{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/721 <br>KARAR NO\t: 2024/957<br><br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 02/01/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 24/12/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ     : <br> DAVA                                                            <br> Davacı vekili asıl dava dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ---- plakalı araç ile davalı ... şirketine sigortalı olan  ----- Plakalı araç  arasında 08.03.2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza neticesinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından oluşturulan trafik kazası kayıtlarında karşı tarafa %100 kusur atfedildiğini, müvekkiline ait araçta mezkur kaza nedeniyle değer kaybı meydana geldiğini,   Sigortaya başvuru ve arabuluculuk şartı yerine getirildiğini ancak olumlu bir sonuç alınamadığını beyanla; fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile; Müvekkiline ait araçta meydana gelen  100,00-TL değer kaybı bedelinin  kaza tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. <br><br> SAVUNMA   <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurda görülmekte olan dava zamanaşımına uğradığından zamanaşımı itirazımızında bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan ---- plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde  Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 50.000,00-TL olduğunu, kaza ve zarar arasında uyumsuzluk bulunduğunu, davacıya ait aracın  davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini beyanla;  Zamanaşımına uğramış davanın reddine, zarar meblağının belirlendiği iddia edilmesine rağmen belirsiz alacak davası açıldığı müşahede edildiğinden davanın usulden reddine,  gerçeğe aykırı olarak yaratılmış hasardan dolayı, sigortalının ve Müvekkili şirketin sorumluluğu doğmadığı için başvurunun esastan reddine, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, değer kaybı ve hasar tazminatı taleplerinin re'sen gözetilecek nedenlerle esastan reddine, Ret taleplerinin kabul edilmemesi halinde; kabul anlamına gelmemek kaydı ile, araç hasarı ve değer kaybı  yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına ve tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasına, talebin kabulü halinde, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. <br>Talep ----. Sayılı dosyada verilen kararın kesin olması ve poliçe limitinin tükenmemiş olması sebebine dayalı olarak yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nun 379. maddesi gereğince “ Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra ; talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler. Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder.”6100 SAyılı HMK'nın, yargılamanın iadesi sebepleri başlıklı 375 inci maddesinde;<br>\"(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:<br>a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.<br>b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi , merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.<br>c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.<br>ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.<br>d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.<br>e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.<br>f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.<br>g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.<br>ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.<br>h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.<br>ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.<br>i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. <br>(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.\" düzenlemesine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde HMK'nun 375. maddesinde hangi hallerin yargılamanın iadesi sebebi olacağının sınırlı bir biçimde sayıldığı, talep dilekçesinde bildirilen sebeplerden hiç birinin yargılamanın iadesi sebebi teşkil etmeyeceği anlaşıldığından talebin usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br> HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Yargılamanın iadesine ilişkin davanın USULDEN REDDİNE,<br>2-Karar harcı 427,60-TL'nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydı yapılmasına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 100-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan  ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc9f74995c19290b","SID":"794b4a10716f1f97"}}