğunu, mezkur daireye karşılık davalıya 29.05.2019 tarihinde 900.000,00 TL ve 650.000,00 TL olmak üzere toplamda 1.550.,000,00 TL ödeme yapmış olduğu ve davalıya herhangi bir borcunun kalmadığını ve dava konusu 700.000,00 TL tutarlı senedi boş olarak verdiğini beyan ettiği, davalının cevap dilekçesinde ise taraflar arasındaki akdi ilişkiyi kabul ettiğini, dairenin satışının yapıldığını, ancak davacının davalıya göndermiş olduğu 650.000,00 TL'lik ödemenin davalı tarafından davacının parasının bulunmadığından ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak için bu satışın yapılmasının gerekeceğinden 900.000,00 TL'lik ödeme tahsilatının yapıldıktan sonra 649.750,00 TL'nin davacıya fade edilmiş olduğu ve iade edilen 650.000,00 TL tekrar davalı hesaplarına havale edilmiş olduğu bu itibarla sadece 900.000,00 TL ödeme alınmış olduğunun beyanı edildiği ve dosyaya celp edilen davalının ... hesap ekstresinde 900.000,00 TL'nin gönderildiği ve 647.500,00 TL'nin iade edildiği ve daha sonra 650.000,00 TL'nin tekrar davalıya gönderildiği, davacının davalıdan (1.050.000 TL * 1.550.000 TL) 2.600.000 TL bedelli 2 daire satın almış olduğu, buna karşılık davacının davalıya 1.825.000 TL ödeme yapmış olduğu, davacının 2 daireden (2.600.000 TL - 1.825.000 TL) bakiye borcunun (ilk daireden 125.000 TL ve ikinci daireden 650.000 TL olmak üzere) 775.000 TL olduğu, dosyaya mübrez bilgi, belge ve ticari defterler çerçevesinde davacının borcunun dava konusu 700.000 TL bedelli senet ile dava dışı 75.000 TL bedelli senetlerden müteşekkil olduğu, bu itibarla takip ve dava konusu 700,000 TL senet bedelinden dolayı davacının davalıya borçlu olduğu,\" şeklinde değerlendirmelerin bulunduğu görülmüştür. Dosya kapsamında yer alan 04/09/2019 tarihli \"Tutanak\" başlıklı belge içeriğinde; \" ... Blok ... Nolu daire tamamlanıncaya kadar ... ... Nolu dairede oturacak ancak bir kira ödemeyecektir. Bu daireyle ilgili yapımı içi yapılan 11.06.2019 tarihli sözleşmeler iptal edilmiştir. Alacak verecek yoktur. Not: 90.000 TL(doksanbin TL) ödendi. 30.000 TL... yaptığı için işçilik parasına 60.000 TL ... vekilen işe karşılık\" şeklinde olduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından İstanbul ili, Beylükdüzü ilçesi, ... mahallesi, ... mevkii, ... ada, ... parsel sayılı ana taşınmazda bulunan... Blok, .... Normal kat, ...numaralı bağımsız bölümün 28/07/2018 tarihli \"Emlak Alım-Satım Sözleşmesi\" ile davalıdan satın alındığı, daha sonra davacı tarafından İstanbul ili, Beylükdüzü ilçesi, ... mahallesi, Havralar mevkii, ... ada, ... parsel sayılı ana taşınmazda bulunan ... Blok,.... Normal kat, ... numaralı bağımsız bölümünün 2.650.000,00-TL bedel ile satın alındığı, bu bedelin 900.000,00-TL sinin kapora olarak ödendiği, daha önce davacı tarafından davalıdan satın alınan aynı yer  ...lok, ... Normal kat, ... numaralı bağımsız bölümün 1.100.000,00-TL bedel ile takas edildiği, davacının vatandaşlık başvurusu için banka kayıtları ile anlaşılan 650.000,00-TL'nin davalı tarafından davacıya gönderildiği ve... Blok, .... Normal kat, ... numaralı bağımsız bölümün satışından bakiye kalan 125.000,00-TL ile toplamda 775.000,00-TL'nin kaldığı, bu bedel için biri 700.000,00-TL diğeri 75.000,00-TL olan iki ayrı bono tanzim edildiği, eldeki menfi tespit davasına konu olan icra takibine dayanak yapılan bononun 700.000,00-TL bedelli  29/05/2019 tarihli \"Kapora ve Alım Satım Sözleşmesi\"nde açıkça ifade edilen bono olduğunun anlaşıldığı, davaya konu işlemlerin rakamları ile dava değeri dikkate alındığında kesin delillerle ispatı gerektiğinden bu konuda davacı tarafın tanık dinletme talebinin ilk derece mahkemesince reddinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, menfi tespit davası bakımından ispat yükünün davalı üzerinde bulunduğu ve davalının alacağını takibe dayanak yaptığı imzası inkar edilmeyen bono ve taraflar arasındaki taşınmaz alım satımına ilişkin sözleşmeler ve banka kayıtları ispat ettiği, davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaparak rapor sunan bilirkişi tarafından da neticede davalının alacaklı olduğu hususunun ayrıca tespit edildiği, davalı tarafından dosyaya sunulan 04/09/2019 tarihli \"Tutanak\" başlıklı belgenin 11/06/2019 tarihli sözleşmelerin iptalinden bahsetmesine rağmen yukarıda yer verilen sözleşmelerin bu tarihli olmadığı, belgenin son üç satırının başka bir el yazısı ile ve satır araları farklı olacak şekilde yazılı bulunduğu, yukarıda ifade edilen sözleşmelerin de tercüman vasıtasıyla yapıldığının her iki tarafın kabulüne olmakla birlikte aynı zamanda sözleşmelerde tercümanın isim ve imzasının da yer aldığı anlaşılmıştır.Davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi yerinde değilse de davacı tarafça bu konuda münferit bir istinaf nedeni olmadığından bu husus sadece eleştirilmekle yetinilmiştir.Tüm  bunlara göre davacı vekilinin istinaf başvurusunda ileri sürdüğü sebeplerin yerinde olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca oybirliğiyle esastan reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.             <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun m.353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2.İstinaf incelemesinin duruşmasız yapılması nedeni ile AAÜT m. 2/2 hükmü uyarınca davalı lehine ücreti vekalet takdirine yer olmadığına,    3.Alınması gerekli 427,60 TL ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 368,3‬0 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK m. 360 yollamasıyla, m. 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  30/12/2024  tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ffb30a966ebc4ac9","SID":"23ed12a21a822f52"}}